CHP Lideri: 'Milli irade diyorsunuz, meclisi satıyorsunuz'

Ana Sayfa » Siyaset » Baykal'dan meclis başkanlığı seçimi için flaş MHP iddiası

Baykal'dan meclis başkanlığı seçimi için flaş MHP iddiası

CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, TBMM Başkanlığı seçimlerinin ikinci turundan sonra kulislerde neler yaşandığını anlattı. Baykal, Devlet Bahçeli'nin 'HDP' çıkışından sonra MHP'den Yusuf Halaçoğlu ile CHP'li Levent Gök'ün buluştuğunu söylerken, Halaçoğlu'nun Levent Gök'e, "'Bir sıkıntı yok, kutlarız. Baykal seçilebilir. Çünkü biz grubu serbest bırakacağız" dediğini iddia etti. Baykal, Erdoğan ile görüşeceğini duyan Kılıçdaroğlu'nun ‘aman ha sarayda olmasın’ dediğini ifade etti. Baykal, görüşme sonrasında eleştiri alacaklarını söylemesi üzerine Erdoğan'ın ise ‘Ya boş ver ne yaparlarsa yapsınlar’ dediğini belirtti.

 
7 Temmuz 2015 Salı 07:23 
Yorum YapYazdır
 
 
Baykal'dan meclis başkanlığı seçimi için flaş MHP iddiası

BOMBA İDDİA

CNN Türk’te yayınlanan “Tarafsız Bölge” programında soruları yanıtlayan Baykal şunları söyledi:

ÜÇ ARKADAŞIM SORGULAMAK İSTEDİ
“Meclis başkanlığı konusunun gündeme geldiği sıralarda partimiz içinde de bunun dışında da bir önemli tartışma yaşandı. Benim etrafımda... Bu tartışmanın mihverinde Sayın Tayyip Erdoğan’la yaptığımız görüşme yatıyordu. Bu görüşmeyi gerçek niteliği ile önce kendi partime sonra da Türkiye’ye anlatmak ihtiyaç halinde çıktı. Meclis’te bir tartışma yapılmadı. Ben bir değerlendirme yaptım, cevap verdim. O açıklamalar bazı arkadaşları rahatsız etti. Çünkü onların varsaydıkları yoktu. Yanlış değerlendirme yapıyorlardı. Bende o değerlendirmelerin doğru olmadığını kararlı bir şekilde ifade ettim. Üç arkadaşım oturdukları yerlerden sorgulamak istediler beni. Sayın genel başkanın önünde. Toplantı bittikten sonra genel başkan yemeğe çağırdı. İftarı beraber yaptık. Ertesi gün de buluştuk, konuştuk. İş bu ziyaret etrafındaki peşin fikirdi. Karalayıcı, suçlayıcı değerlendirmelerin temelinin olmadığını anlatmanın fırsatını buldum.

 

TERCİHİNİ NET OLARAK SÖYLEDİ
Sayın genel başkan bana kimlerin müracaatta bulunduğunu söyledi. ‘Bunlar olmaz siz bizim adayımız olacaksınız’ dedi. Başka bir aday isteyeceği ile ilgili bir gözlemim olmamıştır. Erdoğan’la görüşmemi güven bunalımı haline getirmeye çalıştılar. Ben haber vermeden gitmişim gibi şey söylediler. Genel başkana bilgi vererek gittim, bunda tereddüt yok. Meclis Başkanı pazarlığı diyenler oldu. 20 kişi ile hükümet kuracak diyenler oldu. Bu gerçeklikten kopuk karalayıcı bir anlayış içinde siyasetin yapıldığını gösteriyor. Ben bunlara sert tepki gösterdim. Ben kimseyle parti içinde rekabet içinde olduğum izlenimini almadım. Sayın genel başkan kendi tercihini bana net bir şekilde söylemiştir.

 

SARAY’I UYGUN GÖRMEDİM
Hiç kuşku yok aklımdan bile böyle bir şey geçmezken gece 12’ye yakın bir saatte, ayın 9’unda Antalya’dayım ben, gece yarısı telefon geldi ve ‘Sayın Cumhurbaşkanı sizinle geçici Meclis Başkanı olarak, deneyimli siyasetçi olarak istişare etmek istiyor, gelir misiniz’ dediler. Cumhurbaşkanlığı yetkilileri... Bende dedim ki ‘bu konuda karar almam için genel başkanla konuşmalıyım’ dedim. Bu ilk şart dedim. Onlarda gerek yok falan demediler, gayet tabi dediler. Onun üzerinde ben ikinci olarak ‘cumhurbaşkanlığı programında resmi olarak ilan edilmesi gerekir, kaçak bir görüşme olmaz’ dedim. Uygun dediler. ‘Sarayda yapılacak’ dediler ben uygun olmayacağını söyledim. Böyle olması gerekir, Dışişleri Konutu’nda olabilir dedim. Ben gecenin o saatinde genel başkanın iki numarası vardır. Birisini çevirdim üç defa çaldırdım cevap almayınca rahatsız etmeyeyim diye kapattım. Beni arayanlara dedim ‘görüşemedim yarın sabah konuşuruz.’ Sabah 7 buçukta aradılar, henüz konuşmadığımı söyledim. 8’de genel başkanı aradım yine düşüremedim. Anladım ki ev telefonuymuş onu kullanmıyormuş.

 

GENEL BAŞKAN HOŞLANMADI
Özel kalem müdürüne söyledim, ‘yardımcı olun’ dedim. Hemen bağladılar, Kemal Bey'in ilk reaksiyonu ‘aman ha sarayda olmasın’ dedi. Çıktığımızda kamuoyu bunu nasıl karşılar aleyhinizde kullanırlar’ dedi ve haklı çıktı. Ben yapmam gerektiğini düşündüm. Genel başkan ‘koalisyon konuştuk izlenimi vermeyin’ dedi. Ben de merak etmeyin dedim. Tekrar aradılar ve neden bu kadar acele ediyorsunuz dedim. Onlar da önemli bir konuşma yapacak ondan önce görüşmesi gerekiyor dediler. Net bir tablo varken bilgi vermeden gitti görüştü dediler. Ben görüşmek istedim diye birileri çıktı. Yok böyle bir şey. Sizi nasıl inandıracağım, yok böyle bir şey. Genel başkan bu işten hoşlanmadı. Bu çok doğal bir şey, hoşlanmama gerekçesi olarak ‘aleyhinizde kullanırlar’ dedi. Ben önemsemedim, böyle bir derdim yok benim. Gitme deseydi bir an bile tereddüt etmezdim, hiç kuşku yok gitmezdim. ‘Ben ona hayır desem de gidecekti’ böyle bir şey yok. Bu kadar yalanı dolanın hakim olduğu yerde gerçeği nasıl paylaşacağız. Erdoğan’a ‘her bir araya gelişimizde kıyamet kopuyor bunda da olacaktır’ dedim. ‘Hatırlar mısınız, 1 Mart tezkeresini YÖK’ü falan konuştuğumuz zaman, yıllardır buna bir pazarlık yapıldı diye inananlar vardır’ dedim. ‘Ya boş ver ne yaparlarsa yapsınlar’ dedi. İçerik olarak tutulmuş saklanmamış bir şey yok.

 

DAVUTOĞLU DA ÖNERDİ
Bunların dışında konuların konuşulabilir olduğunu içinize sindirmeniz gerekiyor. Partimizin koalisyon konusundaki tercihi ortaya çıkmış değil. Kimse adına bir şey müzakere edebilecek durumda değilim. Karşıda Cumhurbaşkanı var. Alışılmamış bir siyasi tablo var karşısında ve istişare ihtiyacı hissediyor.

Adaylığım açıklandıktan sonra Sayın Ahmet Davutoğlu ile de görüştüm. Davutoğlu bana ‘ben de Cumhurbaşkanımıza sizinle görüşmesini tavsiye ettim’ dedi. ‘Seçmen bir hata yaptı ve seçime gitmek lazım kriz üreterek’, seçimin rövanşını alma duygusunun zihinlerde dolaştığını biliyordum ilk günden itibaren. Cumhurbaşkanına ilk söylemem gerekenin bu seçim sonuçlarını ciddiye alın. Seçmen yanlış yaptı yeniden bir seçime gidelim değil hemen gereğini yapmamız lazım.

Bütün koalisyon seçeneklerine açık olmak lazım. Muhalefet partileri kendi aralarında anlaşıp çoğunluk oluştururlarsa bunun normal bir koalisyon gibi parlamentoya sunulması lazım. Ben bütün seçeneklerin işletilmesi konusunda iyi niyetli bir anlayışın olmasını anlatmaya çalıştım. Seçim sonuçlarının yaşanmış 13 yıllık anlayışın ardından çıktığını anlatmaya çalıştım. Buradan yola çıkarak uyum işbirliği içinde siyaset götürmenin yoluna kendimizi intibak ettirmemiz lazım. Bana ziyaretten önce bir konuşma yapacak onun öncesinde görüşmek istiyorlar demişlerdi. Ertesi gün geçtim televizyon başına siyasi konuşmayı izlemem ama bunu izledim. Hatırlarsanız gençlerle bir görüşme yaptı. ‘Egolarımızdan sıyrılalım, halk bunu istedi’ dedi. Söylediğimi yaptı, ben bundan memnun oldum.

 


HESAPLAŞMAK İÇİN ADAY OLDUM
Erdoğan ile görüştükten sonra Meclis Başkanlığı adaylığına karar verdim. Erdoğan ile görüşüp tezgah kurdu diyenlerle hesaplaşmak için aday oldum. Birlikte bir meclis başkanı seçelim anlayışı muhalefet partilerinin ortak arayışı olmamıştır. Hiç böyle bir mesaj da gelmemiştir. Konuşmamızda TBMM Başkanlık seçimi, koalisyon modelleri asla konuşulmadı. Süreç içinde CHP’ye bir ortak aday çıkarılması konusunda teklif yapılmadı. 3. tur sırasında partinin ihtiyaç duyduğu anda çekilebileceğimi söyledim. Meclis Başkanı olursam nasıl bir yönetim sergileyeceğime dair konuştum. MHP’nin CHP ile birlikte bir aday seçme arayışı yok. ‘Benim adayım budur’ dayatması var. Ekmeleddin İhsanoğlu, HDP’ye bir nezaket ziyareti yapmamış, onları yok saymıştır. Ekmel Bey ortak aday değildir. MHP’nin bir milletvekilidir artık. TBMM başkanlık seçimi sürecinde kilit noktayı Bahçeli’nin anlayışı teşkil etti.

HALAÇOĞLU SERBEST BIRAKACAĞIZ DEDİ
Ekmeleddin İhsanoğlu genel başkanımızı ziyaret ettiği zaman Kemal Bey ‘bizim adayımız Baykal işte onu destekliyoruz’ deyince o da onu doğal karşıladığını söyleyip ‘adaylar azalınca gereği yapılır’ dedi. O ana kadar ne MHP’den ne de başka bir çevreden Baykal nasıl aday olur, böyle bir şey kabul edilemez. Böyle bir şey kesinlikle yok. Bahçeli’nin iki açıklaması bundan sonra bir rahatlama ortaya çıktı. Gece bizim bir grup başkanvekilimiz, MHP’nin resmi bir yetkilisiyle buluştu. Ve o ona, ‘Bir sıkıntı yok, kutlarız. Baykal seçilebilir. Çünkü biz serbest bırakacağız grubu dediğini; o görüşmeden kısa bir süre sonra benim evime gelerek Grup Başkanvekili benim evime gelerek bunu bana söyledi. Sabah Bahçeli’nin açıklaması geldi ve bu tabloyla karşılaştık.(Kim bu yetkili?) Yusuf Halaçoğlu. Yusuf Halaçoğlu, 1 gün önce MHP’nin son turda gruplarını serbest bırakacağını bize söyledi.”

 

HALAÇOĞLU TELEFONLA BAĞLANDI
Bunun üzerine telefonla canlı yayına bağlanan Yusuf Halaçoğlu, “Benim Levent Gök’e grubu serbest bırakacağız diye bir şey söylemem söz konusu olmadı. Levent Bey bana geldi doğrudur. ben kendisine İhsanoğlu’nu destekleyeceğimizi, Devlet Beyle görüşmesi gerektiğini söyledim. Bunu biraz herhalde ya Levent Bey yanlış aktardı kendisine ya da etik olmayan bir sonuç ortaya çıktı. Kesinlikle böyle bir şey geçmedi aramızda” dedi.

YUSUF HALAÇOĞLU: GRUBU SERBEST BIRAKACAĞIZ DEMEDİM

Programa telefonla katılan Yusuf Halaçoğlu ise, kendisinin Levent Gök'e "Grubu serbest bırakacağımız mesajını vermedim. Bizim kendi adayımızın İhsanoğlu olduğunu aktardım. Hiç bir şekilde grubumuzun serbest bırakılacağına dair hiç bir mesajım olmadı. Bunu ya Levent Bey, yanlış aktardı kendisine ya da etik olmayan bir davranış söz konusu" dedi.

LEVENT GÖK DE KONUŞTU

Bunun üzerine Levent Gök de programa katıldı. Gök, "Bahçeli'nin son tur ile ilgili yaptığı açıklama sonrası biz de bir arayışa giriştik. Hatta HDP de bu arayışa girdi. Ne yapabiliriz arayışına girdik. Halaçoğlu, Genel Başkanlarının açıklamasını iyi okumadığımızı söyledi. HDP'nin Deniz Baykal'a desteğini açıklaması halinde kendilerinin Deniz Baykal'a oy vermeyeceklerini belirttiğini söyledi. Ben de bunun üzerine HDP ile görüştüm. MHP'nin bu hassasiyetini anladıklarını belirttiler. Ben de bütün bu görüşmelerin sonucunda ortaya çıkan tabloyu aktardım." dedi.

 
7 Temmuz 2015 Salı 07:23 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
27
18
7
2
61
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
27
5
5
17
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1512 - I. Selim tahta çıktı.
1830 - Osmanlı hükümeti, Yunan devletinin varlığını resmen kabul etti.
1877 - Rusya, Eflak ve Boğdan'a girerek Osmanlı'lara savaş açtı, böylece 93 Harbi olarak anılan Osmanlı-Rus savaşı başlamış oldu.
1898 - İspanyolların Küba adasının boşaltılması istemini reddederek ABD'ye savaş ilan etmesiyle İspanyol-Amerikan Savaşı başladı.
1909 - İstanbul'a gelen Hareket Ordusu, 31 Mart Ayaklanması'nı bastırdı.
1915 - İstanbul'da Ermeni topluluğunun önde gelen 2.345 kişi tutuklandı.
1916 - Patrick Pearse önderliğindeki gizli milliyetçi örgüt, İrlanda Cumhuriyetçi Kardeşliği, Postane Baskını ile, Dublin'de İngiliz egemenliğine karşı Paskalya Ayaklanması'nı başlattı.
1920 - Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi Reisliğine seçildi.
1946 - Ulvi Cemal Erkin'in Birinci Senfonisi, Ankara Devlet Konservatuvarı'nda ilk kez seslendirildi.
1959 - Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdül Nasır, Shell ve Anglo-Egyptian petrol şirketlerini kamulaştırma emri verdi.
1972 - TBMM, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam kararlarını yeniden onayladı.
1978 - Ereğli Kömür İşletmesi'nin Armutçuk üretim bölgesindeki grizu patlamasında 17 işçi öldü.
1980 - İran'da rehin tutulan 52 ABD'liyi kurtarmak için girişilen kurtarma operasyonu, rehineler kurtarılamadan sekiz ABD askerinin ölümüyle sonuçlandı.
2001 - Ankara DGM Cumhuriyet Başsavcılığı, Beyaz Enerji Operasyonu'na ilişkin soruşturmayı tamamlayarak dava açtı.
2004 - BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs'ta çözüm için hazırladığı plana ilişkin referandum yapıldı. KKTC'de kabul edilen, ancak Kıbrıs Cumhuriyeti'nde reddedilen plan, her iki toplum tarafından kabul edilmediği için reddedilmiş oldu.
2007 - Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanlığına aday olarak gösterdi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:29
  • Güneş05:21
  • Öğlen12:31
  • İkindi16:19
  • Akşam19:18
  • Yatsı20:58
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
17.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030616202327282933434651526065717374757679
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
19.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091014303107
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık