Çalışanlar için hiç de hoş olmayan yeni bir dönem!

Ana Sayfa » Siyaset » Başbakan'dan Kürtçe selamlama

Başbakan'dan Kürtçe selamlama

Partisinin 5. Olağan Kongresi için Diyarbakır'a gelen Başbakan, salondakilere Kürtçe seslenerek, 'Selam olsun Diyarbakır' dedi, salonda "Serok Ahmet" sesleri yükseldi.

 
25 Ocak 2015 Pazar 15:15 
Yorum YapYazdır
 
 
Başbakan'dan Kürtçe selamlama

AKP Diyarbakır 5. Olağan Kongresi'ne katılmak üzere Seyrantepe Spor Kompleksi'nde toplanan kalabalığa seslenen Başbakan Ahmet Davutoğlu, selamlama sırasında halka Kürtçe seslendi.
Başbakan Davutoğlu, 'Diyarbakır'a selam olsun' şeklinde başladığı konuşmasında salonda açılan ve 'Kardeşliğin sesi Başbakan Davutoğlu'na selam olsun' yazılı olan pankartı okuyarak, Kürtçe selama karşılık verdi. Salonda " Serok (Başkan) Ahmet" sesleri yükseldi.
Başbakan ayrıca; "Eğer vakit bulursam güzel Kürtçe'yi de güzel Türkçe'miz kadar öğrenmek istiyorum." dedi.

 

Başbakan Davutoğlu, Diyarbakır'da Halka Kürtçe Seslendi


BAŞBAKAN'IN KONGREDEKİ KONUŞMASINDAN SATIR BAŞLARI:
"Diyarbakır'ın her köşesiyle gurur duyuyoruz. Millet olarak İbrahimi milletin bugünkü temsilcileri olarak çok büyük sınavlardan geçiyoruz. O büyük sınavları ancak ve ancak Diyarbakır'a ruhunu, maneviyatını, kimliğini vermiş olan nebilerin, sahabilerin, alimlerin izinden yürüyerek aşabiliriz."
"Mart 2013'te Diyarbakır'a geldiğimde Dicle Üniversitesi'nde bir konuşma yapmıştım. Şimdi hala o konuşma zihnimdedir. Öğrencilerimde gördüğüm coşkuyu bugün binlerce Diyarbakırlı'nın huzuruna çıkarken bu salonda görmekten gurur duyuyorum. O konuşmamda zikretmiştim, Diyarbakır bizim mürşid şehrimizdir dedim ve Başbakan olarak irşad almaya, bir kez daha teneffüs etmeye, bir kez daha yüreğimde hissetmeye geldim."
"Diyarbakır'ın sokaklarında da birlikte yürüyeceğiz. Milletimizin eşit fertleri olarak Diyarbakır'da da Ortadoğu'da da dünyanın her yerinde de omuz omuza yürüyeceğiz. Ertuğrul Gazi'nin torunları, Selahaddin Eyyübi'nin torunları ayağa kalkacak, fitneye karşı ayağa kalkacak. Çatışmak isteyenlere karşı inadına barış, kardeşlik, yeni Türkiye, yeni Ortadoğu, yeni dünya diyecek."
"Eğer bir yerde bir camiye saldırı olmuşsa, o camide yan yana duran kardeşlerimizi görürsünüz. Bu kardeşlik ebediyete kadar sürecek, işte bunun için 'Çözüm süreci' diyoruz. Çözüm süreci herhangi bir konjonktürel çaba değildir, çözüm süreci bir seçim kazanmak ya da kaybetmemek için açılan bir yol değildir. Çözüm süreci bu tarihdaşlığın, vatandaşlıkla buluştuğu kaderdaşlığın tesis edildiği bir süreçtir."
"2010 Referandumundan önceydi, Sayın Cumhurbaşkanı ile gelmiştik. Hazreti Süleyman Camii'nde Cuma'ya gittik. Cuma namazı sıcak bir gün içerde büyük bir ısı var. Hepimiz terlemişiz. Ben şöyle elimle ceplerimi yokladım mendil bulmak için emin olun 10 saniye geçmemişti sağ tarafımdan bir mendil uzandı. Aldım sildim terimi. Sonra döndüm mendili iade etmek için dedi ki Sayın Bakan'ım sizin olsun emin ol hiç kullanmadım tertemizdi. Dedim ki ey aziz kardeşim keşke kullansaydın, senin terin benim terime karışsaydı. İşte o zaman o mendili daha çok severdim. Hala tarih ve notla birlikte eşimin hatıra bölümünde sakladığı aziz bir hatıradır. Bir kardeşi kim olursa olsun bir ihtiyaç içindeyse o anda mendil hiç düşünmeden elindekini, gönlündekini zihnindekini verir. Biz de diyoruz ki eğer Diyarbakırlı kardeşimin bir tek saç teline zarar gelse ayağına tek bir diken batsa o diken bizim yüreğimize batar o saç teli bizim en aziz emanetimiz olarak koruyacağımız bir emanet olur."
"BU KADERİ DEĞİŞTİRMEYE KARARLIYIZ"
"Biz Konya ile Diyarbakır'ı ayırt etmeyiz. Hazreti Mevlana ile Diyarbakır Alimlerini ayırt etmeyiz. Diyarbakır'da da Ortadoğu'da da Dünyanın her yerinde omuz omuza yürüyeceğiz. Ertuğrul'un torunları, inadına kardeşlik barış ve yeni Türkiye, yeni Ortadoğu ve yeni dünya diyecek. Biz, Aydın Muğla ve Tekirdağ'dan sonra geçtiğimiz hafta Brüksel'e Berlin'e Zürih'e gittim. İşte biz bunun için çözüm süreci diyoruz. Çözüm Süreci her hangi bir konjektürel çaba değildir. Çözüm süreci bir seçim kazanmak ya da kaybetmemek için açılan bir yol değildir. Sizlerle biraz hasbihal etmek istiyorum. Diyarbakır üzerinden bütün Güneydoğu ve Doğu ülkelerimiz çözüm sürecini tekrar anlasın ve darbe vurmak isteyenlerin maskelerini d üşürsün. Bizler asırlarca bir arada yaşamış olan bu kardeşleri bir arada tutmaya çalışırken birileri aramıza fitne sokmaya ayırmaya çalışıyor. Biz çözüm sürecini yerli milli proje olarak başlattık ve başarıya götüreceğiz. 30 Yıldır bu ülkenin anaları evlat acısı ile ağladı. Biz bu kaderi değiştirmeye kararlıyız. Kaderimizi bütün bir milletin kaderi yapmaya kararlıyız. Geçmişte ne zaman yola çıkılmışsa bu konu için hep engeller çıkarıldı."


"ÇÖZÜMÜ İSTEMİYORLAR"
1993 Baharını hatırlayın. Rahmetli Özal bir gayrete girişmişti ve o dönemde Rahmetli Eşref Bitlis'i şehit ettiler, sonrasında 33 askerimiz şehit edildi ve sonrasında Özal. Gaffar Okan'ı ve her zaman bugün dahil Türkiye'nin her yerinde Gaffar ismi kardeşliğin birliğin sembolü olmuştur. Buraya gelirken kıymetli eşlerini Fehime hanımı aradım ve size onun selamını getirdim. Bizim kardeşliğimiz budur. Rahmetli Necmettin Erbakan hoca bişeyler yaptığında kirli eller devreye girdi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan yeni bir dönemin işaretini verdi o günden bugüne AK Parti kadroları bir an dahi çözüm sürecinden ayrılmadı. 2005'te Diyarbakır konuşması ile çözüm süreci üzerinden milletin ebedi kardeşliği ihdas edilmeye başlanmışken 2006'da Türkiye'de Cumhur ile ilişkisi olmayan Cumhuriyet mitingleri yapıldı, Danıştay saldırısı yapıldı. Devlet içindeki çeteler kara bir dönemi başlatmak istediler. AK Parti'yi iktidardan indirmek istediler. Şu anda Sayın Cumhurbaşkanımız da Somali'deki kardeşlerimizle buluşuyor. Daha sonra milli birlik ve kardeşlik projesini devreye soktuğumuzda paralel çeteler devreye girdi. Bu çabaları gösteren Sayın MİT Müsteşarımıza 2002'de kumpas kurdular. Biz yılmadık, 2013'te çözüm sürecine yeni bir ivme kattık. 2013 Baharı nevruz mesajlarıyla yepyeni bir dönem başlayacakken silahlı unsurlar Türkiye'yi terk edecekken Gezi provokasyonları yapıldı. Çözüm sürecini durdurmak istediler Gezi üzerinden."
" ÇÖZÜM SÜRECİ BİZİM İÇİN VAROLUŞ MESELESİDİR"
"Bir anda bütün bir ülkeyi karanlığa boğmak istediler. Biz bu yola kararlı çıkmış AK Parti erleri durmadık. Gezi provokasyonları yapılırken biz 2013 Haziran'ında çözüm süreci yasasını çıkardık. Tarihte ilk kez Çözüm süreci bir yasal çerçeveye oturduk. Millet 10 Ağustos'ta kardeşlik tohumu diken Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a Cumhurbaşkanlığını layık gördü ve oraya getirdi. Sayın Cumhurbaşkanımızla bunu çok iyi anlamanızı istiyorum AK Parti Olağanüstü kongresinde devir teslim töreni yaparken ikimizde konuştuk. Bir hususun altını vurguladık. Çözüm süreci bizim için varoluş meselesidir ve buna her zaman sahip çıkacağız dedik. Milletimizin huzurunda o Cumhurbaşkanı olarak ben başbakan olarak söz verdik. Çözüm süreci ne olursa olsun başarıya ulaşacak. Analar arasındaki ebedi kardeşlik kaim kılınacak. Diyarbakır sokaklarındaki gençler Cizre'deki gençler dağlarda değil barış sofralarında bir arada olacaklar. Hiç bir şekilde onları karşı karşıya getirtmeyeceğiz. Her bir gencimiz bizim için azizdir."
"KOBANİLİ HER KARDEŞİMİ ALNINDAN ÖPÜP BAĞRIMA BASIYORUM"
"62. hükümeti kurar kurmaz yaptığımız ilk çalışma yasası Haziran'da çıkan çözüm sürecine bir mekanizma çerçevesi kazandırmaktı. Hiç aksamayan bir mekanizma çerçevesine oturttuk. Tam tekrar yola çıkmışken tekrar ivme katmışken Yeni Türkiye diyerek bütün vatandaşlarımzıın özgürlüğü için yola çıkmışken 6-7 Ekim Kobani olaylarını çıkarttı. O olaylar Kobani için çıkmadı, buradan Kobani'ye de selam söylüyorum. Kobanili her kardeşimi alnından öpüp bağrıma basıyorum. 3 Günde 197 bin Kobanili kardeşini sınırdan almış olan bu ülke Kobani'yi unutabilir mi. O zaman söyledim yine söylüyorum Kobani bize tarihin emanetidir. Oradaki kardeşlerimiz bize tarihin emanetidir."
"BİRİLERİ ÇIKTI, HİLALİ BAYRAKTAN KALDIRMAK İSTEDİ"
" Çözüm Süreci ile bu toprakların mayası olan Malazgirt'te yan yana duran Kürt, Türk, Zaza kardeşler yine yan yana olacak. Şu güzel albayrakları görmek istiyorum. Özellikle Diyarbakır'a yakışıyor bu bayrak. İşte 28 Şubat'ta birileri çıktı hilali bayraktan neredeyse Türk ulusalcıları adına 'hilal İslam'ı temsil ediyor' diye bir takım Türk ulusalcıları çıktı bunu kaldırmak istedi. Bazı Kürt ulusalcıları da bu aziz milleti bu bayrakla buluşturmamaya çalıştı."
"GÜZEL KÜRTÇEMİZİ DE GÜZEL TÜRKÇEMİZ KADAR ÖĞRENMEK İSTİYORUM"
"Onlarca yıl Kürtçe konuştukları için Ceza alanlar oldu. Kürtçe konuşmak yasaklandı. Şimdi bir düşünün AK Parti iktidarları olmasaydı böyle bir salonda başbakana böyle bir pankart yazılır mıydı? İşte diyoruz. İnşallah biraz vakit bulsam güzel Kürtçe'mizi de güzel Türkçemiz kadar öğrenmek istiyorum. Biz bütün yasakları kaldırdık. Olağanüstü hali kim kaldırdı? AK Parti. Kürtçe yasağı kim kaldırdı? AK Parti. Kürtçe Propaganda yasağını kim kaldırdı? AK Parti. İşte bizim için Serok Ahmet diyorlar sağ olun teşekkür ediyorum."

 
25 Ocak 2015 Pazar 15:15 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1853 - Kırım Savaşı başladı.
1911 - Trablusgarp savaşında İtalyan yüzbaşı Carlo Piazza, Bingazi'deki Osmanlı siperleri üstünde tarihin ilk askeri keşif uçuşunu gerçekleştirdi. Piazza daha sonra ilk askeri amaçlı hava fotoğrafını da çekti.
1912 - Birinci Balkan Savaşı'nda Osmanlı ve Sırp orduları arasındaki Kumanova Muharebesi başladı.
1915 - New York'ta 25-30.000 kadın oy hakları için 5. ci caddede yürüyüş yaptı.
1926 - Sovyetler Birliği'nde Leon Troçki ve Grigoriy Zinoviyev, Komünist Partisi Merkez Komitesi üyeliğinden çıkarıldı.
1929 - New York Borsasında hisse senetlerinin değerindeki sürekli düşüş yavaş yavaş paniğe yol açmaya başladı (1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın ilk işaretleri)
1940 - Efsane futbolcu Pele, Brezilya'da dünyaya geldi
1946 - Birleşmiş Milletler, ilk genel toplantısını New York'ta yaptı.
1954 - Almanya'nın NATO'ya girişiyle ilgili Paris Antlaşması imzalandı.
1956 - Macaristan'da Sovyet egemenliğine karşı ayaklanma başladı. Bütün ülkeye yayılan gösterilerde, isyancılar Sovyet birliklerinin çekilmesini istediler.
1960 - Genel nüfus sayımı: Türkiye'nin nüfusu 27.754.820
1965 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel hükümeti kurma görevini Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel'e verdi.
1972 - Zonguldak'ta iki ayrı kömür ocağında grizu patlamasında 20 işçi öldü, 76 işçi yaralandı.
1973 - ABD başkanı Richard M. Nixon, Watergate skandalı ile ilgili Oval Ofis ses kayıtlarını mahkemeye teslim etmeyi kabul etti.
1981 - Danışma Meclisi ilk toplantısını yaptı.
1983 - Beyrut'ta Amerikan ve Fransız barış gücü karargahlarına patlayıcı yüklü kamyonlarla intihar saldırısı yapıldı. 241 Amerikan deniz piyadesi ve 58 Fransız paraşütçü öldü.
1993 - Karun Hazinesi, 28 yıl sonra Türkiye'ye getirildi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:53
  • Güneş06:34
  • Öğlen12:17
  • İkindi15:14
  • Akşam17:38
  • Yatsı19:07
 
Süper Loto
19.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031217284748
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
21.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071226293136
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık