Van’da bitmeyen yasak yine uzadı

Ana Sayfa » Spor » BİZİM KAHRAMANIMIZ TRABZONSPOR!

BİZİM KAHRAMANIMIZ TRABZONSPOR!

Trabzon spor basınının köşe taşlarından Adnan Sungur, sosyal medya sayfasında ''BİZİM KAHRAMANIMIZ TRABZONSPOR VE KAHRAMANLAR NASIL ORTAYA ÇIKAR?'' başlıklı bir yazı kaleme aldı. Trabzonspor'un gerçek değerini tArtışan siyasetle karışık çarpıcı yazı şöyle:

 
29 Mayıs 2019 Çarşamba 09:26 
Yorum YapYazdır
 
 
BİZİM KAHRAMANIMIZ TRABZONSPOR!

Dün bir paylaşımda bulundum. Ahmet Ağaoğlu'nun yanına Ünal Karaman ve altyapıdan yetişen pırıl pırıl gençleri de alarak saraya konuk olmalarını ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyıp Erdoğan'a forma verilmesini ağır bir dille eleştirdim. İnanılmaz yorum geldi. Büyük çoğunluk destek verdi. Genellikle AKP'nin trolleri ya da tam bağımlıları olan, sayfa arkadaşlarım da olmayan birçok kişi de ağır harakatlerle saldırdı. Onları muhatap bile almadım. Zaten hayatımda yerleri yoktu, yanıt vermedim, sildim yorumlarını attım çöplüğe...
Ancak değer verdiğim sayfa arkadaşım olan bir kısım dostum, kardeşim ya da ağabeyim niteliğindeki kişilerden de, "Ağaoğlu, çaresiz ve buna mecbur" şeklinde yorumlar geldi. Tümüne tek tek yanıt verme yerine, burada bir yazıyla kendilerine meramımı anlatmaya çalışayım istedim. 
Umarım okurlar!
Şunun öncelikli olarak bilinmesini isterim ki, spor kulüplerinin günlük siyasi çıkar amaçlı olarak siyasi parti ya da kişilere alet edilmesine cepheden karşıyım. Hangi siyasi anlayışa olursa olsun, kulüpler aynı mesafede durmalıdır. Çünkü özellile büyük kulüplerin her siyasi görüşten taraftarı vardır. Güneydoğu'da en çok taraftarı olan kulüplerin başında Trabzonspor gelir. Bu bölgede de en çok oyu HDP aldığına göre, demek ki bu kulübün o partiye de, AKP, CHP; İYİ Parti, MHP, Saadet Partisi ve diğer tümüne olduğu gibi mesafesini aynı tutmayı bilmelidir. Bir tek taraftarını bile incitme ve küstürme hakkı yoktur kulüpleri yönetenlerin!...
Trabzonspor yönetiminin, Ekrem İmamoğlu'nu resmi siteden tebrik etmemesini eleştirdim. Çünkü, İmamoğlu hem Trabzonlu, hem de Trabzonspor eski yöneticisiydi... Eski yöneticilerin ya da kulüpte önemli görevde bulunmuş olanların ölümü ya da önemli günlerinde resmi siteden duyuru yapılıyor her zaman... İmamoğlu da, eski bir yönetici olarak tebrik edilirdi hepsi bu... Yani Ekrem İmamoğlu'nu tebrik etmemelerini eleştirmemin CHP'ye yakınlık ya da uzaklıkla hiçbir ilgisi olmadığının bilinmesini isterim. Kaldı ki Atay Aktuğu başkanlık koltuğunda otururken dönemin Belediye başkanı Volkan Canalioğlu ve CHP İl başkanı Cafer Hazaroğlu ile yakın duruyor diye en çok eleştirenlerin başında yer almışımdır. Bunu o günleri yaşayanlar bilir. 
Bugüne gelelim... Bakın Trabzonspor'un son 13 yılda başkanlığını yapan Nuri Albayrak, Sadri Şener, İbrahim Hacıosmanoğlu, Muharrem Usta ve son olarak Ahmet Ağaoğlu, görev süreleri boyunca AKP ve onun yetkili kişileri dışında bir tek partiyle ilişki kurmamış, genel başkanlarını ziyaret etmemiş, kulübün genel durumu hakkında bilgi verip, dayanışma ruhunu harekete geçirmek istememiştir. Bu Trabzonsporlu olan hiç kimseyi rahatsız etmiyor mu? Bordo-Mavili kulüp, AKP'nin arka bahçesi midir? Onun başkanları sadece bu partiye hizmet için mi vardır? Diğer partilerle hiç mi dirsek temasına geçilmez. Onlarla karşılıklı saygı çerçevesinde ilişki neden kurulmaz?
Bakın, Faruk Nafaz Özak, İstanbul Kartal'daki tesis yerini dönemin Milli Emlak Genel Müdürü olan şimdiki CHP Milletvekili Akif Hamzaçebi'den almıştır. Sonra da İstanbul Büyükşehir Belediye meclisinde CHP ve MHP onayına karşın RP oylarının ret olarak ortaya çıkmasıyla bu arazide imar değişikliği yapılamamıştır. Devreye Recep Tayyıp Erdoğan sokulmuştur. O da kendi partisinin üyelerini ikna etmiş ve Kartal Tesisleri büyük bir gelir kapısı haline gelmiştir. Aynı Özak, CHP'nin Trabzon Belediye başkanı Atay Aktuğ'dan Rus Pazarı gelirlerini almıştır. Ayrıca Ziyabey'de kulübe gelir getirecek bir binanın yükselmesini sağlamıştır. O bina doğru değildi ama Aktuğ, kulübe gelir getirsin diye mahkemede hesap verme pahasına o binayı diktirmiştir. Özkan Sümer, dönemin MHP'li Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray Aydın'la işbirliği yaparak İstanbul ve Ankara'da geceler düzenletip, kasaya birkaç trilyon lira para girmesini sağlamıştır. Ama ne Özak, CHP veya RP'nin, ne de Sümer MHP'nin arka bahçesi yapmıştır Trabzonspor'u... 
Neyse!
Atay Aktuğ'un ikinci döneminde başlayan, Nuri Albayrak ile ivme kazanan, Sadri Şener ile ete kemiğe bürünen İbrahim Hacıosmanoğlu ve Muharrem Usta'nın ihanet şebekesi gibi çalışmasıyla birlikte Trabzonspor bir büyük borç sarmalının içine düşerken, artık iflas aşamasına gelmiş bulunmaktadır. Ancak özellikle Nuri Albayrak ile başlayan süreçte göreve gelen her başkan, "İktidara mecburuz" adı altında Trabzonspor'u ne yazık ki Recep Tayyıp Erdoğan'ın kulu kölesi haline getirmeyi adeta bir görev bildi. Yani borç 40 milyon lirayken de böyleydi, 173 milyon lirayken de, 431 milyon lirayken de ve 1 milyar 200 milyon liraya çıktığında da böyle...
Aslında bu da gösteriyor ki süreç içinde göreve gelen başkan ve yönetimlerin hiçbirinde en küçük bir cesaret, yaratıcılık ve mücadele gücü yoktu. Bugün de yok. Olsaydı borç 40 milyon lirayken altından kalkılabilecek organizasyon gerçekleştirilebilirdi... Borç 1 milyar 200 milyon liraya çıktığında da bu yapılabilir... Yeter ki çareyi hep güçlü gördüklerinizde değil, kendinizde aramayı öğrenin... Acı ki AKP gelirken Türkiye'de yoksul sayısı bir haylı fazlaydı. Ama bunlar o yoksulların sayısını kat kat artırdılar. Kendilerine mahkum ettiler ve o yoksulluğu yönetirken, siyasi ranta çevirdiler. 
AKP, vatandaşı nasıl yoksulluğun pençesine itip sonra da istediği gibi yönetiyorsa, futbol kulüplerinde de aynı yöntemi kullanıyor ve sonra da arka bahçesi haline getiriyor. 
Buna bir 'dur" denmesi gerekiyor. Bunu da yapacak kulüplerin başında Trabzonspor geliyor. Çünkü Trabzonspor tarihi boyunca güçlülere karşı mücadele ederek başarılı olmuştur. Sahada hakemleri, saha dışında mayfayı, siyaseti, iş dünyasını, bürokrasiyi, askeriyeyi, emniyeti, sivil toplum örgütlerini yenerek büyümüştür. Onların kulu kölesi olarak değil...
Trabzonspor bizim kahramanımız olurken çok rahat koşullarda mücadele etmiyordu. 1973 yılında Bordo-Mavili kulüp kapanma aşamasına gelmişti. Geliri yoktu, borcu tavan yapmıştı. Futbolcularını elinde tutacak gücü de bulunmuyordu. İşte o koşullarda Ahmet Suat'lar, Özkan Sümer'ler, Ali Kemal'ler, Şenol'lar, Turgay'lar, Necati'ler, Cemil'ler, Bekir'ler, Hüseyin'ler, Tuncay'lar, Necmi'ler, Ahmet'ler doğdu, büyüdü ve Trabzonspor'u yenilmez armada olarak şampiyonluklara taşıdı. Gerisi di çorap söküğü gibi geldi. Bu devrimin liderleri ise kulübün başkanları Şamil Ekinci ve Salih Erdem gibi isimler oldular... Onlar da devrimin meyvelerini hala daha isimleri saygıyla, minnetle anılarak yiyorlar değil mi?
Trabzonspor ne zaman hazır paraya kavuştu (Mehmet Ali Yılmaz dönemi) tepe takla uçuruma gitti. Yılmaz'ın kölesi haline getirildi. Mehmet Ali Yılmaz'dan sonra Trabzonspor deyim yerindeyse bataktaydı. Durumu bugünkü gibiydi. Gazete bayıilerine, kasaba, manava, otellere bile borçlar takılmıştı. Önce Sadri Şener, sonra Faruk Nafız Özak başkanlığındaki yönetimlerin muhteşem çalışmalarıyla birlikte tüm borçları ödedi. Sahada fırtınalar estirdi. Milli takımı oluşturan bir kadro yaratıldı. Unutulmasın bugünkü gelirlerin yüzde biri bile o gün yoktu... Sonra yeniden Mehmet Ali Yılmaz tüketim politikası hayata geçti ve Trabzonspor bir kez daha batağa saplandı. Özkan Sümer görevi aldığında kulübün enkazı bile kalmamıştı. Bir kuruş gelir yoktu, yine uçan kuşa borç vardı. Futbolcuların ve teknik kadronun 6 aylık alacakları da ödenmemişti. Ama o yönetim çaresizlikler içinde camiayı da arkasına alarak çareler üretti. İki yıl içinde hem borçları yarı yarıya azalttı, hem de sahada artık kupa kazanan ve şampiyonluğa oynayabilecek bir kadroyu kurmayı başardı. Trabzonspor bir kez daha kendi kimliğine yaklaşan pozisyonunu aldı ve saygın bir yere oturdu. 
Yani demem o ki, bizim kahramanımız Trabzonspor asla güllük gülüstanlık koşullarda doğmadı, büyümedi, gelişmedi, ya da kurtuluşa kanat çırpmadı. En zor, en ağır şartlarda var oldu ve zirveye çıktı. 
Uygarlık tarihine bakın bakalım normal koşullarda bir tek kahramana rastlayabilir misiniz? Tarihin en büyük kahramanları hep en zor koşullarda ortaya çıkar ve ya ülkesini, ya kentini, ya kurumunu kurtarır. Tabii ki tek başına değil. Arkasına aldığı büyük kitlelerle, halk gücüyle bunu başarır. Hiçbir kahraman, güçlülerin kölesi olarak değil, zorbalardan özgürleşmek için canını ortaya koyarak var olmuş ve günümüze kadar yaşamıştır. 
Dünkü paylaşımımım geniş anlatımında söylediğim tam da budur!
Trabzonspor AKP'nin ya da Recep Tayyıp Erdoğan'ın kölesi olarak yaşayamaz. Yaşarsa kahraman olamaz. Köle olarak tarihin tozlu raflarındaki yerini alır... Ve bu bir gün mutlaka gerçekleşir. 
Buradan hareketle, Ahmet Ağaoğlu ve ekibi kendi kulübünün eski yöneticisini kutlayamayan ama AKP'nin her organizasyonunda bulunarak, Recep Tayyıp Erdoğan'a payandalık yaparak toplumda saygın bir yer edinemez. Ağaoğlu göreve, büyük Trabzonspor camiasına güvenerek, onları da kendi yolunun doğruluğuna ve kurtuluşu hedeflediğine inandırarak ancak kahramanlaşabilirdi.
Bakın Mustafa Kemal Atatürk,halkın kurtuluş meşalesini yakmaya hazır olduğuna dair ışığı görmeseydi tek başına hiçbir şey yapamazdı ve Türkiye diye bir ülke şimdi olmazdı. Atatürk, yakın arkadaşlarının ve halkın kurtuluşa inancına doğru önderlik ederek başardı. ABD, İngiliz, Fransız ve İtalya'nlarla bir de sarayla işbirliği yaparak değil. 
Bugün Trabzonspor'un gerçekten kurtuluşunu isteyenler varsa, bu kulübün sarayın arka bahçesi olmasına "hayır" diyerek, hatta onun dayatmacı politikalarına karşı durarak, kendi özgürlüğüne giden yolu bulacak. Bu kurtuluş mücadelesinde herkes üzerine düşen görevi yapacak. 
Aksi takdirde köleliğine razı olacak. Bugün AKP ve Recep Tayyıp Erdoğan, yarın bir başka parti ya da lider efendi olacak. 

 
29 Mayıs 2019 Çarşamba 09:26 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Arslan Bulut
 
Çiğdem KOÇ
 
Kazım DEMİR
 
Ahmet Özer
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Muhammet İKİNCİ
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1792 - Fransa'da cumhuriyet ilan edildi.
1903 - İtalo Marconi, kornet (cornet) dondurma külahının patentini aldı.
1908 - Bulgaristan, Osmanlı'dan bağımsızlığını ilan etti.
1919 - Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası kuruldu.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" dedi.
1939 - Dikili ve çevresinde deprem: 100'den fazla kişi öldü. Dikili ve Karaburun tamamen yıkıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, İstanbul'da çıkan Le Journal d'Orient gazetesini yedi gün süreyle kapattı. Gazetenin resmi dış politikaya aykırı yayın yaptığı ileri sürüldü.
1943 - Ankara Fen Fakültesi kuruldu.
1950 - Yeni Baştan gazetesinin kurucusu ve yazarı Aziz Nesin hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Nesin "Sosyal düzeni yıkmaya yönelik yayın" yapmakla suçlanıyor.
1958 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, "Demokrasiye paydos demeye Demokrat Parti genel başkanının gücü yetmeyecektir" dedi.
1964 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Yassıada hükümlüsü Refik Koraltan, Rüştü Erdelhun, Selim Yatağan ve Nedim Ökmen'i hastalık nedeniyle affetti.
1970 - Polonya'da Dayanışma Sendikası kuruldu.
1980 - Kuruluşundan 10 yıl sonra Lech Walesa liderliğindeki Dayanışma Hareketi Polonya'da yasallık kazandı.
1984 - Gökova Körfezi'nde termik santral kurulmasına karşı çıkan köy kadınları eylem yaptılar.
1986 - 12 Eylül darbesi sonrası Alparslan Türkeş ilk kez Milliyetçi Çalışma Partisi'nin (MÇP) İstanbul mitinginde konuştu.
1993 - New York Metropolitan Müzesi, "Karun Hazinesi"ni Türkiye'ye geri göndermeye karar verdi.
2000 - Bakanlar Kurulu, Kopenhag Kriterleri ile paralel olan İnsan Hakları Raporunu kabul etti.
2002 - İsrail birliklerinin, militanları yakalama gerekçesiyle Gazze`de düzenlediği operasyon sırasında çıkan çatışmada 9 Filistinli öldü.
2002 - Almanya`da Başbakan Gerhard Schröder`in liderliğindeki Sosyal Demokratlar, genel seçimlerden birinci parti olarak çıktı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
19.09.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu071519204954
 
On Numara
16.09.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu04061115262932354445475256586163657172747677
 
Sayısal Loto
21.09.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu020607233740
 
Şans Topu
18.09.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu101423273010
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:19
  • Güneş06:00
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:51
  • Akşam18:28
  • Yatsı19:57
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık