ABD'den PKK'ya silah, Türkiye'ye uçak!

Ana Sayfa » Çevre - Sağlık » Bürokrasi ve HES şirketleri yargı kararı tanımıyor

Bürokrasi ve HES şirketleri yargı kararı tanımıyor

Mahkemelerin ‘durdurma ve iptal’ kararlarına karşın, çalışmaları sürdürülen HES projelerine başka bir örnek, yine yargı kararları uygulanmadan devam ettirilen HES ve taşocağı çalışmaları nedeniyle ‘Doğal SİT Alanı’ olma özelliğini kaybeden Rize’nin Çayeli ilçesine bağlı Senoz Vadisi’nden geldi.

 
4 Ocak 2016 Pazartesi 12:00 
Yorum YapYazdır
 
 
Bürokrasi ve HES şirketleri yargı kararı tanımıyor

Vadide bulunan 14 ayrı HES projesine karşı açılan 13 ayrı davanın hepsinde ‘yürütmeyi durdurma’ ve ‘İptal’ kararları alan köylülere karşı idare, bu yargı kararlarını uygulamayarak, vadideki projelerin çalışmalarını çeşitli özel izinlerle veya hukuku görmezden gelerek sürdürdü. Yapılan çalışmalarla vadideki doğal alanlara geri dönüşümsüz zararlar verilirken, çeşitli gerilimlere neden olundu.

 

 

            İdarenin söz konusu yargı ve hukuk tanımaz tavrı bu kez, HES inşaatlarında çalışan bir personelin yaşamına mal oldu. Senoz’da inşaat çalışmaları devam eden ve bir süre önce Danıştay tarafından, ‘ÇED Raporu’ iptal edilen Uzundere HES inşaatında çalışan harita mühendisi, çalışma alanındaki yaklaşık 15 metreden düşerek ağır yaralandı.

Aynı zamanda eski Başbakanlardan Rize eski Milletvekili A.Mesut Yılmaz ile Başbakan eski Yardımcısı ve eski Devlet Bakanlarından Hayati Yazıcı’nın da köyü olan, Çayeli’ne bağlı Senoz Vadisi Çataldere Köyü’ndeki HES inşaatında, 15 metre yükseklikten regülatör sahasına düşerek ağır yaralanan harita mühendisi 37 yaşındaki Hakan Yanıkoğlu, 10 gündür süren yaşam savaşını önceki hafta kaybetti ve memleketi Giresun’da toprağa verildi.

Genç mühendisin toprağa verilmesinin adından, bir kez daha çevre davalarında mahkemelerin verdiği kararların idare tarafından uygulanmadığı ortaya çıktı.

Senoz Vadisinin en üst kesiminde devam eden HES için Rize İdare Mahkemesinde açılan davada, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın verdiği ‘ÇED Olumlu Raporu’nun ‘yürütmesi’ durdurularak, ‘iptal’ edilmişti.

Geçtiğimiz Kasım ayı içerisinde Danıştay’ın, Mahkemenin bu ‘iptal’ kararını onaylamasına karşın Çataldere Köyü kırsal alanında yapımı süren HES inşaatında 16 Aralık tarihinde meydana gelen kazada, harita mühendisi Hakan Yanıkoğlu, kar altındaki bölgede dengesini kaybederek 15 metre yükseklikten regülatör sahasına düştü. Rize RTEÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alınan Yanıkoğlu, 10 gün sonra da yaşamını yitirdi.

 

 

HES İnşaatında Kaçak Çalışma mı?

HES inşaatında geçirdiği kaza sonrasında genç bir mühendisin daha yaşamını kaydetmesinin ardından, genç mühendisin ölümüne neden olan santralde inşaat çalışmalarının, Danıştay tarafından ÇED raporunun iptal edilerek durdurulmasına rağmen kaçak olarak sürdürüldüğü iddia edildi.

Çevrecilerin olay yaşanmadan 20 gün önce HES inşaatının durdurulması için Çayeli Kaymakamlığı’na başvurduğu belirtilirken; Çayeli Kaymakamı’nın sorumluluğundaki çalışmalara duyarsız kaldığı ileri sürüldü.

Edinilen bilgilere ve bazı gazetelerde yer alan haberlere göre, Çayeli Kaymakamlığı yetkilileri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Danıştay kararına itiraz ettiğini, dolayısıyla kendilerine ulaşan bir durdurma kararı bulunmadığını belirterek, kaçak çalışmanın söz konusu olmadığını açıkladı.

            İdare ve Kaymakamlık Yorum Yapmaz

            Bu arada, aylardır kamuoyunda tartışılan ve çeşitli açıklamalarla kamuoyun duyurulan Uzundere HES projesine ilişkin ÇED Raporu’nun iptal edildiği haber ve bilgilerinin dışında, HES projesine karşı mücadele eden köylüler ile çevreciler ve yaşam savunucularının 25 Kasım’da ise bu kararı Çayeli Kaymakamlığına ulaştırdığı bilgisine ulaşıldı.

             Çayeli Kaymakamlığına yazılan ve resmi işleme konulan dilekçe sonrasında, Kaymakamlık yetkililerinin sorumluluğu çerçevesinde HES projesindeki çalışmaları durdurmadığı, çalışmalara göz yumduğu ileri sürdürüldü.

            Kaymakamlık yetkililerinin açıklamalarına göre, Danıştay kararına ‘itiraz yolunun’ açık olması ve bakanlık yetkililerinin kesin bir tebligatı olmadığı iddia edilirken hukukçular, idarenin ve dolayısıyla kaymakamlığın kendi sorumluluğundaki bir alanda yapılan çalışmalar için verilen yargı kararını uygulamakla yükümlü olduğu ifade edildi.

            Kaymakamlık yetkililerinin yargı kararları ve hükümlerini sorgulayıp, yorumlamak gibi herhangi bir görevleri olmadığına vurgu yapan hukukçular, bu durumda Kaymakamlık yetkililerinin görevini yapmamak ve görevi suiistimal gibi suçlara muhatap olabileceğini ifade ediyor.

Ayrıca, kaymakamlık yetkililerinin, yargı tarafından durdurulan bir projede sürdürülen çalışmalara göz yumması nedeniyle meydana gelen kaza ve olumsuzluklardan da sorumlu tutulabileceğine dikkat çekiyorlar.

Hukuki Süreç

Uzundere-2 HES’e karşı 9 yıldır süren hukuk mücadelesi hakkında bilgi veren TEMA Çayeli Temsilcisi Ahmet Ali Kork, proje için ilk olarak, 13 Temmuz 2006’da zamanın Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı ile çalışma başladığına dikkat çekti.

Bu karara açılan dava sonucu Rize İdare Mahkemesi’nin, 26.02.2009’da yürütmeyi durdurma kararı verdiğini anlatan Kork, “Rize Valiliği, sel ve heyelan gerekçesiyle 02.06.2009’da, koşullu çalışma izini verdi ve çalışmalar devam etti. Mahkemenin, 19.11.2009 tarihli kararında ise yürütmeyi durdurma kararı, Valilik izninin iptaline dönüştürüldü. Firma buna karşın yeni bir tanıtım dosyasıyla, aynı proje için 30.07.2009’da 2.kez ‘ÇED Gerekli Değil’ kararı alıyor. Bu karara da dava açılıyor. Rize İdare Mahkemesi, 23.02.2010’da bu kararın da yürütmesini durduruyor ve 23.06.2011 tarihli kararı ile de iptal ediyor. Firma bu kez, ‘ÇED Gerekli Kararı’ sonrası bakanlığa ÇED Dosyası sunuyor ve zamanın Çevre ve Orman Bakanlığı 24.02.2011’de ‘ÇED Olumlu Kararı’ veriyor, inşaat çalışmaları tekrar başlıyor. Aynı proje için 3. kez dava açılıyor ve Rize İdare Mahkemesi 14.04.2011’de, Bakanlığın ‘ÇED Olumlu Raporu’ için de ‘yürütmeyi durdurma’ kararı veriyor ve sonra da iptal ediyor. Danıştay, Rize İdare Mahkemesi’nin verdiği 2. iptal kararını, ‘dava zamanında açılmadığı’ gerekçesiyle 26.12.2013’te bozuyor. Mahkeme, 05.12.2014 tarihli iptal kararında ısrar ediyor. Nihayetinde, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 22.04.2015 tarihli duruşmasında Rize İdare Mahkemesinin ‘iptalde ısrar’ kararını onaylıyor. Danıştay kararının tebligat tarihi 12.11.2015, yani karar tebligatı 7 ay sonra ulaşıyor. Avukatımız Münir Yazıcı, mahkeme kararları ekli dilekçesini, 25.11.2015 tarihinde gereği için Çayeli Kaymakamlığı’na ulaştırıyor” dedi.

Yürütülen çalışmaların hukuksuz olduğuna dikkat çeken Kork, “Halen devam eden çalışmalara dayanak öne sürülemez. Çünkü projeye ilişkin ‘ÇED Olumlu Kararı’nı içeren idari işlem iptal edilmiştir. Yargı kararlarına karşın çalışmaları devam ettiren idare meydana gelen bütün olumsuzluklardan sorumludur. Bu süreçte 12-13 Kasım’daki aşırı sağanak sonrası oluşan taşkınlarda projeye ait regülatör kapaklarının açılamaması nedeniyle Çataldere köy merkezi büyük tahribat gördü. Son olarak da 16 Aralık’ta meydana gelen elim kaza sonucu genç bir mühendisin ölümüne sebebiyet verildi. Bu arada projenin ilk sahibi Atabey Enerji iflas ediyor, projeyi Koçoğlu Grubu devralıyor, Koçoğlu Grubu iflas ediyor kayyuma devrediliyor, kayyumda bir başka firmaya devrediyor. Durum bundan ibarettir, gerisi hikâyedir” şeklinde açıklamalarını sürdürdü.

İdare Uyarılarımızı Dinlemedi

HES çalışmalarını değerlendiren davanın avukatı Münir Yazıcı ise, ülkemizde hukukun maalesef güçlüden yana işlevsel olduğuna vurgu yaparak, “Mahkeme kararlarına rağmen aynı proje için 3 kez idari işlem tesis ediliyor ve mahkemece iptal ediliyor. İdare, hukuksuz bir şekilde çalışmaya müsaade ediyor. Yargı kararlarının gereğinin yapılması için idareye yaptığımız başvurular geciktiriliyor. Son Danıştay kararı gereğinin yerine getirilmesi, yani çalışmanın durdurulması için idare yaptığımız başvuru tarihi 25.11.2015 ama şirket çalışmaya devam ediyor ve bölgede sellere, can ve mal kayıplarına sebebiyet veriliyor. İdare uyarılarımızı dinlemedi, mahkeme kararlarını dinlemedi ve nihayetinde bu projede 16.12.2015 günü iş kazası meydana geldi ve genç bir mühendis arkadaşın ölümüne sebebiyet verildi” diye konuştu.

 
4 Ocak 2016 Pazartesi 12:00 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1792 - Fransa'da cumhuriyet ilan edildi.
1903 - İtalo Marconi, kornet (cornet) dondurma külahının patentini aldı.
1908 - Bulgaristan, Osmanlı'dan bağımsızlığını ilan etti.
1919 - Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası kuruldu.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" dedi.
1939 - Dikili ve çevresinde deprem: 100'den fazla kişi öldü. Dikili ve Karaburun tamamen yıkıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, İstanbul'da çıkan Le Journal d'Orient gazetesini yedi gün süreyle kapattı. Gazetenin resmi dış politikaya aykırı yayın yaptığı ileri sürüldü.
1943 - Ankara Fen Fakültesi kuruldu.
1950 - Yeni Baştan gazetesinin kurucusu ve yazarı Aziz Nesin hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Nesin "Sosyal düzeni yıkmaya yönelik yayın" yapmakla suçlanıyor.
1958 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, "Demokrasiye paydos demeye Demokrat Parti genel başkanının gücü yetmeyecektir" dedi.
1964 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Yassıada hükümlüsü Refik Koraltan, Rüştü Erdelhun, Selim Yatağan ve Nedim Ökmen'i hastalık nedeniyle affetti.
1970 - Polonya'da Dayanışma Sendikası kuruldu.
1980 - Kuruluşundan 10 yıl sonra Lech Walesa liderliğindeki Dayanışma Hareketi Polonya'da yasallık kazandı.
1984 - Gökova Körfezi'nde termik santral kurulmasına karşı çıkan köy kadınları eylem yaptılar.
1986 - 12 Eylül darbesi sonrası Alparslan Türkeş ilk kez Milliyetçi Çalışma Partisi'nin (MÇP) İstanbul mitinginde konuştu.
1993 - New York Metropolitan Müzesi, "Karun Hazinesi"ni Türkiye'ye geri göndermeye karar verdi.
2000 - Bakanlar Kurulu, Kopenhag Kriterleri ile paralel olan İnsan Hakları Raporunu kabul etti.
2002 - İsrail birliklerinin, militanları yakalama gerekçesiyle Gazze`de düzenlediği operasyon sırasında çıkan çatışmada 9 Filistinli öldü.
2002 - Almanya`da Başbakan Gerhard Schröder`in liderliğindeki Sosyal Demokratlar, genel seçimlerden birinci parti olarak çıktı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:19
  • Güneş06:01
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:50
  • Akşam18:28
  • Yatsı19:56
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık