Türk tarımına büyük darbe vuracak karar

Ana Sayfa » Spor » BAŞBAKAN TRABZONSPOR'DAN ÖZÜR DİLER Mİ?

BAŞBAKAN TRABZONSPOR'DAN ÖZÜR DİLER Mİ?

UEFA Disiplin Kurulu'nun şike nedeniyle Fenerbahçe'yi 3, Beşiktaş'ı 1 maç Avrupa kupalarından men etmesi, yöneticilere ilişkin vereceği cezalar, ne anlama geliyor? Türkiye'de bizzat Başbakan tarafından ''kişilerin işlediği suçtan kulüpler sorumlu olmasın'' ve TFF'nin ''şike sahaya yansımadı'' yaklaşımları ile şikeciler temize çıkarılırken, UEFA ne dedi?

 
26 Haziran 2013 Çarşamba 12:00 
Yorum YapYazdır
 
 
BAŞBAKAN TRABZONSPOR'DAN ÖZÜR DİLER Mİ?

UEFA Disiplin Kurulu’nun kararı: Fenerbahçe’ye şike yapmaktan dolayı 3 maç Avrupa kupalarından men cezası. Sorumlu yöneticiler de kesin cezalandırılacak. Ancak hangisinin ne ceza alacağının hakkaniyet ölçüsünde belirlenmesi için ek bir rapor hazırlanacak. Bir kısmının ömür boyu hak mahrumiyeti alacağı kesin gibidir.

UEFA kararının öncesinde Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinin verdiği karar var. Şike ve teşvik sabit. Elbet de hukuki süreç bitmedi, olay Yargıtay aşamasında.

UEFA kararında da temyiz mekanizması var. Önce temyize, sonra belki CAS’a gidecek.

Ancak artık takke düştü kel göründü.

Bu kararın esası, özü şudur:  Şike yapılmış, teşvik verilmiştir. Şike ve teşvik yapanlarla yapma nedenleri birbirinden ayrılamaz. Dolayısıyla  ‘’sahaya yansımış ya da yansımamış’’ hiçbir önemi yoktur.

Üstelik kulüp cezasının kesin olup kişi değerlendirmelerinin sonraya bırakılması, ‘’kişiler ile kulüpleri ayıralım’’ savunusuna vurulmuş okkalı bir tokattır.

Yani şike ve teşvik Fenerbahçe’nin şampiyonluğu için yapılmıştır. Bunum gerçekleşmesi, sahaya yansıması önemli değildir.

 

***

Şimdi dönelim Başbakan Erdoğan’ın o skandal sözlerine:

Tarih 22 Mart 2012. Yer İstanbul, UEFA Genel Kurulu..

Başbakan Erdoğan kürsüden şöyle diyor: "Burada değerlendirmeyi iyi yapmak lazım. Gerçek kişilerin işlediği suçlar nedeniyle tüzel kişiler ceza alırsa, sadece o tüzel kişilik değil milyonlarca sempatizan da cezalandırılmış olur"

İşte Başbakan’ın hukuk açısından tarihe skandal olarak geçecek bu sözleri üzerine Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) harekete geçti ve bu ayrımı getirdi. Şike ya da teşvik sahaya yansımamışsa, kulüplerin sorumlu tutulamayacağı düzenlemesi yapıldı.

Bu sözler talimat gibi algılandı. Etik Kurul raporları değişti. Profesyonel Futbol disiplin Kurulu, şikeci takımları akladı, kişileri suçladı. Böylece Trabzonspor’un, anasının ak sütü gibi kazandığı şampiyonluk bizzat Başbakan Erdoğan ve TFF mahareti ile elinden alınıp Fenerbahçe’ye hediye edildi.

Yazık ki, bu ülkede adaleti kendi çıkarları ya da eğilimlerine göre yapmaya çalışanlar, büyük adaletsizliklere neden oldu.  Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları adaleti kendi ülke ve adalet sisteminden, kendi federasyonlarından değil, uluslararası kuruluş ve adalet sisteminden arar hale getirildi.

Kimse kendini öteye beriye atıp olayı sulandırmasın, bazı kişileri korumak için karartma yapmasın.

Bu ayıp kimin?

Bu ayıp en başta ‘’Kişilerin işlediği suçlardan kurumlar sorumlu tutulamaz’’ diyerek süreci baştan sona etkileyen Başbakan Erdoğan; bu sözleri talimat gibi algılayıp suçu örtmek ve meşrulaştırmak için düzenlemeler yapan TFF ve bunu yasallaştıran başta AKP’li vekiller olmak üzere bu değişliğe destek veren parlamento üyeleridir.

Bu karardan sonra Başbakan özür diler mi? Yoksa her olayda yaptığı gibi UEFA’ya veryansın mı eder?

 

***

Bu arada, Başbakan Erdoğan’a söz söylemeye, eleştirmeye korkanlar, dahası bazı çıkarları için sessiz kalanlar, Trabzonspor’un haklarını savunamadı, zaafiyete düştü.

Erdoğan ve hükümete yönelik protestoları önlemek için  polis taraftara saldırtanlar, Avni Aker’i rehin alanlar, 3 kuruşluk çıkar için bu duruma sessiz kalanlar, taraftar tepkisini para ve çıkarla bastırmaya çalışanlar, alet olanlar bu karardan sonra ne düşünüyor acaba?

 

Yasal sürecin tamamlanmasından sonra yapılması gereken şudur:

TFF ve organları yeniden harekete geçmeli, herekirse yasada değişiklik yapılmalı, 2010-2011 Süper Lig şampiyonluk kupası Fenerbahçe'den alınıp Trabzonspor'a verişlmelidir.

Bu yapılmazsa, gerek mahkeme ve gerekse UEFA'nın aldığı hiçbir karar gerçek anlamda anlamlı hale gelmeyecektir.

 

Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu

ahmet-sefik@hotmail.com

 
26 Haziran 2013 Çarşamba 12:00 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1880 - Fransa Tahiti'yi topraklarına kattı.
1913 - Balkan Savaşı başladı.
1925 - Diyarbakır İstiklal Mahkemesi'nce idama mahkûm edilen Şeyh Said ile adamları idam edildi.
1934 - Bitlis'te yaşayan Zaro Ağa 157 yaşındayken yaşamını yitirdi. İç organları inceleme amacıyla alındı.
1938 - Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü kuruldu.
1939 - Hatay Devleti Meclisi, oybirliğiyle Türkiye'ye katılma kararı aldı.
1971 - TBMM'de çıkan bir yasayla Türkiye'de haşhaş ekimi yasaklandı.
1974 - Isabel Perón, Arjantin'in ilk kadın devlet başkanı olarak yemin etti. Kocası eski başkan Juan Peron sağlık durumunun bozulması üzerine görevlerini bırakmıştı. Zaten iki gün sonra da öldü.
1976 - Seyşel Adaları, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.
1984 - Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında karma ekonomik protokol imzalandı.
1986 - Arjantin, Batı Almanya'yı 3-2 yenerek Dünya Futbol Şampiyonu oldu.
1992 - Cezayir devlet başkanı Muhammed Budiaf suikaste uğrayarak yaşamını yitirdi.
1995 - Ankara Büyükşehir Belediyesi, amblemindeki Hitit Güneşi'ni; Kocatepe Camii'ni ve Atakule'yi simgeleyen bir tasvir ile değiştirdi.
1999 - Abdullah Öcalan, vatana ihanet suçundan idam cezasına çarptırıldı.
2000 - Endonezya'da yolcu taşıyan bir tekne 500 yolcusuyla birlikte battı. Kazadan kurtulan olmadı.
2002 - Türkiye, 2002 FIFA Dünya Kupası'nda 3. oldu.
2005 - Sezen Aksu Bahane Albümünün Remiks'ini çıkarttı.
2008 - Euro 2008 finalinde İspanya, Almanya'yı yenerek Avrupa şampiyonu oldu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:24
  • Güneş04:45
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:37
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:06
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
28.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202123242909
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık