Memur zammı için ilk teklif!

Ana Sayfa » Günün Yazısı » Bu bomba iktidarın elinde patlayacak!

Bu bomba iktidarın elinde patlayacak!

Milyonlarca çocuk-genç ve ailenin kanına giriyorsunuz

 
30 Kasım 2012 Cuma 08:07 
Yorum YapYazdır
 
 
Bu bomba iktidarın elinde patlayacak!

Özgürlükçü ya, ileri demokrasiye gidiyoruz ya, tabi ki okullardaki forma ya da önlük ‘zorlaması’ kalkmalıymış. Demokrasi, özgürlük gelmeliymiş okullara..

Önlük-forma ceberrut (baskıcı) devletin, faşizmin simgesiymiş.

Kaldır formayı, özgür et çocukları!

Daha önce neden düşünemedik bunu ya.

Ne kadar kolaymış özgürlük, tepe tepe kullansın çocuklar.

Çocuklar deyince biraz dursun kız öğrenciler.

Özgürlük dedikse öyle tayt mayt, kısa pantolon filan yok yani.

Her özgürlüğün bir sınırı var.  

Ne o öyle revü kızları gibi diz üstü etek.

Hele hele kolsuz tişört, gömlek, aman Allahım!

Yassak!

Kıyafet serbest!

Ama mesela erkeklere berduşluk serbest. Külhanbey kıyafeti de. Hatta ve hatta, cübbe ile okula gelmesini önleyecek herhangi bir yasak yok. Ne kadar Başbakanımız İspanya’da futbolcu Arda’ya ‘’Ne bu saçlar Arda. Sizin mahallede berber yok mu’’ dese de,  saçlar da uzun ki, böyle özgürlük görülmemiştir.

Başbakanımıza gelmişken söz, ne diyor: ‘’Artık kıyafet zorunluluğu yok, ne güzel. Anneler babalar istedikleri kıyafetleri giydirsinler çocuklarına’’.

Öyle ya, hepsinin çocuğu kendi çocukları gibi. İşleri tıkırında, paraları bol. Yatlar, katlar, gemiler.. Bankalarda milyonlarca dolarlar, avrolar.. Babaları yetmezse etmezse amcalar, teyzeler, zengin bursçu yakınlar..

Herkes koşsun mağazalara, zevkinizce giydirin çocuklarınızı.

Hem bu karar çok büyük tasarruf. Artık forma ya da önlük masrafından kurtuluyorsunuz.

‘’Sanki çocuk çıplak gidecek okula. Hergün farklı kıyafet giymek isteyen öğrencilerin hangi isteğini karşılayabilecek anne babalar’’ diyen bozguncu teröristlere bakmayın siz.

 

***

Şaka bir yana, yeni kılık kıyafet yönetmeliği okullara koyulan bir bombadır, bir dinamittir.

Forma ya da önlük, otoriter bir simge midir?

Böyle görenler de vardır elbet. Tek tip yaşam, tek tip düşünce, tek tip giyim..

Ama sadece bu değildir forma-önlük.

Gelir adaletsizliğinin büyük çapta yaşandığı, ayrımcılığın her alanda hissedildiği, tek tip ideoloji ve yaşam biçiminin dayatıldığı toplumlarda, koruyucu, eşitlikçi bir işlev de görür.

Farklı gelir gruplarını, garklı kültür ve inançları, farklı mezhep ve etnik yapıları kaldırır, herkesi, eşitler.

Kimine göre bu ‘’ayıpların’’ örtülmesine yolaçan bir kamuflaj görevi görüyor gibi görünse de, bu bakış açısı çok sığ, yavan ve hatta cahilcedir. Bazı Marksistler bile bu cehaletin içinde, sözde bir özgürlük savunuculuğunu yapabiliyor.

Elbet de formanın-önlüğün sağladığı eşitlik görecelidir.

Yaşam eşitlenmeden, gerçek bir eşitlik ve özgürlük olamaz.

Ancak bu eşitsizliğin faturasını, daha yaşama yeni tutunmaya çalışan çocuklara yüklemek kadar haksız, vicdansız, insafsız bir karar, bir bakış olamaz.

Forma- önlük, eşitlik kadar, bir aidiyet duygusunun, ortak bir kimliğin, dayanışma ve birbirine güvenin simgesidir.

 

***

Forma-önlük kalktığında, çocuklar ve gençler arasında, öğrencilerle aileleri arasında çok ciddi sorunlar çıkacağını, çok büyük ekonomik, sosyal ve psikolojik travmalar yaşanacağını görmemek, aptallık değilse  ya kötü niyettir, ya da körlük.

Bunun ilk yansıması, gelir durumu iyi olan aile çocuklarının en iyi markalarla, en pahalı giysilerle ve hemen her gün farklı bir moda esintisiyle okula gelecek olmasıdır.

Büyük çoğunluğu oluşturan dar gelirli ve yoksul aileler ve çocukları için bu ciddi bir handikaptır. Aileler forma ya da önlük almayacaktır, ama haftanın 5-6 günü çocuklarını giydirecek elbise, ayakkabı ve benzeri malzemeleri nasıl alacaktır? Hangi bütçe olanaklarıyla?

Durumu iyi aile çocukları en pahalı giysilerle okula gelecek, diğer büyük çoğunluk ucuzluk pazarlarından giyinecektir.

Gösterişli arkadaşları gibi giyinmek isteyen, sevdiği kıza ya da erkeğe daha iyi görünmek isteyen genç, en başta ailesini suçlayacak, onları zorlayacak.

Öğrenciler arasında gelir, sosyal statü, kültür ve siyasal farklılaşmadan doğan gruplaşma ve çatışmalar daha ciddi biçimde kendini hissettirecektir.

Eğitim ve öğretimin en önemli unsurlarından biri olan (elbet de baskıcı değil) disiplin, önemli ölçüde yokolacak.

Kur’an derslerinde türban ya da başörtüsü takan bir öğrenci, başındakini çıkarmazsa ne olacak?

Sözgelimi imam hatipte bir kız öğrenci artık başı açık okula gidebilecek  mi?

Başbakan velilere, ‘’ ’Artık kıyafet zorunluluğu yok, ne güzel. Anneler babalar istedikleri kıyafetleri giydirsinler çocuklarına’’ diyor ama, kaç ailenin çocuklarına istedikleri kıyafetleri alabilecek gücü var.

 

***

Peki dünyada durum ne?

Uzmanlar, İtalya ve Almanya dışında Avrupa’da kıyafet serbestisinin bulunmadığını belirtiyor. Serbestinin yaygın olduğu ABD’de artık herkes formaya dönüyor.

Neden? Çünkü okullarda disiplini, huzuru sağlayamıyorlar. Ve özellikle Avrupa’da, öğrencileri eşitlemenin en önemli yolunun forma ya da önlük olduğuna karar vermişler.

Peki hükümet bu kararda iyi niyetli mi?

Bunu söylemek çok zor.

Bir kere böylesine önemli karar alınırken, her zamanki gibi kimseye sorulmamış. Yani tamamen siyasal iktidarın tasarrufu.

Temel amaçlardan biri okullara türbanı sokmak. Ki bu da sağlanmış durumda.

Kıyafet özgürlüğü deseniz, özellikle kız öğrenciler için yasaklarla dolu.

Bu kararlar, 12-13 yaşındaki biz kız öğrenciyi cinsel obje gören mide bulandırıcı bir zihniyetin ürünü.

 

***

Oysa okullar, her türlü ayrımcılığın ortadan kalktığı, çocukların her konuda fırsat eşitliği içinde bulunduğu bir ortama kavuşturulmalıdır.

Ama bu karar okulları, her türlü ayrımcılığın ve ayrışmanın yaşandığı dinamitlere çevirecektir.

Bu karar gelecek öğretim döneminde uygulama alanına girdiğinde, siyasal iktidarın elinde patlayacak bir bombaya dönüşecektir.

 

Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu

ahmet-sefik@hotmail.com

 
30 Kasım 2012 Cuma 08:07 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1823 - Şili'de kölelik yasaklandı.
1866 - Tennessee, Amerikan İç Savaşı sonrasında birliğe tekrar kabul edilen ilk eyalet oldu.
1901 - Yazar O. Henry, zimmet suçundan Austin, Texas'ta üç yıl kaldığı hapishaneden iyi hal nedeniyle salıverildi.
1911 - III. Hiram Bingham, Machu Picchu'yu (İnka'ların kayıp şehri) yeniden keşfetti.
1915 - Şikago'da yolcu gemisi battı: 845 kişi öldü.
1923 - Günümüz Türkiye'sinin sınırlarının çizildiği Lozan Antlaşması imzalandı.
1931 - Pittsburgh'da (Pensilvanya) yaşlılar evinde çıkan yangında 48 kişi öldü.
1936 - İspanya hükümeti iç savaş nedeniyle dünyadan yardım istedi.
1943 - II. Dünya Savaşı: İngiliz ve Kanada uçakları geceleri, ABD uçakları gündüzleri Hamburg'u bombaladı. Kasım'da operasyon bittiğinde 9.000 ton patlayıcı kullanılmış, 30.000 den fazla insan ölmüş ve 280.000 bina yıkılmış olacaktı.
1950 - Gazeteciler Cemiyeti sansürün kaldırılışını Basın Bayramı ilan etti.
1952 - Merzifon ve Akşehir'de sel: 77 ev yıkıldı, 500 büyükbaş hayvan öldü, tarım alanları sular altında kaldı.
1955 - Ekrem Koçak 800 metrede Akdeniz Oyunları rekoru kırarak birinci oldu.
1958 - Türkiye'nin Kıbrıs'a asker gönderme önerisini İngiltere reddetti.
1959 - Irak'ta 1000 kadar Kerkük Türkmeni'nin katledildiği açıklandı.
1960 - Basın Ahlak Yasası imzalandı.
1963 - Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu çıktı.
1967 - 11 Mayıs'ta greve giden ve haklarını almak için Ankara'ya yürüyüşe geçen Manisalı 90 temizlik işçisi 930 kilometre kat ederek Ankara'ya vardı.
1967 - Dokunulmazlığı kaldırılan Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Çetin Altan iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
1968 - Polisin İstanbul Teknik Üniversitesi Yurdu'nu bastığı sırada dövdüğü gençlerden Hukuk Fakültesi öğrencisi Vedat Demircioğlu sekiz gün komada kaldıktan sonra öldü.
1974 - Yunanistan'da yedi yıldır süren cunta yönetimi sona erdi; sürgündeki Konstantin Karamanlis hükümeti kurmak üzere geri döndü.
1977 - Dört gün süren Libya-Mısır savaşı sona erdi.
1985 - Yeşilköy Havaalanı'na, Atatürk Havalimanı adı verildi.
1986 - Kartal, İstanbul'da tren kazası: 9 ölü, 18 yaralı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:54
  • Güneş05:02
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:54
  • Yatsı21:44
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık