Erdoğan'dan yeni bir aldatılma itirafı

Ana Sayfa » Siyaset » BDP: Savaş 100 yıl sürse de..

BDP: Savaş 100 yıl sürse de..

BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş'tan açıklamalar

 
8 Kasım 2012 Perşembe 08:03 
Yorum YapYazdır
 
 
BDP: Savaş 100 yıl sürse de..


Habertürk TV'de ekranlara gelen 'Açık ve Net' programının konuğu BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş oldu.
 
Zafer Arapkirli'nin sorularını yanıtlayan Demirtaş açlık grevlerinden İmralı'daki tecrit uygulamasına, BDP'li vekillerin PKK'Lı teröristlerle kucaklaşmasından Ergenekon davasına tanıklık yapan Şemdin Sakık'ın ifadelerine değin bir dizi konuda açıklamalarda bulundu.
 
İşte Demirtaş'ın konuşmalarından öne çıkan ana başlıklar:
 
Türkiye'de koşullar İrlanda ve İngiltere şartlarına ulaşmıştır. Uluslararası konjonktür Türkiye'de kalıcı bir barış  sürecinin gerçekleşmesi için uygundur.
 
GELECEK NESİLLER BİZİ SUÇLAYACAK
Kürt sorunu şu gün yaşayan insanların yarattığı bir sorun değil. Bugün yaşayan insanların, jenerasyonun, siyasetçilerin çözmemesi halinde gelecek nesillerin bizi haklı olarak suçlayacağı bir sorunla karşı karşıyayız. Çocuklarımıza böyle bir miras bırakmak istemiyoruz. Kelimenin tam anlamıyla eşit ver kardeşçe yaşasın istiyoruz. Yapılması gereken en temel şey demokratik siyaset kanallarını 'ama'sız ve 'ancak'sız açık tutmalıdır.
 
MARDİN'İN 7 İL BAŞKANI DA İÇERDE
1990-91'den bu yana HEP sürecinden bu yana Kürtler demokratik siyasetle mücadele yöntemini aktif olarak üstlendiler. O günden bugüne 7 parti kapatılmış, 10 bine yakın siyasetçi 3,5 yıldır tutuklu. Anadilde savunma yapamadıkları için halen yargılama süreci başlamamış. 6 milletvekilimiz tutuklu. 35 belediye başkanımız, il genel meclis üyelerimiz, il başkanlarımız tutuklu. Mardin'de 7 il başkanımız son 3 yıl içerisinde tutuklanmış ve 7'si de Mardin Cezaevi'nde. Şimdi sekizincisi görev yapıyor.
Bizim eksikliklerimiz yok mu? Şüphesiz ki var. Eksikliklerimizi görmezsek olmaz.
 
ANADİLDE EĞİTİM BİR TALEP DEĞİL
Taleplerle ilgili ifade ettiğimiz projeler öyle sanıyorum ki, hiçbir zaman olmadığı kadar kararlı bir şekilde çok açık, sarih bir şekilde parlamentoda, basın yayın organlarında, mitinglerde deklare ediliyor. Kongrede yazılı halde kamuoyuna duyuruldu. Bugün anadilde eğitim bilinmeyen bir talep değil. Nasıl uygulanmasına ilişkin detaylarını Anayasa Komisyonu'na sunduk.
 
TÜRKİYE ZATEN 7 BÖLGEYE BÖLÜNMÜŞ
Biz Türkiye'de Kürtler ve Türkler içiçe yaşıyoruz. Bu devletin sınırlarına saygı duyarak çözüm üretelim dedik. Özerklik modelini bu anlayışla kamuoyunun ilgisine ve desteğine sunduk. Bölgesel parlamentolar aracılığıyla yerinden yönetimler güçlendirerek çok daha demokratik bir modelin oluşabileceğini söyledik. 15 bölgeden bahsedince 'Türkiye 15 ayrı parçaya bölünecek' dediler. Şu anda Türkiye 7 bölgeye 81 vilayete bölünmüş durumda.
 
BÖLÜNMEYE DEVLET KARAR VERECEKTİR
Bunu bölücülük olarak tartışılırsa hükümet kamuoyuna böyle bir algı sunmuş olur. Bölünmemenin taahhüdü devletin tutumudur. Devletin tutumu Kürtlerin bölünmek isteğini azaltır veya çoğaltır. Devlet halkları yok sayarak, inançlarını, dillerini yok sayarak bir sistematik program uygularsa o devleti bölünmekten ne BDP ne de başka bir şey kurtarabilir. Bu devlet bölünmeyi istiyor mu, istemiyor mu ona bakmak lazım. Bölünmemenin taaahüdü devletin tutumudur.
 
TECRİT UYGULAMASI HUKUKUKİ DEĞİLDİR
Açlık grevleri 57. gününde ve  artık risk sınırını aşmış durumda. Bu meselede konuşurken dikkatliyiz. Çözüme ve sonuca gidebilmek için elimizden geleni sarfediyoruz. Biz Gültan Hanım'la birlikte cezaevi ziyareti yaptık. Açlık grevi yapan insanların taleplerini dinledik. Bunlar karşılanmayacak talepler değil. O gün hükümete çağrı yaptık. Adalet Bakanı düzeyinde çeşitli temaslarımız oldu. Tecrit denilen uygulama hukuki değil.
 
ÖCALAN'A EV HAPSİ DE KONUŞULABİLİR
Yaklaşık 15 aydır sürdürülen avukatların görüştürülmemesi bir sorun. Avukatların İmralı'da görüşmesi lazım. 1,5 yıl öncesine kadar avukatlar ve devlet düzeyinde görüşmeler yapılıyordu. O günden bu güne 1037 insan yaşamını yitirdi. Başka bir mekanizmaya geçmemiz lazım. Güvenlik konseptinin dışında diyalog ve müzakare aşamasıdır. Tecritten kastettiğimiz budur. Avukatlar da heyetler de gidebilmelidir, görüşmeler ve tartışmalar başlamalıdır. İmralı ile dış d ünya bağlantısı kurulmalıdır. Öcalan'a ev hapsi talebi ileriki dönemde konuşulabilir.
 
TECRİT KALKARSA GREVLER SONA ERER
Açlık grevi kararını alan biz değiliz sonlandırma kararını da biz alamayız. Cezaevlerine ziyaretler, çağrılar yapabiliriz. Ben bir kez daha çağrı yapıyorum, keşke arkadaşlarımız ricamıza uysalar ve açlık grevini bıraksalar. Bu bizim önerdiğimiz bir yöntem değil, arkadaşlarımızın kendi iradeleriyle aldıkları bir tavırdır. Tecrit kalkarsa açlık grevleri sona erebilir.
 
HÜKÜMET KANUNSUZ İŞ YAPMAYI SEÇTİ
Anayasa ve yasaya uymayan bir hükümet, yasadan kaynaklanan hakkı tanımayan hükümete karşı 707 kişi bedenini ölüme yatırmış durumda. Tuhaf olan kanunsuz iş yapan hükümetin tutumudur, yasaya uymayan hükümetin tutumudur. Bu siyaset dışı bir talep değildir. 14-15 aydır neden avukat görüşmesini engelliyorsunuz. Bir başbakan çıkıp 'Avukat görüşmelerini bırakın bir kenarda dursun' diyebiliyor. 3,5 yıldır 10 bin insanı hukuksuz bir şekilde içe tıkan biz miyiz? Onları tutup içeri attıran Başbakanın talimatları değil mi?
 
KÜRTLER KİMSEDEN HEDİYE İSTEMİYOR
Birinin Kürtlere bir hediye etmesi falan gerekmiyor, bunlar Kürtler'in doğuştan gelen haklarıdır. Kürtler bu topraklarda anavatanında doğduğu günden itibaren o haklara sahiptir. Bunu engelleyen hükümetin tutumu yanlıştır. Kürtelerin özgürlüğe kavuşması için bu ülkede dil, kültür ve ifade özgürlüğü ile ilgili o hakların verildiğinde bu sorun çözülmüş olur. Türkler nasıl kendileri için bu topraklarda devlet kurma hakkına sahipse Kürt halkı da Kürdistan coğrafyasında devlet kurma hakkına sahiptir. Bu hak BDP engellese de vardır.
 
'BU DEVLET BENİM' DİYORSA KURMUŞ OLUR
Bu hakkın nasıl kullanılacağı önemlidir. Devlet dediğiniz şey ille de bağımsız ulus devlet zorunda değildir. Yerinden yönetim, bölge yönetimi, merkez yönetimi ne derseniz değil, insanlar yönetime katılıyorsa, bu devlet benim devletim diyorsa devletini kurmuş olurlar.
 
FANTAZİ OLSUN DİYE DAĞA ÇIKMADILAR
İnsanlar bir gün durur dururken insanlar fantazi olsun, hobi olsun diye dağa çıkmadılar. Ölerek veya öldürerek hakların talep edilmesine karşı olalım. Ama gerçek durumu anlayabilmemiz için bu insanların fantazi olsun diye dağa çıkmadıklarını görelim ve normal bir şekilde oradan inmelerini sağlayalım. 1970'lerde bir grup Kürt genci fantazi olarak dağa çıkmışsa çağıralım onları. PKK'yı daha çıkaran şey Kürtler'in gördüğü zulümler, katliamlardır. Dersim, Zilan, Ağrı, Şeyh Sait olayları, Diyarbakır Cezaevi'nde yaşanılanlar o konjonktürle düşünüldüğünde dağa çıkışın nedeni anlaşılmalıdır.
 
SAVAŞ KARARI EN KOLAY BİR SEÇENEKTİR
Gelin müzakere yapalım, doğru yöntemi belirleyelim dağdakileri indirelim. Hükümet çağrı yapıyor PKK dağdan iniyor mu? Askeri operasyonlar yapıyor, tezkereler çıkarıyor. Bitiyor mu? Hayır. Biz askeri yöntemlerden vazgeçilsin diyoruz. Ne yapılsın? Bu savaşın bitmesi üzerine İngiltere ve IRA sürecinde olduğu gibi müzakere yöntemi kullanılsın. Savaş işin en kolay tarafıdır. Müzakere sonuç alınmadı ikinci defa, üçüncü defa denenmelidir. Sonuç alınmadı diye savaş seçeneği konulursa çözüm alınamıyor.
 
SAVAŞ 100 SENE DE SÜRSE BU İŞ BİTMEZ!
Dokunmak gerekir, birbirine temas etmek gerekir. Düşmanlık dilini terketmek gerekir. Bizler siyasiler silahla çözüme inanırsak savaş bitmez. Hükümetin ve muhalefetin silahla sonuç alınamayacığı paydasında buluşması lazım. Müzakerelerin başlaması hiçbir partiyi, hükümeti küçültmez, puan kaybettirmez. Barışmak siyasi cesaret işidir. Biz bu noktada cesuruz. Silahla, savaşla, PKK da, devlette 100 daha savaşsalar bu iş çözülmez.
 
KANDİL'LE ÖCALAN GÖRÜŞLERİ ÇELİŞMİYOR
Kandil'den yapılan açıklamalarda makul ve meşru taleplerin karşılanması halinde açlık grevlerin bitirilebileceği yer aldı. Sayın Öcalan'la yapılacak görüşmenin de sonuç vereceğine inanıyorum. Dışarıdaki sorun ve sıkıntıların konusunda yeni bir aşamaya geçebileceğine inanıyorum.
 
O KUCAKLAŞMA DAĞDA DEĞİL YOLDA OLDU
O kucaklaşma dağda değil yolda olmuştur. Hükümetin kontrol etmesi gereken, gündüz saatlerinde bir karayolunda olmuştur. Bu yönünün gözden kaçırılmaması lazım. Hükümetin tepki gösterdiği konu orada kontrolün kimde olduğu meselesinin dış dünyaya yansımış olmasıdır.
 
KÜRT CESETLERİ NEDEN İNFİAL DOĞURMADI?
Kürt gençleri dağa çıkmıştır. Bu bir realite. Kürt gençlerinin morgdaki görüntüleri, kafası kulağı kesik hali Türkiye'de infial uyandırıyor mu? O halde sarılmalar neden infial uyandırıyor. Onlar da barış adına bu girişimi yaptıkları anlatılırken, bu mesajlar gözden kaçırılıyor.
 
BEN OLSAYDIM HERHALDE SİLAH SIKMAZDIM
O andaki psikolojik durum ne olur kestirmek zor. Herhalde onlarla karşılaşsaydım ben silahımızı çekip vurmayacaktır. CHP'li milletvekili o karşılaşmayı yapsa ne yapardı merak ediyorum. Herhalde onlarla savaşmayacaktı. Bu gençler niye dağa çıkmışlar?
 
CESEDE BASAN ASKERE SORUŞTURMA YOK!
Bizim partililerimizin bir kurgusu değil o. Bence bunun anlaşılması lazım. Türkiye kamuoyun niye kıyamet koparıyor, doğrusu anlamış değilim. Kürt gençlerinin cesedinin üzerine basan askerlerin fotoğrafları yayınlandı, infial çıktı mı? O askerle, subayla ilgili soruşturmama mı açıldı. O parçalanmış bedene sarılan annenin feryadı kıyameti koparmıyor da burada mı infial çıkıyor. Bunu yapan askerlerle suçlama yok, ama milletvekilleriyle ilgili fezleke var.
 
ÖCALAN'IN İDAM MESELESİ ARTIK KAPANDI
Şu anda idam cezası geri gelse bile geriye doğru uygulanamaz. Öcalan meselesi kapanmıştır. Bu iş bitmiştir. Öcalan'a idam uygulanamaz. Öcalan'a idam meselesi kapanmış bir meseledir. Başbakan burada yanlış mesajlar veriyor. Türkiye toplumun bir kısmı idamdan yana bir kısmı da TBMM'ye 3,5 milyon imza ile 'liderimdir' beyanı vermiş durumda. Bu insanlar 'önderimdir, Öcalan'a özgürlük' diye imza atmış. Ülkenin tümünün başbakanıysan tablonun tümünü görmeniz lazım.
 
BU UCUZ SÖYLEM BAŞBAKANA YAKIŞMIYOR
Çözüm bulma adına, diyaloglarımızı sürdürme niyetiyle bir iki gün temaslarımıza devam edeceğiz. Sonuç alma noktasında bir istek ve irade görmezsek, arkadaşlarımızın ölümlerini  durdurma uğruna kendi bedenlerimizi ölüme yatırabiliriz. Başbakanın sözlerine neden kuzu kebap yeme meselesi olan sayın Ahmet Türk'ün evinde bir davetin fotoğrafıdır. Yüzde 50 oy almış başbakanın bu tür ucuz ve tahrik edici şeyler yapılmamalıdır.
 
ŞEMDİN SAKIK KÜRTLER'E ÖRNEK OLAMAZ
Şemdin Sakık, kimliği, davranışı, tutumu belli olan bir insan. Kendisi Kürt gençlerine örnek olsaydı, Kürt gençlerinin hepsi itirafçı olup cezaevinde olurdu. Bu kadar net...


 

 
8 Kasım 2012 Perşembe 08:03 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1600 - Peru'daki Huaynaputina yanardağı Güney Amerika tarihindeki en şiddetli patlamayla püskürdü.
1807 - ABD eski başkan yardımcısı Aaron Burr vatana ihanet iddiasıyla tutuklandı.
1861 - Rusya'da toprağa bağlı kölelik yasaklandı.
1878 - Thomas Edison fonografın patentini aldı.
1881 - Kansas'ta tüm alkollü içecekler yasaklandı.
1915 - I. Dünya Savaşı: Gelibolu muharebeleri başladı.
1915 - İtilaf devletleri'nin Çanakkale'ye denizden yaptıkları saldırı püskürtüldü.
1925 - Telsiz tesisi hakkındaki kanun çıktı. Türkiye'de radyonun kurulması TBMM'de kabul edildi.
1928 - Amacı yoksul kadınlara yardım etmek olan "Himaye-i Etfal Kadın Yardım Cemiyeti" kuruldu. Cemiyetin adı 1938'de Yardım Sevenler Derneği olarak değiştirildi. Mevhibe İnönü derneğin fahri başkanıydı.
1932 - Halkevleri kuruldu. 1951'de Demokrat Parti hükümeti tarafından kapatıldı.
1945 - II. Dünya Savaşı: Iwo Jima muharebesi. Yaklaşık 30.000 ABD askeri Batı Pasifik'teki Iwo Jima adasına çıktı. Japon ordusunun şiddetli direnişi ile karşılaşan ABD birlikleri adada kontrolü ancak bir ay sonra sağlayabildiler.
1947 - İstanbul'da et giderek pahalılaşıyor; İstanbul Belediyesi halkı et boykotuna çağırdı.
1956 - Türkiye-Macaristan milli futbol maçı Mithatpaşa Stadı'nda oynandı. Türkiye Macaristan'ı 3-1 yendi.
1957 - Türk Ordusu'nun ilk kadın doktor subayı Sema Aran göreve başladı.
1959 - Londra Konferansı sona erdi. İngiltere Kıbrıs'ın bağımsızlığını tanıdı. İngiltere, Türkiye ve Yunanistan, Kıbrıs'ta garantör devlet oldu. Bağımsızlığın resmi olarak ilan edilmesi 16 Ağustos 1960'da oldu.
1968 - Larnaka uluslararası havaalanındaki bir uçak kaçırma olayına, Kıbrıslı yetkililerden izin almaksızın müdahale etmeye kalkan Mısır komando birliğinin 15 üyesi, Kıbrıs milli muhafızları tarafından öldürüldü.
1972 - Güvenlik güçleri, sabaha karşı Fındıkzade ve Arnavutköy'de operasyonlar düzenledi. Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C ) üyesi Ulaş Bardakçı öldürüldü.
1975 - Devlet Sinema Televizyon Enstitüsü kuruldu.
1985 - İspanya havayollarına ait Boeing 747 tipi bir yolcu uçağı Oiz dağlarına (İspanya) çarparak düştü: 148 kişi öldü.
1985 - William J. Schroeder, yapay kalp takıldıktan sonra hastaneden taburcu edilip evine gönderilebilen ilk hasta oldu.
1985 - Türk aktör Haluk Bilginer'in de rol aldığı BBC pembe dizisi ünlü EastEnders'ın ilk bölümü İngiltere'de yayımlandı. Dizi halen devam etmektedir.
1985 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren bozuk ilaç yapanlar için " Bu adamların kafasını koparmak lazım" dedi.
1986 - SSCB Mir uzay istasyonu'nu uzaya gönderdi.
1994 - Libya'da şeriat uygulamasına geçildi; İslami takvim uygulanmaya başlandı.
1994 - Haftalık Newroz gazetesi yayımlanmaya başladı.
1994 - Adalar Belediye Başkanı ANAP'lı Recep Koç Büyükada vapur iskelesinde uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü. İki kişi de yaralandı. Recep Koç'u, kaçak yapısını yıktırdığı Osman Özgen adlı bir vatandaşın öldürdüğü bildirildi.
1997 - İran'ın Ankara Büyükelçisi Bagheri, Sincan'da düzenlenen Kudüs gecesindeki konuşmaların ardından, artan tepkiler nedeniyle ülkesine gitti.
1997 - Başbakan Tansu Çiller Meclis'te mal varlığı soruşturmasından aklandı.
1998 - Rusya'dan Türkiye'ye boru hattı ile doğalgaz getirecek Mavi Akım Projesi için müteahhit firmalar arasında anlaşma imzalandı.
2001 - Milli Güvenlik Kurulu'nun Çankaya Köşkü'nde yapılan şubat ayı toplantısında, Başbakan Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile yaşadığı tartışma nedeniyle toplantıyı terk etti.
2008 - Küba lideri Fidel Castro görevinden ayrıldığını açıkladı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
22
14
4
4
46
2
Galatasaray
22
14
2
6
44
3
Fenerbahçe
22
12
8
2
44
4
Beşiktaş
22
11
8
3
41
5
Kayserispor
22
9
8
5
35
6
Sivasspor
22
10
4
8
34
7
Trabzonspor
22
8
9
5
33
8
Göztepe
21
9
6
6
33
9
Kasımpaşa
22
8
5
9
29
10
Malatyaspor
22
7
7
8
28
11
Bursaspor
22
7
6
9
27
12
Akhisarspor
22
7
6
9
27
13
Antalyaspor
22
6
6
10
24
14
Gençlerbirliği
21
5
7
9
22
15
Konyaspor
22
5
6
11
21
16
Alanyaspor
22
6
3
13
21
17
Osmanlıspor
22
5
4
13
19
18
Karabükspor
22
3
3
16
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
15.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060719405354
 
On Numara
12.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02040912131524252636383940424356575868707479
 
Sayısal Loto
17.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030508323536
 
Şans Topu
14.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011125283006
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:22
  • Güneş07:03
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:45
  • Akşam18:09
  • Yatsı19:38
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık