Başbakan, yeni ekonomik kararları açıkladı

Ana Sayfa » Güncel » Bu komisyon için korkunç iddialar

Bu komisyon için korkunç iddialar

Yasadışı dinlemeleri araştıran komisyonun “fahri üyesi” Barutçu, “Üyelerin evine hırsız giriyor, tehdit geliyor” dedi. Barutçu’ya göre milletvekilleri kaygı içinde.

 
23 Mart 2013 Cumartesi 11:07 
Yorum YapYazdır
 
 
Bu komisyon için korkunç iddialar

Deniz Güçer/Milliyet

Kamuoyunda “Böcek” komisyonu olarak bilinen TBMM Yasa Dışı Dinlemeleri Araştırma Komisyonu’nun fahri üyesi, kaset mağduru İstanbul Bağımsız Milletvekili İhsan Barutçu, komisyonda görev yapan iktidar ve muhalefet partisi milletvekillerinin tehdit aldığını söyledi. Barutçu sorularımızı şöyle cevapladı.

- Bir aydır MİT, TİB, Jandarma ve birçok uzmanla konuştunuz. Komisyon ilerleyebiliyor mu?

İyi niyetli bir çalışma ortaya konuluyor. Komisyon Başkanımız ve üye arkadaşlarımızın sonuç alma adına iyi niyetli gayretleri olduğunu görüyorum. Çalışmalarımızı bir noktaya getirdik. Fakat özel hayat dediğimiz gerek telefon konuşmaları gerekse görüntülü bir şekilde fütursuzca insanları izleyen kişi ve kişilerle ilgili sorduğumuz soruların cevaplarını hiçbir kurumdan alamadık. Bu zaman zaman bir hayıflanmaya ve şaşkınlığa dönüştü. Nihai rapor çok fayda elde ettiğimiz bilgiler sonucunda oluşacak bir rapor olmayacak bence.

- Nerede eksiklik görüyorsunuz?

Henüz mağduriyet yaşamamış fakat en az mağdur kadar o rahatsızlığı dile getiren milletvekili arkadaşlarımız var. Bu çok önemli. İktidar partisinin bünyesinde bulunan komisyondaki arkadaşlarımızdan da tepkiler bu şekilde gelişmekte. Ama yarınlarda da benzeri şeylerin olmayacağına dair bir tedbirin oluşmayışı, kurumlardan bu manada edindiğimiz intibalar yarınlara dönük kaygılar oluşturuyor. Siyasetçinin tehdit altında ya da muhtemel bir şantaj kaygısıyla sağlıklı siyaset yapması mümkün değil. Dolasıyla eğer Meclis’in çatısı altındaki insanların bu manada kaygıları varsa toplumun farklı sosyal kesimlerindeki insanların sanayici, sanatçı, aydının veya bir bürokratın durumunu hiç düşünmek istemiyorum.

- Toplumun başka kesimlerine de bu tür tehditler mi yapılıyor sizce?

Dokunulmazlık sıfatlarımız, siyasi gücümüzün getirdiği yaptırımlarla biz bu işin üzerinden gelemiyor, çare üretemiyorsak, kurumlar Meclis çatısı altındaki insanları koruyabilecek güçte değilse ifade ettiğimiz farklı sosyal kesimlerdeki insanların durumları çok daha kaygı vericidir. Bilemediğimiz ama belki çok ciddi şantaj altında olan sanayicimiz, aydınımız olabilir. Özellikle de kimilerinin ‘barış süreci’ dediği bu süreçte. İllegal unsurlarla devletin pazarlığa oturduğu bu süreçte Böcek Komisyonu’ndan baktığımda ‘Acaba süreci belli şantaj ve tehditlerle desteklemek zorunda olan STK veya milletvekili var mı?’ diye düşünüyorum.

- Şantaj yapılanlarla ilgili bir duyumunuz veya bilginiz var mı?

Kamuoyuna yansımamıştır. Bunlar mümkün.



‘Fincancı katırları ürktü’

- Kimler tehdit alıyor?

İsim vermeyeyim. Biz önceleri hafife alıyorduk, sıradan bir hadise gibi algılıyorduk. Ama sonuçlar ortaya çıkınca bunların tesadüf, rastgele olmadığını gördük. Yaşandıktan sonra hadiselerin önemini fark ediyorsunuz. Belli ki üzerimizdeki bu ve benzeri oyunların oynanmasının sebebi fincancı katırlarının ürküteceğimiz kaygıları. Bu oluşmuş ki buna benzer tezgah ve komplolar oluşturuluyor. Yarınlar ne gösterir bilmiyorum ama hazırlanacak rapor bence önemli. Kurumlarımızı dinlerken yargılamak ve suçlamak noktasında değiliz. Onların da yasama noktasında Meclis’ten beklentileri de vardır. Belli konuların üzerine daha ciddiyetle ve kararlılıkla yönelebilmeleri için Meclis’in desteğini vermek lazım.

- Siz takip edildiğinizi düşünüyor musunuz?

Ben o manada oldum olası mütevekkil bir insanım. Bir paranoya mantığıyla bakmıyorum. Çok da umursamıyorum. Ama mutlaka bir karşılığı da olacaktır. Savunmasız veya aciz insanlar değiliz. Zeka, bilgi düzeyimizde, kendi nüfuzumuzla bu yapanın yanına kar kalmayacak şekilde karşılığını mutlaka veririz.

- Komisyon olarak yaşadıklarınızı ilgili kurumlara bildirdiniz mi?

Aceleci olmamak lazım. Mutlaka önümüzdeki zaman diliminde, komisyonun 3 aylık çalışma süresinde buna benzer bireysel tedbirlerden ziyade sıkıntısı, kaygıları olan insanlarımızı daha önemseyerek bir tedbirin alınması noktasında ortak bir tavır da geliştirilebilir. Ortak taleplerimiz oluşabilir.

- Kimlerin evine hırsız girmiş?

İktidar partisinden de var. Cezaevindeki bir sürü insan da bu konulardan yakınıyor. Meclis Komisyonu Başkanımıza mektuplar yazanlar da oldu. İktidar partisi kendisinden olmayan ama aynı mağduriyeti yaşayanlara aynı hassasiyeti göstermeli. İktidar burada çifte standartla, ‘Bizimkilerini kurtaralım diğerleri bizi ilgilendirmez’ mantığını ortaya koyarsa siyaseten çok büyük yanlış içine düşer.



‘Bu işlerin üzerine gitme’

- CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal ve MHP’de sizin de mağdur olduğunuz operasyonu aynı odaklar mı yaptı?

Adeta bir sindirme operasyonu veya seçim öncesi MHP mensupları üzerine bir bozgun psikolojisi oluşturma çabaları oluştu. Bunu kimler yapmıştır, hangi kurumlar buna ön ayak olmuştur? Burada ister istemez kafamızda istifamlar oluşmakta. Acaba devletin içinde çöreklenmiş, dünlerde emareleri olan bir takım çeteler mi var? Bunlar yargının içinde de, polis teşkilatının içinde de olabilir. Üstelik iki kurumun da hangi şartlarda iyi niyetli hizmet verdiğini bilmekle beraber bunları istismar eden belli odaklara hizmet eden belli güruhun olabileceği kanaati oluşmakta. Şahsımız üzerinde de ‘Fazla konuşmayın, bu işlerin üzerine gitmeyin’ gibi telkinler de oluşmakta.

‘Bilgisayarlar çalınmış’

- Diğer komisyon üyeleri de benzer şeyler yaşamışlar mı?

Yaşamışlar. İktidar partisinin milletvekillerinden de işyerlerine girilip bilgisayarı çalınanlar olmuş. Benzeri şeyler anlattılar. İşin gerçeği yaşananlar düşündürücü. Biz sanki MHP veya CHP’ye dönük bir takım sindirme yıldırma veya tehditler oluşabileceğini zannediyoruz ama iktidar partisinin mensupları da en az muhalefet partilerinin mensupları kadar tedirgin ve kaygı içindeler.

Bana göre burada top yekün, iktidarıyla muhalefetiyle ortak hareket edebilmek, aynı hassasiyetle belli konular üzerine yoğunlaşmak çok anlamlı. Umarız ki bu birliktelik devletin kurumlarını harekete geçirecek, bu tür konulara daha duyarlı hale getirecektir.
 
23 Mart 2013 Cumartesi 11:07 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Trabzonspor
13
4
3
6
15
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:39
  • Güneş07:27
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1851 - Montréal'da YMCA'nin Kuzey Amerika'daki ilk şubesi açıldı.
1893 - İstanbul'da günlerce süren soğuk hava yüzünden Haliç dondu.
1905 - Fransa'da din ve devlet işlerini birbirinden ayıran bir yasa kabul edildi.
1917 - Kudüs, İngiliz ordularının işgal etmesiyle Osmanlı Devleti'nin elinden çıktı.
1923 - İstanbul'da, Ağa Han'ın Başbakan İsmet Paşa'ya gönderdiği mektubu yayımlayan gazeteciler tutuklandı.
1925 - Yerli kumaştan elbise giyilmesi kanunu çıktı.
1926 - Darülelhan'da (konservatuvar) Türk müziği öğretimine son verildi.
1928 - Latin harfleriyle ilk mezar taşı dikildi. Avukat Ali Kemal Bey annesi Aliye Hanım'ın mezar taşını Latin harfleriyle yazdırdı.
1938 - Başkent Ankara'nın yeni tren garı hizmete açıldı.
1941 - Çin; Japonya, Almanya ve İtalya'ya savaş ilan etti.
1945 - Fenerbahçe, Yunanistan'ın Enosis takımını 5-1 yendi.
1946 - Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi'nin ikinci aşaması "Doktorlar'ın Duruşmaları" yla başladı. Bu duruşmalarda insanlar üzerinde deneyler yapan Nazi doktorlar yargılandılar.
1949 - Birleşmiş Milletler Kudüs'te yönetimi aldı.
1950 - Harry Gold, II. Dünya Savaşı sırasında atom bombasının sırlarını Sovyetler Birliği'ne verdiği için 30 yıl hapisle cezalandırıldı.
1951 - İstanbul Şişli Camii'nde Evita Peron için mevlüt okundu.
1952 - Tiyatro sanatçıları Ruhi Su, Ulvi Uraz, Aclan Sayılgan, Kemal Bekir Özmanav, Süheyl Terek tutuklandı. Sanatçıların Paris'te faaliyet gösteren İleri Jön Türkler örgütüyle ilişkileri olduğu iddia edildi.
1953 - General Electric şirketi tüm Komünist personelini işten atacağını ilan etti.
1961 - Tanzanya bağımsızlığını kazandı. Julius Nyrere cumhurbaşkanı oldu.
1962 - Tanganika kuruldu.
1963 - Zangibar Sultanlığı bağımsızlığını kazandı.
1965 - Nikolay Podgorni Sovyetler Birliği devlet başkanı oldu.
1967 - Ankara'da üniversite öğrencileri NATO'ya karşı direniş mitingi düzenledi.
1979 - 2 gün önce silahlı saldırı sonucu ölen Prof.Dr. Cavit Orhan Tütengil'in cenazesine katılmak isteyenlerle güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı: 1 işçi öldü, 8 kişi yaralandı, 61 kişi de gözaltına alındı.
1987 - Gazze Şeridi'ndeki Cebaliye mülteci kampına İsrail askerleri saldırı düzenledi.
1992 - İngiltere Prensi Charles ve Prenses Diana ayrıldıklarını açıkladılar.
1995 - Nazım Hikmet'in "Rüzgâra Karşı Yürüyen Adam" heykeli, Kültür Bakanı Fikri Sağlar'ın da katıldığı törenle Ankara Atatürk Kültür Merkezi bahçesine yerleştirildi.
1999 - Düzce'nin il, Kaynaşlı ve Derince'nin ilçe yapılmasına ilişkin Kanun Hükmünde Kararname, Resmi Gazete'de yayımlandı.
2002 - Endonezya hükümetiyle Aceh'teki ayrılıkçılar arasında 26 yıllık savaşı sona erdiren antlaşma imzalandı.
2002 - ABD'nin ve dünyanın ikinci büyük havacılık şirketi United Airlines konkordato başvurusunda bulundu.
2004 - Kanada Anayasa Mahkemesi, eşcinsel evliliklerin anayasaya uygun olduğu kararını verdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık