ABD'den PKK'ya silah, Türkiye'ye uçak!

Ana Sayfa » Kültür - Sanat » Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun el yazması mektupları yayınlandı

Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun el yazması mektupları yayınlandı

Cumhuriyet'ten Can Dündar, Trabzonlu ünlü ressam ve şair Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun el yazısı mektuplarını yayınladı.

 
29 Nisan 2015 Çarşamba 07:14 
Yorum YapYazdır
 
 
Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun el yazması mektupları yayınlandı

CAN DÜNDAR/CUMHURİYET

 

Bir telefon geldi; İş Sanat’tan... “Bir sergi hazırlıyoruz. Adı:

Biz Mektup Yazardık’- Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar, 1930- 1974)”

Harika haber!

Bedri Rahmi’nin el yazısı mektupları sergilenecek. Hem de kimlerle:

Nâzım Hikmet, Ahmet Hamdi Tanpınar, Fikret Muallâ, Âşık Veysel, Adalet Cimcoz, Orhan Veli, Necip Fazıl, İbrahim Çallı, Andra Lhoté, Fahrünnisa Zeid, Abidin Dino, Reşat Nuri Güntekin, Cemal Tollu, Nurullah Berk, Arif Kaptan ve diğerleri...

Tanıdığımız, sevdiğimiz şairlerin, ressamların, romancıların el yazısı mektupları, ilk kez gün ışığına çıkacak, bizlerle buluşacak. Bedri Rahmi’nin gelini Hughette Eyüboğlu’nun aile arşivini açmasıyla 3 yılda hazırlanan sergi, İş Sanat Kibele Galerisi’nde 5 Mayıs’ta açılacak. 500 sayfalık kitabı da hazır...

Aşk mektupları

Doğrusu, mektupların hepsini merak ettim; ama yukarıdaki listede olmayan birini sordum ilkin:

“Karadut’un yazdıkları var mı?”

‘Var’ dediler; verdiler.

10 yıl önce, “Yüzyılın Aşkları” belgesel serisi içinde (Can Yayınevi) Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eşi Eren Eyüboğlu ile aşkını işlemiştim. O aşk, mektuplara kazılıydı. Ancak gün gelmiş, usta ressam ve şair, gönlünü bir başka kadına kaptırmış, evliliği sarsılmıştı.

O kadının adı, Mari Gerekmezyan’dı.

Bedri Rahmi, Eren’den bir çocuk sahibi olduktan hemen sonra tanışmıştı bu genç Ermeni sanatçıyla... Güzel Sanatlar Akademisi’nin heykel bölümüne misafir öğrenci olarak gelmişti. Bedri Rahmi de orada asistandı.

Karadutum, çatalkaram

1940’lar başlamıştı. Savaş yıllarıydı. Bedri Rahmi, Mari’yle gizliden gizliye buluşur olmuştu. Sırılsıklam âşıktı ona...

“Sigara paketlerine resmini çiziyor, körpe fidanlara adını yazıyordu”.

“Karadutum, çatalkaram, çingenem, Daha nem olacaktın bir tanem, Gülen ayvam, ağlayan narımsın. Kadınım, kısrağım, karımsın” şiirini -karısına değil- ona yazmıştı.

Pek çok tablo vardı bu ilişkiden artakalan; pek çok şiir...

Bedri Rahmi onun portrelerini çizmişti; Mari, Bedri Rahmi’nin büstünü yapmıştı.

Kanatlı attaki sevdalılar

Ve usta ressam, düşsel bir tabloda sevdalısıyla kendisini, gökyüzünde kanat açan iki atlı olarak resmetmişti.

Ancak ikilinin tutkusunu kanıtlayan, o ünlü şiirdeki aşkı belgeleyen bir mektup ortaya çıkmamıştı.

Şimdi çıkıyor

20 Haziran’a kadar İş Sanat’a giderseniz Mari’nin mektuplarını görebilir ya da Bennu Yıldırımlar’ın sesinden dinleyebilirsiniz.

Ama ondan önce, Mari’nin hasret satırları ilk kez bu sayfada yayımlanıyor.

Bedri Rahmi’nin belgeselini yapmış biri sıfatıyla, “Karadut mektupları”na erken ulaşma ayrıcalığına kavuşuyor ve bu tutkulu aşkın satırlarını sizlerle paylaşıyorum:

[Haber görseli]

20 Haziran’a kadar İş Sanat’a giderseniz Mari’nin mektuplarını görebilir ya da Bennu Yıldırım’ın sesinden dinleyebilirsiniz.

[Haber görseli]

Seven kaybediyor

10 Eylül 1945

İşte yine atelyedeyim! İşte yine Çebişten hiçbir haber yok!

Canım Bedir anlamıyorum ne diye cevap vermiyorsun?

Vapurun kalkıncaya kadar bekledim, sonra atelyeye dönüp sana uzun bir mektup yazmış ve o günküyle postaya atmıştım.

Daha sonra Perşembe günü senin onlarla beraber döneceğine o kadar inanmıştım ki, tek! Geç vakitlere kadar hep seni bekledim. Cumartesi:

‘Neyleyim!..’ diye bir telgraf çektim.

Hâlâ susuyorsun canım Bedir nen var? Yoksa hasta mısın?

Hemen yaz ve eğer kabilse üç gün için buraya gel de yaz geçmeden çebişler birbirlerini bir daha görsünler.

Gel gör, senin çebiş tam bir çingene kızı oldu. Fazla yazamayacağım fena halde asabım bozuk. Ben zaten kötü kötü şeyler düşünürken bir de üstelik...

‘Seven kayıp ediyor!’

Halikarnas da burada.

Üç gün için bir şey icat et olur mu Karacam?

Geleceğin günü telle de iskeleye geleyim.

Seni iskelede bekleme arzuma kötü hatıralar karışmış olmasına rağmen içimde bir yerde öyle canlı ve tertemiz duruyor ki! Bunu olsun Çebişinden esirgeme. Zavallı Çebiş vapur kalkıncaya kadar ürpere ürpere orada demir parmaklığın arkasında bekledi... bekledi...

Hâlâ bekliyor! Çebişe.

(Yahya Kemal in büstü de seni bekliyor! Burgaz da seni bekliyor! Her şey seni bekliyor.)

EL YAZISI İKİ NOT

[Haber görseli]

Sizi tatlı uykularınızdan uyandırmak istemedim. Çok çok teşekkürler. Allahaısmarladık. Mari. Çay içmeden gidiyorum zannetmeyin sakın! Güner bana fevkalade bir çay hazırladı.

[Haber görseli]

Canım Çebişim

“Karadut Mektupları”, “Canım Çebişim” diye başlıyor. Orta Anadolu’da keçi yavrularına “çebiş” derler... Mektuplaştıkları yıllarda Bedri Rahmi, dönemin hükümeti tarafından, Anadolu’yu resmetsin diye Çorum’a gönderilmişti. “Çebiş”, Şair’in diline oradan yerleşmiş, ondan da sevgilisine sirayet etmiş olmalı...İşte o tarihsiz mektuplardan biri:

[Haber görseli]

Deli gibi koştum arkandan

“Canım Çebişim,

Belki eski günleri hatırlarsın da sokağın başında beni beklersin diye deli gibi arkandan yokuştan aşağı koştum, fakat kayıp olmuştun. Saatlerce siluetini aradım, nafile. Her gölge beni aldatıyordu. Benim canım Çebişim! Canım Çebişim! Canım Çebişim! Canım Çebişim! Çebiş, hemen seni özlemeye başladım bile.”

Susadım

Mari’nin mektubunda atıf yaptığı Bedri Rahmi’nin “Susadım” şiiri şöyle: “Susadım Üç tane elma soydular, üç tane portakal Nafile Bir bardak suyun yerini tutmadı. Acıktım Kuş sütü, kuru üzüm getirdiler Nafile Bir çimdik somunun yerini tutmadı. Seni düşündüm sevgilim şükrederek Su gibi aziz olasın her daim Ekmek gibi mübarek.”

Seni deli gibi seviyorum

27 Mayıs 1945

Direnidim!

Trendeyim, daha bilmiyorum nereye ve niçin gidiyorum? Aptallar gibi etrafıma bakınıyor, ne yapacağımı düşünemiyorum.

Biliyor musun hayvanları boğazlamak için bir yere götürürler, Türkçesini bilmiyorum ama Ermenice ‘Iskartaroz’ denir.

Ah! Hatırladım ‘mezbaha’ değil mi? Oraya sürüklenen hayvanların gözlerinde nemli nemli bir mana var. İşte aynada oraya giden bir Çebiş gözleri gördüm.

... Hani nar çiçekleri? Hani benim Bedir’im? Her gölgeyi sana benzettim, her sesi senin sandım. Gözlerim istasyon yollarında dondu kaldı.

Özledim!

Susadım gibi bir şiir Daha yola çıkmadan ‘Susadım’ gibi bir şiir yazabilseydim. Canım Bedir, o kadar fenayım ki! Başım üzerimde duruyor, cayır cayır yanıyorum. Tren müthiş sarsıyor, yazmanın imkânı yok.

Niçin gidiyorum?

Muhakkak yazacağım, şayet Yozgat’tan yollayamazsam kendim getiririm.

Etrafımda senin gözlerinden başka bir şey görmüyorum. Tünellerde, yaylalarda, vadilerde, dağlarda hep onlar trenle yarışıyor, tıpkı karanlıkla boy ölçüşen ateşböcekleri gibi cıvıl cıvıl.

Çebişim Şimdi Hasanoğlan’dan geçiyoruz. Eserini görmek için pencereye koştum...

Canım Bedir seni deli gibi seviyorum.

gözyaşına boğuldu. Mari gitmiş, ama aşkı bitmemişti.

Eren, o günden sonra Paris’e yerleşmeye karar verdi.

Bir süre ayrı yaşadılar. Sonra yeniden buluşup yıllar yılı birlikte sanat ürettiler.

Bedri Rahmi, 1974’ün bir Eylül günü, 63 yaşında hayata veda etti.

Cenazesinden sonra Eren eve geldi. Artık 35 yaşına gelmiş oğlu Mehmet’i karşısına oturttu ve dedi ki:

“Babanı uğurladık, ama şunu bil ki ona çok kırıldım. Yaşadığı ilişkiyi unutmadım. Buna katlandımsa, sadece senin hayatın kararmasın diyedir.”

Ölene kadar bir daha bu konuyu açmadı.

 

[Haber görseli]Hazin final

Sonra ne oldu?

Bu tutkulu aşk, hazin bir finalle son buldu. Bedri Rahmi’nin,

“Önde zeytin ağaçları, arkasında yar/ Sene 1946, mevsim sonbahar” şiirini yazdığı yıl, “Karadut” hastalandı. Ağır bir tüberküloz geçiriyordu. Antibiyotiğe verecek parası yoktu.

İmdadına Bedri Rahmi yetişti. En kıymetli tablolarını yok pahasına sattı; ona ilaç aldı. Ama yetmedi.

“Karadut”, 1946’da, İstanbul’da, Alman Hastanesi’nde vefat etti.

Bedri Rahmi ardından kendini içkiye vurdu.

“Türküler bitti/ halaylar durdu/ horonlar durdu/ al damar, mor damar, şah damar sustu” diye yazdı sevdiğinin ardından...

“Karadut”u defnettikten sonra gözyaşları içinde eşine döndü.

Eren, onu sevgiyle bağrına bastı, teselli etti, yatıştırdı. Ancak yaşadıkları “Karadut” parantezini ikisi de unutmadı.

1949’da bir gün Büyük Kulüp’teki bir gecede dostları Bedri Rahmi’den “Karadut”u okumasını istedi.

Şair ayağa kalktı; şiire başladı; okurken gözyaşına boğuldu

Mari gitmiş, ama aşkı bitmemişti.

Eren, o günden sonra Paris’e yerleşmeye karar verdi.

Bir süre ayrı yaşadılar. Sonra yeniden buluşup yıllar yılı birlikte sanat ürettiler. Bedri Rahmi, 1974’ün bir Eylül günü, 63 yaşında hayata veda etti.

Cenazesinden sonra Eren eve geldi. Artık 35 yaşına gelmiş oğlu Mehmet’i karşısına oturttu ve dedi ki:

“Babanı uğurladık, ama şunu bil ki ona çok kırıldım. Yaşadığı ilişkiyi unutmadım. Buna katlandımsa, sadece senin hayatın kararmasın diyedir.”

Ölene kadar bir daha bu konuyu açmadı.

 
29 Nisan 2015 Çarşamba 07:14 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1792 - Fransa'da cumhuriyet ilan edildi.
1903 - İtalo Marconi, kornet (cornet) dondurma külahının patentini aldı.
1908 - Bulgaristan, Osmanlı'dan bağımsızlığını ilan etti.
1919 - Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası kuruldu.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" dedi.
1939 - Dikili ve çevresinde deprem: 100'den fazla kişi öldü. Dikili ve Karaburun tamamen yıkıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, İstanbul'da çıkan Le Journal d'Orient gazetesini yedi gün süreyle kapattı. Gazetenin resmi dış politikaya aykırı yayın yaptığı ileri sürüldü.
1943 - Ankara Fen Fakültesi kuruldu.
1950 - Yeni Baştan gazetesinin kurucusu ve yazarı Aziz Nesin hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Nesin "Sosyal düzeni yıkmaya yönelik yayın" yapmakla suçlanıyor.
1958 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, "Demokrasiye paydos demeye Demokrat Parti genel başkanının gücü yetmeyecektir" dedi.
1964 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Yassıada hükümlüsü Refik Koraltan, Rüştü Erdelhun, Selim Yatağan ve Nedim Ökmen'i hastalık nedeniyle affetti.
1970 - Polonya'da Dayanışma Sendikası kuruldu.
1980 - Kuruluşundan 10 yıl sonra Lech Walesa liderliğindeki Dayanışma Hareketi Polonya'da yasallık kazandı.
1984 - Gökova Körfezi'nde termik santral kurulmasına karşı çıkan köy kadınları eylem yaptılar.
1986 - 12 Eylül darbesi sonrası Alparslan Türkeş ilk kez Milliyetçi Çalışma Partisi'nin (MÇP) İstanbul mitinginde konuştu.
1993 - New York Metropolitan Müzesi, "Karun Hazinesi"ni Türkiye'ye geri göndermeye karar verdi.
2000 - Bakanlar Kurulu, Kopenhag Kriterleri ile paralel olan İnsan Hakları Raporunu kabul etti.
2002 - İsrail birliklerinin, militanları yakalama gerekçesiyle Gazze`de düzenlediği operasyon sırasında çıkan çatışmada 9 Filistinli öldü.
2002 - Almanya`da Başbakan Gerhard Schröder`in liderliğindeki Sosyal Demokratlar, genel seçimlerden birinci parti olarak çıktı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:19
  • Güneş06:01
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:50
  • Akşam18:28
  • Yatsı19:56
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık