Adalet Yürüyüşü'ne büyük ayıp ve kışkırtma

Ana Sayfa » Siyaset » BDP: ''Türk ve Kürtler et ve tırnak değil''

BDP: ''Türk ve Kürtler et ve tırnak değil''

BDP lideri Selahattin Demirtaş partisinin grup toplantısında İmralı sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Demirtaş, "Batman’da yaşananlardan haberi olmayanlar ha bire biz kardeşiz sizinle deyip kendini yaşatmaya çalışıyor. Biz et ve tırnak değiliz. Biz iki ayrı eşit onurlu millet olduğumuzu savunuyoruz" dedi.

 
26 Şubat 2013 Salı 15:18 
Yorum YapYazdır
 
 
BDP: ''Türk ve Kürtler et ve tırnak değil''


BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş partisinin grup toplantısında kontu. İşte Demirtaş’ın açıklamalarından satır başları:

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

Sayın Başbakan ısrarla daha yargılaması bile başlamamış gazetecileri suçlu olarak göstermeye çalışmaktadır. Bir ülkede basın özgürce, istediklerini yazamıyorsa o toplumun gerçeğe ulaşması mümkün değildir. Toplum gerçek bilgiye ulaşamıyorsa, o toplumda demokrasinin gelişmesi imkansızdır.

Sayın Başbakan eğer özgürlüklerden söz ediyorsa ilk el atması gereken nokta basın özgürlüğüdür. Artık, “gazeteciler terörist faaliyette bulundukları için içerideler” sözünü bir kenara bırakmalıdır. Şiddete bulaştığı için hiçbir gazeteci içeride değildir. Sayın başbakan medyadan bu süreçle ilgili destek isterken medyayı nasıl bir cenderede tuttuğunu da unutmamalıdır.

ALEVİ SORUNLARI

Geçen yıl Mersin’de yaptığımız Alevi sorunlarıyla ilgili toplantılarımıza bu yıl da devam ediyoruz. Bu toplantılarda “siz ne diyorsanız noktasına virgülüne kadar onları savunmak bizim görevimizdir” dedik. Bir inanç grubu nereye ibadethane demek istiyorsa orası onların ibadethanesidir. Nokta…

“BU ALLAH’IN DEĞİL DEVLETİN DİNİDİR”

Ankara’da bir hutbe yazılıyor Türkiye’nin her camisinde bu hutbe okunuyor. Camide ne konuşulacağına devlet karar veriliyor. Bu Allah’ın dini değil, bu devletin dinidir. Bu devletin dayattığı dindir.

Her inanç grubu devletten eşit desteği görmüyorsa orada kültürel soykırım vardır. Yüzyıllardır Alevilerin uğradığı budur. Biz siyasetçi olarak bu durumdan utanırken yöneticiler çıkmış Alevi yurttaşlarımızın gözünün içine baka baka “Hayır siz orada değil burada ibadet edebilirsiniz” diyorlar.

Alevi toplumunun da kendi içinde birliği beraberliğini sağlaması gerekir. Yavuz’dan bu yana Alevi toplumunun başına ne geldiyse birlik beraberliğini sağlayamadığı için gelmiştir. Bu birlik, Türkiye demokrasisi açısından büyük güç olacaktır. Kendine Alevi demekten ürken bir siyasi kimliğin Alevi yurttaşlarımıza vereceği bir şey yoktur.

İMRALI SÜRECİ

Neredeyse iki aydır Türkiye’de birinci gündem ‘İmralı süreci’ olarak ifade ettiğimiz Öcalan’la hükümet arasındaki görüşmelerdir. Biz de bu sürece katkı sunuyoruz. Hepimiz bu sürecin müzakereye dönüşmesi müzakerelerin de kalıcı bir barışa dönüşmesi için çalışmalarımız sürdürüyoruz.

Kamuoyunun bu kadar ilgi göstermesi barışa olan özlemdir. Herkes artık barış gelsin diyor. Bu müzakerelerin barışı getireceğine de herkes inanıyor. Şimdi Ak Parti hükümeti kendini merkez koyarak ülkeye barışı tek başına getiremeyeceğini biliyor. Ama bunu kendi partisinin oylarına tahvil etmenin telaşını yaşıyor. Biz ise oylarımıza bakmayalım diyoruz. Biz oya bakarsak ilk tökezlemede barıştan vazgeçmemiz gerekir.

“BU BİZDE KAYGI UYANDIRIYOR”

Bütün katkı sunan kesimleri yok saymak işin siyasi rantını hesap etmektir. Bu hesapçılık bizde bir kaygı uyandırıyor. İkinci kaygı noktamız ise, hükümetin yol haritası henüz netleşmiş değildir. Barış barış demekle de barışın gelmeyeceğini biliyoruz. İmralı’ya giden siyasi heyetlerimiz bu anlayışa katkı sağlamak için gitmişlerdir. Süreç kritik aşamalarda sağlam iplerle bağlanmak isteniyorsa hükümetin söylemi üslubu belirleyici olacaktır.

“ÖCALAN’IN MEKTUBU PARTİMİZE ULAŞTI”

İmralı’dan Öcalan’ın yazdığı mektuplar partimize ulaştı. Süreci en hızlı şekilde gerçekleştirmek için üzerimize düşen görevi yapacağız. Hazırlıklarımızı belki üçüncü bir heyetle İmralı’ya iletilmek üzere yapacağız.

“AK PARTİ’Yİ DEĞİL SÜRECİ DESTEKLİYORUZ”

Biz bu süreci barış girişimlerini, destekliyoruz. AK Parti’yi desteklemiyoruz. Biz mevcut yetki Ak Parti’de olduğu için bu partiyle birlikte sorunu nasıl çözüme kavuşturacağımıza ilişkin görüşmelerimiz yaparız. Ak Parti ile barışa ilişkin beraber çalışmak önümüzdeki seçimde Ak Parti’yi sandığa gömmemek için bir gerekçe değildir. Biz kendi politikalarımıza güveniyoruz. 11 yıllık iktidarın ne yaptıklarını biliyoruz. Şimdi AK Parti iktidarı stratejik bir zihniyet değişikliğine gidecek mi gitmeyecek mi onu göreceğiz.

Köklü bir zihniyet değişikliği olmadan bu sorunu çözerim anlayışı dayatılırsa bizim kaygımız odur ki buradan demokrasi ve özgürlük çıkmayacaktır. Kürt sorununu yaratan zihniyet bugün bize demokrasi dersi veremez. Bu süreç, elit sınıfların hegemonyasına karşı yapıyoruz. Bu ülke kimsenin tapulu malı değildir.

“ET VE TIRNAK DEĞİLİZ”

Çanakkale’de beraber savaştık deniyor. Şimdi orada yatan bir Muşlu’ya sorsak sen neden burada savaşıp öldün diye. Bütün ülke Türk olsun diye mi savaştın… biz tarihi uyduruk inkılap tarihi kitaplarından öğrenmedik. Çizgi film kahramanları gibi bunlar . çizgi film kahramanları bile bundan daha ciddi. Yıl 2013… Hakkari’de, Batman’da yaşananlardan haberi olmayanlar ha bire biz kardeşiz sizinle deyip kendini yaşatmaya çalışıyor.

Biz et ve tırnak değiliz. Biz iki ayrı eşit onurlu millet olduğumuzu savunuyoruz. Tarih kitaplarına Türkler orta asyadan Anadolu’ya gelmiştir diye yazıyor. Benim çocuğum o tarih kitabını okurken kendi tarihini görüyor mu? Bir Kürt, Arap, Ermeni Türk vatandaşı tarih kitabını okuduğunda kendi görüyor mu. Kitaplar da iki yerde Kürt sözcüğü geçiyor o da zararlı cemiyetlerde. Üç partinin buluştuğu nokta Türk etnik milliyetçiliğidir. Öyle ayak altına aldıkları filan da yok. ayrı partiler kurmuşlar ama zaman ve para israfı. Tek parti altına birleşin Recep Tayyip Erdoğan Genel başkan, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli de yardımcıları olsun öyle devam edin…

“TÜRK ETNİK KİMLİĞİNİ SAVUNMAK DA BİZE DÜŞTÜ”

Artık Türk tanımını etnik bir tabir olmadığını savunuyorlar. Şimdi nereye geldiler biliyor musunuz Türkleri inkar etme noktasına geldiler. Türk etnik kimliğini savunmak da bize düştü. Türk etnik kimliği vardır. Sırf Kürtler etnik kimliğini savunmasın diye Türk etnik kimliğini inkar etme noktasına geldiler.

Hangi davadan yargılanıyor olursa olsun sağlık sorunu geçiren tutuklu ve hükümlülerin tedavi göre hakları vardır.

Gülsüm Koç adlı üniversite sınavına hazırlanan 19 yaşındaki kızımıza iki sayfalık iddianameyle 76 yıl hapis cezası verildi. Delil ne biliyor musunuz gizli tanığın olay yerinden geçtikten sonra fotoğraftan gördüğü Gülsüm Koç’u teşhis etmesi. Elinde silah da görmemiş. Ben geçmeden önce Gülsüm Koç oradaydı diyor.

İnanamazsınız ama böyle. Gizli tanığın kim olduğu da belli değil.

Gizli tanık yasasının derhal kaldırılması gerekir. Bu utanç vesikasıdır. Bu komployu yapanlar bu utanç vesikasına baktıklarında utanıyorlar mı. Yargıtay şimdi bunu onaylarsa… Silah yok tanık yok gören yok. gizli tanığın kendisi dahi görmemiş buna dayanarak mahkeme karar vermiş…

 

 
26 Şubat 2013 Salı 15:18 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1763 - Macaristan'da deprem.
1838 - I. Victoria 18 yaşında Birleşik Krallık tacını giydi. Kraliçe 20 Haziran'da tahta çıkmıştı ve ülkesinin tarihinde en uzun süre saltanat sürmüş hükümdar olacaktır.
1841 - Giselle balesinin prömiyeri ilk kez Paris'teki Théâtre de l'Académie Royale de Musique tiyatrosunda yapıldı.
1862 - Tasviri Efkar gazetesi, Şinasi tarafından çıkarılmaya başlandı.
1894 - İşçi Bayramı, Amerika Birleşik Devletleri'nde resmi tatil olarak kabul edildi.
1895 - El Salvador, Honduras ve Nicaragua birleşerek Orta Amerika Birliğini kurdular.
1914 - Avusturya arşidükü Franz Ferdinand ve karısı Sophia'nın, Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi üzerine I. Dünya Savaşı başladı.
1919 - I. Dünya Savaşı sonunda, İtilaf Devletleri ile Almanya arasında Versay Barış Antlaşması imzalandı.
1921 - İzmit'in kurtuluşu
1923 - Darülfünun Mustafa Kemal'e "Fahri Müderrislik Şahadetnamesi" gönderdi.
1926 - Yeni Ticaret Kanunu kabul edildi.
1928 - Almanya'da sosyalist Herman Müller şansölye olarak göreve başladı.
1931 - İspanya'da genel seçimleri sosyalistler kazandı.
1933 - Anıtlar Yüksek Kurulu oluşturuldu.
1936 - Japonya, Kuzey Çin'de Mengjiang adında bir kukla devlet kurdu.
1938 - Türk Basın Birliği Kanunu kabul edildi.
1938 - Chicora-Pensilvanya'da boş bir araziye 450 tonluk meteor düştü.
1940 - Romanya, Basarabya (bugünkü Moldova) bölgesini Sovyetler Birliği'ne bıraktı.
1943 - Şair Yahya Kemal,Cumhuriyet Halk Partisi'nin sanat danışmanı oldu.
1943 - Diyarbakır-Batman demiryolu ulaşıma açıldı.
1948 - Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, Komünist Bloğu oluşturan Kominform'dan ihraç edildi.
1950 - Seul, Kuzey Kore birliklerince ele geçirildi.
1963 - Kürt devleti kurmak için örgütlendikleri iddiasıyla 12 kişi gözaltına alındı.
1965 - Toplum polisine tam otomatik tabanca ve zırhlı araçlar verilmesi kararlaştırıldı.
1967 - İsrail, doğu Kudüs'ü ele geçirdi.
1968 - Yunus Nadi Armağanı'nı Yorgun Savaşçı romanıyla Kemal Tahir kazandı.
1969 - Stonewall ayaklanmaları başladı.
1971 - Türkiye'de afyon ekimi yasaklandı.
1978 - Kıbrıs'ın Sesi Radyosu 14 yıllık yayın hayatına son verdi.
1981 - Tahran'da İslam Cumhuriyeti Partisi merkezinde bomba patladı; 72 politikacı ve görevli öldü.
1982 - Televizyon, radyo ve gazetelerde banker reklamlarının yapılması yasaklandı.
1983 - "Az Gittik Uz Gittik" adlı kitabında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla yargılanan Aziz Nesin beraat etti.
1984 - 13 ilde sıkıyönetim kaldırıldı. Bu illerden 7'sinde olağanüstü hal ilan edildi; 4 ilde uygulanmakta olan olağanüstü hal uygulamasına ise son verildi.
1984 - "Sansür ve sürgün kararnamesi" nin ilk uygulamasında 2000'e Doğru ve Halk Gerçeği dergileri süresiz kapatıldı.
1989 - Natanz Olayı
1994 - Doğan Şirketler Grubu sahibi Aydın Doğan Hürriyet Holding'in yüzde elli hissesini satın aldı.
1997 - Aydın Doğan Vakfı Uluslararası Karikatür Yarışması'nı Atilla Peken kazandı.
1997 - Mike Tyson, boks maçının üçüncü raundunda rakibi Evander Holyfield'in kulağını ısırdı ve diskalifiye oldu.
2000 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba'ya karşı 41 yıldır uyguladığı ambargoyu yumuşatma kararı aldı.
2004 - 17. Nato zirvesi İstanbul'da başladı.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliği yasal kılan üçüncü ülke oldu.
2006 - Montenegro, Birleşmiş Milletler'e 192. üye ülke olarak kabul edildi.
2009 - Brezilya, 2009 FIFA Konfederasyon Kupasını kazandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:23
  • Güneş04:44
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:06
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık