Trabzon'da Evet terörü: Hayır aracının yolunu kesip tekmelediler

Ana Sayfa » Bilim - Teknoloji » Cemaatin kozmik oda sırları ortaya çıktı iddiası

Cemaatin kozmik oda sırları ortaya çıktı iddiası

Türkiye'de, Hrant Dink cinayetiyle ilgili kamu görevlileri hakkında yargılama başlamasıyla birlikte gözler İstihbarat Daire Başkanlığındaki C Şubesindeki C-5 Büroya çevrildi.

 
29 Nisan 2016 Cuma 13:22 
Yorum YapYazdır
 
 
Cemaatin kozmik oda sırları ortaya çıktı iddiası

Türkiye'de, Hrant Dink cinayetiyle ilgili kamu görevlileri hakkında yargılama başlamasıyla birlikte gözler İstihbarat Daire BaşkanlığındakiC Şubesindeki C-5 Büroya çevrildi.

Aydınlık gazetesinden Mehmet Bozkurt, C-5 bürosuna ilişkin başlattığı yazı dizisinin ilk bölümünde büronun kurucusu Ali Fuat Yılmazer’in ifadelerindeki çelişkiyi ve yalan ifade verdiğine ilişkin bir belgeyi yayımladı.

İşte o haber:

Ali Fuat Yılmazer, "tasarlayarak kasten öldürmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "silahlı örgüt kurmak, resmi belgeyi yok etme, görevi kötüye kullanma" suçlarından 19 yıldan 32 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanıyor.

Savcılık elde ettiği delillere göre C-5'le ilgili şu tespiti yapıyor; "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünce başlatılması planlanan Ergenekon soruşturmalarının hazırlıklarının yapıldığı, gizli bir yapılanma olan C-5 Bürosunun varlığı açığa çıkarılmıştır."

ÖLÜMLÜ DOSYALAR HEP C-5'TE

C-5'te çalışılan dosyaların da, "Hrant Dink, Rahip Santora cinayeti, Zirve Yayınevi cinayetleri. Ergenekon ve diğer önemli tüm olaylar" olduğu değerlendiriliyor. C-5'in takip ettiği bu dosyalarda infial yaratan ölümler oldu ya da Türkiye'de yıllarca süren hukuk katliamları yapıldı. Bu isimlerden en etkili olanı dönemin İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek ve skandallara imza atan büronun kurucusu Ali Fuat Yılmazer. Türkiye'nin bir döneminin senaryosunun yazarları şimdi yargı önünde.

AKYÜREK VE YILMAZER'İN İTİRAFLARI

Akyürek, savcı Yusuf Hakkı Doğan'a verdiği ifadede 2 Ekim 2014 günü ilk kez C-5 bürosunu itiraf etti. Yükselen ulusalcılığa karşı kumlan büroyla ilgili Akyürek, "Ulusalcılık faaliyetleri benim döneminde çok fazla arttı, bununla ilgili olarak eskiye nazaran arkadaşların çalışmaları da arttı, bu bana arz edildi, bu çerçeveden ne kadar personel ihtiyacı varsa tahsis ettim, ne istedilerse yaptım böyle bir büro kurulmuş olabilir. Ali Fuat Yılmazer o dönemde böyle bir büro kuralım diye teklif getirdiyse, mevzuata göre büro kurulmuştur" dedi.

Akyürek'ten üç gün sonra Yılmazer savcının karşısına çıktı. O da, "Ne zaman kurduğumu hatırlamıyorum evraklardan bellidir. C5 bürosu resmen kurulmuş bir büro mudur, onu da hamlamıyorum. Ancak C-5 bürosunun ne zaman tescillendiğini bilemiyorum yani bir büronun içerisinde böyle bir çalışma grubu yapıldı, resmi olarak kurulduğunu bilmiyorum. Ben C bürosunun içerisinde bulunan bazı arkadaşlardan ulusalcılık faaliyetlerini takip babında görevlendirdim. Yani bir ekip kurdum. Ve bu aşırı sağ faaliyetler bağlamında değerlendirilmek üzere bu yola gidildi. C-5 bürosu muhtemelen Danıştay cinayetinden sonra muhtemelen 2006 yılının ikinci yarısında oluşturulmuştur."

Türkiye, Ulusalcılığa karşı kumpasların merkezindeki C5 bürosunu 6 Ekim 2014'te Aydınlık'ın haberiyle öğrendi. Sadece komiser ve komiser yardımcılarının görev alabildiği büro 5 yıl boyunca yasa dışı faaliyet yürüttü. Büro 28 Kasım 2012'de İdris Naim Şahin döneminde İçişleri Bakanlığının onayıyla resmiyet kazandı. Ali Fuat Yılmazer. C5 Bürosu'nun 2012'ye kadar yasa dışı çalıştığını 5 Aralık 2014'teki sorgusunda itiraf etti. Soruşturmada kamuoyunun yakından takip ettiği kumpas dosyalarının merkezi olarak bu birim üzerinden yürütüldüğü tespit edildi.

YILMAZER 2006'DAN ÇARK ETTİ

Yılmazer kişisel internet sitesinden C-5 ile ilgili detaylı bir açıklama yaptı. Geçtiğimiz hafta başlayan duruşmalar öncesi savunma niteliğindeki bu açıklamasında ifadesinden çark etti. 2014'e kadar hiçbir şekilde C-5'ten bahsetmedi, gizli büroyu kuran Yılmazer, 2007'deki yönetmeliğe göre çalıştığını, ilk personel görevlendirilmesinin ise 1 Mart 2007'te yapıldığını söylüyor.

C-5’in yasal mevzuatının açıklığa kavuşturulması ve bu büronun faaliyetlerinin su üstüne çıkartılması, Dink cinayeti dâhil Türkiye’de hukuk katliamlarına yol açan davaların nasıl tezgâhlandığının açıklığa kavuşturulmasında büyük öneme sahip. O yüzden Yılmazer'in niye ifade değiştirdiğini belgeleriyle açıklayalım.

‘C-5’İ FİİLEN 1 MART 2007’DE KURDUM’

Yılmazer internet sitesinden C-5 ile ilgili, “Bu yeni düzenleme ile ilave büro tanımlamalarının görev listelerine yansıtılması ve personelin de Yönetmelikte belirlenen tanımlamalara uygun şekilde görevlendirilmeleri, mevzuat gereği zorunlu bir işlemdir ve yapılmaması halinde de sorumluluk doğurur” dedi.

İstihbarat Daire Başkanlığı bünyesinde görevli personelle “günlük görev listelerinin” açıkça belirtilmesi zorunluluğuna Yılmazer de dikkat çekiyor. Ve savunmasını, personel listesinde C-5 çalışanlarına ilk kez, yönetmelik yayımlandıktan sonraki tarih olan 1 Mart 2007 günü yer verildiğini belirtiyor: “Bana Bakanın onayladığı yeni yönetmelik tebliğ edilmiş ve ben de C Şube Müdürü olarak kendi Şubemdeki çalışmaları 01.03.2007 tarihinden itibaren yeni yönetmelikte belirlenen düzenlemeye uygun şekilde yapılandırmışım. C-5 Büro ilk olarak bu tarihte görev listesinde belirtilmiş. Yani C Şubesinde C-5 Büronun fiilen kuruluş tarihi; 01.03.2007.”

O EVRAKI C-5’TE BULDUK

Yılmazer’e göre 01.03.2007 tarihinden önce, fiili kuruluşu gerçekleşmemiş, personeli olmayan C-5 bürosunda herhangi bir evrakın işlem görmemesi gerekir. Belgeler Yılmazer'e yanıt veriyor.

Bursa İl Emniyet Müdürlüğü’nden gönderilen 28 Şubat 2007 tarihli evrak aynı gün 3315 sayı numarasıyla Yılmazer’in personelinden önce C-5 Bürosu’na girdi. Bursa Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından kuaför olan baba ve oğlunun Dink cinayeti kapsamında bilgisine başvurulmuştu. Hem de çok tanıdık bir gerekçeyle! Ü.K. ve R.K.’nin hakkında ihbar vardı. İhbarı yapan, Ergenekon davalarıyla birlikte tüm Türkiye’nin tanıdığı ihbarcı; “Vatansever”di.

155'E GELEN İHBAR

13 Şubat 2007 günü İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün 155 hattına “Vatansever” isimli meçhul bir ihbar yapılmıştı. İhbarcı, Dink cinayetinde Ogün Samast ve Yasin Hayal’in piyon olduklarını asıl kişilerin açık adreslerini verdiği Bursa’da yaşayan, kuaförlük yapan baba oğul olduğunu söylüyordu. Eğer geç kalınırsa sırada dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın olduğunu da söylemeyi ihmal etmedi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün yazısı üzerine Bursa polisi iki esnafı emniyete götürdü. Kendilerine yöneltilenlere anlam veremedikleri tutanaklara yansıyan baba oğul, birkaç yıl önce ev sattıkları kişilerle davalık olduklarını, “herhalde onunla alakalıdır” diyerek kendilerini savundu.

Bursa Emniyet Müdürlüğü’nden İstihbarat Daire Başkanlığı'na 28 Şubat 2007 günü gönderilen ifadeler hangi büro tarafından teslim alındı dersiniz? Yılmazer tarafından 1 gün sonra göreve başlayacak C-5 tarafından. Bursa'dan gelen evraklar “personeli olmayan” C-5 bürosunun “ihbarlar” klasörüne konuldu. "Vatansever" ihbarcı, C-5’e personelinden önce girmeyi başarmıştı.

‘ULUSALCILIK ARTINCA YENİDEN YAPILANDIRILDI’

İstihbarat Daire Başkanlığı “günlük görev listeleri” takip edilerek C-5’te çalışan personelin ifadesini alındı. İlk kez gün yüzüne çıkan ifadelerde C-5 hakkında açıklamalar yer alıyor.

Halen Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru D.A. savcılıkça alınan ifadesinde şunları söylüyor:

“Ben C2 bürosunda çalıştığımı hatırlamıyorum, ancak ben S.İ.’nin yanında çalıştım, S. abi de C3 de çalıştığımızı söylüyor, ama şunu hatırlıyorum, C2 ile C3 aynı odada idi sonradan ayrıldı, sonradan Ali Fuat Yılmazer müdürüm şube içerisinde bir yapılanma yaptı, ulusalcıların hareketleri fazlalaşınca ve aynı zamanda hükümete yönelik Cumhuriyet mitingleri ve benzeri eylemler yapılınca Yılmazer müdürüm yeniden yapılanmaya gitti... C5 ulusalcılık faaliyetlerinin takip etmek amacıyla kuruldu, ve Trabzonda ki Rahip Santoro’nun öldürülmesi ve hükümete karşı eylemlerin artması nedeniyle kuruldu, C5 teki çalışanların komiser ağırlıklı olduğunu ve oraya girmediğimizi biliyorum, onun dışında özel kurulup kurulmadığını bilmiyorum…”

‘ERGENEKON BİZE GELİYORDU’

2006 Eylül ayında C Şube’de görev yapmaya başlayan M.Ç. isimli polis memuru da alınan ifadesinde, Dink soruşturması dışında da Ergenekon’a ilişkin evrakların C-5’e geldiğini söyledi. Amirlerle ayrı ayrı çalışma ortamlarının olduğunu belirten M.Ç. büronun yapısıyla ilgili şu bilgileri verdi:

“Eylül ayında göreve başlamıştım. Ben bu büroda çalıştığımda ilk baktığım iş Dink cinayetidir. Yukarıda belirttiğim gibi bana Dink cinayeti ile ilgili olarak faile veya failin arkasında yer alan kişinin tespitine yönelik açık kaynaklarda araştırma görevi verildi, 2-3 gün bu işle uğraştım, ancak net bir sonuca ulaşamadım. Daha sonra bizim bürodaki oluşumumuz değiştirildi. Yani amirler ayrı bir yerde biz ayrı bir yerde çalışıyorduk. Daha doğrusu aynı büro içinde amirlerimizin çalıştığı yer ile bizim aramızda birleşen bir kapı vardı, sonra şubede komple bir yerleşim değişikliği oldu, biz getir götür işlerine bakmaya başladık ve ayrı bir yerde oturmaya başladık. Yani biz amirlerle ilgili oluşturulan çalışma grubundan koparıldık, getir götür işlerini yapmaya başladık. Bir de büronun normal evrak akışını takip ettik, ben Dink cinayetinin dışında Ergenekon soruşturmasına ilişkin evrakların da bu büroya gelip ve bu büroca yürütüldüğünü biliyorum, daha doğrusu evrakların büroya geldiğini biliyorum, ancak amirler tarafından ne tür bir çalışmaya tabi tutulduğunu bilemiyorum.”

SAVCILIK İSTİHBARAT'A SORDU

Hrant Dink cinayetinde kamu görevlilerin ihmaline yönelik soruşturma derinleştikçe C-5 Büro’nun faaliyetleri ufuk çizgisi gibi net ve bir o kadar uzak görünüyordu. İki yıllık bir araştırma süreci sonunda savcılık C-5’i İstihbarat Daire Başkanlığı’na sordu.

Odatv.com

 
29 Nisan 2016 Cuma 13:22 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:30
  • Güneş06:12
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:07
  • Akşam18:44
  • Yatsı20:15
 
Tarihte Bugün
1791 - Hollanda'lı kadın hakları savunucusu Etta Palm, Gerçeğin Dostları Konfederasyonu olarak bilinen kadın kulüplerini kurdu.
1801 - I. Aleksandr Rusya İmparatorluğunun çarı oldu.
1839 - OK sözcüğü ("oll korrect") Boston Morning Post gazetesinde ilk kez kayıtlara geçti.
1848 - Macaristan, Avusturya'dan bağımsızlığını ilan etti.
1855 - Dolmabahçe Camii ibadete açıldı.
1903 - Wright Kardeşler ilk sabit kanatlı uçakları için patent başvurusunda bulundular.
1919 - Benito Mussolini, İtalya'da Fasci italiani di combattimento (sonraki Nasyonal Faşist Parti)'yu kurdu.
1921 - II. İnönü Muharebesi başladı. Yunan birlikleri, Uşak ve Bursa üzerinden, Afyon ve Eskişehir'e doğru iki koldan taarruz başlattı.
1925 - Sessiz sinema döneminin en pahalı filmi, (3.9 milyon dolar) "Ben Hur" gösterime girdi.
1931 - Türk çocuklarının ilk öğrenimlerini Türk okullarında yapmalarını zorunlu kılan kanun kabul edildi.
1933 - Alman Milli Meclisi Reichstag, Adolf Hitler'e kararnamelerle ülkeyi yönetme yetkisi verdi.
1946 - Zekeriya Sertel ve Sabiha Sertel, Cami Baykut ve Halil Lütfi Dördüncü, çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı. Daha sonra dava Yargıtayca bozuldu ve gazeteciler serbest bırakıldılar.
1949 - Büyük Doğu dergisi sahibi Necip Fazıl Kısakürek, kumar oynarken polis tarafından yakalandı.
1956 - Pakistan, ilk İslam cumhuriyeti oldu.
1959 - Ankara'da yayınlanan Öncü gazetesi süresiz olarak kapatıldı.
1960 - Said Nursi Mardin'de vefat etti.
1971 - Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu liderlerinden Deniz Gezmiş'in arkadaşları Hüseyin İnan ve Mehmet Nakipoğlu yakalandı.
1972 - Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan hakkında verilen idam cezalarını onayladı.
1974 - Hükümet, İmralı Adası'nda gömülü olan Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın mezarlarının başka bir yere taşınabilmesine izin verdi.
1977 - Liselerde okutulan "Felsefeye Başlangıç" adlı kitabın yazarı Prof. Nebahat Küyel, Aleviler'i küçük düşürme iddiasıyla yargılandı.
1979 - MSP eski milletvekili Halit Kahraman eroin kaçırırken Yunanistan'da yakalandı.
1989 - Utah Üniversitesi'nden Stanley Pons ve Martin Fleischmann, soğuk füzyon konusundaki buluşlarını açıkladılar.
1990 - Cizre'de binlerce kişi yürüyüş yaptı.
1992 - Şırnak'ın Cizre ilçesinde çıkan olaylarda, güvenlik güçleri ile göstericiler arasındaki çatışmaları izleyen Sabah Gazetesi muhabiri İzzet Kezer başından vurularak öldü.
1994 - Aeroflot tipi bir yolcu uçağı Sibirya'da düştü: 75 kişi öldü.
1994 - Meksika başkan adayı Luis Donaldo Colosio, seçim hazırlıkları sırasında düzenlenen bir suikast sonucu öldürüldü.
1996 - Ankara'da öğrenciler harçları protesto eylemi yaptılar. Çıkan olaylar sonrasında Dil Tarih Coğrafya Fakültesi binasına giren polis 127 öğrenciyi gözaltına aldı. Olaylarda 51 polis ve 100 öğrenci yaralandı.
1996 - Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Oğuzhan Asiltürk, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni din düşmanlığı yapmakla suçladı.
1998 - Bakanlar Kurulunda irticayla mücadelede alınması gereken önlemleri içeren yasa tasarılarının büyük bölümü imzalandı.
1999 - Paraguay Başkan yardımcısı Luis María Argaña suikast sonucu öldürüldü.
2000 - Galatasaray futbol takımı, Avrupa Futbol Birliği, UEFA Kupası çeyrek finalinde deplasmandaki ilk maçta 4-1 yendiği Mallorca'yı Ali Sami Yen Stadı'nda da yenip, yarı finalist oldu.
2001 - NATO, Kosova savaşında seyreltilmiş uranyum mermisi kullandığını itiraf etti.
2001 - Sovyet uzay istasyonu Mir'in görevi sonlandırıldı.
2004 - Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nce yürütülen Şehitler Coğrafyası projesi kapsamında yapılan araştırmalar sonucu, Gelibolu Yarımadası'nda iki bin askerin gömüldüğü gerçek şehitlik bulundu.
2008 - Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan İlhan Selçuk, savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı ve yurt dışına çıkışı yasaklandı.
625 - Arabistan'da Müslümanlarla Kureyşler arasında Uhud Savaşı başladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
16.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010719404251
 
On Numara
20.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02040506071012162021253038404556586372747577
 
Sayısal Loto
18.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121628374649
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık