Memur ve memur emeklisi ne kadar zam alacak?

Ana Sayfa » Siyaset » Başbakan Erdoğan'dan provokasyon uyarısı

Başbakan Erdoğan'dan provokasyon uyarısı

Kılıçdaroğlu ve Bahçeli'ye ne dedi, 3 PKK'lının cenaze töreni için ne çağrısı yaptı?

 
15 Ocak 2013 Salı 15:49 
Yorum YapYazdır
 
 
Başbakan Erdoğan'dan provokasyon uyarısı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuştu.

İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

 

Terörün sona ermesi için son haftalarda başlatılan ayrıntıların bir kısmını da sizlerle paylaşmak zorundayım. Biz millet olarak 75 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaş olarak, istiklale ve hürriyete yeryüzündeki bütün milletlerden çok daha fazla aşığız tutkunuz. Bu topraklardaki yaklaşık bin yıllık tarihimiz boyunca hürriyetimize yönelik her saldırıya karşı bizler kükremiş milletiz. Millet diyorsam asla asla bir ırkı, inanç grubunu kastetmiyorum. Yani bu topraklar üzerinde millet 75 milyonun tamamıdır.

Altını çizmek istediğim husus şudur. Bin yıl önce olduğu gibi bugün de yarın da istiklalimize ve hürriyetimize yönelik her saldırı karşısında ecdadımız gibi topraklarımızı kahramanca savunmak noktasında en küçük bir tereddüdümüz olmaz, olamaz. Bizi hiç kimse diz çöktüremez.

“ŞEHİTLERİMİZİN HATIRASINA LEKE SÜRMEDİK”

Bizi hiç kimse teslim alamaz. İstiklal Marşı’mız “Korkma” ifadesiyle başlar. Biz 75 milyon ve 75 milyonun ecdadı hiçbir zaman korkmadık, başımızı öne eğmedik. Bundan sonraki bin yıl boyunca da bizler de torunlarımız da hiç tereddüt etmeden bu toprakları savunmaktan asla ve asla savunmaktan vazgeçmeyeceğiz. Tek bir şehidimizin dahi aziz hatırasına leke sürmedik, sürdürmeyiz. Bu aziz milletin değerlerinin çiğnenmesine müsaade etmeyiz.

“BİRİLERİ SADECE KÜRTLERİ, BİRİLERİ SADECE TÜRKLERİ SEVİYOR OLABİLİR”

Birileri sadece ama sadece kendi ırkını seviyor olabilir. Birileri sadece Türkleri, birileri sadece Kürtleri seviyor olabilir. Birileri nefretin kanın diliyle konuşuyor olabilir. Ama biz farklıyız. Biz insanı ve insanları seviyoruz. Bir yaratılanı yaratandan ötürü seviyoruz.

“ACI AYNI OCAĞA DÜŞÜYOR”

Bu terör sürecinde 30 yıldır süre gelen bu kayıplarda bir yanlış olduğunu defalarca ifade ettim. Evet bir tarafta bizim kahraman Mehmetçiğimiz şehit oluyor, diğer tarafta dağdaki terörist etkisiz hale getiriliyor. Ama dikkatinizi çekiyorum, acı aynı ocağa düşüyor. Kurşun hangi adrese giderse gitsin analar oluyor. Eli değil, ayağı öpülesi analar oluyor. İşte biz 10 yıldır bu acıyı sonlandırmanın mücadelesi içindeyiz. Biz 10 yıldır anneler ağlamasın diye bedenini yüreğini ortaya koyan bir iktidarız.

Biz 10 yıldır bir yandan topraklarımızı savunurken, annelerin gözyaşını dindirmenin telaşı içindeyiz. Meşru yasal değerlerimizle örtüşen her yolu devreye aldık.

“BİR ŞEYİ SÖYLEMEK ZORUNDAYIM”

Biz 1980’lerde Diyarbakır zindanlarında nelerin yaşandığını çok iyi biliyoruz. İşkence yapanların şahsında insanlıkta vicdanda biliyoruz ki kurumuştur. İşkenceciler aynaya baktıklarında aynadaki görüntüleri bile kendilerinden utanmıştır. Ama ben burada bir şeyi söylemek zorundayım. Bu ülkede insanlar düşüncelerinden inançlarından dolayı sadece Diyarbakır zindanında zulüm görmediler. Mamak’ta, Metris’te yaşatılanlar dışarıda farklı gruplara aynı derecede vahşice yaşatıldı. Gerek bu salondaki, gerek bu salon dışındaki yüzbinlerce kardeşim bu zulmü iliklerine kadar yaşadılar.

Namaz kılıyoruz diye bizimle alay ettiler. İmam hatipliyiz diye bizi aşağıladılar. Sakalı olanı, selamün aleyküm diyenleri bile ötelediler. Kitaplarımız yasaklandı. Gazetelerimiz dergilerimiz partilerimiz kapatıldı. Siyaset yapmanın önünü türlü engellerle tıkadılar.

“ARKADAŞLARIM KALLEŞÇE ŞEHİT EDİLDİ”

Bizzat benim en yakın arkadaşlarım kalleşçe şehit edildiler. Eşi başörtülü olduğu için işinden atılanlar oldu. Kendi öz yurdunda kendi vergisiyle yapılmış okullarda okuyamayan çocuklarımız oldu. İnsanlarımızın iş kurma okuma hakkı kısıtlandı.

Bir çoğunun hayat hakkı elinden alındı. Çirkin senaryolarla komplolarla inançlarımız ayaklar altına alınıp çiğnenmek istendi.

“BÜYÜK TÜRKİYE HAPİSHANESİNDE PARYA MUAMELESİ GÖRDÜK”

Birileri Diyarbakır zindanlarında feryat ederken bizler de büyük Türkiye hapishanesi içinde öz vatanında parya muamelesi gördük. Ama dikkatinizi çekiyorum. Hiçbir zaman elimize silah almayı aklımızın ucundan bile geçirmedik. Sokağa çıkıp anarşiyi üretmeyi aklımızdan geçirmedik. Çünkü biz düşüncelerimize inandık. İnançlarımıza güvendik. Biz aziz milletin her bir ferdiyle bizimle birlikte olduğuna yürekten iman etti. Onlar vurdu biz büyüdük. Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer olduğunu aklımızdan hiçbir zaman çıkartmadık.

“ŞİDDET ÇIKMAZ SOKAKTIR”

Düşüncesine güvenen inancına güvenen her hareket sabırla sağduyu ile er ya da geç mutlaka zafere ulaşacaktır. Bunun karşısında şiddet ve terör kesinlikle çıkmaz sokaktır. Şiddet fikrine inancına davasının haklılığına inananlar için asla bir yöntem olamaz. Şiddet ve terör bu ülkeye acıdan başka hiçbir şey vermedi. İşte biz bugün bir kez daha ve inatla sabırla, işte bu şiddeti terörü sona erdirmenin gayreti içerisindeyiz.

“KARDEŞLİK AYNI ANADAN AYNI BABADAN OLMAK DEĞİLDİR”

Tek bir gayemiz var. Israrla söylüyorum. Annelerin gözyaşını dindirmektir. Yasal dairede kalarak, meşru çizgide kalarak hangi yöntemle olursa olsun biz bu gözyaşını mutlaka ama mutlaka dindirmek istiyorum. Onun için milli birlik ve kardeşlik projesi diyoruz. Milli birlik; bundan daha güzel ne olabilir? Bunun içinde her etnik kimlik var. Tek çatıda toplanacağız. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı. Kardeşlik diyoruz. Kardeşlik aynı anadan aynı babadan olmak değildir. O karındaştır. Kardeş ise aynı inancı paylaşanların bir araya gelmesidir.

Nasıl bir sürece adım attığımızı biliyorduk. Nasıl yalnız bırakılacağımızı biliyorduk. Biz yılmadık. Yapayalnız da kalsak geri adım atmadık, atmayacağız. Bugün de bu yeni süreçte de umutluyuz. Temkinliyiz, dikkatliyiz ama umutluyuz.

Kan ile gözyaşı ile terörist cesedi ve şehit cenazeleri ile varlık gösterebilenlerin tahrikkar söylemlerine rağmen biz umutluyuz. Bütün siyasi beklentisini gençlerin ölümü üzerine bina edenlere rağmen umutluyuz.

“BAHÇELİ’YE CEVAP VERMEYECEĞİM”

Şu hatırlatmaları yapmak durumundayım. Bu süreçte yapıcı rol almak isteyenler varsa, hepsine söylüyorum. Tüm STK’lara sesleniyorum, medya gruplarına sesleniyorum. Sağduyulu sabırlı şekilde davranmaları şarttır. Biz MHP Genel Başkanı ve arkadaşlarına içine düştükleri çamur deryasında iyi oyalanmalar diliyoruz. Kendisine cevap vermeyeceğim. Aslı olmayan iftiralara bizim de milletimizin de kulağı tıkalı olacaktır.

BDP’YE ÇAĞRI

Bu süreç BDP için son derece önemli ve değerlidir. Biz boşuna bölücü terör örgütünün uzantısı demiyoruz. Terör örgütünün silahları bırakması, en çok da BDP’nin bağımsız siyaset üretmesinin önünü açacaktır. Dolayısıyla BDP’nin hassasiyetleri gözeterek sorumluluk alarak ilerlemesi en büyük beklentimizdir.

“PARİS SUİKASTINI HÜKÜMETE YIKMAYA ÇALIŞMAK DENSİZLİK”

Paris’teki suikastın hemen ardından bu suikastı Türkiye Cumhuriyeti’ne yıkmak çok büyük sorumsuzluk, densizliktir. Faili meçhullere işkenceye derin yapılanmalara biz en büyük darbeyi vurduk. Bu devletin 80’lerde 90’lar adeta teröre bahane oluşturduğu uygulamalara biz son verdik. Biz yargısız infazların her zaman karşısında durduk.

Paris’teki suikastın hemen ardından devleti ve hükümeti suçlamak, gerçek faillere altın tepside fırsat sunmaktan öte bir şey değildir. CHP’nin, ana muhalefet partisi olarak daha aktif rol almasını arzu ettik. Ama CHP her zaman olduğu gibi, bocalamaya devam ediyor.

Bir milletvekilleri, dağda teröristlerin misafiri olan milletvekili, yandaş medyaları pofluyorlar neler neler düzenliyorlar. Şimdi de teröristin evine pervasızca taziyeye gidiyor. Bir kısmı mezhebi açıklama yapıyor. Genel başkan sürece olumlu baktığını söylerken, yardımcıları MİT müsteşarı hakkında edeple adapla bağdaşmayacak ifadeler kullanılıyor.

“UTANMASA ORAYA ZİYARETE GİDECEKTİ”

Mavi Marmara gemisinde 9 evladımız şehit edildiğinde, ben İsrail’e Tevrat’ı hatırlatmıştım. CHP Genel Başkanı çıktı Tel Aviv adına bana cevap verdi. Suriye meselesi karşısında Türkiye’nin yanında durmak yerine Beşar Esad’ın yanında durdu. Utanmasa oraya da ziyaret edecekti.

“PARİS’E SORDUK, CEVAP CHP GENEL BAŞKANINDAN GELDİ”

Şimdide biz Cumartesi günü Paris’e bir takım sorular yönelttik. Cevap Paris’ten değil, CHP genel başkanından geldi.

Sen Fransa’nın avukatı mısın, sen Paris’in sözcüsü müsün? Sana mı düştü? Hangi ülkenin ana muhalefet partisi, genel başkanı olduklarını netleştirmelidirler. Kendisi ve arkadaşları bu sürecin önünde mi arkasında mı karşısında mı olduğunu netleştirmelidir. Çark o kadar hız dönüyor ki artık bilye dağıtmaya başladı.

“DOĞRU KONUŞMUYORSUN”

İnanın adeta bir yalan makinesi. Geldiler oturduk konuştuk ve diğerleri randevu vermiyorsa dedik, illa onların randevu vermesini beklemeniz şart değil. Biz her iki partinin sayısı her şeye yeter. Anayasayı dahi değiştirebiliriz. Siz anayasayı değiştirecek bir sıkıntı var diye söylüyorsanız, gelin üç arkadaşınız yanında hemen görevlendirelim. Çalışmaya başlasınlar ve bu arkadaşlarımız çalışmalarını bitirdikten sonra bize getirsinler nihai kararı versinler. Atılması gereken neyse bu adımları eğer Ak Parti atmıyorsa gidin bunları halka anlatın. Hala bana geri dönüş yapmadın. Doğru konuşmuyorsun. Ben bunu CHP’ye gönül vermiş kardeşlerime de şikayet ediyorum. Bu insan kimdir tanıyın.

“KAPIMIZ SONUNA KADAR AÇIK”

Terörle mücadeleye yönelik bize bir önerisi, bir öneri paketi varsa bizim kapımız sonuna kadar açıktır. Ekibimiz hazırdır, bizim proje paketimiz hazırdır. Biz her an bunu çalışıyoruz. Sipariş üzerine çalışan parti değiliz. Ama bunlar hazır değiliz. Öneri dediler karşımıza teşhisle çıktılar.

İMRALI SÜRECİ

Devletin kurumları, yetkilileri İmralı ile olumlu bir sürecin başlatılabilmesi için görüşmeleri kaç yıldır sürdürüyoruz. Sorumsuzca girişimler olabilir. Bir şeyi karıştırıyorlar. Hükümetin, devletin çeşitli birimlerini enstrüman olarak kullanması bile onları rahatsız ediyorlar. Bizim niyetimiz hayır, inşallah da akıbetimiz hayır olacaktır.

“AZİZ MİLLETİMDEN RİCAM VAR”

Bu süreç şehitlerimizin ruhunu, ailelerimizin hissiyatını, milletimizin değerlerini asla ve asla zedelemeyecektir. Benim burada aziz milletimden ricam var. Hiç kimse kara propagandaların etkisinde kalmasın. İftiralara kimse kulak asmasın.

Herkes elini vicdanına koysun, etki altında kalmadan, kalbiyle yüreğiyle vicdanıyla bu sürece baksın. Biz aynı kıbleye dönen tek bir milletiz.

HADİSLİ ÖRNEK

Silahı aradan çekeceğiz, sıkılı yumrukları aradan çekeceğiz. Kardeşçe kucaklaşacağız. Buradan 75 milyona şu hadisi şerifi hatırlatmayı borç biliyorum:

“Peygamberimiz, müminin mümine bağlılığı, taşları kenetlenmiş bir bina gibidir” işte biz milletçe böyleyiz böyle olmalıyız.

“KARDEŞLERİMİZ BU OYUNA GELMEYECEKTİR”

Buradan Diyarbakır’a sesleniyorum. Buradan gelecek cenazelerin gideceği illere sesleniyorum. Bir çok provokasyonlar hazırlanabilir. Bir çok malum dar terörist grupların tahriki ile bu cenazeler istismar vesilesi kılınabilir. İnanıyorum ki aklı selim sahibi Diyarbakırlı vatandaşlarımız bu oyuna gelmeyecektir. Tunceli’deki, Kahramanmaraş’taki kardeşlerimiz bu oyuna gelmeyecektir. Hep birlikte bu oyun bozulacaktır diye düşünüyorum. Çünkü başlattığımız bu barış süreci dinamitlenmek isteniyor. Kendi iç hesaplaşmalarının bedelini faturasını bu millet ödememeli. Onun için uyanık olalım diyorum. Allah yolumuzu açık etsin.

 

 
15 Ocak 2013 Salı 15:49 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1305 - İskoç şövalye William Wallace, vatana ihanet suçlamasıyla İngiltere Kralı I. Edward tarafından idam edildi.
1514 - Çaldıran Muharebesi
1541 - Fransız kaşif Jacques Cartier, Kanada'nın Quebec şehrine ulaştı.
1799 - Napolyon, Fransa'da iktidarı ele geçirmek üzere Mısır'dan ayrıldı.
1839 - Hong Kong Birleşik Krallık'a bırakıldı.
1866 - Avusturya-Prusya Savaşı, Prag Antlaşması ile sona erdi.
1914 - I. Dünya Savaşı: Japonya, Almanya'ya savaş ilan etti ve Qingdao'yu (Çin) bombaladı.
1916 - Bulgar ordusu Sırp ordusunu bozguna uğrattı.
1921 - Sakarya Meydan Muharebesi
1923 - Lozan Barış Antlaşması, Büyük Millet Meclisi tarafından onaylandı.
1925 - Kastamonu'ya gelen Atatürk, Şapka ve Kıyafet Devrimi'ni başlattı.
1925 - Mustafa Kemal'in ilk heykeli, İstanbul Sarayburnu'na dikildi.
1927 - Nicola Sacco ve Bartolomeo Vanzetti adındaki anarşistlerin ölüm cezaları elektrikli sandalye ile uygulandı.
1928 - Amasya Zile Demiryolu (82 km.) hizmete girdi.
1929 - 1929 Hebron saldırısı: Araplar, İngiliz yönetimindeki Filistin'de bir Yahudi yerleşimine saldırdı; 133 Yahudi öldürüldü.
1935 - Nazilli Basma Fabrikası'nın temeli atıldı.
1939 - Rusya ve Almanya Molotov-Ribbentrop saldırmazlık paktı imzaladı.
1940 - II. Dünya Savaşı: Almanlar Londra'yı bombalamaya başladı.
1942 - II. Dünya Savaşı: Stalingrad muharebesi başladı.
1944 - Bir ABD savaş uçağı, İngiltere'nin Freckleton kentinde bir okulun üzerine düştü: 61 kişi öldü.
1962 - Almanya'ya çalışmaya gitmek için 78.000'inci kişi başvurdu. 1 Ekim 1961'den bu yana Almanya'ya gönderilen işçi sayısının 7.565'i bulduğu açıklandı.
1971 - Türkiye'den Avrupa ülkeleri ve Avustralya'dan sonra Amerika'ya da işçi gönderilmesine başlandı. İlk kafilede 5 işçi Amerika'ya gitti.
1975 - Laos'ta komünist darbe.
1979 - Sovyet dansçı Alexander Godunov, ABD'ye iltica etti.
1982 - Beşir Cemayel, Lübnan başbakanı seçildi.
1985 - Batı Almanya'nın üst düzey karşı casuslarından Hans Tiedge, Doğu Almanya'ya iltica etti.
1990 - Saddam Hüseyin Kuveyt'teki batılı ülkelerin elçiliklerinin boşaltılmasını istedi.
1990 - Batı Almanya ve Doğu Almanya, 3 Ekim'de birleşeceklerini duyurdular.
1991 - Ermenistan, SSCB'den bağımsızlığını ilan etti.
1994 - Hakkındaki hapis cezası Yargıtay tarafından onaylanarak kesinleştikten sonra Dışişleri Bakanlığı'nın başvurusu üzerine Üsküp'te yakalanan milli futbolcu Tanju Çolak, Türkiye'ye getirildi. Tanju Çolak, Bayrampaşa Cezaevi'ne konuldu.
2000 - Merkez üssü Hendek Akyazı olan 5.8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Hendek ve Akyazı ile çevre illerde binalardan atlayan 60 kişi yaralanarak hastahaneye götürüldü.
2000 - Gulf Air'e ait bir Airbus A320, Bahreyn yakınlarında Basra Körfezi'ne düştü; 143 kişi öldü.
2002 - Kemal Derviş, CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen bir törenle partiye resmen üye oldu.
2005 - Katrina kasırgası'nın oluşmaya başlaması.
2005 - Pucallpa-Peru'da bir yolcu uçağı düştü: 41 kişi öldü.
634 - Halife Ebu Bekir, öldü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:40
  • Güneş05:31
  • Öğlen12:35
  • İkindi16:21
  • Akşam19:17
  • Yatsı20:53
 
Süper Loto
17.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202338424850
 
On Numara
21.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04051323253137384042435051556162646569727779
 
Sayısal Loto
19.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu111516171840
 
Şans Topu
16.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020405113105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık