Erdoğan-Trump görüşmesinde özür bilmecesi

Ana Sayfa » Güncel » Bıçaklandı, öldü diye bırakıldı..

Bıçaklandı, öldü diye bırakıldı..

Kobani protestoları sırasında Esenyurt’ta çıkan olaylarda bir grup tarafından üzerindeki kıyafetleri çıkartılıp, 16 yerinden bıçaklanan ve öldüğü düşünülerek bırakılıp morga kaldırılmak istenen Kabil Okyayatan, yaşadığı dehşet dolu anların etkisinden henüz kurtulamadı.

 
12 Ekim 2014 Pazar 08:42 
Yorum YapYazdır
 
 
Bıçaklandı, öldü diye bırakıldı..

Hastanede tedavisi süren 5 çocuk babası Okyayatan “Polisler silah çekip durdurdu, sonra ellerinde bıçaklar olan bir grup beni aldı. Onlar bıçakla delik deşik ederken polis hiçbir şey yapmadan izledi” dedi. Esenyurt’taki olayların 2’nci gününde, çarşamba akşamı çalıştığı inşaattan evine dönerken saldırıya uğrayan ve ölümden dönen 35 yaşındaki Kabil Okyayatan, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi altına alındı. 5 çocuk babası Okyayatan, tedavi gördüğü hastanede başından geçen dehşet dolu anları şöyle anlattı:

POLİSİN YANINDA

“Esenyurt’ta inşaatçılık yapıyordum. Akşam saatlerinde eve doğru dönerken olaylar çıktı. Polis ile diğer gurubun çatışmasının arasında kaldım. Kaçmaya çalışırken polis arkamdan koştu ve silahını çıkartarak ‘Dur’ diye bağırdı. Ben de durarak olayla ilgim olmadığını eve gittiğimi söyledim. Bu sırada ellerinde bıçaklar bulunan grup polisin yanından beni alarak darp etmeye başladı. Tekbir getirip bozkurt işareti yapıyorlardı. Polis hiçbir şey yapmadı. Beni çırılçıplak soyup 16 yerimden bıçakladılar. Elinde balta bulunan birisi bacağıma 3 defa balta ile vurdu. Döner bıçağıyla da sırtımı kestiler. Bileklerimi de kestiler. Beni öldü diye bırakıp uzaklaştılar. Sonra polis geldi ve ambulansı çağırdı. Bayılmak üzereydim ancak konuşmaları duyuyordum. Ambulans geldiğinde polis ‘Alın bu ölmüş, morga götürün’ dedi. Ambulansa bindirildim. Sonra yolda gözlerimi açtım. Beni hastaneye götürdüler.”

5 ÇOCUK BABASI

Van’nın Özalp ilçesinde yaşayan Okyayatan, 7 kardeşin en büyüğü. Ailesi Özlap’te hayvancılık ve tarımla uğraşırken Kabil Okyayatan yıllar önce daha iyi iş bulabilmek için İstanbul’a gelmiş ve Esenyurt’ta inşaatlarda çalışarak geçimini sağlamaya başlamış. 2 yıl önce de ailesini İstanbul’a getiren Okyayatan, Esenyurt Fatih Mahallesi’nde bir evde kiracı olarak oturmaya başlamış. Okyayatan “Çocuklarımın en küçüğü 8 aylık. En büyük kızım 13 yaşında. Bana bir şey olsaydı, onlar babasız kalacaktı” diyor. Okyayatan’nın işten eve döndüğü sırada olayların arasında kaldığı ifade eden kardeşi Nurettin Okyayatan ise olayı şu sözlerle anlattı: “Kardeşim evine giderken bir grup ile polis arasında çatışma olmuş. Kardeşim de arada kalmış. Polis bunlara biber gazı atmış. Bunlar kaçarken bu sefer başka bir gruba yakalanmış. Bunlar da linç ediyorlar. Bana kardeşim telefonla durumu bildirdi. Ben de bunun üzerine evden ayrıldım. Olay yerine geldiğimde ambulans daha yeni geliyordu. Bir insanı çırılçıplak soyup dövmeye kimin hakkı var?”

MERT YAŞAYAMADI

Esenyurt’ta aynı gece IŞİD’in Kobani’ye saldırısını protesto eden gruba kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce pompalı tüfekle açılan ateş sırasında başına isabet eden saçmalarla ağır yaralanıp hastaneye kaldırılan 18 yaşındaki Mert Değirmenci ise beyin ölümü gerçekleştikten sonra hayatını kaybetti. Ailesi tarafından organları bağışlanan Mert’in kuzeni Onur Değirmenci, “Arkadaşlarıyla yolda yürürken, kurşun geliyor çenesine. Çocuk yere yığılıyor. Hastaneye götürüyorlar. Ona orada müdahale etmiyorlar. Kapıya atıyorlar çocuğu. Vatandaşlar oradan bir araba durdurup Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi’ne götürüyorlar. Çocuğu hastaneye götürdüklerinde kalbi duruyor. Yerde çok yattığı için çok kan kaybediyor. Olaylar nedeniyle yollar kapalı, ambulans gelemiyor. Kaldırıldığı hastaneden buraya sevk edildi. Oradaki vatandaşlar da polis ateş etti diyor. Polis halka ateş eder mi? Bu oradaki insanların söylediği. Yalan mı doğru mu? Onu biz bilmiyoruz. Onu ancak devlet büyükleri araştırıp bulacak” dedi. Dün Adli Tıp Kurumu’na kaldırılan cenazenin Ardahan’ın Damal ilçesine götürüleceği belirtildi.

 
12 Ekim 2014 Pazar 08:42 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1792 - Devrimci Fransa'da Yasama Meclisi krallığı kaldırdı.
1858 - Babür İmparatorluğu yıkıldı.
1903 - İlk kovboy filmi Kit Carson'un prömiyeri ABD'de yapıldı.
1918 - Megiddo Savaşı sona erdi.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Halk, köylüler bana her yerde iş programını şu iki kelime ile ihtar ettiler; Yol, mektep" dedi.
1932Himayei - Etfal Cemiyeti tarafından düzenlenen Alaturka Güreş müsabakaları Taksim Stadyumu'nda yapıldı.
1938 - İlk TV haber programı, BBC'de yayınlandı.
1938 - Polonya hükümeti, Çekoslavakya sınırına asker sevk etti. (bkz: Südet Krizi)
1943 - İnönü Ansiklopedisi'nin ilk fasikülü yayımlandı.
1947 - Zonguldak Kozlu kömür ocaklarında grizu patlaması: 48 işçi öldü.
1949 - Erzurum Hasankale demiryolu ulaşıma açıldı.
1958 - Başbakan Adnan Menderes , Cumhuriyet Halk Partisi'nin parti olmadığını, İsmet İnönü'nün siyaseti bırakması gerektiğini, basının istediğini yazamayacağını söyledi. Menderes, "Bize yumruk atan İsmet Paşa'yı alır layık olduğu muameleyi yaparız" dedi.
1960 - 27 Mayıs günü "Milli Birlik ve Hürriyet Bayramı" olarak kabul edildi.
1964 - Malta , İngiltere'den bağımsızlığını kazandı.
1977 - Türk Lirası devalüe edildi; Dolar 19,25 lira, Mark 8,27 lira oldu. Bu, Milliyetçi Cephe hükümetinin bir yılda yaptığı üçüncü devalüasyon oldu.
1980 - Orgeneral Haydar Saltık devlet başkanı genel sekreteri oldu. Aynı gün Başbakan Bülent Ulusu kabinesini açıkladı. (bkz:12 Eylül Darbesi)
1981 - Belize bağımsızlığını kazandı.
1995 - İzmir Buca Hapishanesi'ne düzenlenen operasyonda 3 siyasi tutuklu ve hükümlü yaşamını yitirdi. Olay, Buca Katliamı olarak tarihe geçti.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:17
  • Güneş05:59
  • Öğlen12:26
  • İkindi15:53
  • Akşam18:31
  • Yatsı20:00
 
Süper Loto
14.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121520253053
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık