Rusya uçak düşürme emrini kimin verdiğini açıkladı

Ana Sayfa » Siyaset » Büyük acı! İntihar eden kaymakamın ağlatan mektubu VİDEO

Büyük acı! İntihar eden kaymakamın ağlatan mektubu VİDEO

Cemaatçi darbe girişimi sonrasında açığa alındıktan 2 gün sonra, 20 Temmuz gecesi başına silahla ateş ederek intihar eden Manisa Ahmetli Kaymakamı Necmi Akman’ın veda mektubunu, CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel Meclis’te okudu.

 
3 Ağustos 2016 Çarşamba 16:38 
Yorum YapYazdır
 
 
Büyük acı! İntihar eden kaymakamın ağlatan mektubu VİDEO

CHP'li Özgür Özel'den Meclis'i ağlatan Kaymakam mektubu

 

Manisa'nın Ahmetli İlçe Kaymakamı Necmi Akman, “FETÖ'cü suçlaması'' nedeniyle intihar etti. Akman darbe girişimine karşı ilindeki yetkililerle irtibat kurmuş ve güvenlik güçleri ile halkı mücadeleye davet etmişti.

Ancak bir ihbar ile görevden alınınca dayanamadı ve hayatına son verdi. Ailesi tarafından Samsun'a götürülen cenazesi de ‘'Darbeci olduğu'' gerekçesiyle mezarlığa kabul edilmedi ve evinin bahçesine gömülmek zorunda kalındı.

Akman'ın ailesine yazdığı son satırlardan oluşan mektubu, CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel tarafından TBMM'de okundu. Bazı vekiller mektuptaki satırları yaşlı gözlerle dinledi. Özel, “Hepimiz ibret alacağız. Yargılanma bir haktır, yargısız infaz bir insanlık suçudur” dedi.

ONU HATIRLATAN TÖREN

Özel, “AKP'nin emrinde değil, devlet adamı olarak kaymakamlık yapan Akman'dan AKP il teşkilatı hiç memnun değildi. Ben bir muhalefet milletvekili olarak Akman ile gurur duydum. Onu bir törende protokol gölgedeyken güneşte bekleyen öğrencileri protokole alan kaymakam olarak hatırlayacaksınız” dedi. Özel şöyle devam etti:

“İktidar partisinin ilçe başkanı da, yöneticileri de dediklerini yapmadığı için gıcık oluyorlardı. Her yolu denediler kurtulmak için olmadı. O kaymakam bir ihbarla Fethullahçı yapıldı. 17 Temmuz'da görevine son verildi.  20 Temmuz'da da korumasının silahıyla kendisini vurdu. Hepimiz çok kinliyiz, çok sinirliyiz. Ben bu FETÖ örgütünün yerle bir olmasını hepinizden on kat fazla istiyorum, hem de on yıllardır istiyorum. Ama öyle hatalar yapılıyor ki, herkes elini vicdanına koysun. Hukuk dediğiniz böyle zamanlarda hepimiz adına bu ülkeyi, bu devleti, bu milleti hatadan uzak tutmak için var. Yargısız infazla milyonları cezalandırsanız bir tek bu kaymakamı geriye getiremediniz mi yaptığınız işin kıymeti olmaz''

ÇATIŞACAĞIZ TALİMATI

Özel, Akman'ın geride bıraktığı veda mektubunu okudu. Akman mektubunda 15 Temmuz gecesi darbeye karşı nasıl direndiğini, polisleri göreve hazırladığını, “darbeciler gelirse çatışacağız” talimatını verdiğini anlattı. Akman mektubu şöyle:

‘'Halkı sokağa çağırdım; Ahmetli’de, Salihli’de hep birlikte direndik ama 17’sinde birileri bana paralelci demişler diye görevden aldılar. Ben, 2002’den önceki eski Türkiye’den çok rahatsızdım, sağ olsun Recep Tayyip Erdoğan geldi, ben onun için çalıştım. Bana bu kara lekeyi çalanlar… Hemen hemen hiç varlığımız yok, biliyorum, size pek bir şey bırakamadığım için üzgünüm. Sakın Başkomutanımıza, hükümetimize kırgınlık göstermeyin. Olağanüstü zamanlarda böyle şeyler olur, her şey birbirine karışır. Siz, Allah’a emanet olun.''

 

 

CHP Grup Başkanvekili Özel’in TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma şöyle:

OHAL KARARNAMELERİ DERHAL MECLİS’E GELMELİ

“15 Temmuz darbe girişimini yaşamış olan ve bu darbe girişimine karşı parlamenter demokrasiyi hep birlikte savunmuş olan Meclisin ağustos ayı boyunca çalışmasına hiçbir itirazımız yok ancak Meclis açık olduğunda yapması gereken en önemli iş, ilk gün ilan edilirken de sakıncalarını dile getirdiğimiz olağanüstü hâl uygulaması içinde gündemine aldığı, yayınlanan kanun hükmünde kararnamelerin zaman geçirilmeksizin Meclise gelmesi, burada görüşülmesidir. Açıkça, Anayasa’ya aykırı bir biçimde OHAL Kanunu’ndan yararlanarak, OHAL durumundan yararlanarak çıkarılan kanun hükmünde kararnameler, Anayasa’nın tanımladığı yetkinin dışına çıkmakta, OHAL’in amaçladığı kapsamın dışında düzenlemeler yapmakta ve ilan edilen OHAL süresinin dışına da etki yapacak düzenlemeler yapmaktadır. Bunların içinde doğru olanları var, yanlış olanları var ama yanlış olan, bunu Meclis denetiminden kaçırarak, darbeye, istisnasız tüm grupların direndiğini herkesin ifade ettiği, bundan büyük bir onur ve gurur duyduğumuz bu Meclisin, OHAL ilanıyla işlevsizleştirilmesini, Meclise -en hafif deyimle- bir siyasi nankörlük yapılmasını kabul etmemiz mümkün değil.

Bazı düzenlemeler var, doğrudur ama OHAL kapsamında yapılan kanun hükmünde kararnameyle düzenlenmesi Anayasa’ya aykırıdır. Biz, hep birlikte burada sabahlara kadar çalışmaya, darbecilerin cezalandırılmasıysa, ne gerekiyorsa yapılmasına, bunların, devletin tüm kurum ve kuruluşlarından ayıklanmalarına destek veriyoruz. Ama, bu mücadelenin hukuk içinde yapılması konusunda Meclisin iradesini ortaya koymak gerekir ama “Meclis bir yerde dursun; Meclis, bizim söylediğimiz birkaç tane göstermelik işle meşgul olsun ama biz, devleti, sıfırdan, yeniden dizayn edelim.” anlayışı, doğru bir anlayış değil, sağlıklı bir anlayış değil.

İSTİHBARAT ZAAFİYETİ YOK DİYENLERİ DARBEYİ ENİŞTEDEN ÖĞRENDİ

On dört yıl boyunca zaten bugünkü Cumhurbaşkanına bağlı olarak çalışmış MİT’in, Cumhurbaşkanlığına bağlanması talep ediliyor. On dört yıl boyunca zaten Cumhurbaşkanına bağlı çalışmış -dönemin Başbakanı sıfatıyla- ve biz, “Suruç’ta istihbarat zafiyeti var.” demişiz, ilgili Bakan itiraz etmiş; “10 Ekim saldırısında istihbarat zafiyeti var.” demişiz, gözümüzün içine baka baka “Yok.” denmiş; 700 evladımız şehit olmuş, bombalı saldırılarda 300 sivil hayatını kaybetmiş, “İstihbarat zafiyeti yok.” denmiş ama darbe gecesi darbe, maalesef, enişteden öğrenilmiş. Eğer o bir kişiye bağlı olan MİT doğruları yapıyorduysa ve bundan sonra yapacaktıysa o zaman böyle bir düzenlemeye ne gerek var, nasıl böyle bir şey talep edilebiliyor? Bu yüzden bir kişinin yönettiği akıl ve onun hükmettiği bir Parlamento grubunun ülkeyi darbe sürecine getirdiği, ne kendisini ne bizleri ne Cumhurbaşkanını bu darbe girişimi karşısında koruyamadığı açık. Demek ki ortak akla ihtiyaç var, demek ki Meclis üzerinde vesayet kurmaya değil, karşı karşıya kaldığınız durum karşısında Meclisin çoğulcu yapısının sizi vesayet altına almasına, sizi korumasına, bir tek akla değil, çok aklın bizleri hatadan uzak tutmasına ihtiyaç var.

“Bunu teorik olarak anlatmak mümkün, bunu Anayasa’ya atıflar yaparak, İç Tüzük’e atıflar yaparak geçmişte, tek başınıza, çoğulcu değil çoğunlukçu anlayışla yaptığınız hataları uzun uzun anlatabilirim ama bugün başka bir yöntem tercih edeceğim. Bakın, bir kanun hükmünde kararnameyle âdeta haklıyı, haksızı dinlemeden, ayırmadan dünya kadar askerî personel bir gecede ordudan atıldı, dünya kadar devlet memurunun görevine son verildi. Bunların ben belki de yüzde 90-95’inin doğru kararlar olduğuna ve yapılması gereken işler olduğuna da şahsen inanıyorum, ümit ederim de hata payı en azla tutularak bu iş olur ama bir KHK’yla insanların yargılanma, suçsuzluğunu ispat etmeye çalışma, kendilerini savunma haklarına engel olduğunuzda bakın ne oluyor? Manisa milletvekillerimiz salonda, bir Ahmetli Kaymakamımız vardı bizim. Ahmetli Kaymakamından iktidar partisinin Ahmetli teşkilatı ve Belediye Başkanı hiç memnun değildi. Devlet adamı gibi kaymakamlık yapıyordu, teşkilatın emrinde çalışmayı reddediyordu, sürtüşüyorlardı ama hizmetlerine bakınca da ben muhalefet partisi milletvekili olarak kendisiyle gurur duyuyordum. Onu nereden hatırlayacaksınız, biliyor musunuz? Ahmetli’de öğrenciler güneşte, protokol gölgedeyken öğrencileri protokole oturtup protokolü güneşe alan kaymakam. O kaymakama iktidar partisinin ilçe başkanı, yöneticileri de dediklerini yapmadığı için gıcık oluyorlar ve o gün de tepki gösteriyorlardı. O kaymakam yapılan bir ihbarla -her yolu denediler kurtulmak için, olmadı- Fethullahçı yapıldı, görevine son verildi 17 Temmuzda. Kendisi 20 Temmuzda korumasının silahıyla kendisini vurdu.

AÇIĞA ALINAN KAYMAKAMDAN AĞLATAN VEDA MEKTUBU!

Beyler, birazdan gruplara dağıtacağım, bir tane veda mektubu bırakmış. Bu veda mektubunda 15 Temmuz gecesini anlatıyor; Vali Bey’i aradığını, darbeye karşı direnmek gerektiğini söylediğini, valinin “Aferin evladım.” dediğini, görevinin başına geçtiğini, vekâlet ettiği Salihli ilçesini aradığını, “Tam teçhizat polisleri hazırlayın, darbeciler gelirse çatışacaksınız.” talimatını verdiğini, Ahmetli İlçe Emniyet Müdürüyle birlikte personele çelik yelek ve uzun namlulu silah dağıtarak hazıra aldıklarını. Devam ediyor rahmetli anlatmaya, diyor ki: “Gördes Kaymakamını aradım, ‘Derhâl ilçene dön, emniyeti, direnişi hazır hâle getir. Bu darbeye karşı hep beraber direnmeliyiz.’ dedim. İzmir’deydi Gördes Kaymakamı.” Sonra “Alaşehir Kaymakamını aradım o gece ve dedim ki: ‘Ne yapıyorsunuz?’ Tertibat aldıklarını ve sonuna kadar direneceklerini söyledi. Memnun oldum, ‘Aynı durumdayız kardeşim.’ dedim.” diyor. Buraya bir es vereyim. Alaşehir’de trafik kazası olunca 5 tarım işçisi hayatını kaybetti. Gittim, Alaşehir Kaymakamına “Bu görüşme oldu mu?” dedim, “Abi, aynen öyle oldu.” dedi. Buradaki tüm kaymakamlar hayatta, görevde, tek tek arayıp sorabilirsiniz “O gece sizi arayıp bunları dedi mi?” diye. Demirci Kaymakamıyla görüşmesini, Salihli Belediye Başkanının -ki MHP’lidir- MHP’li belediye başkanının “Biz de darbeye direniyoruz, siz de direnin Kaymakamım.” dediğini, Gölbaşı’ndaki Kaymakamı eskiden tanıdığını, sabaha karşı Gölbaşı rahatlayınca aradığını, Kaymakam Şahin Aslan’a “Ağabey geçmiş olsun.’ dediğini, onun da “Çok şükür Gölbaşı tamam, bizim hâkimiyetimizde ancak çok şehit verdik.” dediğini, üzülerek bunu takip ettiğini söylüyor Ahmetli Kaymakamı Necmi Akman.

YARGILAMA HAKTIR, YARGISIZ İNFAZ SUÇTUR

Sonra diyor ki: “Ben halkı WhatsApp grubundan sokağa çağırdım; Ahmetli’de, Salihli’de hep birlikte direndik ama 17’sinde birileri bana paralelci demişler diye görevden aldılar.” Bunun tamamını okuduğunuzda çok hazin şeyler var. Mesela, kızına diyor ki: “Ben doktor ol istiyordum, sen diş hekimi; yüksek puan aldın, ne istiyorsan onu yap. Kızım, artık baban öldü diye benim istediğimi yapma, sen neyde mutlu olacaksan o mesleği seç.” diyor. Anlatıyor, anlatıyor, anlatıyor, en sonunda eşine diyor ki beyler “Ben, 2002’den önceki eski Türkiye’den çok rahatsızdım, sağ olsun Recep Tayyip Erdoğan geldi, ben onun için çalıştım. Bana bu kara lekeyi çalanlar…” diyor, diyor, diyor, en sonunda şunu söylüyor beyler: “Hemen hemen hiç varlığımız yok, biliyorum, size pek bir şey bırakamadığım için üzgünüm. Sakın Başkomutanımıza, Hükûmetimize kırgınlık göstermeyin, olağanüstü zamanlarda böyle şeyler olur, her şey birbirine karışır. Siz, Allah’a emanet olun.” diyor, kendisini vuruyor. Bu Kaymakam Samsun’a gitti, Diyanetin fetvası gereği cenaze namazını kılmadılar. Ailesini tabutunu elden ele gezdirdi, gömülecek yere kabul etmediler -gömütlüğe, mezarlığa- köydeki evlerinin bahçesine gömdüler bu adamı. Şunun için anlatıyorum bunu: Bunu hepimiz okuyacağız, hepimiz ibret alacağız. Yargılanma bir haktır, yargısız infaz bir insanlık suçudur. Hepimiz çok kinliyiz, çok sinirliyiz. İnanın, ben bu FETÖ örgütünün yerle bir olmasını hepinizden on kat fazla istiyorum, hem de on yıllardır istiyorum ama bunu yaparken bir tane böyle hata yaparsak ne olacak?

Bir kefalet koyacaksak ortaya, İlhan Cihaner FET֒cü savcı tarafından alınırken İlhan Cihaner’in arkasında duran Erzincan Merkez Komutanı, Saldıray Berk’in arkasında durduğu için Ergenekon 2’den -sonra birleşti- yargılanan Merkez Komutanı Murat Yılmaz -biraz önce Sayın Bakana da anlattım- bugün FET֒cü olmaktan bir gecede ordudan atıldı, oysa ki altı yıldır Ergenekon yüzünden terfi alamayıp general olamıyordu. Öyle hatalar, öyle yanlışlar yapılıyor ki bu süreçte herkes elini vicdanına koysun. Hepimiz çok hırslıyız, hepimiz çok kızıyoruz ama “hukuk” dediğiniz böyle zamanlarda hepimiz adına bu ülkeyi, bu devleti, bu milleti hatadan uzak tutmak için var. Yargılanma bir haktır, yargısız infaz insanlık suçudur. Siz yargısız infaz yöntemiyle milyonları cezalandırsanız bir tek bu kaymakamı geriye getiremediniz mi yaptığınız işin bir kıymeti olmaz.”

 

İŞTE O MEKTUBUN TBMM'DE OKUNDUĞU ANLAR

 
3 Ağustos 2016 Çarşamba 16:38 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Antalyaspor
13
4
4
5
16
9
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:35
  • Güneş07:23
  • Öğlen12:23
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1791 - The Observer'ın (dünyanın ilk pazar günü gazetesi) ilk sayısı yayımlandı.
1859 - Mekteb-i Mülkiye kuruldu.
1881 - Los Angeles Times'ın ilk sayısı yayımlandı.
1897 - Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında barış anlaşması imzalandı.
1918 - ABD başkanı Woodrow Wilson, I. Dünya Savaşı barış görüşmeleri için Versay'a geldi. Başkanlığı sırasında Avrupa'ya gelen ilk ABD başkanı oldu.
1920 - Ankara'da maaşlarını alamayan öğretmenler ilk kez grev yaptı.
1927 - Cumhuriyet döneminin ilk kâğıt paraları tedavüle çıkarıldı.
1929 - Türk parasının değerini yükseltmek için alınacak önlemlerle her yerde yerli malı kullanılmasını hedefleyen bir kararname yayımlandı.
1933 - Eskişehir Şeker Fabrikası kuruldu.
1943 - İnönü-Churchill-Roosevelt arasında Kahire Konferansı yapıldı.
1945 - ABD Senatosu 65'e karşı 7 oyla BM'e katılma kararı aldı. (BM, 24 Ekim 1945'de kuruldu).
1945 - İstanbul'da komünizm karşıtı gösteride, Tan, La Turquie, Yeni Dünya matbaaları, Berrak ve ABC kitapevleri tahrip edildi.
1945 - Tan Olayı gerçekleşti. Tan gazetesi milliyetçi kesim tarafından saldırıya uğradı ve yağmalandı. Olaydan sonra gazete yayın hayatına son verdi.
1955 - Türkiye'de ilk elektrikli tren, İstanbul'da Sirkeci-Halkalı arasında çalışmaya başladı.
1961 - İngiltere'de doğum kontrol hapları serbestçe satışa çıkarıldı.
1980 - Rock grubu Led Zeppelin dağıldıklarını açıkladı.
1981 - ABD başkanı Ronald Reagan CIA'nın ülkedeki casusluk faaliyetlerine izin vererek örgütün yetkilerini genişletti.
1981 - Danışma Meclisi Başkanı Sadi Irmak "Askerler kışlaya dönmenin hasreti içinde" dedi.
2000 - Yatağan Termik Santrali'nde üretim durduruldu. Santral filtresiz çalıştırıldığı için Yatağan halkını zehirliyordu.
2002 - BM Güvenlik Konseyi Irak'ın "gıda karşılığı petrol" programını altı ay uzatma kararı aldı.
2009 - Hükümet kararnamesi ile Türkiye'ın İlaç fiyatları inecek. Orijinal ilaçlarda %40, jeneriklerde %20, KKİ nedeniyle %13 oranında inecek. Pazar payına göre ortalaması %50 civarı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık