Perinçek'ten çok tartışma yaratacak açıklama

Ana Sayfa » Medya Kritik » Bir 27 Mayıs yazısı

Bir 27 Mayıs yazısı

Cumhuriyet'ten Can Dündar, ''Bir Dönemin Kapanış Sahnesi'' başlığıyla kaleme aldığı yazısında, 27 Mayıs asker müdahalesinin yıldönümünde, dünün ve bugünün Türkiye'si arasında ilgniç bağlantılar kurdu. İşte o yazı:

 
27 Mayıs 2014 Salı 16:13 
Yorum YapYazdır
 
 
Bir 27 Mayıs yazısı

Bir ara Menderes dönemine dair bir televizyon dizisi için senaryo hazırlığına girişmiştik.
Dizinin başlangıç sahnesi olarak, dönemin kapanış sahnesini seçmiştim.
Şöyle başlıyordu:

***

Uzun siyah makam arabası, Ankara Esenboğa Havaalanı’ndan Çankaya’ya doğru hızla gitmektedir.
Arabada 4 kişi vardır: Önde Cumhurbaşkanı Celal Bayar...
Arkada Başbakan Adnan Menderes, Meclis Başkanı Refik Koraltan ve Cumhurbaşkanı’nın yaveri Mustafa Tayyar...
Makam aracı Sıhhıye’ye geldiği sırada arabadakiler Kızılay yönünde bir kargaşa olduğunu fark eder.
Gergin günlerdir.
Yaver Mustafa Tayyar, muhtemel bir sıkıntıyı önlemek için şoföre arabayı alternatif yola, yani Necatibey Caddesi’ne doğru sürmesini söyler.
Yanında oturan Başbakan, “Nereye?” diye müdahale eder. “Kızılay yönü kapalı galiba efendim” der Tayyar...
Menderes, bu cevaptan hoşlanmaz: “Yok, düz gidelim biz” der.
Ve makam aracı bir cehennemin içine girer.

 


***

Tarih, 5 Mayıs 1960’tır. Menderes, o ay, iktidarda 10 yılı doldurmuştur. Özgürlük vaatleriyle iktidar olan, Anadolu’da büyük yatırımlar yapan partisi, 10 yılın sonunda, ülkeyi baskıcı bir rejime sürüklemiştir. Türkiye ayaktadır. Her tür gösteri yürüyüşü vetoplantı yasaklanmıştır. Ama üniversiteli gençler yasağı kırmanın yolunu bulur. Herkes birbirine büyük randevunun şifresini fısıldar: “555K!” Yani: 5. ayın 5. gününde, saat 5’te... Kızılay’da... Menderes’in Kızılay’dan geçeceği saattir o... Ve binlerce genç, Kızılay’da onu beklemektedir.

***

Makam aracı, şehrin en işlek meydanında öfkeli kalabalığın arasına dalar. AmaMenderes korkmaz, kaçmaz. Kendine güvenir. Gençleri ikna edebileceğini düşünür.Meydanda, eski Kızılay binasının önünde ani bir kararla arabayı durdurur ve yanındakilerin itirazına rağmen iner. Şimdi bir öfke selinin ortasında, kendisine hesapsormak isteyenlerin arasında yapayalnızdır. Korumaları yetişir. Menderes, cesaretle Güven Park yönüne doğru ilerler. Karşısına çıkan gençlere, “Ne istiyorsunuz?” diye bağırır. “Hürriyet” diye haykırır gençler: “Hürriyet istiyoruz İşte o an, şimdilerde sıkduyduğumuz soruyu sorar Menderes: “Hürriyet olmasa, bir başvekile bunları söyleyebilir misiniz?”

***

Gençler Menderes’in üzerine yürür. 
Bir tanesi kravatına
yapışır. 
Başvekil’in gömleği
pantolonundan çıkar. 
Bir kargaşa
doğar. Korumalar Menderes’i üstü başı dağılmış, hırpalanmış halde bir gazetecinin aracına bindirip hızla oradan uzaklaştırırlar.
Birkaç dakika sonra Başbakanlık makam odasında, Bayar’ın da katıldığı toplantıda,gençlere megafonla dağılma uyarısı yapılması, dağılmazlarsa üzerlerine ateş açılmasıkonuşulacaktır.
27 Mayıs’a sadece 3 hafta kalmıştır.

***

Menderes, Ankara’nın kasvetine fazla dayanamaz. Kendisini doğuran topraklarakaçıp kendisini seven insanların tezahüratıyla moral bulmak ister. İzmir’e gider. 200 bin kişi kendisini büyük coşkuyla karşılar.
İşte o meşhur, oğlunu kurban etmeye kalkışan baba sahnesi orada yaşanır.
3 hafta sonra devrildiğinde, o kalabalıklardan eser kalmayacaktır.

***

 

Kimse bir imada bulunduğumu zannetmesin.
Tersine; ben 27 Mayıs’ı basit bir darbe gibi görmemekle birlikte, Yassıada rezaletinin ve Menderes ile iki bakanına reva görülenlerin, Türkiye’nin tarihindeki en silinmezleke olduğuna inanıyorum.
Müdahaleye gerek kalmasa, iktidar seçimle değişebilse, bugün çok daha farklı bir Türkiye’de yaşıyor olabilirdik; biliyorum.
Yine de bugün yıldönümü olan 27 Mayıs’ın sadece bir avuç darbe heveslisi subayın işi olmadığını, iktidarın vahim hatalarıyla el ele hazırlandığını düşünüyorum. İktidar sarhoşluğu, güç zehirlenmesi, yoğun alkış sesi, “Hürriyet isteriz” taleplerini duyulmaz hale getirebiliyor; öfkeli despotlar, “Hürriyet olmasa bana karşı çıkabilir misiniz” diye halkın üzerine yürüyebiliyor, kitlelerin tezahüratıyla efsunlanabiliyor.
Maharet, o efsunu dağıtabilmekte, hakikati görebilmekte, iktidar sarhoşluğundan uyanabilmekte, sokağa kulak kabartabilmekte...
Tarih, bunun dersleriyle dolu...
Alabilene... Görebilene...

 
27 Mayıs 2014 Salı 16:13 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mehmet Polat
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1827 - Navarin Baskını. İngiliz, Fransız, Rus birleşik filosu, Yunanistan açıklarında Navarin'de Osmanlı donanmasını tahrip etti.
1905 - Galatasaray Spor Kulübü kuruldu.
1921 - Fransızlar'ın Anadolu'dan çekilmesi. TBMM ile Fransa hükümeti arasında Ankara Anlaşması imzalandı. Fransa adına Franklin Bouillon'un sürdürdüğü görüşmeler sonrasında, Fransa işgal ettiği Anadolu topraklarından çekildi.
1927 - Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı anlattığı 15 20 Ekim 1927 tarihlerinde Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kongresinde otuz altı buçuk saat süren tarihi konuşması
1935 - Milliyetçi hükümete karşı Mao Zedung'un başlattığı ve bir yıl süren 6.000 millik Uzun Yürüyüş sona erdi. Mao önderliğindeki Birinci Öncü Ordu Yenan'a girdi.
1940 - Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 17.820.950.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman işgalindeki Sırbistan'da binlerce sivil öldürüldü: Kragujevac katliamı.
1942 - Ekmek karneleri dağıtılmaya başladı.
1944 - Sovyet Kızıl Ordu Belgrad'a girdi. Aynı gün Gestapo, Alman anti-faşist ve sosyal demokrat Julius Leber'i kurşuna dizdi.
1945 - Mısır, Suriye, Irak ve Lübnan, Filistin topraklarında devlet kurmak isteyen yahudilere karşı Arap Cemiyeti'ni kurdu.
1949 - Minik Vali olarak tanınan Ordinaryüs Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Valiliği ve Belediye Başkanlığı görevine başladı.
1954 - Britanya'da 51 bin liman işçisi greve gitti. Britanya'nın deniz ticareti yarı yarıya durdu.
1954 - Dünya Bankası genel sekreteri Türkiye'ye geldi. Genel sekreter "Türkiye ekonomik geleceği çok parlak bir ülkedir" dedi.
1959 - III. Akdeniz Oyunları Beyrut'ta düzenlendi. Türk grekoromen milli takımı şampiyon oldu. Türkiye 4 altın, 2 gümüş, 1 bronz madalya aldı.
1968 - Meksiko Olimpiyatları'nda serbest güreşte 78 kiloda Mahmut Atalay ve 97 kiloda Ahmet Ayık altın madalya kazandılar.
1968 - ABD'nin öldürülen başkanlarından John F. Kennedy'nin eşi Jacqueline Kennedy Yunanlı armatör Aristotle Onassis ile evlendi.
1978 - İTÜ Elektrik Fakültesi dekanı Ord.Prof. Bedri Karafakioğlu İstanbul'da uğradığı silahlı saldırı sonucunda yaşamını yitirdi.
1980 - Yunanistan, NATO askeri kanadına yeniden girdi.
1982 - Bir gün önce anayasa metnini açıklayan MGK, devlet başkanı Kenan Evren'in anayasayla ilgili konuşmalarını eleştirmeyi yasakladı.
1984 - Bilkent Üniversitesi kuruldu.
1985 - 12. Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 50.664.458. İstanbul'un nüfusu: 5.475.982
1992 - Bingöl'ün Solhan ilçesi Hazarşah köyü yakınlarında, bir otobüsü durduran PKK militanları 19 yolcuyu kurşuna dizerek öldürdü, 6 kişiyi yaraladı.
2002 - Sırbistan ile birlikte Yugoslavya'yı oluşturan Karadağ'da yapılan genel seçimlerde, devlet başkanı Milo Cukanoviç'in bağımsızlık yanlısı partisi meclis çoğunluğunu elde etti.
2008 - Ergenekon davası'nın ilk duruşması Silivri Cezaevi içindeki Adliye'de görülmeye başlandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:50
  • Güneş06:30
  • Öğlen12:17
  • İkindi15:17
  • Akşam17:42
  • Yatsı19:11
 
Süper Loto
19.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031217284748
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık