ABD'den PKK'ya silah, Türkiye'ye uçak!

Ana Sayfa » Siyaset » Başbakan Erdoğan ''asıl çözüm süreci'' için şu şartı koştu

Başbakan Erdoğan ''asıl çözüm süreci'' için şu şartı koştu

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, risk alınmadığı sürece sonuç almanın mümkün olmadığını bildirirken, "İmralı Süreci’ diye bir şey olmaz, 'Çözüm Süreci’ olur" dedi. Erdoğan, Habur ile yarım kalan süreçte teröristlerin bazılarını Avrupa başkentlerine gönderme gibi formülleri olduğu hatırlatılınca "Şu anda hepsi geçerli tabii. Bizim için şu anda birinci derecede Kandil’dekiler, Türkiye’dekiler. Türkiye’deki teröristler sınırdan ikinci bir ülkeye gittiği anda bu süreç fiilen başlamış demektir" dedi.

 
25 Şubat 2013 Pazartesi 13:25 
Yorum YapYazdır
 
 
Başbakan Erdoğan ''asıl çözüm süreci'' için şu şartı koştu

 

Başbakan Erdoğan, Suriye’nin kuzey kesiminde ‘Kuzey Irak’ benzeri bir oluşuma Türkiye’nin izin vermeyeceğini açıklarken, "Irak’ta yaşanan sıkıntının da biz yaşanmasını istemiyoruz. Biz, Kuzey Suriye gibi bir oluşuma Türkiye olarak müsaade edemeyiz. O bize farklı yetkiler, farklı haklar verir" diye konuştu.

Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki 2’nci Şarjah Hükümeti İletişim Forumu’na katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye dönerken uçakta Doğan Haber Ajansı Genel Müdürü Uğur Cebeci, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Kemal Öztürk, İhlas Haber Ajansı Genel Müdür Yardımcısı İsmail Ballı, Cihan Haber Ajansı Genel Müdürü Abdulhamit Bilici’ye güncel konularla ilgili görüşlerini açıkladı.

"SİYASET ETMEK, RİSK ALMAKTIR"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumartesi günü İmralı’ya ikinci heyetin gittiğini, kendisinin risk alarak, "Gerekirse zehir içerim" dediğini hatırlatan gazetecilerin, "Gidişatı nasıl görüyorsunuz?" sorusuna şu yanıtı verdi.

"Siyaset etmek risk almaktır. Hatta daha ileri gideyim, yaşamın kendisi risktir. Bu riski almadığımız sürece de neticeye varmamız mümkün değil. Bizim aldığımız riski toplumun diğer etkin katmanları biraz paylaşacak olursa ki medya burada çok önemli o zaman mesafe almamız daha da hızlanacaktır. İstihbarattaki arkadaşlarımdan, bilgileri almış değilim, bilgileri alacağım. Sadece BDP’den gidenlerin yapmış olduğu açıklamalar bana geldi. Ben o açıklamaları kale alarak değerlendirirsem bu yanlış olur."

İMRALI SÜRECİ’ DİYE BİR ŞEY OLMAZ"

Erdoğan, terörün durulması için yapılan çalışmalara ilişkin sürece ilişkin ’çözüm süreci’, ‘İmralı süreci’ gibi kavramlar kullanıldığını hatırlatması ve "Sizin tam olarak kullandığınız kavram nedir? Kamuoyu desteğiyle ilgili net bilgiler nedir? ’Batı’daki Kürtler sürece daha fazla itiraz ediyorlar, Doğu’dakiler süreci destekliyor’ deniliyor. Siz katılıyor musunuz?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"İmralı Süreci’ diye bir şey olmaz, ‘Çözüm Süreci’ olur. Bizim, benim aldığım brifingde Batı’da böyle ciddi bir sıkıntı veya itirazın olduğuna dair bir şey yok. Akil adamlar içerisinde Batı’ya yaşayan Kürtler’den, onun içinde yer alanlar veya yer almak isteyenler var. Onlarda da çok ciddi şekilde karşı çıkan olmadı, farklı bazı tavırlar olabilirse onu bilemem. Çünkü her zaman oluyor. Bizim ’beyaz’ dediğimize herkes ’beyaz’ demiyor, ama maalesef bazıları kendi karakteristik yapısıdır. Bakıyor çözüme giriyor, çözülmemesi için ellerinden ne geliyorsa onu yapıyor. Ben geçen hafta Mardin’deydim. Mardin’de herkes harmandır. Midyat Arap’tır, Kızıltepe tamamıyla Kürt’tür. Kızıltepe konuşmamda asgari 20 bin kişi vardı, coşku, heyecan doruk noktadaydı. Midyat, hamdolsun... Orada da 10-15 bin kişi vardı, Mardin gayet iyiydi. Bütün bunlar gösteriyor ki herkes ’çözüm sürecinin içerisinde ben ne yapabilirim’ diyor. Böyle bir süreç devam ediyor."

"TERÖRİSTLER GİTTİĞİ ANDA SÜREÇ FİİLEN BAŞLAR"

Başbakan Erdoğan, "Habur ile yarım kalan süreçte teröristlerin bazılarını Avrupa başkentlerine gönderme gibi formüller vardı. Dağdaki kadroyu eritme anlamında o dönemdeki çözüm formülleri halen geçerli mi? Başka bir yaklaşım var mı?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Şu anda hepsi geçerli tabi. Bizim için şu anda birinci derecede Kandil’dekiler, Türkiye’dekiler. Türkiye’deki teröristler sınırdan ikinci bir ülkeye gittiği anda bu süreç fiilen başlamış demektir. Ondan sonra Mahmur Kampı var, bu BM ile görüşülerek halledilmesi gereken bir süreçtir. Çünkü orası adeta kuluçka merkezi gibi, bir diğer tarafta tabi Kandil var. Bunlar da bizim Kuzey Irak yerel yönetimi ile çözmemiz gereken bir konu. Bunların hepsi Türkiye’dekilerin, ülkemizi terk etmesinden sonra atılacak adımlardır. Biz ne diyoruz? ’Geçmişte düşülen yanlışlara tekrar düşülmesin’. Gerekli olan tedbirleri biz alırız."
Vatan

 
25 Şubat 2013 Pazartesi 13:25 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1821 - Mora İsyanı'nda Gördüş (Tripolis) şehrini ele geçiren Yunanlar 30.000 Türk'ü öldürdüler.
1856 - İzmir-Aydın hattı demiryolu imtiyazı, bir İngiliz şirketine verildi. 1866 yılında işletmeye açılan 612 kilometrelik demiryolu hattının imtiyazı 15 Ekim 1950'de dolacaktı. Ancak genç Cumhuriyetin hükümeti, bu hattı 30 Mayıs 1935'te satın aldı.
1924 - SSCB, Rusya SSC'ne bağlı, Karadeniz kıyısında Tuapse merkezli Şapsığ Ulusal Rayonu kuruldu.
1931 - Ekonomik kriz nedeniyle iki gün kapalı kalan Londra Borsası yeniden açıldı.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.
1947 - Bulgaristan Partisi Lideri Nikola Petkov asıldı.
1954 - Doğu Almanya polisi, 400 kişiyi, ABD ajanı olmak iddiasıyla tutukladı.
1961 - THY'nin Kıbrıs-Adana-Ankara seferini yapan Tay uçağı, Etimesgut Havaalanı yakınlarında Karanlıktepe'ye çarparak düştü, 28 kişi öldü.
1971 - Altın Koza Film Festivali'nde sonuçlar açıklandı; Yılmaz Güney tüm ödülleri aldı.
1973 - 18 yıl önce iktidardan darbeyle düşürülen Juan Peron, Arjantin'de yeniden devlet başkanı seçildi.
1993 - Michael Jackson Türkiye'de konser verdi.
1996 - Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun, evli erkeğin zinasına ayrıcalık tanıyan maddesini iptal etti.
1997 - Cezayir'de köy baskını: 200 kişiyi öldürüldü, 100 yaralı. Baskını İslamcı radikallerinin yaptığı öne sürüldü.
1999 - Abdullah Öcalan, bir açıklama yaparak, Türkiye'ye gelip teslim olmasını istedi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:20
  • Güneş06:02
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:49
  • Akşam18:26
  • Yatsı19:55
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık