CHP'den hükümete Kuzey Irak desteği

Ana Sayfa » Siyaset » BAŞBAKAN ERDOĞAN TORPİL İSTEDİ

BAŞBAKAN ERDOĞAN TORPİL İSTEDİ

BAŞBAKAN ERDOĞAN TORPİL İSTEDİ

 
11 Aralık 2012 Salı 08:10 
Yorum YapYazdır
 
 
BAŞBAKAN ERDOĞAN TORPİL İSTEDİ


Başbakan Erdoğan 2013 Bütçe görüşmeleri konuşmalarında ek süreyi aşınca Meclis Başkanı Cemil Çiçek Müdahale etti. Başbakan'ın ek süre isteyiş şekli ise oldukça dikkat çekiciydi.


 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 2013 Bütçe görüşmeleri sırasında 1 saat boyunca muhalefetin kendisine yönelttiği eleştirileri cevapladı. Süresi aşan Başbakan Erdoğan'a Meclis Başkanı Cemil Çiçek sözlerini tamamlaması için ek süre verdi. Ancak ek süre yetmeyince Cemil Çiçek Başbakan Erdoğan'ın mikrofonunu kesmek zorunda kaldı.

 

VİDEOSU

 

"Benimki torpilli olsun"

Başbakan Erdoğan mikrofonun sesi kesilmesi sonrasında Cemil Çiçek ile ilginç bir diyalog yaşadı. Cemil Çiçek'in, "Efendim size tekrar ek süre veriyoruz sayın Başbakan ama tamamlarsanız iyi olur" demesi üzerine Başbakan Erdoğan "Sayın Başkan bizimki de biraz torpilli olması lazım" deyince Cemil Çiçek bir süre durakladıktan sonra "Ek süre veriyoruz ama siz de lütfen toparlayın. Çünkü 10 gün süre ile bütçe görüşülecek ve siz de en son konuşmaları yapacaksınız" dedi. Başbakan Erdoğan ise teşekkür ederek sözlerine devam etti. (www.focushaber.com)

BAŞBAKANDAN MESAJLAR

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2013 Yılı Bütçe Tasarısı'nın TBMM Genel Kurulu'ndaki tümü üzerindeki görüşmelerde, terör örgütünün bölgede, bir yandan demokratikleşme adımlarını etkisizleştirmeye çalışırken, aynı zamanda ekonomik yatırımları da engellemek için her yola başvurduğunu söyledi.

Başbakan Erdoğan, ekonominin demokrasiyi; demokrasinin de ekonomiyi güçlendireceğini bilen terör örgütünün, bölge halkının yoksul kalması, yoksun kalması için kalkınma yönünde atılan her türlü adımın karşısında durduğunu vurguladı.


''Buna sessiz kalan siz değil misiniz?''

BDP Genel Başkan Yardımcısı'nın Meclis kürsüsünden Doğu ve Güneydoğu'daki çocuklardan bahsettiğine işaret eden Erdoğan, ''O çocukların eline taşı, molotof kokteylini veren, buna sessiz kalan siz değil misiniz? Bütün bunların yanında siz değil misiniz o çocukları yokluğu, yoksulluğa mahkum eden?'' diye sordu.
Doğu, Güneydoğu'daki yatırımlarının on yıldaki toplam bedelinin, eski rakamla 37 katrilyona ulaştığını dile getiren Erdoğan, sözlerini, ''Bütün bu yatırımlar bölgede yapılıyor. Bunlar Cumhuriyet tarihinde görülmemiş adımlardır. Alt, üst yapısıyla eğitim, sağlık, adalet, emniyet, ulaşım, enerji, tarım aklınıza ne gelirse... Her alanda bu adımları attık. Bugüne kadar bu attığımız adımlarda kesintiye uğratmadık, uğratmayacağız, yine buna devam edeceğiz. Çünkü biz bölgesel, etnik, dinsel milliyetçilik yapmayacağız dedik. Bu kürsüye çıkıp da bizi, özellikle mezhepçilikle sınayanlar önce aynaya baksınlar ve orada kendilerini görsünler. Attığımız adım, yaptığımız yatırımlarla böyle anlayış içinde olmadığımızı her yerde ispatladık'' diye sürdürdü.

 

''Onlara cevap verirsem...''

Erdoğan, bundan 10 yıl önce, Türkiye'nin, sanayide düşük yoğunluklu teknolojiye, demokraside de oldukça düşük standartlara sahip olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

''Bugün artık Türkiye, sanayide ileri teknolojiye sahip olduğu gibi buna paralel olarak, demokraside de ileri standartlara sahip. Şu anda bizim artık 2023 hedeflerimize 10 yıl var. Bu 10 yıl içinde 2023 hedeflerine ulaşmak için, bizim iki alanda seviyeyi daha da yukarıya çekmemiz gerekiyor. Biz ne yapacağımızı, ne yaptığımızı konuşuyoruz, bu kürsüye çıkanlar ne yapacaklarını konuşmadılar; yalan yanlış akıllarına ne geliyorsa onları anlattılar. Az önce arkadaşlarım da gereken cevabı verdi. Onlara cevap verirsem asıl konuşmamı yapamayacağım. Asıl konuşmama vakit ayırmak, zaman zaman da belki biraz dokunduracağım.
Birincisi, yüksek yoğunluklu teknolojiye; ikincisi de demokraside çok daha yüksek standartlara ulaşmamız gerekiyor. Eğer, bunlardan herhangi birinde aksama olursa, hedeflerin tutması zorlaşır, hatta imkansızlaşır. 2023'te bizim 500 milyar dolar ihracat hedefimiz var. 2023'te, 2 trilyon dolar milli gelirle, 25 bin dolar kişi başı milli gelirle, dünyanın en büyük 10 ülkesinden biri olma hedefimiz var. Şunu niye kıskanıyorsunuz; 10 yıl önce kişi başına milli gelir 3 bin 600 dolarken, bugün 10 bin 700 dolara yaklaştığımıza göre bundan niye rahatsız oluyorsunuz? Diğer muhalefet genel başkanına da soruyorum, siz aldığınızdaki milli gelirdeki rakama, bir de bize devrettiğinizdeki rakama bakın, bize düşerek teslim ettiniz, biz tekrar ayağa kaldırdık. Bu farkları niye görmüyorsunuz?''

 

''Eğitimi yaygınlaştırarak''

Başbakan Erdoğan, eğitimi daha da yaygınlaştırarak, eğitimin kalitesini daha da yükselterek, özgür, girişimci, cesur ve özgüveni yüksek gençler yetiştirerek, Türkiye'nin geleceğini daha da aydınlatacaklarını ifade etti.

 


''Bunlarla anlaşmamız mümkün değil''

Erdoğan, ekonomi ile demokrasi arasındaki paralellik kadar, ekonomi ile aktif dış politika arasında da paralellik bulunduğuna dikkati çekerek, ''Anamuhalefet olsun, diğerleri olsun bunlarla anlaşmamız mümkün değil. Bunlar sıfır toleransın ne olduğunu, tanımını anlamaları için çok zaman ister. Kolay iş değil, hayatında en ufak bir dış ilişki, dış politika, böyle bir şeyin içinde olmayanın, kalkıp da bunu anlaması mümkün değil. Anlayacaklar da neticelerini gördükten sonra'' diye konuştu.

Konuşmasına muhalefetten laf atılmasına Erdoğan, ''Ama sabretmeye de tahammülleri yok. Biz dinledik, konuşmadık. Ama onlar, bu tür laf atmak suretiyle yerinde boğmanın gayretine giriyor'' karşılığını verdi.

 

''Küresel vicdanı öne çıkardık''

Dış politikada, uluslararası ilişkilerde, her zaman küresel vicdanı öne çıkardıklarını, adaleti yücelttiklerini, kardeşliğe, dostluğa, dayanışmaya vurgu yaptıklarını belirten Erdoğan, sorun çıkaran değil, sorunların üzerine giden, ateşi söndürmek, acıları dindirmek, akan kanları durdurmak için mücadele eden bir ülke olduklarını anlattı.

Erdoğan, her ülkeyle iyi ilişkiler kurmaya, varsa aradaki sorunları samimi şekilde çözmeye gayret ettiklerini dile getirdi.

KKTC'nin, Azerbaycan'ın, Türk Cumhuriyetlerin, bölgelerindeki, dünyadaki tüm dost ve kardeş halkların hukukunu en güçlü şekilde savunduklarını ve savunmaya devam edeceklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Arap halklarının özgürlük, hak, adalet, insanca yaşam taleplerini en güçlü şekilde destekledik. Medeniyetler İttifakı projemizle küresel barış mücadelesi vermeye devam ediyoruz. Bütün olumsuzluklara, bütün engelleme çabalarına rağmen, AB umudumuzu muhafaza ediyor, gerekli reformları yapıyoruz. Uluslararası kuruluşlarda aktif görevler üstleniyoruz. Sadece 2012 yılında 11 ülkeyle Türkiye arasındaki vizeleri kaldırdık. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının vizesiz gidebildiği ülke sayısı 64'e, sınırda vize alabildiği ülke sayısı 11'e yükseldi.

Küresel finans krizinde, gelişmiş ülkeler dış temsilciliklerini kapatırken, biz burada da farklı bir performans sergiledik, dış temsilcilik sayılarımızı artırdık. 2002'de Türkiye'nin dünya genelinde 93 büyükelçiliği vardı. Biz 10 yılda 27 yeni büyükelçilik açtık ve toplam sayıyı 120'ye çıkardık. Afrika kıtasında sadece 12 büyükelçiliğimiz vardı; yıl sonunda bu sayı 34'e ulaşıyor. 2002'de 163 olan dış temsilcilik sayımız şu anda 204'e ulaştı. Bunu en kısa zamanda 231'e çıkaracak ve dünyanın en yaygın örgütlenmiş 5 ülkesinden biri olacağız. Sadece 2012'de 23 yeni merkezde Ticaret Müşavirlikleri tesis ettik. Ticaret Müşavirlerimizin görev yaptığı merkez sayısı 2002'de 62 adet iken, şu anda 160'a ulaştı. 2002'de 84 müşavir görev yaparken, şu anda 233 müşavir bu merkezlerde görev yapıyor. 36 milyar dolardan devraldığımız ihracatı, 10 yılın sonunda 150 milyar dolara yükselttik.''

Konuşması sırasında bir milletvekilinin, ''İthalat ne oldu?'' diye sormasına Erdoğan, ''Biraz önce Anamuhalefet partisi Genel Başkanı, Hollanda'nın ihracatından bahsetti. Genel Başkanınıza sorun da o ihracatın ne kadarı ithalattır onun cevabını arayıp bulsun, ondan sonra gel bana bu soruyu sor. Her ihracatın karşısında yan ürünler denilen bu tür ürünler de alınır, oradan siz ihracatınızı da yaparsınız. Öğreneceksiniz'' karşılığını verdi.

 

"Mağdurun yanında yer aldık"

''Türkiye olarak, güçlünün yanında değil, haklının yanında; zalimin yanında değil, mazlumun, mağdurun yanında yer aldık'' diyen Erdoğan, şunları söyledi:

''Biz, Filistinlilere yaptığı zulme, Gazze'de uyguladığı insanlık dışı saldırılara, uluslararası sularda yardım gemisine yönelik korsan saldırıya rağmen, birileri gibi, kimi kast etiğimi anlıyorsunuz; CHP. Az önce bizi 'İsrail ile kapalı kapılar ardında ne konuştunuz' diye suçluyor. Bana İsrail ile kapalı kapılar arkasında ne konuştuğumu, kimlerden bunu aldığınızı ispat edemezseniz müfterisiniz. Biz, hiçbir iktidarın yapamadığını yapmak suretiyle uluslararası sularda bizim gemilerimize saldıranlara karşı hangi cevap gerekiyorsa o cevabı verdik. Biz, hiçbir zaman kapalı kapılar arkasında bu tür pazarlıkları yapacak tıynette bir siyaseti gütmedik, o size ait bir şeydir.

Hiçbir ülkenin iç işlerine karışmadık, hiçbir ülkenin topraklarına göz dikmedik.
Suriye halkı bizim kardeşimizdir, canımız ciğerimizdir. Bizim sorunumuz Esed yönetimiyledir ve asla Suriye'nin toprak bütünlüğü noktasında en ufak bir tereddütümüz yoktur, onun bütünlüğünden yanayız. Aynı düşüncemiz Irak için de geçerlidir.''

Bu sırada Genel Kurul'dan seslerin yükselmesi üzerine TBMM Başkanı Cemil Çiçek araya girerek, ''Sayın başkanlar konuşurken en ufak bir müdahale olmadı. Bu kürsüden herkes kendi düşüncesini dile getiriyor. Dolayısıyla bu türlü bir müzakere usulü doğru değil. Sayın (Mahmut) Tanal en çok söz atanlardan biri sizsiniz. Bundan sonra da müzakereler yapacağız. Böyle bir müzakereyi yaparsak bir başka günkü toplantıda da burada müzakere yapılma imkanı kalmaz. Cevap gerekiyorsa grup başkanvekilleriniz var, sayın genel başkanlar var, yapmayın'' diyerek uyarıda bulundu.

Bu sırada, CHP sıralarından ''tahrik edici konuşuyor'' denilmesi üzerine Başbakan Erdoğan, ''(Kapalı kapılar ardında İsrail ile ne konuştunuz?) demek tahrik edici değil mi?'' diye sordu.

Bu sırada AKP sıralarından CHP Grubuna yönelik tepki gösterenlerin olması üzerine Erdoğan, ''Arkadaşlar lütfen sakin olun, herkes tıynetinin gereğini yapar, sakin olun'' dedi.

 
11 Aralık 2012 Salı 08:10 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1575 - Padişah III. Murat'ın görevlendirdiği Müneccimbaşı Takiyüddin Efendi'nin öncülüğünde kurulan İstanbul Rasathanesi, açıldı. Rasathane, devrin Şeyhülislamı tarafından 1580'de yıktırıldı. Araştırmacılar, rasathanenin Galatasaray Lisesi civarında kuruldu
1893 - Yeni Zelanda Kolonisi, kadınlara oy hakkı tanıyan ilk ulus oldu. Bu atılımın öncüsü, 1866'da kadın hareketini başlatan Kate Sheppard idi.
1921 - TBMM, Mustafa Kemal Paşa'ya, Mareşal rütbesiyle Gazi unvanı verdi.
1935 - Almanya'da Yahudilerin kamu sektöründe çalışmasını yasaklandı.
1941 - II. Dünya Savaşı'nda Alman kuvvetleri Kiev'i işgal etti.
1944 - Finlandiya ile Sovyetler Birliği ateşkes imzaladı.
1951 - Kuzey Atlantik Paktı Konseyi, Türkiye ve Yunanistan'a NATO'ya katılma çağrısı yaptı.
1955 - Arjantin Cumhurbaşkanı Juan Peron, askeri darbeyle devrildi ve Paraguay'a sürüldü.
1970 - Türk Hava Yollarının Antalya adlı uçağı Isparta yakınlarında düştü: 154 kişi öldü.
1979 - TMMOB tarafından, 54 ilde 736 işyerinde 100 binden fazla mühendis ve mimarın katılımıyla gerçekleştirilen büyük iş bırakma eylemi gerçekleştirildi.
1982 - İsveç'te seçimleri Sosyal Demokratlar kazandı; Olof Palme başbakan oldu.
1985 - Meksika'nın başkenti Meksiko'da meydana gelen 8.1 büyüklüğündeki depremde, 10.000 ila 40.000 kişi hayatını kaybetti.
1987 - 10. Akdeniz Oyunlarında Serbest Güreş Milli Takımı, 6 altın, 1 gümüş madalya ile takım halinde şampiyon oldu.
2002 - Tel Aviv'de bir otobüse düzenlenen intihar saldırısında 5 kişi öldü. Saldırının ardından İsrail tankları yeniden Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat`ın Ramallah'taki karargahına girdi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:16
  • Güneş05:58
  • Öğlen12:26
  • İkindi15:54
  • Akşam18:33
  • Yatsı20:02
 
Süper Loto
14.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121520253053
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
13.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030923273207
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık