Darbe girişiminin en önemli sanığı ne dedi?

Ana Sayfa » Güncel » Bayraktar iddiaları geçiştirdi, ''Davamız İslam'' dedi.

Bayraktar iddiaları geçiştirdi, ''Davamız İslam'' dedi.

Çevre ve Şehircilik eski Bakanı, AKP Trabzon Milletvekili Erdoğan Bayraktar, ''nüfuz ticareti yaparak başkalarına çıkar sağlama'' suçlamalarını, ''görevimi yaptım'' diyerek geçiştirdi. Dinlemeye takılan konuşmalarda ''bütün pis işleri bana yaptırıyorlar'' dediği belirtilen, 17 Aralık'ta yolsuzluk ve rüşvet operasyonu başladığı gün konuştuğu kişiye ''kaçın'' dediği öne sürülen eski bakan, bu görüşmeler konusunda herhangi bir açıklama yapmadı. Suçlanan AKP'li vekil, ''davalarının Allah ve İslam olduğunu'' iddia etti.

 
20 Mart 2014 Perşembe 15:54 
Yorum YapYazdır
 
 
Bayraktar iddiaları geçiştirdi, ''Davamız İslam'' dedi.

Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı, AKP Trabzon Milletvekili Erdoğan Bayraktar, "Şimdi yapılmak istenen nedir; ismi, rüşvet ve yolsuzluk. Beni de işin içine koydular. Benim dosyamda inanın nokta, virgül kadar hiçbir şey yok" dedi.
Bayraktar, partisince Akçaabat ilçesinde düzenlenen kahvaltıda yaptığı konuşmada, Türkiye'de Gezi olayları ile ilgili başlayan süreçte "20 gün sonra bu hükümet gitti" denildiğini belirterek, "O süreçte bu millet yapılan yanlışları, bu millete karşı yapılan darbeyi gördü ve geri tepti" ifadesini kullandı.

 

"Şimdi yapılmak istenen nedir; ismi, rüşvet ve yolsuzluk" diyen Bayraktar, şöyle devam etti:


"Tabii milletin kabul etmeyeceği bir şey, daha hassas bir şey. Beni de işin içine koydular. Benim dosyamda inanın nokta, virgül kadar hiçbir şey yok ama ne diyorlar; 4 tane bakan. Ne yapmışım ben? Rant sağlamışım müteahhitlere, imar yapmışım. Yani sen doktora diyorsun ki hasta bakma. İmama diyorsun ki namaz kıldırma. Benim görevim imar yapmak. Yapacağım, rant sağlayacağım, rant sağlamışım. Bunu daha sonra konuşacağım.
Ben de yapı itibarıyla alıngan birisiyim, bünyem bu tip olayları kaldırmaz. Ben Başbakana bunu söyledim. Dedim ki 'Sayın Başbakanım, bakanlığı bırakayım ama rüşvet ve yolsuzluk kelimelerinin geçtiği bir operasyona dayalı olarak kabineden ayrılmayı benim bünyem kabul etmez. Bunu bana yapma dedim fakat bu günlere geldik ama bizim için dava önemli. Bütün bunlara rağmen davamıza sahip çıkacağız. Dava bizim davamız, dava Allah'ın davası, dava İslam'ın davasıdır."


Bu seçimin bir Akçaabat, bir Trabzon seçimi olmadığını ifade eden Bayraktar, "Türkiye zor bir sürecin eşiğindedir ve çetin bir süreci yaşamaktadır. Onun için hepimiz vatan, millet, bayrak, üretim eksenli düşünmek durumundayız. 30 Mart seçimleri Türkiye için bir eşiktir ve son derece önemlidir" diye konuştu.

 

BAYRAKTAR HAKKINDAKİ İDDİALAR

TBMM'ye delen Erdoğan Bayraktar fezlekesinin ön yazısında şöyle deniliyor:

“Bayraktar’ın nüfuz ticareti yaparak başkasına menfaat temin ettiği ve görevini kötüye kullandığına ilişkin suçlamalara yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27.02.2014 tarihli ve 2013/20765 C.M. sayılı yazısı ve eki Anayasa’nın 100. maddesine göre gereği yapılmak üzere 28.02.2014 tarihinde Başkanlığımıza intikal ettirilmiştir. Bilindiği gibi Anayasa’nın 100. maddesi uyarınca Meclis soruşturulması açılması, TBMM üye tamsayısının en az on birinin vereceği bir önerge ile istenebilmektedir. Böyle bir önerge olmadan TBMM Başkanlığı’nın anılan yazı ile ilgili olarak Meclis soruşturmasına ilişkin resen bir işlem başlatması mümkün bulunmadığından gereğinin tayin ve takdiri yüce heyetin bilgilerine sunulur”

 

FEZLEKEDEN BİR BÖLÜM

Karşı gazetesinden Emre Erciş'in haberine göre, soruşturma dosyasına giren konuşmalarda, İstanbul Etiler'deki polis okulu arazisinin 'afet riski taşıyan alan' ilan ederek ranta açılmasını sağladığını itiraf eden Bayraktar, buna karşılık Çatalca'ya taşınacak polis okulu için de 'imar oyunları' planlıyor.

Çatalca'nın en bakir yerlerinde bulunan 400 metrekarelik arazinin akıbetine ilişkin 24 Temmuz 2013'te Kiptaş Genel Müdürü İsmet Yıldırım ile konuşan Bayraktar, Yıldırım'ın talepleri üzerine isyan ediyor. Çatalca'daki arazinin rezerv alanı ilan edilmesini isteyen Yıldırım'a zaten araziye hukuksuz olarak 3 katı amsal verdiğini söyleyen Bayraktar, "Ben neye istinaden yapayım bunu? Bizi asarlar ya!" dediği görülüyor.

'İhalesiz alınması için'
Fezlekede söz konusu görüşme için şu yorum yapılıyor:

"Görüşmeden de açıkça anlaşılacağı üzere henüz protokolü imzalanırken KİPTAŞ'a ve örgüt üyelerine devletin üst kademelerinin talimatı ile devredilmesi planlanan Etiler Polis Okulu arazisinin ihale edilmeden usulsüz bir şekilde alınabilmesi için fikir yürütüldüğü, bu konuda yardımcı olması açısından Adem Baştürk (Hoca diye hitap edilen, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri) ile görüşüldüğü, onun da 'çalışsınlar bana getirsinler' dediği, ayrıca İBB Yazı İşler ve Kararlar Daire Başkanı Turan Konak'a akıl danışılacağı tespit edilmiştir."

İş bitirici Bayraktar
Peki bu görüşme nasıl mı sonlanıyor. Yine fezlekeye göre 'mutlu' sonla:

"Çatalca'dan 400 dönümlük araziyi Emniyet Genel Müdürlüğü'ne verecekleri, Etiler Polis Okulu'nun riskli alan ilan edilmesinin karşılığında bu arazinin rezerv alan ilan edildiği, Erdoğan Bayraktar'ın 'konuyu Vedat ile konuşacağım', 'bunu halledeceğiz, halledeceğiz bak tamam...' dedikleri tespit edilmiştir.

İşte büyük rant zincirini gözler önüne seren, itiraf niteliğindeki o diyalog:

İsmet Yıldırım: Bu şeylerden kurtarsana abi. Bizim bu polis koleji meselemiz vardı ya abi Çatalca'nın...

Erdoğan Bayraktar: Ya imarını yaptık ya oranın.

İ. Yıldırım: Abi şöyle şimdi, bunlar bana direk vermiyorlar ya belediye diye (arazi belediyeye ait), bunlar diyorlar ki; bu Çatalca'daki yeri de şey alanı ilan edersek...

E. Bayraktar: Ben neye istinaden yapacağım orayı rezerv alanı İsmetciğim ya! Neye istinaden!

İ. Yıldırım: Abi oradaki gecekondular var ya, TOKİ kaldıracak ya oradaki...

E. Bayraktar: İsmetciğim bak, bizi asarlar ya. Bu işlerin hesabını sonra kim verecek abi. İmarı nedir; o Ulus'taki, oradaki, Etiler'deki imarı her taraftan maksimum bir emsaldir. Biz oraya 3 emsal verdik. Verdik oraya emsal, sıkıntı neyse... Daha bir şey değil. Olur. Sen bizim kardeşimizsin, belediyenin yeridir veya belediyenin içeriden aldığı hazineden verdik. Bu riskli alanı ilan etmek için Bakanlar Kurulu'na yazdım. Çıktı mı riskli alan, çıktı. O zaman belediye istediği gibi verir, ihalesiz falan.

İ. Yıldırım: Abi orayı veriyor da (Etiler'i kast ediyor) burayla müşterek yapılması lazım (Çatalca'daki arazi) Ya şeyin protokolü belediyeyle.

E. Bayraktar: Abi belediye onu kendisi alsın orayı o zaman riskli olduğu için. Kendisi verir sana orayı da aynı risk alanı olduğu için.

İ. Yıldırım: Bu Adem hocayla başımız dertte biliyorsun o şeytan şeytanın merkezini yaptım abi.

E. Bayraktar: Abi bu bak şimdi bunlar ne yapıyorlar biliyor musun? Bak mübarek ramazan günü...

İ. Yıldırım: Abi sizin onda gücünüz yetmez yani.

E. Bayraktar: Ne kadar pis iş varsa bize yaptırmaya kalkıyor. Bak Kuşdili'ni (Kuşdili Çayırı) imara açtı. Bak 20 sefer telefon açtı burayı tasdik et diye. İmarı isterse kendisi de yapıyor, tesdik de ediyor. Yok SİT alanı, doğal SİT alanı falan demiyor. Bak imarını yapıyor, gidiyor. Burayı bana yaptırdı. Sonradan efendim ortalık karışınca Başbakan'a da ben arz ettim bunu. 'Ya bunu yapma' dedi. Ben kenara imar bıraktım, gene dedikm gene gene bu yağıyla kavrulsun, burayı ihale versin cebinden para çıkmasın. Sonradan baktı olmuyor, tamamı efendim yeşil alan yaptı bizim inadımıza.

 

BAŞKA BİR GÖRÜŞME İDDASI

 

Hürriyet Gazetesi'nden Şükrü Küçükşahin'in haberine göre telefon görüşmelerinde, Bakan Bayraktar'ın bürokratlarına kaçabiliyorsan kaç dediği iddia edildi.

Habere göre, telefon görüşmeleri 17 Aralık sabah 06.30 ile 07.00 saatleri arasında yapıldı.

Evi polis tarafından basılan Oğuz Bayraktar, babası Bakan Bayraktar'a haber verdi. Harekete geçen Bayraktar, Bakanlık Mekansal Planlama Genel Müdürü Mehmet Ali Kahraman'ı aradı ve"Yani yakında gelirler senin evi basarlar" uyarısında bulundu. Bayraktar, "Eve gelirler, sen daireye git" dedi.

Kahraman'ın "Ne yapayım, kaçayım mı evden" demesi üzerine de Bayraktar, "Kaçabilirsen kaç" ifadesini kullandı. Genel Müdür Kahraman, "Tamam" yanıtını verdi. Görüşmedeki ifadelerden Mehmet Ali Kahraman'ın soruşturmadan bilgi sahibi olduğu anlaşıldı.

İddiaya göre Bakan Bayraktar, Kahraman ile görüşmesinin ardından AKP Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu'nun yeğeni Sadık Soylu'yu aradı. Aynı zamanda Çevre Bakanlığı Danışmanı olan Soylu'yu uyaran Erdoğan Bayraktar, polisin birazdan gelip kendisini alacağını belirtti. Bayraktar, Soylu'ya evden kaçması talimatını verdi. Bayraktar, Sadık Soylu'ya telefonundan yerini tespit edebilecekleri uyarısını yaptı ve yanına gelmesini istedi.

 
20 Mart 2014 Perşembe 15:54 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1795 - Fransa'da kadınların toplantılara katılması yasaklandı.
1904 - FIFA'nın Paris'te kurulması.
1919 - İzmir'in İtilaf Devletleri tarafından işgalini protesto için Sultanahmet Mitingi yapıldı, mitinge 200 bin kişi katıldı.
1928 - Türk Vatandaşlığı Kanunu kabul edildi, tekke ve zaviyeler kapatıldı.
1938 - İstanbul Elektrik Şirketinin hükümetçe satın alınmasına ilişkin sözleşme Ankara'da imzalandı.
1945 - Nazi liderlerinden Himmler, müttefiklerin eline geçmemek için siyanür kapsülüyle intihar etti.
1949 - Sovyet lideri Josef Stalin, Berlin ablukasını kaldırdı ve II. Dünya Savaşı sonrası ikiye bölünen Almanya'nın batısında federal cumhuriyet ilan edildi.
1960 - İsrail ajanları, 6 milyon Yahudinin ölümünden sorumlu tutulan Adolf Eichmann'ı Arjantin'de ele geçirdi. Eichmann yargılanmak üzere İsrail'e götürüldü.
1965 - Adalet Partisi Antalya Milletvekili İhsan Ataöv, "milliyetçi öğretmenler ayaklandığı gün içim müsterih olacaktır. Ölenler şehit, kalanlar gazi sayılacaktır" dedi.
1971 - İstanbul'da sokağa çıkma yasağı kondu. 25 bin asker ve polis kentte arama yaptı.
1978 - İmralı Cezaevi'nden kaçan ABD'li Billy Hayes'in yazdığı roman 'Geceyarısı Ekspresi' adıyla sinemaya aktarıldı. Türkiye, filmi protesto etti.
1992 - İstanbul'a 117 yıl hizmet eden Galata Köprüsü yerinden sökülerek Haliç'e çekildi.
2002 - Ankara'nın en eski ve en büyük sinemalarından Akün, 1975 yılında Ertem Eğilmez'in unutulmaz filmi 'Hababam Sınıfı' ile açtığı perdelerini, yine aynı filmle bir daha açılmamak üzere kapattı.
2006 - Türk-Yunan F-16 uçakları çarpıştı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:40
  • Güneş04:50
  • Öğlen12:29
  • İkindi16:27
  • Akşam19:46
  • Yatsı21:40
 
Süper Loto
18.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050611154147
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
20.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091128293337
 
Şans Topu
17.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050609101401
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık