Başbakan Yardımcısı: I. Dünya Savaşı’ndan sonra en zorlu dönem

Ana Sayfa » Güncel » BU NOTLAR TÜRKİYE YAKIN TARİHİ İÇİN ÇOK DEĞERLİ

BU NOTLAR TÜRKİYE YAKIN TARİHİ İÇİN ÇOK DEĞERLİ

Cumhuriyet Halk Partisi Cezaevi İnceleme ve İzleme Komisyonu üyeleri Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Manisa Milletvekili Özgür Özel, Muğla Milletvekili Nurettin Demir ve TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Üyesi Rıza Türmen, 9 Aralık 2013 tarihinde Silivri, Hasdal ve Hadımköy Cezaevlerini ziyaret etti. Bu ziyarette tutulan notlar, Türkiye'nin yakın tarihi ve hukuk adına çok tartışılacak tespit ve iddiaları içeriyor.

 
12 Aralık 2013 Perşembe 03:41 
Yorum YapYazdır
 
 
BU NOTLAR TÜRKİYE YAKIN TARİHİ İÇİN ÇOK DEĞERLİ

Ziyarette, tutuklu askerler İlker Başbuğ, Hurşit Tolon, Bilgin Balanlı, Can Erenoğlu, Mustafa Karasabun, Deniz Kutluk, Hasan Iğsız, Dursun Çiçek, Tuncer Kılınç, Feyyaz Öğütçü, Şenol Büyükçakır, Ali Sadi Ünsal, Cengiz Köylü, Hüseyin Hançer, Onur Uluocak,Gürbüz Kaya, Bülent Kocabaş, Ayhan Gümüş, Ahmet Erdem, Hüseyin Dilaner, Namık Sevinç, Mehmet Örgen, Faruk Doğan, Ender Güngör, Kubilay Baloğlu, Deniz Cora, Tayfun Duman, Ümit Metin ile görüştüler. Komisyon üyeleri Silivri cezaevinde ayrıca Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu ve Tuncay Özkan ile de görüştüler.

Komisyon üyelerinin yapmış oldukları görüşmelerde görüşülen tutuklu askerler özellikle Ergenekon ve Balyoz davaları ile ilgili yorumlarını ve görüşlerini aktardılar. Görüşülen askerlerin (Ayrıca Prof. Fatih Hilmioğlu ve Tuncay Özkan da dahil olmak üzere) vermiş oldukları beyanları, CHP milletvekillerişöyle not etti:

 

İLKER BAŞBUĞ:

Karargâhımdaki askerler terör örgütü üyesi ve yöneticisi!

Karargâhımdaki 11 üst rütbeli asker hapiste, hepimiz ceza aldık. Bir kısmımız terör örgütü yöneticisi diğerleri terör örgütü üyesi oldu. Yöneticiler müebbet dâhil olmak üzere 10 yıla yakın ceza aldılar.

CMK 15 günde yaz diyor, 4 aydır gerekçeli karar çıkaramadılar!

Elimizde bir iddianame var. Bir de esas hakkında mütalaa. 5 Ağustos 2013’te verilen bir de karar. Suçlamaların nedenleri burada yok. Bu hukuka aykırı. Kararda bazı gerekçelerin olması lazım. 15 gün içinde CMK emrediyor gerekçeli karar çıkmalı diyor. 4 ay geçti. Gerekçeli karar ortada yok. Demek ki karar verirken gerekçe yok. Önce karar verildi. Karara göre gerekçe yazmaya çalışıyorlar.

Dava Yargıtay’a gitse, belki bazı insanların lehine karar çıkar. Ama gerekçeli karar çıkmadığı için, olmuyor. Gerekçeli karar 1 yıl yazılmazsa, insanların tutuklu kaldığı 1 yıl değerlendirilemeyecek.

314. Maddeden ceza verdiler 312’den vermediler!

314/1 (Terör örgüt kurma-yönetme) ve 312/1 (Hükümete karşı suç) maddelerinden yargılandık. 5 Ağustos’ta kara verildi.Terör örgütü kurmak ve yönetmekten müebbet aldım ama hükümete karşı suçtan ceza verilmedi. Bu kamu davası da düşmüş değil.

Karşımızda hukuku, kaidesi, kuralı olmayan bir güç var !!!

Hükümete karşı suçunasıl işledik: Olmayan internet sitesinden yayın yaparak!

İnternet üzerinden dezenformasyon ve kara propaganda yapmakla suçlanıyoruz. ETÖ soruşturmasını etkilemeye çalışmışız. ETÖ soruşturmasını itibarsızlaştırmışız. Bunu yapabilmek için internet sitesine sahip olmak lazım. Nasıl yapmışız açıklayayım:

30.08.2008’de açık olan 42 site var. Ne zaman kadar açık. Şubat 2009: Bu sitelerle ilgili haber çıktığında inceleme başlattık bizim dönemimizde ve 2009’da kapattırdım. Bu siteler sadece 4 ay çalışmış. Peki, bu dönemde güncelleme olmuş mu. Hayır. Yani Haziran 2008’den bu yana sayfalarda hiç bir şey yok. Bunların dışında benim dönemde kullanılan bir site yok.

Hakim: Siteleri Mecburiyetten Kapattınız!

Hakim siteleri kapattınız çünkü mecbur kaldınız diyor. Kapatmasaydınız suç işleyebilecektiniz diyor. Aynı “Azınlık Raporu” filmindeki gibi. Suçu işlemeden önce, suçlu olma ihtimaline bakıp niyet okumaya çalışıyor bunlar. İnternet Andıcı davasında savcılar suç yok diyor ama bizim dava da amacınız başka olabilir diyor.

Bizim Savcı Tıpkı Lombroso!

İtalyan Ceza Hukukunun kurucusu (Cesare) Lombroso, “insanlar doğuştan suçludur” diyor. Bizim savcının bakışı bu.

İrticayla Mücadele Eylem Planı bizim kabul ettiğimiz bir belge değil!

İnternet Andıcı ile İrticayla Mücadele Eylem Planı karıştırılıyor. İrticayla Mücadele Eylem Planındadiye bir şey yoktur. Böyle bir plan yoktur. 2004 MGK kararı. İrticayla Mücadele Eylem Planının dayanağı değildir. Ancak İnternet andıcına dayanak olabilir.

AKP’nin kapatılması davasında, internet andıcındaki o 42 internet sitesinde yayınlanan haberler var. AKP için bu mesele o nedenle önemli.

 

HURŞİT TOLON:

Oltamı alıp balık tutmaya gitmedim, fırçamı alıp resim yapmadım, STK’lara gidip konferanslara katıldım !

2004-2005 tarihlerinde 1. Ordu Komutanı olduğunu ve 2005’te emekli olduğunu belirten Tolon, emekli olduktan sonra sivil toplum örgütlerinde ve özellikle kadın örgütlerinde konferanslara katıldığını belirtiyor. Yaptığı tek şeyin bu olduğunu belirten Tolon, İlker Başbuğ’un sınıf arkadaşı olduğunu ve 50 yıllık hukuklarının olduğunu ifade etti.

Düzmece CD evimde değil, oğlumun evinde bulunmuş!

İçinde yüzlerce belge olan 2 adet düzmece Cd’nin benim evimde değil oğlumun evinde bulunduğu iddia edildi. CD’lerde Ergenekon yapılanması ile ilgili evraklar var deniyor. 2001 tarihinde yazılmış bu belgeler. Ancak bu Cd’ler arama ve el koyma tutanağında yok. Fezlekede de yok.

Katıldığım toplantılarda, telefon görüşmelerimde ve CD’lerde suç unsuru yok!

Katıldığım toplantılarda, telefon görüşmelerimde ve CD’lerde suç unsuru bulunmadı. 2009’da tahliye edildim. Ancak mahkeme sonra müebbet verdi. Gizli belge bulundurmaktan ceza vermedi, fişlemeden ceza verdi.

Mahkeme CD’yi getirin diyor, göndermiyorlar !

CD’lerim imajını istiyoruz bize vermiyorlar, Malatya Mahkemesi talep ediyor ona da göndermiyorlar. Çünkü bu CD’ler düzmece. İşte biz bu düzmecelerle müebbet hapis cezasına çarptırıldık.

 

BİLGİN BALANLI:

Hiçbir hukuksal desteğin kendilerine sunulmadığını söyleyen Balanlı, komuta görevlerini yerine getirdiklerini belirtiyor. Balanlı, “Bir komutanın görevi astlarının haklarını korumaktır ancak bizim haklarımızı bunlar korumadı” diyor.

Polis tespit tutanağı Yargıtay kararı oldu!

Polis tespit tutanağı iddianame oldu. İddianame savcının esas hakkındaki mütalaasına, mütalaa gerekçeli karara, gerekçeli karar da Yargıtay kararına dönüştü.

O davaların hazırlandığı mutfakta muhtemelen askerler de var!

Hâkimler savcılar sadece görüntü de var. Arkada bir mutfak var her şey o mutfakta hazırlanıyor. O mutfakta siyasetçi, polis vs. var. Muhtemelen asker de var.

Orduevlerine girişleri yasaklayacağına davaya gerekli hassasiyeti gösterselerdi!

Genelkurmayın orduevi yasağı ilkel ve çocukça bir durum. Kendi özel mekanın değil ki kendi görüşüne aykırı insanları almıyor. Keşke aynı hassasiyeti dava sürecine de gösterseydi.

Zaman bizi haklı çıkaracak!

Tamamen dijital tamamen kurgulanmış veriler ilemahkûm olduk. Zaman bizi haklı çıkaracak. Hepsi düzmece veriler.

Yargıtay’ın kararı çok büyük hayal kırıklığı yarattı: Bunlar hakim değil, bunlar militan.

Bu kadar hukuk ihlali sonrasında bir de Yargıtay’da kararın oy birliği ile kabul edilmesi bizleri çok sarstı. Bunlar hâkim değil, bunlar militan. Önlerine ne konduysa imzaladılar.

Rütbelere göre ceza verildi!

Delillerin hepsi düzmece. Beraat edenler ile ceza alanlar arasında hiçbir fark yok.Rütbelere göre ceza verildi!

Genelkurmay Başkanı kendi öğrencilerini korudu, kurtardı!

Onlarında suçsuz olduğunu biliyoruz ama Genelkurmay Başkanı sadece kendi öğrencilerini kurtardı.

Aytaç Yalman büyük bir paranoya içinde: Hakkındaki 2004 tarihli soruşturmadan korkuyor !

Suçluluk duygusundan kurtulmak için kendini savunmak için arkadaşlarını suçlayan Yalman, Aksini yaparsa (yani sanıklar lehine konuşursa) başına bir şey gelebilir diye korkuyor. Onunla ilgili bir soruşturma var. 2004 tarihli. O soruşturmadan korkuyor Yalman.Aytaç Yalman hükümete muhtıra verelim diyor Özkök’ün kabul etmediğin söylüyor. Bu Ergenekon davasındaki ifadesinde var. Orada bunu kabul etmediğini söylüyor.

Ailelerimiz mağdur!

Buraya gelmek gitmek çok zor. Bu durumda en mağdur ailelerimiz. Silivri’ye gelmek girmek 1 gün sürüyor.

 

DENİZ KUTLUK:

Savcıların yanlışlarından kitap olur. Anayasa mahkemesine tutukluluğumuz ile ilgili 23 Ekim’de başvuruda bulunduk. Bugün de (09.12.2013), idari yargıya “savcıların iddialarının hukuka uygunluğunu denetleyin” diye idare mahkemesine başvurduk.

Hükümet-Cemaat işbirliğiyle mahkûm edildik

Hükümet –cemaat işbirliği sebebiyle ceza aldık. Ortada bir suç ortaklığı var. Onlar açık vermez. Bir-iki kişiyi feda ederler suçu onlara yüklerler, iş biter.

 

CAN ERENOĞLU:

Birleşmiş Milletler İnsan hakları Yüksek Komiserliği'nin “Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubunun” 05.07.2013 tarihli raporu gündeme gelmedi. BM raporunu dikkate almayan hükümet insan hakları ihlali yapıyor. Türk yargısı bu raporu görmüyor. Raporda, ağır insan hakları ihlali var deniyor ama yargı BM’yi dikkate almıyor.

Cemaat-Hükümet işbirliğiyle bölgeye şekil verilmeye çalışılıyor!

Bu olaylar öncesinde Deniz Kuvvetleri çok güçlüydü. Amaç TSK’ya, en çok da Deniz Kuvvetlerine zarar vermek. Deniz kuvvetlerini çökertmekti.

Tutuklu 237 askerin 134’ü denizci.  Tutuklu askerlerin % 56 ‘sı denizci.

34 amiral ve 90’ı muvazzaf ve amiralliğe aday subay tutuklandı. Kara Kuvvetleri Komutanlığından sadece 10 emekli asker 28 general var Bunlardan sadece biri muvazzaf asker.

Darbe diyorlar, Ankara’da deniz Yok!

Ankara’da deniz yok, deniz yolu yok, gemi yok, denizlerdeki silahların Ankara’ya yetişmesi mümkün değil. Bu durumda nasıl darbe yapabiliriz ki. Gölbaşı’nda da Donanma’da yok. Donanma’nın hiçbir silahı Ankara’ya ulaşamaz.

Aytaç Yalman’ın açıklaması seviyesiz ve seciyesiz!

Hala bildikleri bir şey varsa konuşsalardı. Gri lafları boşverin. Diyorki “Kasaptaki ete soğan doğramam”. Yalman açık konuşsun. Bir şey biliyorsa konuşsun. Kitaba yazacağım diyor. Herhalde kitap satışını artırmak için böyle konuşuyor Aytaç Yalman.

Oğlum babasının tutuklandığı yerde görev yapmama kararı aldı

Oğlum Deniz Binbaşı iken istifa etti. Çünkü benim tutuklandığım bir yerde görev yapmak istemedi.

Bu hükümetin 5 bakanıyla da çalıştım!

Ben Vecdi Gönül , Abdulkadir Aksu, Beşir Atalay hepsi ile çalıştım. Onların döneminde devlete hizmet ederken darbe girişiminde bulunmam anlaşılacak gibi değil.

Annemi ağlarken hiç görmemiştim!

Ben köylü çocuğuyum. 7 kardeşiz. Annemi ağlarken hiç görmemiştim. İlk kez tutuklandığımda ağladı annem o zaman gördüm.

TSK’yı bitirmek Vatan Hainliği değilmiş!

Balyoz Davası’nda Yunanistan hakkındaki Egemen Hareket Planı açıklandı. Çok gizli bir belgeydi. Bu ve benzeri belgeleri açıklamak vatan hainliği olmadı, TSK’yı bitirmek vatan hainliği olarak görülmedi.

 

HASAN IĞSIZ:

“İrticayla Mücadele eylem Planı hakkında İlker Başbuğ ile konuştum. Soruşturma açtırdık. Sonra Işık Koşaner’e İlker Başbuğ ile konuştuğumu söyledim. Şimdi iddianamede Işık Koşaner varken neden İlker Başbuğ ile konuştun diyerek bana ceza verdiler” diyen Iğsız, Koşaner’in bu konuyu mahkemeye gelip anlattığını ancak heyetin dikkate almadığını belirtiyor.

Başbakan’a mı, Başbakan Yardımcısına mı sorarsın?

Adalet Bakanı’na soruluyor. Önemli bir konu var; Başbakan Yardımcısına mı konuyu aktarırsınız Başbakan’a mı. Oda cevap veriyor: Başbakan’a diye.  Bende o yüzden İlker Başbuğ’a aktarmıştım.

Baransu’nun söyledikleri mahkemede söylenmişti: Duymak istemeyenler duymadı!

Baransu’nun söyledikleri mahkeme sürecinde de söylendi. Duymak istemeyenler duymadı. Bu, davanın hukuksuz olduğunubir kez daha ortaya çıktı.

 

DURSUN ÇİÇEK:

Beni suçlamalarındaki asıl amaç Genelkurmaydı !

Sahte dijital veriler ile bizi mahkum ettiler. Sahte verileri üreten çete mutlaka açığa çıkarılmalı. Beni suçlamalarındaki asıl amaç Genelkurmaydı. Asıl sorun siyasidir.

Suçlamaları Genelkurmay’a yöneltebilmek için beni suçladılar. Yani, İlker Paşa’ya ulaşmak için bana yapılan suçlamalar bir basamaktı.

2004’teki MGK kararının önemli olduğunu söyleyen Çiçek, o karar bu davaları bitirir. İrtica ile Mücadele Eylem Planının ise sahte olduğu, böyle bir planın olmadığı önünde sonunda ortaya çıkacaktır.

 

TUNCER KILINÇ:

2001-2003 MGK Genel Sekreteri olan Kılınç, MGK’nın her zaman ülkenin kendi güvenliğini sağlama gündemiyle toplandığı belirtiyor. “28 Şubat Kararı ile gerçekleşen gerçekleşmeyen durumlara göre MGK’ya raporlar veriliyordu” diyen Kılınç, “Verilen görev gereği: MGK kararlı açıklamaz. Alınana kararlar Başbakanlığa bildirilmişse bu kararların takibi yapılır.” dedi.

2yıl boyunca Türkiye’deki tüm istihbarat bilgilerini koordine ettim; Ergenekon diye bir örgüt duymadım

2 yıl süreyle MİT, İçişleri, Jandarma, Polis, Dışişleri Bakanlığı, Genelkurmayın ürettiği istihbaratları koordine ettim. Başbakan ve Cumhurbaşkanı ile gündem oluşturuldu. Bu istihbaratlarda hiç Ergenekon diye bir örgüt duymadım.

Neden tutuksuz yargılandığımı bilmiyorum!

Ergenekon ismini ilk kez Saygı Öztürk’ün bir kitabından öğrendim. Neden tutuksuz yargılandığımı bilmiyorum. Olmayan bir örgütten dolayı, hiçbir kanıt olmadan 13 yıl 2 ay ceza aldım.

Savcı silahın var mı diye sormadı!

Terör örgütü üyesi olmaktan gözaltına aldılar. Eve gelen savcı silahın var mı diye sormadı. Benim 3 tane silahım var.

 

EM. KORAMİRAL FEYYAZ ÖĞÜTÇÜ:

Egemen Planına içerdeki hiçbir denizci katılmadı!

1. Ordunun Yunanistan ile savaş planın konuşulduğu seminere hapisteki denizcilerden kimse katılmadı. Mahkeme uyarılmış olmasına rağmen nu plan ile ilgili her türlü detay ortaya saçıldı. Asıl bu vatan hainliği! Esas casusluk bu planı ortaya dökmekti.

Aynı anda 40 amiral tasfiye edildi!

25 amiral bir celsede cezalandırıldı. 101Deniz subayı hepsi mastırlı hepsi gemi komutanı hepsi amiral adayı. Hepsi tasfiye edildi.

Hükümet Cemaat yaptı diyor, Cemaat Hükümet Yaptı diyor: Mutlaka incelenmeli

Sahte deliller ile bir sürü insan içerde yatıyor! Sahta delilleri üretenler mutlaka ortaya çıkarılmalı. Kim yaptıysa bulunmalı. Hatta bu davadan ayrı incelensin. TÜBİTAK ve Polis dışında bir ekip bu CD’leri incelesin. Hatta bu konuya biri, hobi olarak değerlendirip incelesin. Kim yapmış ortaya çıksın.

 

 

HASDAL CEZAEVİ

Denizciler: Hiçbir imzamız olmadan 5 bin küsur yıl ceza yedik

Çizelge de adın var dediler, hiçbir belgede hiçbirimizin imzası yok.

Başbakan “Şiir okudum 4 ay yattım diyor!”

Başbakan “Şiir okudum 4 ay yattım diyor. En azından eylemi var. Bizim oda yok !

Mahkeme Heyeti hiçbirimize soru sormadı.

Mahkeme heyeti burada bulunan askerlerin hiçbirine soru sormadı. Sadece kimlik bilgisi soruldu.

Balyoz: Delilleri gelecekte bulunan Dava

Balyoz, delilleri gelecekte bulunan bulanan bir dava. Mars’ta bir flaş bellek bulunsa orada isminiz geçse ceza yersiniz.

Komutanlar masum olduğumuzu biliyorlar ama korkuyorlar !

Komutanlar ses çıkartmıyor. Korkuyorlar. Onlarda biliyor masum olduğumuzu. Üç kuvvet komutanlığı masumiyetimiz konusunda rapor yazdı. Ama mahkeme dikkate almadı.

Komutanların Orduevinde uzaklaştırılmalarının nedeni bizi savunmaları!

Nusret (Güner) Paşa’yı Orduevine sokmuyorlar. Neden alınmayan diğer Paşalar gibi onlar bizleri savundukları için bunu yaşıyorlar.

Akdeniz’den Ege’den Ankara’ya “çılgın proje” ile Kanal açıp darbe yapacaktık !

Denizciler Ankara’da nasıl darbe yapabilir! “Çılgın bir projeye” imza atıp Ankara’ya kadar kanal açıp öyle mi darbe yapacaktık acaba. Tutuklu olan askerlerden % 56’mız  denizci, düşündük taşındık nasıl darbe yapabilirdik merak ediyoruz.

Erhan Tuncel’in Çete dedikleri her davanın arkasında

Ramazan Akyürek, Yurt Atagün, Ali Fuat Yılmazer’in Poyrazköy, OdaTv ve Balyoz davalarında da isimleri geçiyor.

 

HADIMKÖY

366 ile başladık 237’ye düştük

237 kişinin hepsi 16-18-20 arası değişen cezalar aldı. Cezaevine ilk girdiğimizde herkes birbiri hakkında “bir şey yapmışlar mı acaba” diye düşündü. Sonra baktık ki hepimiz aynıyız.

Bir kişi çıkıp da “ben yapmadım o yaptı” demedi.

Böyle bir durum olsaydı eğer birilerinin başka birilerini suçlaması gündeme gelirdi. Kimse bir şey bilmiyor. Kimse kimseyi suçlamıyor.

Amiral Suikast girişimi diyorlar, hakkımızda takip yok !

Darba yaptığımız söyleniyor, Teröristlik ile suçlanıyoruz, Amirale suikast düzenlemek ile itham ediliyoruz ama ortada hiçbir takip yapılmamış. Hiçbirimiz takip edilmemişiz.

Tutuklu askerlere ek olarak Silivri Cezaevinde görüşülen Prof. Fatih Hilmioğlu ve Tuncay Özkan ile yapılan görüşmenin detayları da aşağıda belirtilmiştir.

 

FATİH HİLMİOĞLU:

Hilmioğlu cezaevine girebilir imzası olanlar taammüden cinayet işlemiştir!

Karaciğer kanseri başlangıcı olan Hilmioğlu’nun hastanede çekilen yeni MR’ına göre karaciğer kanseri şüphesi çıkmış durumda.Adli tıpta bu karara imza atanlar taammüden cinayet işlemiştir. Bunların hesabı mutlaka sorulmalıdır. Cerrahpaşa’daki doktorlar korkularından Hilmioğlu’nu hastaneye yatıramıyorlar.

“Tutuklu kalmaya devam edersem, kanser olacağım”

Bugüne kadar kanser başlangıcı dedik dedik, şimdi kanser şüphesi tespit edilmiş oldu. Tutuklu kalmaya devam edersem, kanser olacağım.

Cerrahpaşa 3 Heyet Raporu verdi, buna rağmen hala cezaevindeyim!

Cerrahpaşa hastanesi cezaevine girerse ölür diye 3 heyet raporu verdi. Hala cezaevinde tutuluyorum. Hastane raporları haklı çıkacak.

Adli tıp hükümet güdümünde! Hipokrat yeminine ihanet etmişlerdir!

Adli Tıp’ın hükümet güdümünde olduğu ortaya çıkmıştır. Bunların hekimlikle ilgisi yok. Hipokrat yeminine ihanet etmişlerdir.

 

TUNCAY ÖZKAN:

Benim en çok ihtiyaç duyduğum Balbay’ın dışarıda olması ikincisi zindanların boşalması!

Baransu’nun yaptığı gazeteciliktir!

Baransu MGK kararını ele geçirmiş, yayınlıyor, bu gazeteciliktir.

Yunanistan ile savaş planını açıklamak vatan hainliği değil!

Devletin gizli belgelerini açıklamak Ergenekon/Balyoz’da suç sayılıyor. Ama Yunanistan ile savaş planı iddianamelerin ekinde yayınlanıyor; bu vatan hainliği olmuyor.

Savcılar, yargıçlar vatan haini mi!

Devletin sırlarını, savcı, polis, yargıç açıklayınca vatan hainliği olmuyor, gazeteci açıklayınca vatan hainliği oluyor.

Odatv.com

 

 
12 Aralık 2013 Perşembe 03:41 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Antalyaspor
13
4
4
5
16
9
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:35
  • Güneş07:23
  • Öğlen12:23
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1791 - The Observer'ın (dünyanın ilk pazar günü gazetesi) ilk sayısı yayımlandı.
1859 - Mekteb-i Mülkiye kuruldu.
1881 - Los Angeles Times'ın ilk sayısı yayımlandı.
1897 - Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında barış anlaşması imzalandı.
1918 - ABD başkanı Woodrow Wilson, I. Dünya Savaşı barış görüşmeleri için Versay'a geldi. Başkanlığı sırasında Avrupa'ya gelen ilk ABD başkanı oldu.
1920 - Ankara'da maaşlarını alamayan öğretmenler ilk kez grev yaptı.
1927 - Cumhuriyet döneminin ilk kâğıt paraları tedavüle çıkarıldı.
1929 - Türk parasının değerini yükseltmek için alınacak önlemlerle her yerde yerli malı kullanılmasını hedefleyen bir kararname yayımlandı.
1933 - Eskişehir Şeker Fabrikası kuruldu.
1943 - İnönü-Churchill-Roosevelt arasında Kahire Konferansı yapıldı.
1945 - ABD Senatosu 65'e karşı 7 oyla BM'e katılma kararı aldı. (BM, 24 Ekim 1945'de kuruldu).
1945 - İstanbul'da komünizm karşıtı gösteride, Tan, La Turquie, Yeni Dünya matbaaları, Berrak ve ABC kitapevleri tahrip edildi.
1945 - Tan Olayı gerçekleşti. Tan gazetesi milliyetçi kesim tarafından saldırıya uğradı ve yağmalandı. Olaydan sonra gazete yayın hayatına son verdi.
1955 - Türkiye'de ilk elektrikli tren, İstanbul'da Sirkeci-Halkalı arasında çalışmaya başladı.
1961 - İngiltere'de doğum kontrol hapları serbestçe satışa çıkarıldı.
1980 - Rock grubu Led Zeppelin dağıldıklarını açıkladı.
1981 - ABD başkanı Ronald Reagan CIA'nın ülkedeki casusluk faaliyetlerine izin vererek örgütün yetkilerini genişletti.
1981 - Danışma Meclisi Başkanı Sadi Irmak "Askerler kışlaya dönmenin hasreti içinde" dedi.
2000 - Yatağan Termik Santrali'nde üretim durduruldu. Santral filtresiz çalıştırıldığı için Yatağan halkını zehirliyordu.
2002 - BM Güvenlik Konseyi Irak'ın "gıda karşılığı petrol" programını altı ay uzatma kararı aldı.
2009 - Hükümet kararnamesi ile Türkiye'ın İlaç fiyatları inecek. Orijinal ilaçlarda %40, jeneriklerde %20, KKİ nedeniyle %13 oranında inecek. Pazar payına göre ortalaması %50 civarı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık