Savcılıktan Genelkurmay İletişim Dairesi'ne cunta suçlaması

Ana Sayfa » Medya Kritik » Casus gazeteciler!

Casus gazeteciler!

Sözcü'ye yazan Soner Yalçın,Taraf gazetesine yönlen ''casus gazetecilik'' suçlamasından yıla çıkarak, ünlü ''casus-yazarlar''ı kaleme aldı. İşte o yazı:

 
15 Aralık 2013 Pazar 08:50 
Yorum YapYazdır
 
 
Casus gazeteciler!

Taraf gazetesi ve kimi gazeteciler-yazarlar için “siyasi casusluk” iddiasıyla soruşturma başladı. Çok tartışılıyor Çoğunluğu asker, İstanbul’da 56 ve İzmir’de 357 kişi sahte delillerle “casusluktan” yargılanıyor, hiç kimsenin sesi çıkmıyor! Gazeteci-yazardan “casus” olmaz mı? Görülmemiş bir olay mı? Pound, Koestler, Hemingway Eliot, Fleming, Silone, Trevanian vd. “casus” değil miydi? Hangisini yazayım? En iyisi bizden örnek vereyim
Ül­ke­miz­de ta­rih ya­zı­cı­lı­ğı­mız ko­nu­sun­da kı­sır dön­gü ya­şa­nı­yor; -ma­ale­sef- ta­rih­çi­le­rin ik­ti­sat bil­gi­si za­yıf ve eko­no­mi bi­len­le­rin de ta­rih bil­gi­si ye­ter­siz!
Bu tes­pi­tin “ba­sın­da­ki ca­sus­la­r” ile ne il­gi­li­si var? Çok var.
Ta­ri­hi­miz­den bir ga­ze­te­nin “do­ğuş hi­ka­ye­siy­le­” bu ko­nu­yu ay­dın­lat­ma­ya ça­lı­şa­ca­ğım. Çün­kü “res­mi ta­ri­h” ger­çek­le­ri yaz­mı­yor.
Ye­rim dar; bu ne­den­le “res­mi ta­ri­-hi­n” il­gi­li ki­şi­ler ve ga­ze­te hak­kın­da ne yaz­dı­ğı­nı bu say­fa­ya ala­ma­ya­ca­ğım. Me­rak­lı­lar her­han­gi ba­sın ta­ri­hi ki­ta­bı­na ba­ka­bi­lir. Ko­mik­tir.
Evet baş­la­ya­bi­li­riz…
Ta­ri­hi­miz­de özel te­şeb­büs ta­ra­fın­dan çı­ka­rı­lan ilk ga­ze­te “Ce­ri­de-i Ha­va­di­s” me­se­le­si­ne ge­le­bi­li­riz…
Ba­sın­da ne tür “ca­sus­luk­la­r” olu­yor gö­re­bi­li­riz…

Kim bu Da­vid Ur­qu­hart

Ce­ri­de-i Ha­va­dis ta­ri­hin­de, “Da­vid Ur­qu­har­t” adı­na hiç rast­la­mı­yor­su­nuz.
Ne ya­zık ki bi­zim ta­ri­hi­miz­de bu önem­li isim hak­kın­da pek bil­gi yok.
Ne­re­de var bi­li­yor mu­su­nuz; Karl Mark­s’­ta var!
Marks, 1853’ten son­ra Os­man­lı üze­ri­ne cid­di ola­rak eğil­me­ye baş­la­dı. (Öy­le ki Os­man­lı­ca öğ­re­ni­yor­du, öm­rü yet­me­di.)
Marks, New York Da­ily Tri­bu­ne ga­ze­te­si­ne on yıl bo­yun­ca Do­ğu So­ru­nu­’y­la il­gi­li yaz­dı. Os­man­lı ule­ma­sı “kur­tu­luş re­çe­te­si­” arar­ken Marks, ka­pi­ta­liz­min Av­ru­pa ha­ri­ta­sı­nı alt üst ede­ce­ği­ni; ve es­ki tip im­pa­ra­tor­luk olan Türk­le­rin, dev­rim­ci ta­vır al­maz­sa/ulus­laş­ma sü­re­ci­ni ta­mam­la­ya­maz­sa ye­ni­lip-par­ça­la­na­rak Ana­do­lu­’ya dö­ne­ce­ği ön­gö­rü­sün­de bu­lun­du.
Hak­lı çı­kan Mark­s’­ın, Os­man­lı­’yı ir­de­le­yen ma­ka­le­le­rin­de ve yaz­dı­ğı “Ka­pi­ta­l”­de Da­vid Ur­qu­hart adı­na rast­lı­yo­ruz.
Marks na­sıl Os­man­lı üze­ri­ne dü­şü­nü­yor ise Da­vid Ur­qu­hart da öy­ley­di!
An­cak iki zıt ku­tup­tu­lar. Bi­ri ka­pi­ta­liz­min el­çi­siy­di.
Pe­ki kim­di Da­vid Ur­qu­hart?
İs­koç­ya­lı. 1805’te doğ­du. (1877’de öl­dü.)
Ba­ba­sı­nın er­ken ölü­mü üze­ri­ne an­ne­si ta­ra­fın­dan İs­viç­re­’ye gö­tü­rül­dü. Ce­nev­re­’de Fran­sız as­ke­ri oku­lun­da ve İn­gil­te­re­’de Wol­wich Kra­li­yet Top­çu Kış­la- sı­’n­da eği­tim gör­dü.
Ox­for­d’­da okur­ken, Av­ru­pa­’da es­ti­ri­len ro­man­tik Yu­nan ayak­lan­ma­sın­dan et­ki­len­di. Ken­di­si gi­bi İs­koç kö­ken­li, şa­ir Ge­or­ge Gor­don Byron gi­bi, Os­man­lı­’ya kar­şı sa­vaş­mak için Yu­na­nis­ta­n’­a git­ti.
Lord Byron sa­va­şa­ma­dan öl­dü. Ur­gu­hart sa­vaş­tı ve ağır ya­ra­lan­dı.
Ye­di­ği mer­mi Os­man­lı­’ya kar­şı olan duy­gu ve dü­şün­ce­le­ri­nin de­ğiş­me­si­ne ne­den ol­du!
Şa­ka bir ya­na, fik­ri­ni de­ğiş­ti­ren Strat­ford Can­ning (1786-1880) ol­du.
S. Can­ning, 1820-1824 ve 1825-1828 ara­sın­da İn­gi­liz­le­rin İs­tan­bul Bü­yü­kel­çi­li­ği’­ni yap­tı. Şim­di par­la­men­to­da gö­rev­liy­di. (1841’de ye­ni­den İs­tan­bul Bü­yü­kel­çi­li­ği gö­re­vi­ne ge­le­cek ve 17 yıl bu gö­rev­de ka­la­cak­tı.)
Can­ning ve Ur­qu­hart, Yu­nan ba­ğım­sız­lı­ğı­nın Or­to­doks Rus­ya­’nın işi­ne ya­ra­ya­ca­ğı­nı ve bu­nun İn­gi­liz eko­no­mi­si­nin çı­kar­la­rı­nı teh­dit ede­ce­ği­ni dü­şün­dü­ler.
Rus­ya Ça­rı I. Ni­ko­las, “has­ta ada­m” de­di­ği Os­man­lı top­rak­la­rı­nı ele ge­çi­rir­se bu İn­gi­liz çı­kar­la­rı­nın ta­ma­men yok ola­ca­ğı an­la­mı­na ge­li­yor­du. Os­man­lı, ide­al bir pa­zar­dı ve göz­den çı­ka­rı­la­maz­dı.
Ne ya­pıl­ma­lıy­dı?
Da­vid Ur­qu­hart İs­tan­bu­l’­a gel­di…

Ka­nu­ni Ca­sus

İn­gi­liz Bü­yü­kel­çi­si John Pon­sonby (1770-1855) İs­tan­bu­l’­da gö­re­ve he­nüz baş­la­mış­tı. He­men ar­ka­sın­dan gön­de­ri­len ye­ni “ti­ca­ret ata­şe­si­” Ur­qu­har­t’tan ra­hat­sız ol­du. Ur­qu­har­t’­ın ge­tir­di­ği Strat­ford Can­ning se­la­mı­nı so­ğuk kar­şı­la­dı. Çün­kü am­ca­sı; İn­gi­liz­le­rin ef­sa­ne­vi dip­lo­ma­tı ve Baş­ba­ka­nı Ge­or­ge Can­ning (1770-1827) ile pek ge­çi­ne­mez­ler­di; bir­bir­le­ri­ni sev­mez­ler­di. (Bu çe­kiş­me hep sür­dü ve Ur­qu­har­t’­ın, el­çi Pon­sonb­y’­un Os­man­lı­’da­ki fa­ali­yet­le­ri­ni eleş­tir­me­si­ni ki­mi­le­ri “Türk dost­lu­ğuy­la­” açık­la­dı!)
Fa­kat şim­di önem­li olan İn­gi­liz ti­ca­ret çı­kar­la­rıy­dı. Os­man­lı ka­pa­lı pi­ya­sa­sı İn­gi­liz mal­la­rı­na sı­nır­sız şe­kil­de açıl­ma­lıy­dı.
El­çi Pon­sonby, “ka­nu­ni ca­su­su­n” her tür­lü fa­ali­ye­ti için eko­no­mik kat­kı­lar­da bu­lu­na­ca­ğı­nı söy­le­di. (Ata­şe­le­rin gö­rev­li bu­lun­duk­la­rı ya­ban­cı dev­le­tin du­ru­mu­nu ra­por et­me­si­ne ve fa­ali­yet­te bu­lun­ma­sı­na “ka­nu­ni ca­sus­lu­k” de­ni­yor.)
Ur­qu­har­t’­ı, ön­ce­lik­le Sul­tan II. Mah­mu­t’­u et­ki­le­yen İs­tan­bu­l’­da­ki önem­li isim­ler­le ta­nış­tı­ra­cak­tı. Bun­lar­dan bi­ri ga­ze­te­ciy­di…

“B­lak Be­y”

Ale­xan­dre Blac­qu­e (1792-1836) Os­man­lı­’ya ge­lin­ce nam-ı di­ğer “B­lak Be­y” ol­du.
Pa­ri­s’­te hu­kuk öğ­re­ni­mi gör­müş­tü; 1820’de İz­mi­r’­e yer­leş­miş, hem avu­kat­lık hem de ti­ca­ret ya­pı­yor­du.
Fa­kat -Ur­qu­hart gi­bi- ka­de­ri­ni Yu­nan is­ya­nı de­ğiş­tir­di; bu ül­ke­ye yap­tı­ğı ti­ca­ri fa­ali­yet­le­ri bal­ta­la­nın­ca ga­ze­te­ci­li­ğe yö­nel­di. “Le Spec­ta­te­ur Ori­en­ta­l” ve “Le Co­ur­ri­er de Smyrne­” ad­lı ya­yın or­gan­la­rın­da Av­ru­pa­lı tüc­car­la­rın söz­cü­lü­ğü­nü yap­tı. Fran­sız ko­lo­ni­si­nin tem­sil­ci­si seçildi.
Bu ara­da…
1831’de İs­tan­bu­l’­da, Os­man­lı Dev­le-ti’­nin ilk res­mi ga­ze­te­si Tak­vim-i Ve­ka­yi­’nin çı­ka­rıl­ma ha­zır­lık­la­rı baş­la­dı. Blak Be­y’­den akıl alın­dı.
II. Mah­mut, ta­nış­tı­ğı Blak Be­y’­den et­ki­len­di; onun Av­ru­pa­lı­lar­la iliş­ki­sin­den ya­rar­lan­mak için Tak­vim-i Ve­ka­yi­’nin ay­rı­ca Fran­sız­ca da ya­yın­lan­ma­sı­nı is­te­di.
“Mo­ni­te­ur Ot­to­ma­n” böy­le doğ­du ve ba­şı­na da Blak Bey ge­ti­ril­di. (Oğ­lu Edou­ard Blac­qu­e, 1867’de ilk kez açı­lan Was­hing­to­n’­un Os­man­lı El­çi­si ola­cak­tı.)
Da­vid Ur­qu­hart, Blak Bey ile ta­nış­tı. Kay­naş­tı­lar. Amaç­la­rı ay­nıy­dı. Ur­qu­hart, “Mo­ni­te­ur Ot­to­ma­n” da, eko­no­mi dü­şü­nü­rü-ya­za­rı ol­ma­dı­ğı hal­de ik­ti­sat ya­zı­la­rı ka­le­me al­ma­ya baş­la­dı.
Bu­gün bu ma­ka­le­le­re bak­tı­ğı­nız­da ne ka­dar il­kel ol­du­ğu­nu gö­rür­sü­nüz ama o ta­rih­te Os­man­lı Sa­ra­yı bu ik­ti­sat ya­za­rı­nı pek be­ğen­di! Yet­mez­miş gi­bi, II. Mah­mut da ön­ce ya­zı­la­rı­nı oku­yup son­ra ta­nış­tı­ğı bu “e­ko­no­mik be­yin­de­n” et­ki­len­di.
Os­man­lı Sa­ra­yı ol­ta­ya ge­li­yor­du. Ur­qu­hart ma­ka­ley­le ye­ti­nir mi; 1833’te Os­man­lı Dev­le­ti­’nin eko­no­mik ya­pı­sı­nı in­ce­le­di­ği, “Tür­ki­ye ve Kay­nak­la­rı­” ki­ta­bı­nı ya­yın­la­dı. Ba­zı say­fa­lar Türk­çe­’ye çev­ri­le­rek II. Mah­mu­t’­a su­nul­du.
Os­man­lı dü­şün­ce ha­ya­tı böy­le oluş­tu­rul­ma­ya baş­lan­dı. Ül­ke bu eko­no­mik mo­del­le kur­tu­lur­du! Pe­ki ney­di gök­le­re çı­ka­rı­lan ye­ni eko­no­mik sis­tem?..

“İs­lam so­su­” ol­maz­sa ol­maz

Ur­qu­hart, Mo­ni­te­ur Ot­to­ma­n’­da­ki ya­zı­la­rı­nın özü şuy­du:
Os­man­lı Dev­le­ti es­ki eko­no­mi ve ma­li­ye uy­gu­la­ma­la­rı ta­ri­hin çöp se­pe­ti­ne at­ma­lıy­dı; özel­lik­le ti­ca­ret te­kel­le­ri­ni ve iç güm­rük­le­ri kal­dır­ma­lı; bu­na kar­şı­lık dış ti­ca­re­ti he­men ser­best bı­rak­ma­lı ve ta­bi­i güm­rük­le­ri çok dü­şük tut­ma­lıy­dı.
Ya­ni Os­man­lı, pa­za­rı­nı ka­yıt­sız şart­sız aç­ma­lıy­dı. Os­man­lı Ha­zi­ne­si an­cak bu şart­lar­da dış borç bu­la­bi­lir­di!
Ay­rı­ca ye­ni eko­no­mik sis­tem ka­bul edi­lir­se, güç­le­nen ti­ca­ret iliş­ki­le­ri sa­ye­sin­de İn­gil­te­re; Rus­ya ve Ka­va­la­lı Meh­met Ali Pa­şa kar­şı­sın­da güç­süz du­ru­ma dü­şen Os­man­lı­’ya yar­dım eder­di!
Da­vid Ur­qu­hart, salt eko­no­mi ya­zı­la­rıy­la et­ki­li ola­ma­ya­ca­ğı­nı bi­li­yor­du. İs­la­mi­ye­t’­i yü­cel­ten ma­ka­le­ler de yaz­ma­ya baş­la­dı. Ör­ne­ğin, 1833’te “İs­lam As a Po­li­ti­cal Syste­m” baş­lık­lı ma­ka­le­sin­de, Hı­ris­ti­yan­lı­ğın sa­de­ce ru­ha­ni ol­du­ğu­nu, dün­ya iş­le­riy­le il­gi­si bu­lun­ma­dı­ğı­nı ve fa­kat “İs­la­m’­ın hem ru­ha­ni hem cis­ma­ni ol­du­ğu­nu, ahi­ret ha­ya­tı ile be­ra­ber ay­nı za­man­da in­san­la­rın dün­ye­vi ha­ya­tı­nı da her ka­de­me­de dü­zen­le­yen bir si­ya­si sis­te­me sa­hi­p” ol­du­ğu­nu yaz­dı.
Bu tür öv­gü ya­zı­la­rı Müs­lü­man­la­r’­ı mest et­me­ye yet­ti. He­le Ur­qu­har­t’­ın Rus­ya düş­man­lı­ğı İs­tan­bu­l’­da her­ke­sin gön­lü­ne taht kur­du. (İn­gi­liz­le­r’­in dö­ne­min “Ye­şil Ku­şak Pro­je­si­” olan Çer­kes­le­r’­i Rus­ya­’ya kar­şı kul­lan­ma stra­te­ji­si­ni uy­gu­la­yan­lar­dan bi­ri de Ur­qu­hart idi. Çer­kes Bay­ra­ğı’­nı bi­le Ur­qu­hart ta­sar­la­dı. Türk Bay­ra­ğı’­nın ren­gi ile yıl­dız ve ay’­ın Bi­zans amb­lem­le­ri ol­du­ğu­nu ya­zan da Ur­qu­hart ol­du! 1844’te çal­mış­tık!)
Marks, Os­man­lı­’yı se­kü­ler bir re­for­mun kur­ta­ra­ca­ğı­nı ya­zar­ken Ur­qu­hart “a­man la­ik­lik­ten uzak du­ru­n” di­yor­du!
En­gels, Mark­s’­a yaz­dı­ğı mek­tup­ta “Türk dos­tu­” ge­çi­nen Ur­qu­har­t’­ı “bu­da­la, adi, ge­ve­ze­” ola­rak ni­te­len­dir­di. İn­gil­te­re­’nin Os­man­lı­’nın ima­lat­çı­sı ha­li­ne ge­ti­ri­le­rek sö­mü­rü­le­ce­ği­ni ön­gö­rü­yor­lar­dı. Ve ol­du.
Os­man­lı, İn­gil­te­re ile 1838’de Ti­ca­ret Ant­laş­ma­sı­’na im­za koy­du.
45 yıl son­ra bu ant­laş­ma­nın so­nuç­la­rı­nı va­ka­nü­vis Ah­met Lüt­fi Efen­di şöy­le ya­za­cak­tı:
“Ol mu­ahe­de (1838 Ti­ca­ret Ant­laş­ma­sı) ile yed-i va­hid (te­kel) usu­lü kalk­tı ise de ye­ri­ne ec­ne­bi in­hi­sa­rı (ya­ban­cı te­ke­li) gel­di ki. Me­ma­lik-i Mah­ru­sa­’da (Os­man­lı Dev­le­ti­’n­de) hur­de­fu­ruş­lu­ğa (en kü­çük ti­ca­re­te) ka­dar ec­ne­bi­ler iş­ti­rak ey­le­di. Sa­na­yi­i da­hi­li­ye bü­tün bü­tün mahv-ü mu­at­tal ol­du (çök­tü) ve em­ti­ayı ef­ren­ci­ye (ya­ban­cı mal­lar) re­vaç bu­la­rak nü­kud-u mev­cu­du­muz (mev­cut pa­ra­mız) Av­ru­pa­’ya çe­ki­lip git­me­ye baş­la­dı.” (Ta­rih-i Dev­let-i Ali­ye-i Os­ma­ni­ye, c:5 s: 112)
1838’de­ki ti­ca­ret ant­laş­ma­sı­na gi­den sü­reç­te ba­sın önem­li bir “ro­l” üst­len­di. İm­za­lar atı­lın­ca “gö­re­vi­” bit­me­di. İn­gi­liz­le­rle, sa­ra­yı ve ka­mu­oyu­nu et­ki­le­me­ye de­vam ede­cek­ti. Fa­kat Fran­sız­lar­la çı­kar çe­liş­me­le­ri ga­ze­te­ye de yan­sı­dı. İn­gi­liz­le­rin ye­ni ga­ze­te­ye ih­ti­yaç­la­rı ol­du. Ce­ri­de-i Ha­va­dis bu amaç­la ha­ya­ta ge­çi­ril­di.

Dönemin “Taraf” gazetesi

Adı; Wil­li­am N. Churc­hill (1796-1846).
Lon­dra do­ğum­lu. Yo­lu İz­mi­r’­e son­ra İs­tan­bu­l’­a dü­şen­ler­den. Fran­sız Le­van­ten ai­le­nin kı­zı Be­at­ri­ce Bel­hom­me ile ev­len­di.
1780’de ya­yın ha­ya­tı­na baş­la­yan İn­gi­liz “Mor­ning He­ral­d” ga­ze­te­si­nin Tür­ki­ye tem­sil­ci­siy­di.
1836’da bir gün…
Ka­dı­kö­y’­de av­la­nır­ken yan­lış­lık­la Def­ter­dar ka­tip­le­rin­den Ne­ca­ti Efen­di­’nin oğ­lu­nu ya­ra­la­dı. Ya­ka­la­nıp Üs­kü­dar Mu­ha­fız­lı­ğı­’na gö­tü­rül­dü. Tu­tuk­lan­dı.
İn­gi­liz Bü­yü­kel­çi­si John Pon­sonby ola­ya çok tep­ki gös­ter­di ve he­men el koy­du; “bir İn­gi­liz ga­ze­te­ci na­sıl tu­tuk­la­na­bi­lir­di?” O gün­ler ar­tık İn­gi­liz-Fran­sız el­çi­le­ri­nin Os­man­lı yö­ne­ti­min­de ağır­lık­la­rı­nı koy­du­ğu dö­nem­di.
Churc­hill ser­best bı­ra­kıl­mak­la ka­lın­ma­dı, he­di­ye­le­re bo­ğul­du.
Ve asıl bom­ba pat­la­dı; 11 Mart 1836’ta da­ha ye­ni ku­ru­lan Umur-ı Ha­ri­ci­ye Ne­za­re­ti (Dı­şiş­le­ri) ba­şı­na ge­ti­ri­len Akif Pa­şa bu olay ne­de­niy­le gö­rev­den alın­dı.
İyi de Akif Pa­şa­’nın bu olay­la ne il­gi­si ola­bi­lir­di? Eğer bi­ri gö­rev­den alı­na­cak ise Umur-ı Mül­ki­ye Ne­za­re­ti (İçiş­le­ri) kol­tu­ğun­da otu­ran Per­tev Pa­şa alın­ma­lıy­dı.
Ha­yır, İn­gi­liz­ler Akif Pa­şa­’nın kel­le­si­ni is­te­miş­ler­di. Ni­ye?
Akif Pa­şa bu ola­yın per­de ar­ka­sı­nı ye­di yıl son­ra ya­yın­la­na­cak “Tab­sı­ra­” ad­lı ya­pı­tın­da açık­la­dı. Dö­ne­min­de beş bas­kı ya­pan ki­ta­bın­da, Per­tev Pa­şa­’yı İn­gi­liz si­ya­se­ti­nin sa­vu­nu­cu­su ola­rak gös­te­rir­ken ken­di­si­ni dı­şa ba­ğım­lı si­ya­se­tin kar­şı­sın­da ko­num­lan­dı­rı­yor­du.
Os­man­lı Dev­le­ti­’nin dış borç­lan­ma­sıy­la il­gi­li ken­di­si­nin gö­rev­len­di­ril­di­ği­nin söy­le­yen Da­vid Ur­qu­hart da, sık gö­rüş­tü­ğü Akif Pa­şa­’yı doğ­ru­lu­yor:
“Os­man­lı Dev­le­ti­’nin (Rus­ya­’ya) bü­yük bir taz­mi­nat öde­mek zo­run­da kal­dı­ğı­nı ve ken­di­le­ri­ne dış borç ver­mek is­te­di­ği­mi­zi söy­le­dim. Akif Pa­şa, ‘Ben, böy­le ta­ri­hi ve mil­li bir fe­la­ket kar­şı­sın­da, si­zin uzat­tı­ğı­nız bor­cu al­ma­ya­ca­ğım. Ben, hal­kı­ma mü­ra­ca­at ede­ce­ğim, hal­kım­dan fe­da­kar­lık is­te­ye­ce­ğim; ama si­ze borç­lan­ma­ya­ca­ğım. Ben, hal­kı­mın etiy­le, di­şiy­le, tır­na­ğıy­la ka­zan­dı­ğı pa­ra­la­rı si­ze fa­iz ola­rak öde­ye­me­m’ de­di ve ke­sin bir dil­le red­det­ti.”
An­la­şı­lı­yor ki; Akif Pa­şa bir ba­ha­ney­le kol­tu­ğun­dan edil­miş­ti.
Bir ara Da­hi­li­ye Na­zır­lı­ğı­’na ge­ti­ril­se de, İn­gi­liz lo­bi­si so­nu­cu yi­ne he­men gö­re­vin­den alın­dı; Ko­ca­eli’­ne ar­dın­dan da Edir­ne­’ye sü­rül­dü. Ba­bı­ali’­de ar­tık “mil­li dev­let ada­mı­” dö­ne­mi ka­pa­nı­yor­du.
Mey­dan Wil­li­am N. Churc­hill gi­bi mü­te­şeb­bis­le­re kal­dı…
Churc­hill ga­ze­te pat­ro­nu ol­mak için kol­la­rı sı­va­dı. Bi­li­yor­du ki, “ih­ti­ya­ç” var­dı! Os­man­lı dü­şün­ce ha­ya­tın­da iki gö­rüş çar­pı­yor­du; “hi­ma­ye usu­lü­” mü; “ser­bes­ti usu­lü­” mü?
Ser­best pi­ya­sa­yı sa­vu­nan Ce­ri­de-i Ha­va­dis, 3 Tem­muz 1840’ta doğ­du.
Ce­ri­de-i Ha­va­di­s’­in sü­rek­li yaz­dı­ğı eko­no­mi­de­ki ye­ni dü­şün ve fi­kir­ler; sa­de­ce sö­mü­rü­le­cek pa­zar ya­rat­mak için­di. Bu sö­mü­rü pa­za­rı ken­di­le­ri­ne ga­ze­te­ci- ya­zar di­yen ca­sus­lar ara­cı­lı­ğıy­la oluş­tu­rul­du ve yı­kım son­ra gel­di.
Son bir söz et­me­li­yim:
Bi­zim ta­ri­hi­mizde ki­mi ca­sus­lar­dan hep “Türk dos­tu­” di­ye bah­se­di­lir. Böy­le ya­zan­lar­dan bi­ri de AK­P’­li Hü­se­yin Çe­lik.
“İn­gi­liz Dış İş­ler Ko­mi­te­le­ri­” ad­lı ki­ta­bın­da, Da­vid Ur­qu­har­t’­a ve onun kur­du­ğu Fo- ­re­ign Af­fa­irs Com­mit­te­e’ye öv­gü­ler diz­di. Os­man­lı yan­lı­sı ol­du­ğu­nu yaz­dı. Ya­kı­şır.
Oy­sa o dö­nem­de; Nak­şi­ben­di Gü­müş­ha­ne­vi Der­ga­hı­’nın ku­ru­cu­su Ah­med Zi­ya­ed­din Efen­di­, Os­man­lı pa­za­rı­nın ya­ban­cı ser­ma­ye eli­ne ge­çi­şi­ni en­gel­le­mek ve kü­çük Müs­lü­man iş­let­me­le­ri ko­ru­mak için yar­dım san­dık­la­rı kur­du.
AKP, ca­sus Ur­qu­har­t’­ın aç­tı­ğı yol­da yü­rü­me­yi sür­dü­rü­yor.

 
15 Aralık 2013 Pazar 08:50 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
22
15
5
2
50
2
Başakşehir
22
13
7
2
46
3
Galatasaray
22
12
4
6
40
4
Fenerbahçe
22
10
8
4
38
5
Antalyaspor
22
10
5
7
35
6
Trabzonspor
22
9
5
8
32
7
Osmanlıspor FK
22
7
9
6
30
8
K.D.Ç. Karabük
22
9
3
10
30
9
Konyaspor
22
7
8
7
29
10
Bursaspor
22
8
4
10
28
11
Kasımpaşa
22
8
4
10
28
12
Akhisar Bld.
22
7
6
9
27
13
Gençlerbirliği
21
6
8
7
26
14
Kayserispor
22
7
4
11
25
15
Alanyaspor
22
7
4
11
25
16
Ç. Rizespor
22
5
5
12
20
17
Adanaspor
22
4
5
13
17
18
Gaziantepspor
21
4
4
13
16
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:09
  • Güneş06:49
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:52
  • Akşam18:18
  • Yatsı19:48
 
Tarihte Bugün
1856 - Islahat Fermanı ilan edildi.
1870 - Osmanlı padişahı Abdülaziz "Bulgar Eksarhanesinin" (Rumlardan bağımsız Bulgar Ortodoks Kilisesi) kurulmasına izin verdi.
1918 - Türkiye'de Of işgalden kurtuldu.
1921 - TBMM'de ilk bütçe kabul edildi.
1922 - Mısır, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını ilan etti.
1933 - Berlin'de büyük Reichstag yangını çıktı. Olayın ardından yayımlanan bir kararnameyle Naziler diktatörlüklerinin temellerini atmış oldular.
1935 - Wallace Carothers, naylonu keşfetti.
1937 - Meteoroloji Genel Müdürlüğü kuruldu.
1939 - Sözlük yazımı tarihinin en ünlü hatalarından biri keşfedildi, Webster's New International Dictionary nin 2. Baskısında Dord adlı uydurma bir kelimenin yoğunluk karşılığıyle baskıya verildiği anlaşıldı.
1940 - İlk kez bir basketbol maçı ABD'de televizyondan naklen yayınlandı.
1942 - İstanbul Vezneciler'deki Zeynep Hanım Konağı (İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi binası) tamamen yandı.
1945 - Türkiye, Birleşmiş Milletler Beyannamesi'ni imzaladı.
1947 - Tayvan'da halk ayaklanması büyük can kayıpları verilerek bastırıldı.
1949 - İstanbul Şehzadebaşı'nda Özel Gazetecilik Okulu açıldı.
1959 - Sivil Savunma Yasa Tasarısı 7126 kanun numarası ile yürürlüğe konuldu.
1975 - Londra'da metro kazası: 43 kişi öldü.
1977 - Malatya'da İnönü Üniversitesi ile iki yüksek okul hizmete açıldı.
1978 - Orgeneral Kenan Evren, Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanlığı oldu.
1980 - Yurt dışında çalışan vatandaşlara dövizle askerlik yapma imkânı tanıyan yasa TBMM'de kabul edildi.
1983 - ABD'de M*A*S*H adlı televizyon dizisinin son bölümü yayınlandı. 106 ilâ 125 milyon kişinin izlediği tahmin edilen bu bölüm televizyon tarihinin en çok izlenilen dizi bölümü olma ünvanını da kazanmış oldu.
1986 - İsveç başbakanı Olof Palme, bir suikast sonucu öldürüldü.
1994 - Kuzey Atlantik Antlaşması tarihinin ilk saldırısını Sırplara karşı gerçekleştirdi.
1997 - "Postmodern Darbe" sözcüğü literatüre geçti.[kaynak belirtilmeli]
1998 - Kosova Savaşı: Sırp güvenlik güçlerinin UÇK'ya karşı bastırma harekâtı başladı.
2001 - Ulusal Bank'a el konuldu.
2002 - Hindistan'ın Ahmedabad kentinde Hinduların ateşe verdiği, Müslümanlara ait evlerde 55 kişi öldü.
2003 - Ankara Bir Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi, kapatılan DEP'in 4 eski milletvekilinin yeniden yargılanma istemini kabul etti.
2008 - Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanı Robert Gates Ankara'ya geldi ve Türkiye'nin Irak'a düzenlediği Güneş Operasyonu'yla ilgili olarak temaslarda bulundu.
364 - I. Valentinian, Roma İmparatoru oldu.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051920293640
 
On Numara
27.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu09111316171823303235374041434754577072737680
 
Sayısal Loto
25.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu132025283048
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık