İşte Kılıçdaroğlu-Bahçeli 'nafile' görüşmesinin nedeni

Ana Sayfa » Siyaset » Başbakan Erdoğan İmralı sürecini savundu...

Başbakan Erdoğan İmralı sürecini savundu...

Partisinin grup toplantısında konuşan Basşbakan Recep Tayyip Erdoğan, SAtastürk'ün Çanakkale'de ölen düşman askerlerinin ailelerine söylediği, ''Uzak diyarlardan savaşa evlatlarını yollayan analar, evlatlarınız bizim bağrımızda'' sözleri anımsattı ve ''Mehmetçik savaş meydanında savaşır, ondan sonra o defter kapanır '' dedi.

 
5 Mart 2013 Salı 14:06 
Yorum YapYazdır
 
 
Başbakan Erdoğan İmralı sürecini savundu...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuştu.

İşte Başbakan'ın konuşmasının satır başları:

Kadına yönelik şiddeti,kadına kalkan eli şiddetle lanetlediğimizi bunu durdurmak için de her türlü tedbiri alacağımızı buradan bir kez daha ifade ediyorum. Şiddetin her türlüsü kötüdür. Kadına ve çocuğa şiddet tahammül edilemeyecek bir kötülüktür. Kadına el kaldırmak, kadını katletmek, bazılarının töre adı altında ifade ettiği gibi kahramanlık değil insafsızlık vicdansızlıktır.

Kadına yönelik şiddet konusu başta muhalefet olmak üzere siyasi istismar aracı olarak kullanılıyor. Şiddet daha fazla duyarlılık gösterildiği için sanki şiddette bir artış varmış gibi gösteriliyor. Geçmişte hiç bir bilimsel istatistik tutulmamış.

MÜSLÜM GÜRSES

Söz ustasını sevgili Müslüm Gürses'i hakka uğurladık. Gürses sadece ses sanatçısı değildi. Gençliği derinden etkileyen verdiği mesajlarla dayanışmayı çoğaltan bir sanaatçıydı. Bir sivil itirazın unutulmaz önderiydi, duyguların temsilcisiydi.

Aşık Veysel, bir dönem sazıyla Sivas'a inemediğini söylüyor. Tek parti döneminde saz gerici alet olarak görülüyor. Görüldüğü yerde yakılması ihma edilmesi isteniyor. CHP zihniyeti böyle bir zihniyettir. Dinlenmesi yasaklanıyor.

Itri de hafızalardan silinmek isteniyor. 40 yıl önce Devlet Konser Salonu'nda sözüm ona sanatçılar devreye giriyor. Tek sesli alaturka müzik yapılakaz diyerek ayağa kalkıyorlar. Konseri engelleiyorlar. Anlamsız yasağı Haziran ayında kaldırdık.

"ARABESKÇİLER ZULME KARŞI DURDULAR"

Yıllarca bu ülkede arabeskin müzik olmadığı, bize yakışmadığı tartışılıyor. Bırakın ya, bırakın. Onun da bir hedef kitlesi var. Farklılıklar bizim zenginliklerimizdir. Siz neden rahatsız oluyorsunuz? Bu insanlar halkın içinden geldi, sazları ve sözleriyle baskıya, zulme çok güçlü bir şekilde karşı durdular.

"Ahmet Kaya BENİ PINARHİSAR'A YOLLAYANLARDAN BİRİYDİ"

Merhum Cem Karaca yıllarca gurbete mahkum oldu, merhum Ahmet Kaya gurbette gözlerini yumdu. Gurbete çıkmak zorunda kalan Şivan Perver, doğduğu topraklara hasret yaşıyor. Ahmet Kaya'ya yapılanları unutmayın. Çok satan gazetelerin köşe yazarları neler yaptılar. Ahmet Kaya salondan zor kaçırıldı. Ama aynı Ahmet Kaya, beni Pınarhisar'ya yollayanlardan bir tanesiydi. Belediye Başkanlığım döneminde de kendisiyle munasebetim çok çok farklıydı.

Merhum Müslüm Gürses'in hayatı da bu toplumu aşağılayanlara verilmiş en güzel cevaptır. Zaten ifadelerinde, yaptığı tüm müziklerde görüyoruz, hissediyoruz. Müslüm Gürses'in sessiz devrimini her zaman hafızamızda diri tutacağız. Tekrar kendisine Allah'tan rahmet başta eşi olmak üzere sevenlerine başsağlığı diliyoruz.

Bu müzik ve santçılar horlandılar aşağılandılar. Halkı olduğu kadar halkın tercihlerini aşağılamaya devam edenler var. Halkın tercihine saygı duymak tahammül etmek zorundasınız.

"ŞEHİTLERİMİZİN KEMİKLERİNİ SIZLATMAYIZ"

Bakın bu dönemde terör için adım attığımız şu günlerde, muhalefetin ağır tahrikleri, asılsız ihtamları nedeniyle çok az sayıda şehit yakını ve gazinin süreçle ilgili soru işaretleri taşıdığını gördüm. Bakın tekrar söylüyorum; bizim şehitlerimizin ruhunu, kemiklerini sızlatacak hiçbir adımı atmamız, hiçbir girişimin içinde bulunmamız mümkün değildir.

CHP ve MHP bu çözüm sürecini ısrarla, inatla bir geri adım süreci gibi lanse etmenin peşinde. Bu tavırları açık söylüyorum milli bir tavır değildir. Şehit yakınlarının, gazilerin bize yönelttiği sorulara bakıyoruz, muhalefetin ürettiği bir propagandanın gölgesini görüyoruz.

Gazi Mustafa Kemal Paşa Osmanlı'nın son dönemini yaşamış, önemli cephelerde başarı göstermiş, ülkeyi işgalden kurtarmıştır. Sadece 8 yıl sonra Nobel Barış Ödülü'ne layık gösterilmiştir. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet ilan ediliyor, tüm ülkelerle yeni bir sayfa açılıyor. Bize karşı düşmanlık beslemeyen tüm ülkelerle barış sağlamak için, Gazi adım atıyor. Kin güdülmüyor, nefretin üzerine gidilmiyor.

Gazi'nin Çanakkale'de yatan düşmanların ailelerine söylediği sözler son derece önemlidir. 'Uzak diyarlardan savaşa evlatlarını yollayan analar, evlatlarınız bizim bağrımızda' diyor. Kime söylüyor? Mehmetçik'i şehit eden, buraya savaşmak için gelmiş askerlerin annelerine söylüyor.

Neden biliyor musunuz? Bunlar neden yapılıyor biliyor musunuz? Çünkü Mehmetçik savaş meydanında savaşır, ondan sonra o defter kapanır.

Benim askerim dağda yakaladığı teröriste üşümesin diye parkasını verecek kadar kahraman bir askerdir. Bizim komutanımız teröristi mağaradan 'seni annene götüreceğiz' diye çıkaran bir komutandır. Bizim şehitlerimiz hangi yoldaysa biz de o yoldayız. Bizim gazilerimiz düşmanlarına nasıl davrandıysa biz de aynen o şekilde davranacağız.

Biz yenilginin jargonuyla konuşan bir millet değiliz, hiçbir zaman böyle olmadık, olmayız da... Biz CHP, MHP genel başkanları gibi ürkek ve küçük bir Türkiye'yi tanımadık, tanımıyoruz.

Allah aşkına bu nasıl bir milliyetçiliktir? Kendi ülkesini bu kadar küçük, korkak gören nasıl milliyetçi olabilir? Bu ülkenin şehitleri en son şehit kendileri olsun diye canlarını ortaya koydular. Bu şehitler bu toprakların huzuru, birliği için canlarını ortaya koydular. Bunların yaptıkları milliyetçilik değildir, olamaz.

Aziz milletimden ben bir şey rica ediyorum; terörle mücadele ettiğimiz 30 yılı şöyle bir görelim. BDP'nin nerede durduğunu herkes çok iyi biliyor zaten. Ama ben CHP ve MHP'nin nerede durduğuna çok iyi bakmanızı istiyorum. MHP'nin de CHP'nin de iktidarda olduğu dönemler oldu. Ne yaptılar? Koca bir hiç.

CHP birkaç rapor hazırlamaktan, MHP hakaret etmekten, şehit cenazelerini istismar etmekten başka hiçbir şey yapmadı. Her salı Bahçeli'yi dinleyin; kin kusmaktan başka hiçbir şey yapmıyor. 30 yıl boyunca çözümün önünde nasıl engel oldularsa bugün de aynı şekilde engel oluyorlar.

Hiçbir tasarıları yok, neye engel çıktıklarını bile bilmiyorlar. Siz terör karşısında 30 yıl boyunca milli bir duruş sergilemediniz. Eğer ortada bir ihanet varsa, bu gençlere olan bir ihanettir terör sorunun çözümünün önünde durmak.

"EVET YALAN SÖYLEYENDEN BAŞBAKAN OLMAZ"

CHP Genel Başkanı 'Yalan söyleyenden başbakan olmaz' diyor. Söylediği tek şey budur. Evet, yalan söyleyenden başbakan olmaz. Doğru. Bunun için de bu ülkede başbakan olamadı, yalan söylediği sürece başbakan olamayacak."

Güya terör sorununun çözümünde istekli gibi görünerek bize geldiler. Kredi verdiklerini söylediler ama ulusalcılar CHP'yi tekrar ele geçirerek kuyunun dibine çektiler. 'MHP size destek verdi mi' dedim, 'yok' dediler. Tamam dedim biz halledebiliyor muyuz, evet gücümüz yetiyor. Hamzaçebi hemen söz istedi 'bu hemen şimdi olmaz' dedi. 'E ne zaman olur' dedik, '1-2 ay sonra olur' dediler. O 1-2 ay oldu kaç ay... Samimiysen o 3 tane arkadaşını görevlendir, benim 3 arkadaşım da belli, ne istiyorsanız yapalım, hazırım.

'SIZDIRANI ORTAYA ÇIKARIRIZ'

İmralı görüşmelerinin basına sızdırılmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, şöyle konuştu;

"Bildik yazarlar bize basın özgürlüğü dersi vermeye çalışıyor. Sınırsız bir özgürlük olamaz, kimse kimsenin özgürlük alanına tecavüz edemez. Hakaretse bize en ağır hakaretleri yapıyorlar. Bazıları diyor mahkemeye göndermeyecektin. Küfredecek, hakaret edecek… Gereği neyse yapılacak, hukuk devleti bunun için var. Biz eleştirimizi açık dil getiririz ama sansürün karşısındayız. Sürecin aleyhine bir yayın yapmak milli bir tavır değil.

Şu anda dolaşan belgelerin kimler tarafından nasıl sızdırıldığını ortaya koyar, açıklarız. Kimin ne söylediğini değil, bizim ne söylediğimize bakın. Kimin ne yaptığımıza değil, bizim ne yapacağımıza bakın. Sizler bu süreç içinde konuşmayacaksınız. Önüne gelen konuşmaya kalkarsa, baltayı taşa vurursa, bu çözüm sürecini, kristali kırarız."

 
5 Mart 2013 Salı 14:06 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:49
  • Güneş07:35
  • Öğlen12:43
  • İkindi15:13
  • Akşam17:28
  • Yatsı19:04
 
Tarihte Bugün
1535 - İspanyol fatih (Konkistador) Francisco Pizarro Peru'nun başkenti Lima'yı keşfetti.
1778 - İngiliz kaşif James Cook, Hawaii'ye ulaştı.
1886 - Kadınlar, Şükufezar dergisinde "saçı uzun aklı kısa" deyimine karşı mücadele başlattı.
1896 - X-ışınları cihazı ilk kez New York'ta halka tanıtıldı. "X" adı, ne tür bir ışın olduğunun bilinmeyişini simgeliyordu.
1903 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Theodore Roosevelt'in Birleşik Krallık Kralı VII. Edward'a gönderdiği radyo mesajı, Birleşik Devletlerden radyo ile yapılan ilk okyanus aşırı iletişim olmuştur.
1910 - Çırağan Sarayı yandı. Saray 1865'te Sultan Abdülaziz tarafından inşa ettirilmişti.
1911 - İlk defa bir uçak, bir geminin güvertesine iniş yaptı. Pilot Eugene B. Ely, San Francisco limanında bulunan USS Pennsylvania gemisine indi.
1912 - Kaptan Robert Scott Güney Kutbuna ulaştı. Bunu başaran ilk insan olmayı hayal ediyordu ancak Roald Amundsen ondan yaklaşık bir ay önce bunu başarmıştı.
1919 - I. Dünya Savaşı'nda yenik düşen devletlerle anlaşmalar yapmak üzere, İtilaf Devletleri temsilcilerinin oluşturduğu Paris Barış Konferansı açıldı. Avrupa'nın haritası yeniden çizildi.
1924 - İstanbul'da Milli Türk Ticaret Birliği Kongresi toplandı.
1927 - Lozan Antlaşması, Amerikan Senatosu tarafından reddedildi.
1928 - Çerkez Hacı Sami çetesinden 3 kişi Eminönü Meydanı'nda idam edildi. Bu kişiler Atatürk'e suikast iddiasıyla idama mahkum edilmişlerdi.
1931 - Cumhuriyet gazetesinin düzenlediği Türkiye Güzellik Kraliçesi yarışmasını, Naşide Saffet Hanım kazandı.
1940 - Milli Koruma Kanunu kabul edildi.
1943 - Sovyetler, Leningrad'da hüküm süren Nazi kuşatmasını kırdıklarını açıkladı.
1944 - Trak adlı yolcu vapuru, Çanakkale'den Bandırma'ya giderken kayalara bindirerek battı: 24 kişi öldü.
1946 - Madam Butterfly operası, Ankara'da sahnelendi.
1947 - İstanbul'da Muallimler Birliği kuruldu.
1950 - Demokrat Parti (DP) işçiye grev hakkı istedi.
1951 - Vietnam Kurtuluş Cephesi gerillaları Hanoi'den geri çekildi; şehir Fransız'ların eline geçti.
1954 - Yabancı Sermaye Yasası Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1966 - Vefa Poyraz İstanbul valiliğine atandı.
1966 - Ankara Cezaevi'nde af isteyen mahkumlar isyan etti. İstanbul Üsküdar Toptaşı Cezaevi'nde 260 mahkum açlık grevine başladı.
1969 - ABD'li bilim insanlarınca, düzenli elektromanyetik dalgalar yayan ilk pulsarlar bulundu.
1977 - Zatürreye yol açan gizemli Lejyoner hastalığı'nın amili olan bakteri bulundu ve Legionella pneumophila olarak adlandırıldı.
1983 - Kültür Bakanlığı'nca Sinema Yasa Tasarısı hazırlandı. Bakanlık tasarıyla filmlere denetim getiriyordu.
1984 - -Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davası duruşmasında sanıklara tek tip elbise giydirildi.
1989 - Kıbrıslı işadamı Asil Nadir, Günaydın gazetesinden sonra Gelişim Yayınları'nı da satın aldı.
1991 - Irak, İsrail'in Tel Aviv ve Hayfa şehirlerine Scud füzesi attı.
1991 - Hükümet, TBMM'den gerektiğinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yurt dışında görevlendirilmesi ve yabancı askerlerin Türkiye'de bulundurulması konusunda yetki aldı.
1993 - Bayburt'un Üzengili köyü üzerine çığ düştü; 56 kişi öldü, 22 kişi yaralandı.
1996 - Michael Jackson ile Lisa Marie Presley'nin iki yıl süren evlilikleri boşanma ile sona erdi.
2005 - 800 yolcu kapasiteli yolcu uçağı Airbus A380, Toulouse'da (Fransa) basına tanıtıldı.
532 - Konstantinopolis (günümüzde İstanbul)'te başlayan Nika ayaklanması tamamen bastırıldı. 30.000 kişinin öldüğü tarihin bu en kanlı ayaklanması 13 Ocak'ta başlamıştı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
12.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu081315212246
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
11.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020308202608
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık