Soğan ve patates felaketi!

Ana Sayfa » Medya Kritik » Cemaat yazarından anketçilere dikkat çeken uyarı

Cemaat yazarından anketçilere dikkat çeken uyarı

Ekrem Dumanlı'nın Zaman gazetesinde yer alan bugünkü yazısında, Barlas başta olmak üzere pek çok isme sitem ve eleştiri dolu sözler sarfetti.

 
12 Ağustos 2013 Pazartesi 14:14 
Yorum YapYazdır
 
 
Cemaat yazarından anketçilere dikkat çeken uyarı

Sabah gazetesi Başyazarı Mehmet Barlas ve AK Parti’ye yakın başka bazı isimlerle Zaman ve Today’s Zaman gazetesinin yazarları arasındaki polemik devam ediyor. Daha önce Zaman grubu gazeteleri ile hükümete yakın gazetelerde çıkan pek çok yazıya bugün ‘sitemli’ ve zaman zaman ‘sert’ bir üslupla yazılmış bir yenisi eklendi. Zaman gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın isim vermeden de olsa Sabah yazarı Mehmet Barlas’ı eleştirdiği ama pek çok siyasi figüre ve gazeteciye de göndermelerde bulundu.

Ekrem Dumanlı’nın yazısı şöyle…

Yahu siz çekilin bir aradan!

Çok değil birkaç sene önce, önemli bir siyasî figür gazeteyi ziyaret etti. Daha hoş beş diyemeden Başbakan Tayyip Erdoğan aleyhine verip veriştirmeye başladı.

Söyledikleri tenkit çizgisini aşıyor, yaralayıcı noktalara doğru gidiyordu. Dayanamadım, “Keşke bu kadar ağır konuşmasanız, bu kadar sert ve incitici lafların size de ülkeye de faydası yok.” demek zorunda kaldım. Pek hoşuna gitmemişti; ama ne yaparsın, iş büsbütün çığırından çıkıyordu. Şimdi durum ne mi? O, şimdi AK Parti'nin önemli adamlarından biri oldu. Söylediklerini hem çevresi unuttu, hem kendisi. İyi ki de unuttu; çünkü ne siyasî nezaket o ağır sözleri taşıyabilirdi, ne kardeşlik hukuku...

Son seçimlerden birkaç gün önce mühim bir köşe yazarı ile dertleşiyorduk. O sırada Taraf'ta bir iddia dile getirilmişti: Şayet AK Parti yüzde 50'nin altına düşerse bazı komutanlar darbe davaları için hükümete ağır baskı yapacak, oy oranı yüzde 50 civarında olursa komutanlar istifa edecekti. Nitekim iddia doğru çıktı ve Necdet Paşa dışındaki bütün kuvvet komutanları istifa etti... Kâbus senaryolarını tahayyül ederek, “İnşallah oylar yüzde 50 civarında olur da demokrasiye bir balyoz daha inmez.” dedim. Benimkisi demokrasinin devamına yönelik bir temenni idi sadece. Bizim mahallenin tecrübeli yazarı bu düşünceme şiddetle karşı çıktı. O da verdi veriştirdi Başbakan'a. Ona göre parti 40'larda kalmalıydı ki haddini bilsin. Ağır laflar etti. Bir şey demedim; zira o, AK Parti'ye bizden daha yakındı. Yakın ama uzak. Şimdi el üstünde tutuluyor ve ha bire “cemaat analizi” (!) yaparak diğer dostlarını ötekileştirmeye çalışıyor, yürek dağlıyor, gönül kırıyor...

Sadece siyaset ve medyada mı bu gidişat? Hayır. Birkaç yıl önce bir bürokrat, “Bunların akıbeti Menderes'ten kötü olacak!” diye gürlüyordu. Pervasızlığı ile koridorları çınlatan bu bürokrat, lafın ne manaya geldiğini tabii ki biliyordu. Neyse, zaman değişti, devran başka bir denklemin doğmasına vesile oldu ve o şahıs önemli bir yere getirildi. “Eski ülkücü” diye tercih edilen o kişi, şimdi “cemaat” diye yaftalanıp tasfiye edilen meslektaşlarının koltuğunda oturuyor. Otursun. Takdir onu tercih edenlerin; lakin vaktiyle hiçbir beklentiye girmeden kelle koltukta hizmet edenler de bu kadar rencide edilmesin; zira onların dostluğu konjonktürden değil yürekten...

Dün neredeysek bugün de oradayız

Örnekleri çoğaltmaya, sözü uzatmaya gerek yok. Hangi birini sayacaksın. Bizzat işittim, mesleğin popüler bir siması, “Bu AKP 'lilerden bir cacık olmaz, bunlardan sıtkım sıyrıldı.” diyordu. Adam, tiksinerek bahsettiği partide şimdilerde baş tacı ediliyor. Sayın Başbakan, Kars'taki heykel için “ucube” dediğinde hem Erdoğan'a hem partiye öfke kusan, şimdi mevsimlik tetikçi rolüne soyundu ve ha bire AK Parti'ye yaslanıp cemaate saydırmakla meşgul. Yaşını başını almış adamların bilge kisvesine bürünerek iki kitleyi birbirine düşürmek için hince yazılar yazmasının da samimiyetle, fikrin namusu ile hiçbir ilgisi yok. Kısa bir süre öncesine kadar karanlık odalardan muhafazakâr kitlelere karşı kara operasyon yapanlar şimdi bir taraftan AK Parti'ye güzelleme yapıyor, diğer taraftan da fitne üstüne fitne çıkararak ‘cemaat'i linç etmeye kalkışıyor. İstihbarat(lar)ın elinde melabe olmuş birileri de ‘cemaat'e karşı 28 Şubat gibi bir tasfiye yapıldığını ve bunun devam edeceğini gururla söylüyor... Sonra da bozacılarla şıracılar el ele vererek AK Parti'ye şirin görünüp ‘cemaat'i ötekileştirmeye kalkıyor.

“Eee siz nerdesiniz?” diyorsanız cevabım net: Dün nerdeysek bugün de oradayız. Üzüntülerimize, burukluğumuza rağmen oradayız. Zıt istikametlere gittiğini düşünenler bir metre yol aldığında iki metrelik mesafe kat edildiğini sanır. Oysa yerinde duran, uçurumun derinleşmesini önler. Dün, bütün demokratik gayretlerin en hararetli destekçisiydik; bugün de öyle! Ülke hayrına atılan her adım (kim atarsa atsın) desteği de, alkışı da hak etmektedir. Yanlış gördüğümüz her konuda (ve herkese karşı) fikrimizi dürüstçe söylemeyi hem dostluğumuzun hem de ülke sevdamızın gereği olarak görüyoruz. Bu niyetimizin doğru anlaşılabilmesi için fitne gayretlerinin abartısına ve operasyonuna takılmamak gerekiyor. Her bir iddiaya cevap vermek imkânsız; ama o lafların safi zihinlerde iz bırakmasına göz yummak da bir başka vebal. Fitne ateşinin içinden geçerken bazı insanlar gıybet, yalan ve iftiralar nedeniyle kendi kendilerini helak edebilir. Böyle zor zamanlarda asıl yapılması gereken, nefse karşı mukavemet etmek, hakkı tavsiye etmek ve sabırlı olma yolunu tercih etmektir.

Hükümet ile camia(lar) arasında görüş ayrılıkları olamaz mı? Tabii ki olur. Hatta olmalıdır ki istişarenin bereketi zuhur etsin. Hazret-i Peygamber'in, “Ümmetimin ihtilafı rahmettir.” sözü, farklı yaklaşımlardan rahmete yol bulma tavsiyesi değil midir? Arada ciddi bir sorun varsa bunun çözüm şekli bellidir; çok eski yıllara dayanan arkadaşlık ve kardeşlik hukuku devreye girer, ihtilaftan rahmet devşirilir. Zerre kadar dava çilesi çekmemiş fitne cambazlarının kurduğu çadır tiyatrosuna gerek yok. Şahsi menfaatleri uğruna belli yerlerde mevzi tutmuş kişilerin yol haritası çıkarmasına da gerek yok. Sosyal gerçekliği olan bir kitle ile siyasi gerçekliği olan bir partinin kendine mahsus iletişim yolları vardır daima. Bazı sorunları bahane ederek egolarını tatmin edenler hem sırtını dayadıkları yapıya hem Türkiye'ye zarar veriyor. Üstelik sakil de kaçıyor. O yüzden işgüzar birilerine, “Siz çekilin aradan kardeşim; riyakârlığın âlemi yok!” demek gerekiyor.

Panorama

Birisi Hocaefendi için durduk yerde “Soros” dedi. Ya da röportajı yapan Rus öyle demiş o da tasdik etmiş. Aynı kapıya çıkar. Reha Muhtar sağ olsun. Rus röportajcının (!) ne mal olduğunu gözler önüne serdi ve neden mülakatı yarıda kestiğini anlattı. Muhtar'ı okuyunca Rus gazetecinin gazetecilik dışı faaliyetler içinde olduğunu ve mülakat yaptığı kişilerin ağzından istediği lafı nasıl kopardığını net bir şekilde anlamış olduk. Sayın Başyazar Bey bu gerçeği gördüyse problem yok. Değilse kariyerinde kocaman bir gedik açılmış oldu...

İstihbarat adına devremülk köşe yazarlığı yapan birileri, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un cezasını da cemaate fatura edebildi ya; helal olsun. Güya Başbuğ, AK Parti'nin kapatılmaması için Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt ile çok çalışmış. Halbuki Paksüt, AK Parti'nin kapatılması yönünde oy vermişti. Trajikomik bir iddia. Nitekim AK Parti milletvekili ve eski gazeteci Şamil Tayyar, parti kapatma davasında Başbuğ'un rolünü açık açık anlattı, konjonktürel partizanlar boşluğa yuvarlandı...

Eleştiriler haklı; referandumdaki en hararetli konu olan yargıdaki değişim yerle bir ediliyor. Ya o gün söylenenler doğruydu ya da bugün. Yargıtay, Danıştay ve HSYK'nın yapısı referandumda değiştirilirken Venedik kriterleri ileri sürülmüş, halk da yüzde 58 destek vererek anayasa değişikliği yapmıştı. Şimdiki taslak yargıyı tepeden tırnağa siyasallaştırıyor. Değişiklik kabul edilirse hâkim ve savcıların oy kullanmasının önemi kalmıyor, buralara partiler aday belirliyor. Referandum'da ‘hayır' cephesinde yer alan CHP , MHP , YARSAV ve boykotçu BDP buna çoktan razı. Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in referandum öncesi saatler süren renkli sunumu ve halkın desteği demek ki boşluğa düşüyor.

AK Partili olduğunu iddia ve genç olduklarını beyan eden bazı sanal kişiler Zaman ve camia aleyhine internette kampanya düzenliyor. Bu arkadaşlar Türkiye sevdasını ya anlamamışlar yahut maskeli iletişim sayesinde birileri onların adını kullanıyor. Üstelik bu saldırgan tavırlarıyla büyük bir camiayı kendilerine karşı tepkili hale getiriyorlar. Herkes hata yapabilir; ama hataların en büyüğü duygudaşlık yaptığın kişileri gücendirmektir. Bir gün kalkar sorarlar: Ülke menfaati için PKK'yla bile uzlaşma zemini ararken kardeşlerinizi niye sürekli rencide ediyorsunuz!

Çok komik bir iddia deyip geçeceğim ama onlarca keredir yazıp söylüyorlar. Güya cemaat içinde anket yapmışlar da büyük bir çoğunluk “Kim ne derse desin oyum AK Parti'ye…” demiş. Bunu uyduranların niyeti önde görünenleri itibarsızlaştırmak olmasa gülüp geçmek lazım. Bu tür uyduruk operasyonlar kitleyi kenetler, anketçilerin ağır bir tokat yemesine sebebiyet verir. Hiç gerek yok böyle palavralara. Hem hiç endişe etmeyin, zamanla sular durulur, gerçek dostlar dönemsel şövalyelerden ayrışır...

 
12 Ağustos 2013 Pazartesi 14:14 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mehmet Polat
 
Kazım DEMİR
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Mustafa Önsel
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1633 - Galileo Galilei, engizisyon mahkemesinde dünyanın döndüğüne ilişkin tezini inkara zorlandı.
1788 - New Hampshire, ABD Anayasasını onaylayarak 9. Eyalet olarak birliğe katıldı.
1908 - Londra'da 200 bin kadın, seçme ve seçilme hakkı için yürüdü.
1927 - Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1934 - Türkiye'de Yahudilere karşı gerçekleştirilen Trakya Olayları başladı.
1934 - Soyadı Kanunu kabul edildi.
1940 - yılında devlet operası ilk temsilini verdi: mozart'tan "bastien ile bastienne".
1940 - II. Dünya Savaşı: Fransa, Almanya'ya teslim oldu.
1941 - Hitler geceleyin Sovyetler Birliğini işgale girişti.
1942 - 2. Dünya Savaşı: Okinawa Muharebesi sona erdi.
1942 - 2. Dünya Savaşı: Oregon'da Columbia Nehri yakınlarında yüzeye çıkan bir Japon denizaltısı Fort Stevens askeri üssüne doğru 17 top atışı yaptı. Bu Japonların tüm savaş boyunca Amerikan anakarasına gerçekleştirdiği doğrudan birkaç saldırıdan biriydi.
1942 - 2. Dünya Savaşı: Tobruk, İtalyan ve Alman kuvvetlerinin eline geçti.
1946 - Türkiye Garanti Bankası Kuruluş Kanunu kabul edildi.
1946 - Rize Çay Fabrikası'nın temeli atıldı.
1948 - "Manchester Baby" (SSEM) kod adlı bir program, bir bilgisayarın kendi elektronik hafızasında depolanarak oradan çalıştırılan ilk bilgisayar programı olma ünvanını kazandı.
1948 - Columbia Records plak şirketi, ilk Long Play (LP) müzik albümünün tanıtımını New York'ta Waldorf-Astoria Oteli'nde geçekleştirdi.
1976 - Rauf Denktaş, yeniden Kıbrıs Türk Federe Devleti Devlet Başkanlığı'na seçildi.
1982 - ABD Başkanı Ronald Reagan'a suikast teşebbüsünde bulunan John Hinckley, mahkeme tarafından akli dengesi yerinde olmadığı için suçsuz bulundu.
1987 - Mardin'in Ömerli ilçesine bağlı Pınarcık köyünde teröristler, 14'ü çocuk olmak üzere 23 kişiyi katletti.
1990 - İran'da 7.3 şiddetindeki depremde 50 bin kişi öldü.
2006 - Plüton'un yeni keşfedilen uydularına Nix ve Hydra adları verildi.
2008 - MEB `in hazırlamış olduğu 6. sınıf SBS(Seviye Belirleme Sınavı)ilk kez yapıldı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
14.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu080911222643
 
On Numara
18.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02031214151924263032363945515658616667697174
 
Sayısal Loto
16.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu101522404145
 
Şans Topu
20.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu040913212609
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:20
  • Güneş04:42
  • Öğlen12:34
  • İkindi16:35
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:06
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık