Erdoğan-Trump görüşmesinde özür bilmecesi

Ana Sayfa » Güncel » BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN OPERASYON RESTİNE YANIT

BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN OPERASYON RESTİNE YANIT

Taksim Dayanışma Platformu'nun TMMOB binasında dün akşam saat 19.00 sıralarında başlayan toplantısı sabah 04.00 sıralarında sona erdi. İlk flaş gelişme saat 10.30 yaşandı. Yapılan açıklamada "Gezi Parkı'nı terk etmeyeceğiz ve eylemlere devam edeceğiz" denildi. Başbakan Erdoğan'ın Ankara Sincan'daki mitinginde söylediği "Gezi Parkı'nı boşaltın" açıklamasının ardından Taksim Paltform'u Gezi'den çıkmayacaklarını açıkladı.

 
15 Haziran 2013 Cumartesi 19:33 
Yorum YapYazdır
 
 
BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN OPERASYON RESTİNE YANIT

 

Taksim Dayanışması platformundan saat 19.00 sıralarında Gezi Parkı merdivenlerinde açıklama yapıldı.
Erdoğan: Yarın Gezi Parkı boşaldı boşaldı... Taksim Dayanışma Platformu'ndan açıklama"

 

YURTTAŞLARIMIZIN DERHAL SERBEST BIRAKILMASINI TALEP EDİYORUZ"

Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhcu tarafından okunan açıklama şu şekilde:"Taksim Gezi Parkı’nda ağaç katliamını durdurmak için başlayan direnişimiz, park sınırlarını aşarak İstanbul halkının ve ardından Türkiye’nin dört bir yanından yurttaşların on bir yıllık AKP İktidarına karşı birikmiş olan öfkesi ile buluştu. Milyonlarca insan sokaklarda meşruluklarından ve yaratıcılıklarından taviz vermeden direnişlerinin 18’inci gününü tamamladılar. Ülkemizin tanık olduğu en büyük hak arama mücadelelerinden biri olarak tarih sahnesinde yer alan bu direniş daha ilk günden başlayarak yoğun polis şiddetinin hedefi oldu. Yaşam hakkı dahil tüm insan haklarının ayaklar altına alındığı bir sürecin içindeyiz. Ancak bu davranış; kalabalıkları dağıtacağı yerde büyüttü, birbirlerini mücadele içinde tanıyan insanların dayanışmasını güçlendirdi, bütün canlıları boğan gaz bombalarının altında her türlü şiddete karşı sokakları doldurdu, direnişi birleştirdi. Direnişin başlangıcından beri ortaya konulan son derece açık ve haklı talepleri hükümet öncelikle görmezden geldi. Ardından direnişi bölme, provoke etme ve meşruiyetini zedeleme çabaları içerisinde oldu. Ancak ülke ve dünya kamuoyunun tepkisini çeken bu yaklaşımlar başarıya ulaşamadı. Bu süreçte yaratılan şiddet ortamının bir sonucu olarak 18 gün içerisinde 4 yurttaşımız; Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert ve Mustafa Sarı hayatını kaybetti. Pek çok yurttaşımız görme, işitme ve uzuv kaybına neden olacak şekilde yaralandı. Hayatını kaybedenlerin acısını yüreklerimizde hissediyor ve en temel demokratik haklar kullanılırken öldürüldüklerini hatırlatıyoruz. Henüz bu ölümlerin sorumluları hakkında ciddi bir işlem başlatılmamış olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz, bu şiddetin sorumlularının yargı önünde hesap vermesinin takipçisi olacağız. Ayrıca keyfi gözaltı politikaları nedeniyle birçok kişi halen gözaltında tutulmaktadır. Direnişe katılanlar ve Taksim Dayanışması olarak ülkenin dört bir yanında gösterilere katıldığı için gözaltına alınan ve tutuklanan yurttaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz"

"BU MÜCADELENİN SONLANDIRILMASI DEĞİL BÜYÜTÜLMESİ ÖN KOŞULDUR"
"Bu süre içerisinde yürütülen şiddet politikalarına rağmen farklılıkların zenginliği ile bir araya gelebildiğimizi, tartışabildiğimizi, ortaklıklar yaratabildiğimizi ve birlikte mücadele edebildiğimizi gördük. İktidarın üzerinden yükseldiği rant ve ekolojik tahribat politikaları karşısında milyonlarca insan ağaçları savunarak kendi hayatlarını ve özgürlüklerine sahip çıktı ve bir özgürlük alanı olarak şiddete karşı barışçıl tutumunu korumayı bildi. Gezi Parkı eylemleri ardından ülke artık “yeni bir güne uyanmıştır". Bu mücadelenin sonlandırılması değil büyütülmesi ön koşuldur. Kitleselliği, yaratıcı zekası, hukuki haklılığı, kadın ve genç karakteri, bu güne kadarki başarısını sağladığı gibi bundan sonraki adımlarının da teminatıdır. Herkesin biat etmeye zorlandığı bir iklimde özellikle sokakta kararlı ve dik duruş sergileyerek ülkenin kaderini etkileyen bu toplumsal duyarlılığın yukarıdan aşağıya alınacak kararlarla yönetilmesi, direktiflerle adım attırılması söz konusu değildir. Bu duyarlılık, forum ve değerlendirme toplantıları yaparak ve farklı fikirleri zenginlik olarak görüp kendini yenileyerek ilerlemek zorundadır. Tüm bu demokratik mekanizmalar ne kadar önemli ve değerli ise bu dayanışmaya katkı koyan tüm kişi ve kurumsal yapıların yine tarihsel sorumlukla davranmaları, dayanışmanın biriktirdiklerini ve kazanımlarını hesaba katmaları da o kadar önemlidir"

"GEZİ PARKI'NI TERK ETMİYORUZ"
"Bu nedenle 15 Haziran 2013 günü Taksim Dayanışmasının tüm bileşenlerinin gerçek gündemi, ilk günden bu güne ısrarla takipçisi oldukları talepleridir. Taleplerin takibinde ısrarcı olunması aynı zamanda tüm yurttaşlarımız üzerindeki otoriter iklimin dağıtılması çabasıdır. Ne yapacağımızı soranlara buradan açıklıkla ifade ediyoruz ki; simge haline gelen Gezi Parkı’nı terk etmiyoruz. Mücadelemizle girdiğimiz ve hükümet sözcüsünün “mahkeme sonuçlanana kadar park olarak kalacağını" açıkladığı Gezi Parkı’nda, nasıl kalınacağını da, bundan sonra atılacak adımları da buraya emek verenler olarak hep birlikte bizler belirleyeceğiz. Karşılıklı olarak bütün demokratik tartışma ve değerlendirme mekanizmalarını işleterek günün kazanımlarına uygun olarak dayanışmamızı adım adım güçlendireceğiz. Gezi Parkı’na girişin polis şiddeti ile engellenmesi karşısında büyük bir kararlılık gösteren, günlerce sokakta direnenlerin parkın yeniden kazanılmasındaki rolü yadsınamaz ve bunu kendi renkleriyle yansıtmalarından daha doğal bir şey olamaz. Ancak, en geniş değerlendirme – tartışma platformlarında çıkan ana eğilim parkta kalışın “Taksim Dayanışması" çatısı altında sürdürülmesi ve parkta yer alan tüm kişi, kurum, parti ve inisiyatiflerin bu çatı altında kendini ifade etmesinin kanallarının yaratılmasıdır"

"NÖBETE DEVAM EDİYORUZ"
"Direnişimizin 18.gününde 15 Haziran Cumartesi günü içindeki tüm canlılar ile beraber parkımız ve kentimiz, ağaçlarımız, yaşam alanlarımız, özel yaşamımız, özgürlüklerimiz ve geleceğimiz için Taksim Dayanışması olarak parkımızı ve yaşamımızı savunmak için nöbete devam ediyoruz. Taleplerimizin takipçisi olmayı sürdürüyoruz. Şiddet emirlerini verenler ve 4 yurttaşımızın ölümüne neden olanlar yargılanana kadar susmayacağız. Bu direniş, Taksim Dayanışmasının ortak iradesinin yansıması ve bütünlüklü bir mücadelenin ortak zemini olacaktır. Bugünden itibaren tüm yurda ve hatta dünyaya yayılan mücadelemizden gelen dinamizmle ülkemizde yaşanan her türlü haksızlığa karşı dayanışmamızı sürdüreceğiz. Bu daha başlangıç, mücadeleye devam"

 
15 Haziran 2013 Cumartesi 19:33 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1792 - Devrimci Fransa'da Yasama Meclisi krallığı kaldırdı.
1858 - Babür İmparatorluğu yıkıldı.
1903 - İlk kovboy filmi Kit Carson'un prömiyeri ABD'de yapıldı.
1918 - Megiddo Savaşı sona erdi.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Halk, köylüler bana her yerde iş programını şu iki kelime ile ihtar ettiler; Yol, mektep" dedi.
1932Himayei - Etfal Cemiyeti tarafından düzenlenen Alaturka Güreş müsabakaları Taksim Stadyumu'nda yapıldı.
1938 - İlk TV haber programı, BBC'de yayınlandı.
1938 - Polonya hükümeti, Çekoslavakya sınırına asker sevk etti. (bkz: Südet Krizi)
1943 - İnönü Ansiklopedisi'nin ilk fasikülü yayımlandı.
1947 - Zonguldak Kozlu kömür ocaklarında grizu patlaması: 48 işçi öldü.
1949 - Erzurum Hasankale demiryolu ulaşıma açıldı.
1958 - Başbakan Adnan Menderes , Cumhuriyet Halk Partisi'nin parti olmadığını, İsmet İnönü'nün siyaseti bırakması gerektiğini, basının istediğini yazamayacağını söyledi. Menderes, "Bize yumruk atan İsmet Paşa'yı alır layık olduğu muameleyi yaparız" dedi.
1960 - 27 Mayıs günü "Milli Birlik ve Hürriyet Bayramı" olarak kabul edildi.
1964 - Malta , İngiltere'den bağımsızlığını kazandı.
1977 - Türk Lirası devalüe edildi; Dolar 19,25 lira, Mark 8,27 lira oldu. Bu, Milliyetçi Cephe hükümetinin bir yılda yaptığı üçüncü devalüasyon oldu.
1980 - Orgeneral Haydar Saltık devlet başkanı genel sekreteri oldu. Aynı gün Başbakan Bülent Ulusu kabinesini açıkladı. (bkz:12 Eylül Darbesi)
1981 - Belize bağımsızlığını kazandı.
1995 - İzmir Buca Hapishanesi'ne düzenlenen operasyonda 3 siyasi tutuklu ve hükümlü yaşamını yitirdi. Olay, Buca Katliamı olarak tarihe geçti.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:17
  • Güneş05:59
  • Öğlen12:26
  • İkindi15:53
  • Akşam18:31
  • Yatsı20:00
 
Süper Loto
14.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121520253053
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık