Halkbank Genel Müdür Yardımcısı ABD'de tutuklandı!

Ana Sayfa » Siyaset » BAŞBAKAN ERDOĞAN DERSHANELERE SON NOKTAYI KOYDU

BAŞBAKAN ERDOĞAN DERSHANELERE SON NOKTAYI KOYDU

A Haber'in canlı yayınında gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Başbakan Tayyip Erdoğan, Fethullah Gülen cemaatiyle karşı karşıya gelmesine yolaçan dershaneler konusunda geri adım atmayacaklarını söyledi. Erdoğan cemaatle ilişkileri için de ''neden cemaati karşımıza alalım'' dedi

 
20 Kasım 2013 Çarşamba 22:43 
Yorum YapYazdır
 
 
BAŞBAKAN ERDOĞAN DERSHANELERE SON NOKTAYI KOYDU

İşte Erdoğan'ın konuşmasından o bölümler:


“Dershaneler konusunda böyle bir polemiğin içerisine girmek istemedim, doğrusu böyle bir polemiği de çok çirkin buldum. Bu bugün gündeme gelmiş bir konu değil. 1980’li yıllardan beri farklı yönetimlerin gündeme getirdiği, bizim iktidarımızda da trendin tavan yaptığı bir süreçtir bu. Hüseyin Bey’in bakanlığı döneminde bu işin bir çözüme kavuşturulmasını istedim. Mesela bizim sağlıkta dönüşüm projemiz de vardı. Engel çıkarmaya çalışanlar oldu. Sendikalar bu SGK hastanelerinin kendilerinin olduğunu söyledi. Dedik ki biz bu işi yapacağız ve o dönüşümü gerçekleştirdik. Hedefe ulaştık ve çözdük. Dershaneler konusunda da 80’li yıllardan beri bu konu uzadı gitti. Son dönemde artık bu işi bitirmemiz gerekiyor dedik. Arkadaşlarımız belli bir çalışmayı yaptılar. Bu hazırlanan taslak henüz bize sunulmadan atılan gazete başlıkları çok çirkindi. Bir gece baskını başlığı yenilik yutulur cinsten değildir. Meclis’e gelmiş bir şey yok. Bu yeni başlamış bir konu değil. Burada mesela eski kupürler var. Çok enteresandır.  Mesela bir tanesi çok enteresandır. O gün böyle yazan zat bugün bakıyorsun orta yolu bulmaya çalışıyor. Biz de diyoruz ki gelin samimi olalım. Sizden hizmet almaksa öyle yapalım. Gelin bu dershaneleri okula dönüştürelim. Bizim limitimiz 30. Kalite arıyoruz çünkü.”

“MERDİVENALTI DERSANECİLİK İŞİNİ BİTİRECEĞİZ”

“Merdiven altı dershanecilik işini bitireceğiz. Ya da sizde öğretmen talebi varsa bize verin. Biz bunları sınava da tabii tutmadan devlet okullarında istihdam edelim. Yok bunu da istemiyorsunuz. O zaman biz size arsa verelim, ucuz kredi verelim. Bütün bunların yanında vergide indirim, muafiyet sağlarız. Yeter ki gelin. Peki neden okula yanaşılmıyor da illa dershane deniyor. Bize bunu anlatamıyorlar. Şu tablo çok ilginçtir bu dershanelerin öğrenci profili, fen ve sosyal bilimler liselerindeki öğrencilerin yüzde 95’i dershanelere gidiyor. Anadolu liselilerinin yüzde 91’i, meslek liselilerin yüzde 18’i dershanelere gidiyor. Siz fen ve anadolu liselerindeki öğrencileri alıyorsunuz ve ona olsa olsa test tekniklerini öğretiyorsunuz. Eğitimini devlet okullarında almış sen ona biraz bir eğitim veriyorsun ve  sonra bir okulu kazandığında hemen sırtına tişörtü giydiriyorsun. Bu fakir fukara çocuklar niçin bu kurslara gidemiyorlar. İstifade edenler büyükşehirlerdeki zengin ailelerin çocukları. Burada böyle bir karışık durum var. İzah edemedikleri bir durum var. Ama benim sevgili vatandaşım önümü kesip bana bunu anlatıyor. Çocuğumu gönderdim ama şimdi paralarını ödemekte zorlanıyorum.  Haberleri görüyorsunuz, dershane borcu intihara sürükledi. Bu borcu ödeyemedikleri zamanlar böyle durumlarla karşılaşıyorlar. Madem vakıfsınız ücretsiz eğitim verin deyince de rahatsız oluyorlar. Şimdi biz devlete verebiliriz diyorlar. Kusura bakmayın biz bir darbe hükümeti değiliz. O zaman kurun okulları biz sizden hizmet alımı yapalım. Böyle hayırlı bir konuda neden böyle bir tartışma yapılıyor. Değişik yerlerde okullarınız da var, bunları da biliyoruz. Alın bu çocukları çok daha faydalı hizmetini yap.”

500 BİN TL CEZA

“Biz böyle bir çalışmanın içindeyken yalan yanlış bir kara kampanyanın olması bizi üzmüştür. Kampanya öyle bir boyuta getiriliyor ki efendim okuma salonları kapatılıyor. Ortaya çıkmış bir taslak yok. Tabii nereden servis yapıldı, nereden ortaya çıktı. Yasağa uymayanlara 500 bin lira ceza gelecek diye haberler çıkıyor. Bugüne kadar pek çok taslaklar yapıldı ama nitekim bize de sunulan yok. Bu nereden çıkıyor. Elbette bir yaptırım olur ama 500 bin TL nereden çıktı. Biz şimdi bu gecekondu mantığını değiştirmek istiyoruz. Yani biz hala orada mı kalalım. Ben başbakan olduğumda 35 bakan vardı. Ne yaptık 25’e indirdik. Koskoca Amerika 14 tane bakanla idare ediliyor. İlk adımı böyle attık. Ardından da 8 tane devlet bakanı vardı. Bunları kaldıralım, hepsi icracı olsun dedik. Orada da bir reforma gittik. Aksi halde bu ülkeyi sıçratamazdık. Biz istiyorduk ki bizim çocuklar bir yarış atı olmasın. Hafta sonu ailesiyle, arkadaşlarıyla oynasınlar. Biz bunu yaşadık ama maalesef şimdi yaşayamıyorlar.”

“Pazartesi bize yapılan sunumda bazı eksikler var. Bakanımıza bunlar üzerinde çalışmayı yapın, dışarıdan almanız gereken destekler varsa alın, görüşülmesi gereken STK’lar varsa görüşün ve bir sonraki bakanlar kuruluna getirin dedik. Buradaki tuzak zaten bu. Kuran Kursları ne kadar mukaddeste bizim için o kadar mukaddestir mantığı çok ters bir mantık. Kuran Kursu’na giden Kuran’ı öğrenmek için gitmiyor, Kuran’ı hıfz etmek için, ezberlemek için gidiyor. Okullarda seçmeli Kuran ve Siyer-i Nebi dersleri var ama buralarda Kuran okumayı öğrenebilirsiniz, hıfz edemezsiniz. Biz iktidara geldiğimizde sorular neye göre hazırlanıyordu, bu dershanelerin müfredatına göre hazırlanıyordu. Hüseyin Bey’in döneminde dedik ki bunu süratle değiştireceğiz. Ne demek ya. O zaman bu okullar niye var. Dershanelerde iş bitiyorsa bu okullara ne gerek var. Asgari 2 bin lirayla 20 bin lira arasında dershane ücretleri var. Daha da çıkabilir. Bunlar diyelim 4 öğrenci alıyor. Adları VİP dershane olan dershaneler de kuruldu. Fen liselerinden, Anadolu liselerinden seçilmiş öğrenciler oraya geliyor. Bu öğrenciler üzerinde belli bir süre kısa bir süre çalışma yürütülüyor ve biz kazandırdık deniyor. İnsaf edin ya, bu çocuklar devletin okullarında okudu. Bu emek nerede? Bu devletin bu çocuklar üzerinde hakkı yok mu? Olmaz böyle bir şey. Burada bir gerçek bir tarafa konulmuş oluyor. Sonra da konuyu Kuran Kursları ile mukayese etmek çok çirkindir. Orada ücret de yok. Bir şeye daha üzülüyorum, elimizde 800 bini aşkın öğretmenimiz var. Bu dershaneler konusu bu öğretmenlerimizin döktüğü tere haksızlıktır, saygısızlıktır.”

“Eğitimde biliyorsunuz bir reform yaptık, 4+4+4. Bunu niye yaptık? Hiçbir iktidar 12 yıl zorunlu eğitime imza atamadı ve biz bu adımı attık. İstiyoruz ki kaliteyi arttıralım. Bu nedenle o iddiaları ortaya atanlara diyoruz ki madem bu işi iyi yaptığınızı söylüyorsunuz gelin. 10 yılda 400 bin öğretmeni Milli Eğitim’e kazandırdık. Bütçemizi dikkatli bir şekilde değerlendireceğiz, kullanacağız. Şubat ayında 10 bin öğretmen atamayı öngörüyoruz. Önümüzdeki 4-5 yıl içinde öğretmen açığımızı sıfırlamış olacağız. Bu arkadaşlar okul istemiyorlarsa bir alternatif daha söyledik, açık lise. Burada bu art niyetler olduğu sürece bu tartışma bitmez. Biz milletin aleyhine olacak bir şeye fırsat vermek istemiyoruz.”

BİZ NİÇİN CEMAATİ KARŞIMIZA ALALIM

“Eğitimde fırsat eşitliği olayını üniversiteye girişte de sağlamış ve okul müfredatlarına bağlı bir sınavı sağlamış olacağız. Bu mesele bizim için bir memleket meselesidir, bir eğitim meselesidir. Partimizin ve hükümetimizin programlarında yer alan bir meseledir. Yeni açıklanmış şeyler değil bu. Cemaat deniliyor, Cemaat’le Hizmet’le karşı karşıya gelmek gibi bir şey de çok çirkindir. Biz Cemaat mensubu kardeşlerimizin ellerindeki medya organlarıyla bize saldırmalarını, hatta gerçeğe aykırı şekilde saldırmalarını yadırgıyoruz. Bu niye bir cemaate yönelik olsun. Cemaat mensubu olan kardeşlerim lütfen burayı tekrar hatırlasınlar biz ne dedik öğrencileri özel okullarda okutalım, parayı devlet versin. Danıştay ne yaptı, bunu reddetti. O zaman Ak Parti iktidarı Cemaat’e kaynak sağlamak için bu yasayı düzenledi dediler. Cemaat mensubu kardeşlerim bu olayda yediğimiz darbeyi, tokadı unutuyorlar mı? Biz şimdi niçin Cemaat’i karşımıza alalım. Siz niye eğitimi belli vakıflara, derneklere teslim ediyorsunuz diye bize hesap sorarlar. Çünkü biz belli bir grubun değil tüm milletin iktidarıyız. Kendilerinin de bizi anlayışla beklemeleri lazım, sürdürdükleri propagandayı bitirmeleri lazım ve bizden bir geri dönüş bekliyorlarsa bunun olmayacağını bilmeleri lazım.”


 
20 Kasım 2013 Çarşamba 22:43 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Anket
HALKOYLAMASINDA NASIL OY KULLANACAKSINIZ?
EVET
HAYIR
KARARSIZ
KULLANMAYACAĞIM
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1430 - Osmanlı orduları Selanik ve İyonya'yı fethetti.
1827 - Beethoven, Viyana'da 10 bin kişinin katıldığı törenle toprağa verildi.
1903 - Marconi'nin telsiz sistemi aracılığıyla Londra ve New York arasında düzenli haber akışı başladı.
1938 - Harp Okulu Mahkemesi, Nazım Hikmet'i 28 yıl hapse mahkum etti.
1950 - Nazım Hikmet, Bursa Cezaevinde açlık grevine başladı.
1957 - Kıbrıs'ta gerginliğin tırmanması üzerine Ada'da sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
1966 - Leonid Brejnev, Sovyetler Birliği Komünist Partisi birinci sekreterliğine getirildi. Brejnev, ABD'nin Vietnam politikasını kınadı.
1968 - Türkiye'de ilk böbrek nakli, İstanbul'da Doktor Atıf Taykurt ve ekibi tarafından gerçekleştirildi.
1973 - Vietnam Savaşı: ABD'nin son birlikleri de Güney Vietnam'dan ayrıldı.
1979 - Uganda'da İdi Amin rejimi askeri darbeyle devrildi. İdi Amin kaçtı.
1982 - Kanada Yasası ile Kanada bağımsızlığını aldı.
1989 - Londra'da dünyanın ilk tüp beşizleri doğdu.
1989 - DYP Siirt Milletvekili Abdülrezzak Ceylan, TBMM'de bir tartışma sırasında vurularak öldürüldü. ANAP Siirt Milletvekili İdris Arıkan olayın zanlısı olarak tutuklandı.
2004 - Bulgaristan, Estonya, Litvanya, Letonya, Romanya, Slovakya ve Slovenya NATO'ya kabul edildiler.
2006 - Dünya'nın büyük bir bölümünde gözlemlenen tam güneş tutulması gerçekleşti.
2009 - Türkiye'de yerel seçimler gerçekleşti.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:19
  • Güneş06:02
  • Öğlen12:37
  • İkindi16:10
  • Akşam18:50
  • Yatsı20:22
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
27.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu03040824252629303134353640414348526165717273
 
Sayısal Loto
25.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010812192023
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık