Rus gazetenin büyük etki yaratan Erdoğan haberi

Ana Sayfa » Güncel » Çatışma bölgesinde sağlık da felç

Çatışma bölgesinde sağlık da felç

Sokağa çıkma yasağının uygulandığı ve PKK’ya yönelik operasyonların sürdüğü bölgelerde, eğitimin ardından sağlık hizmetleri de felç oldu. Gebeler evlerde doğum yapıyor. Bebekler aşılanamıyor. Kronik hastalıkları olanlar ne hastane ve doktora ne de ilaca ulaşabiliyor. Aile hekimleri işlerinin başına gidemiyor. Eczanelerin kepenkleri açılmıyor. Çatışmaların yoğun yaşandığı Şırnak Cizre’de 10 yıldır doktorluk yapan Dr. Serdar Küni, “Yaşam hakkının bulunmadığı yerde sağlık hakkını aramak lükse kaçıyor” dedi.

 
18 Aralık 2015 Cuma 06:50 
Yorum YapYazdır
 
 
Çatışma bölgesinde sağlık da felç

Terör örgütü PKK’ya yönelik Güneydoğu Anadolu’daki birçok ilçede düzenlenen operasyonlar ve sokağa çıkma yasakları nedeniyle hem hastalar hem de doktorlar hastanelere, aile sağlık merkezlerine ulaşamıyor. Hastanelere sadece ‘büyük mecburiyet’ halinde gidiliyor.

Eğitimden sonra sağlık da felç


HASTANELERE ROKET

Çatışmalardan hastaneler de nasibini alıyor. Mermi ve roketlerin isabet ettiği hastaneler, çatışma bölgelerine bakan bölümlerini başka servislere kaydırıyor. Sağlık personeli, güvenlik nedeniyle hastanelerde konaklıyor. Sağlık Bakanlığı, bölgede görev yapan doktor ve sağlık personelinin kaçının istifa ettiği, kaçının rapor aldığıyla ilgili bilgileri talep etmemize rağmen bizimle paylaşmadı. Ancak bölgeden gelen haberlere göre doktor sayısı çok azaldı. Bakanlık bir yandan bir haftalık nöbetleri gündeme getirirken diğer yandan gönüllü çalışmak isteyen doktorları bölgeye kaydırmaya devam ediyor. Ayrıca farklı illerdeki Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri’nden (UMKE) gönderilen doktor ve sağlık personeli Şırnak’ta görevlendirildi. Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık Bakanlığı’na bölgede gönüllü doktorluk için gereken desteği verebileceklerini bildirdi.

DOĞUMLAR EVDE, BEBEKLER AŞISIZ

Operasyonların son günlerde yoğunlaştığı Şırnak’ın Cizre ilçesinde 10 yıldır doktorluk yapan Serdar Küni, acil durumlarda çağırılan 112 ambulansları için cevabın ‘gelemez’ olduğunu belirterek, “Cizre Devlet Hastanesi’nin önü zırhlı araçların ablukası altında. Bunlardan mahallelere doğru ateş ediliyor. Karşı taraf da ateş ediyor. Kimse hastaneye gidemiyor. Mahallerde yaşayan sağlıkçılar varsa onlarla ihtiyaçlar giderilmeye çalışılıyor” dedi. Yine Cizre’deki 8 aile sağlığı merkezindeki 35 aile sağlığı biriminin hepsinin kapalı olduğunu anlatan Dr. Küni, “İnsanlar başlarını dışarı çıkaramıyor. Hiçbir koruyucu sağlık hizmeti (başta aşılar) yapılamıyor. Gebe takibi mümkün değil. Kronik hastaların ilaçlarında birkaç gün içinde (ilaçlar bitince) sorun yaşanacak. Çünkü eczaneler açılamıyor. Diyalize girmesi gerekenler gidemiyor. Doğumları mahallelerdeki kadınlar yaptırıyor. Çocuklar, kadınlar, insanlar ölürken sadece seyirci kalabiliyoruz. Bir hekim olarak vicdanımız sızlıyor” diye konuştu.
Bölgedeki doktorlar dahil, devlet memurlarının birçoğunun ayrıldığını belirten Dr. Küni, “Sağlık Bakanlığı teşvikle, 15’er günlük geçici görevlendirmeyle buralara doktor yolladı. Ama hastalar hastaneye ulaşamıyor ki. Yaşam hakkının bulunmadığı yerde sağlık hakkını aramak lükse kaçıyor” dedi.

HASTANELERE GİDİLEMİYOR

TTB Merkez Konseyi Üyesi Dr. Şeyhmus Gökalp, Sağlık Bakanlığı’nın bölgedeki hastanelerde görev yapacak doktorları 1’er haftalık nöbetler halinde çalıştırma kararıyla ilgili, “Bizce bu çözüm değil. Hastaneye personel yerleştirip güvenlik sağlansa bile sokağa çıkamayan hasta hastaneye ulaşamayacaktır. Hendeğin öbür tarafındakiler sağlık hizmetinden faydalanmadan ölüyorlar. Kanamadan kaybediliyor çoğu” dedi. Cizre Devlet Hastanesi’nde normal koşullarda günde ortalama 8-9 doğumun gerçekleştiğini belirten Dr. Gökalp, “Son 9 günde hastaneye doğum için sadece 4 kadın geldi” diye konuştu.

SAĞLIKÇILAR KORKUYOR

Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Dr. Cengiz Günay, hastanelere başvuramayan çok sayıda ateşli silah yaralısı olduğunu söyledi. Sokağa çıkma yasağı bulunan ilçelerde yaşayanlardan haber alamadıklarını belirten Dr. Günay, şöyle konuştu: “Malum kış şartları. Enfeksiyonların çok olduğu dönem olmasına karşın çocuklar soğukta, karanlıkta ve yeterince beslenemiyor. Yaşlısı, genci, çocuğu başlarını çıkarıp bırakın sağlık hizmeti, bir bardak su, bir parça ekmek istemeye korkar duruma geldi. Orada çalışan sağlıkçı arkadaşlar da nereden geleceği belli olmayan bir kurşunun hedefi olmaktan korkuyor. Hastanenin Sur’u gören kısımlarını boşalttılar.” Olayların başladığı ilk günden itibaren tayinlerin durdurulduğunu anlatan Dr. Günay, “Çatışmaların kısa süreceğini düşündüğümüz bir dönemden, ‘artık istifa edeyim, gideyim’ boyutuna geldik. İzin, rapor alanlar, istifa edenler var” diyor.

SES: DAYAK YİYORUZ

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Ramazan Kaval sokağa çıkma yasağının uygulandığı yerlerdeki yaralı ve hastaların hastanelere ulaşmasının mümkün olmadığını söyledi. Kaval, “Burada herkes potansiyel suçlu. Sağlık personeli de buna dahil. Biz sağlıkçı kimliğiyle, temel insan hakkı olan yaşam hakkına saygı duyarak, polis de gelse çatışan da gelse hizmet etmek zorundayız. Ancak sağlık personelini (112 çalışanları) potansiyel suçlu olarak görerek, gözaltına alıyorlar. Dayak yiyen arkadaşlarımız oldu. Ortalık kan, revan içinde. Psikolojimiz bozuldu” dedi.
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin isabet aldığını, Diyarbakır Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi’nin bazı servislerinin binanın arka taraflarına doğru taşındığını anlatan Kaval, “Arkadaşlarımızdan mümkün olduğu kadar işlerinin başında olmasını istiyoruz. Bırakırsak kan kaybından, hastalıktan halk telef olacak. Sur’da su ve elektrik yok, altyapı çökmüş. Bereket versin ki kış. Yoksa bulaşıcı hastalıklardan kırım yaşanırdı” dedi.

HİZMETLERDE SORUN YOK

Şırnak Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Hakan Tokur, altı hastane ve iki ağız ve diş sağlığı merkezinde yeterince doktor ve sağlık personeli bulunduğunu söyledi. Tıbbi malzeme ve ilaç açısından da sorun yaşamadıklarını belirten Dr. Tokur şu bilgileri verdi: “Cizre hastanemizde 200, Silopi’de 150 personelimiz var ve hepsi özveriyle çalışıyor. Personelin hastanelerde kalabilmesi için odalar tahsis ettik. Diyaliz hastalarını Cizre Devlet Hastanesi’nde misafir ediyoruz. Malzeme, ilaç, tanı, tedavi ve ameliyatlarda sıkıntımız yok. En az iki ay stoklu çalışıyoruz. Hazırlığımızı yapmıştık. Ameliyathane, doğumhane aktif çalışıyor. Ama sadece önemli hastası olanlar hastanelere geliyor. Başım ağrıyor diye gelmiyorlar. Aslında gönüllü doktorlara ihtiyacımız yoktu. Destek için geldiler. Moral, motivasyon, birliktelik açısından çok anlamlı oldu gelmeleri.”
İstifa eden personelle ilgili sorumuz üzerine Dr. Tokur, “Olay sebebiyle istifa yok. Ama burası mecburi hizmet bölgesi. Süresi biten gidiyor” yanıtını verdi.

HENDEK VE BARİKAT GÖLGESİNDE ÇOCUKLUK

Terörün kuşkusuz en büyük mağduru çocuklar. Yanı başlarında maskeli ve eli silahlı teröristler, hendekler, barikatlar, operasyonlar ve silah sesleri... Onlar bu çatışma ortamında çocukluklarını yaşamaya çalışıyorlar. Silahlar, topladıkları mermiler, kazılan hendekler ve örülen barikatlar artık onlar için birer oyuncak ve oyun alanı.

 
18 Aralık 2015 Cuma 06:50 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1763 - Macaristan'da deprem.
1838 - I. Victoria 18 yaşında Birleşik Krallık tacını giydi. Kraliçe 20 Haziran'da tahta çıkmıştı ve ülkesinin tarihinde en uzun süre saltanat sürmüş hükümdar olacaktır.
1841 - Giselle balesinin prömiyeri ilk kez Paris'teki Théâtre de l'Académie Royale de Musique tiyatrosunda yapıldı.
1862 - Tasviri Efkar gazetesi, Şinasi tarafından çıkarılmaya başlandı.
1894 - İşçi Bayramı, Amerika Birleşik Devletleri'nde resmi tatil olarak kabul edildi.
1895 - El Salvador, Honduras ve Nicaragua birleşerek Orta Amerika Birliğini kurdular.
1914 - Avusturya arşidükü Franz Ferdinand ve karısı Sophia'nın, Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi üzerine I. Dünya Savaşı başladı.
1919 - I. Dünya Savaşı sonunda, İtilaf Devletleri ile Almanya arasında Versay Barış Antlaşması imzalandı.
1921 - İzmit'in kurtuluşu
1923 - Darülfünun Mustafa Kemal'e "Fahri Müderrislik Şahadetnamesi" gönderdi.
1926 - Yeni Ticaret Kanunu kabul edildi.
1928 - Almanya'da sosyalist Herman Müller şansölye olarak göreve başladı.
1931 - İspanya'da genel seçimleri sosyalistler kazandı.
1933 - Anıtlar Yüksek Kurulu oluşturuldu.
1936 - Japonya, Kuzey Çin'de Mengjiang adında bir kukla devlet kurdu.
1938 - Türk Basın Birliği Kanunu kabul edildi.
1938 - Chicora-Pensilvanya'da boş bir araziye 450 tonluk meteor düştü.
1940 - Romanya, Basarabya (bugünkü Moldova) bölgesini Sovyetler Birliği'ne bıraktı.
1943 - Şair Yahya Kemal,Cumhuriyet Halk Partisi'nin sanat danışmanı oldu.
1943 - Diyarbakır-Batman demiryolu ulaşıma açıldı.
1948 - Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, Komünist Bloğu oluşturan Kominform'dan ihraç edildi.
1950 - Seul, Kuzey Kore birliklerince ele geçirildi.
1963 - Kürt devleti kurmak için örgütlendikleri iddiasıyla 12 kişi gözaltına alındı.
1965 - Toplum polisine tam otomatik tabanca ve zırhlı araçlar verilmesi kararlaştırıldı.
1967 - İsrail, doğu Kudüs'ü ele geçirdi.
1968 - Yunus Nadi Armağanı'nı Yorgun Savaşçı romanıyla Kemal Tahir kazandı.
1969 - Stonewall ayaklanmaları başladı.
1971 - Türkiye'de afyon ekimi yasaklandı.
1978 - Kıbrıs'ın Sesi Radyosu 14 yıllık yayın hayatına son verdi.
1981 - Tahran'da İslam Cumhuriyeti Partisi merkezinde bomba patladı; 72 politikacı ve görevli öldü.
1982 - Televizyon, radyo ve gazetelerde banker reklamlarının yapılması yasaklandı.
1983 - "Az Gittik Uz Gittik" adlı kitabında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla yargılanan Aziz Nesin beraat etti.
1984 - 13 ilde sıkıyönetim kaldırıldı. Bu illerden 7'sinde olağanüstü hal ilan edildi; 4 ilde uygulanmakta olan olağanüstü hal uygulamasına ise son verildi.
1984 - "Sansür ve sürgün kararnamesi" nin ilk uygulamasında 2000'e Doğru ve Halk Gerçeği dergileri süresiz kapatıldı.
1989 - Natanz Olayı
1994 - Doğan Şirketler Grubu sahibi Aydın Doğan Hürriyet Holding'in yüzde elli hissesini satın aldı.
1997 - Aydın Doğan Vakfı Uluslararası Karikatür Yarışması'nı Atilla Peken kazandı.
1997 - Mike Tyson, boks maçının üçüncü raundunda rakibi Evander Holyfield'in kulağını ısırdı ve diskalifiye oldu.
2000 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba'ya karşı 41 yıldır uyguladığı ambargoyu yumuşatma kararı aldı.
2004 - 17. Nato zirvesi İstanbul'da başladı.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliği yasal kılan üçüncü ülke oldu.
2006 - Montenegro, Birleşmiş Milletler'e 192. üye ülke olarak kabul edildi.
2009 - Brezilya, 2009 FIFA Konfederasyon Kupasını kazandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:23
  • Güneş04:44
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:06
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık