Suriye'de Türk askerine saldırı; 5 şehit, 9 yaralı

Ana Sayfa » Siyaset » Başbakan Davutoğlu'ndan gündeme dair önemli açıklamalar

Başbakan Davutoğlu'ndan gündeme dair önemli açıklamalar

Davutoğlu "YPG Azez'den uzaklaştırıldı. Azez'in düşmesine asla izin vermeyeceğiz" dedi. Başbakan Ahmet Davutoğlu bir dizi ziyaretlerde bulunmak için gittiği Ukrayna yolunda gazetecilerin sorularını yanıtladı. PYD lideri Salih Müslim’in “Geri çekilmeyeceğiz” açıklamalarını değerlendiren” Davutoğlu, “YPG Azez’den uzaklaştırıldı. Azez’in düşmesine izin vermeyeceğiz. Çekilmezlerse hava alanı kullanılamaz hale gelecek” dedi.

 
15 Şubat 2016 Pazartesi 14:13 
Yorum YapYazdır
 
 
Başbakan Davutoğlu'ndan gündeme dair önemli açıklamalar

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ukrayna ziyareti öncesi uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, “Özellikle PYD ve YPG’nin Azez çevresindeki hareketliliğine” ilişkin soruya Davutoğlu, “Tabii, YPG’ye yönelik çağrıların bir anlamı var. Çünkü, YPG, şu anda Rusya’nın Suriye’deki enstrümanıdır. Bunu hem iç kamuoyumuzun hem uluslararası kamuoyunun doğru okuması lazım. Eğer, Rusya Suriye’deki rejimi destekleme konusunda en güçlü enstrümanı nedir diye sorarsanız bu YPG’dir. Suriye krizinin başından itibaren de Suriye rejiminin en önemli enstrümanlarından biri yine YPG’dir. Dolayısıyla, YPG’yi Suriyeli bir aktör olarak görmem mümkün değil. YPG, bir taraftan Suriye rejiminin aracıdır, bir taraftan da açıkçası Rusya’nın bir piyonu mahiyetinde işlev görmektedir. Bu piyon, kendisini DEAŞ’a karşı mücadele ediyorum diyerek meşrulaştırmaya çalışıyor. Peki, Azzaz ve civarında DEAŞ var mı? Yok. Peki, Halep’in kuzeyinde DEAŞ var mı? Yok. Orada ne arıyorlar?” dedi.

Davutoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “Fırat’ın doğusunda Kobani’de DEAŞ’a karşı mücadele edildi. Biz de destek verdik, Kobanili kardeşlerimizi aldık, peşmergenin Kobani’ye geçmesine izin verdik. Türkiye’ye karşı olmayan unsurlarla biz de destek sağladık ama Azzaz bölgesinde tek bir DEAŞ mensubu yokken, Rusya havadan Azzaz’a, Halep’e saldıracak, karadan İranlı, Şii milisler saldıracak. Bunun başka bir anlamı var, herkesin bunu görmesi lazım. Bugün Türkiye’de PKK, Suriye YPG Rusya’nın açık bir enstrümanı, bir aracı konumundadır ve onun yayılmacı politikalarının piyonlarıdır. Bu doğru görülmezse, ileride daha başka sıkıntılar doğar. Bizim, tutumuzun son derece meşru bir temeli var. Birincisi, Türkiye kendi güvenliğini korumak için her türlü tedbiri alır. Hiçbir ülke Suriye’deki gelişmelerden Türkiye kadar etkilenemez. Dolayısıyla, bu güvenlik tedbirlerini almaktan tereddüt etmeyiz. İkincisi, Suriye içindeki gelişmeler bağlamında da ılımlı muhalefeti yok etmeye, Halep-Türkiye koridorunu Azzaz üzerinden de YPG’yle kapatmaya sonraki aşamada da Azzaz’ın da doğusuna geçerek YPG’nin Kobani’den gelen gelmesi muhtemel YPG’lilerle birleşme teşebbüsleri karşısında Türkiye’nin tavrı başından belliydi. Türkiye, YPG Fırat’ın batısına Afrin’in de doğusuna geçmeyecek. Buralarda ılımlı muhalefet var. Ilımlı muhalefeti desteklemek Suriye’de siyasal sürecin başarıya ulaşması için bir şart. Dolayısıyla, bu açıklamaları takip ediyoruz ancak bu açıklamaları bu alandaki tabloyu görerek değerlendirmenin faydalı olduğu kanaatindeyim”

“BU KONUDA KARARLIYIZ”

Türkiye’nin bu konuda kararlı olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, “YPG’nin Azzaz’a yönelik her saldırısı, Türkiye’nin güvenlik kaygılarını önemli ölçüde artırmaktadır. Bu saldırılar aynı zamanda büyük bir mülteci akınına da yol açmaktadır. Dolayısıyla bir, Türkiye’ye mülteci akınlarının önlenmesi. İki, Türkiye’nin sınır güvenliğini sağlanması. Üç, ılımlı muhalefetin Rusya, İran, Suriye rejim güçleri yanında YPG ile katılmasının önüne geçmek için bu yaklaşımımız sürecek. Gerekli gördüğümüz yerde gerekli müdahaleleri kullanırız” diye konuştu.

“KİMSENİN, BÖYLE BİR SAVAŞ ÇIĞLIĞI LOBİSİ OLUŞTURMASI DOĞRU DEĞİL”

“Suriye’ye yönelik olarak kara operasyonu gündemde, böyle bir şey söz konusu mu?” sorusuna ise Davutoğlu şu yanıtı verdi: “Şöyle bir algı yansıtılıyor biraz da Rusya tarafından bilinçli olarak yapılıyor bu algı operasyonu, ‘Bir dünya savaşı çıkabilir’. Rusya, bunu gündemde tutarak dünyayı tedirgin etmeye ve kendi politikalarını dikte etmeye çalışıyor. Bizim böyle bir algı operasyonuna gelmememiz lazım. 5 yıldır çevremizde, Suriye, Irak, Yemen, Ukrayna’da savaş var, Türkiye’yi biz bu savaşın dışında tuttuk. Gerekli olmadıkça herhangi bir adım atmadık ama gerekli olduğunda da adım atmaktan kaçınmadık. Dolayısıyla, kimsenin böyle bir savaş çığlığı lobisi oluşturması doğru değil. Türkiye, gerekli gördüğü tedbirleri alır ancak bu tür tedbirlerini alırken Türkiye’nin istikrarının etkilenmemesine özen gösterir. Dolayısıyla, bu tür spekülasyonları ‘savaşa giriyoruz, girdik’ gibi, kesinlikle gündemde tutmamak lazım.”

KARA HAREKATI

Davutoğlu son dönemde gündemde olan Suriye’ye kara harekatı konusunda ilişkin, “Biz, daha Suriye’de güvenli bölge ihtasını söylemiştik. Eğer o zaman güvenli bölge ihtası olmuş olsaydı ve hava operasyonları olmamış olsaydı bugün Suriye’de çok farklı bir tablo olmuş olabilirdi. Suriye’deki temel problem başından itibaren Suriye rejiminin ve şimdi de Rusya’nın havadan yaptığı saldırılar. Yani, karada kendi vatanını savunan Suriyeli kardeşlerimize bir üstünlük kuramayınca hava gücüyle Suriyeli kardeşlerimizin üzerine bombalar yağdırıyor. Esas problem burada hava saldırılarının durmasıydı. Bu sağlanamadı. Türkiye’nin yıllardır söylediği gerekli adımlar atılmadı. Türkiye’nin öngördüğü politikalar uygulanmaması dolayısıyla ne kadar büyük hatalar yapıldığı batı basınında yer alıyor. Şu anda önce hava saldırıları durmalı, arkasından alanda savaş suçu işleyen rejim unsurları ve DEAŞ gibi terör örgütlerinin dışında kalan ve Suriye halkının temsilcisi olan gruplar desteklenmeli ve belli bir dengeyle Suriye’de barış süreci inşa edilmeli.” dedi.

“RUSYA HASTENELERİ FIRINLARI KAMPLARI VURUYOR”

Davutoğlu başka bir soru üzerine, “Hastaneler, fırınlar ve kamplar. Rusya’nın şu anda yapmak istediği şiddetin en uç noktasını uygulayarak halkı tedirgin etmek. Esad rejimi kalsın gibi bir psikolojiye halkı sokmak. Zaten Rusya bunu Çeçenistan’da da aynı taktiği uyguladı, şu anda Suriye’de uyguladığı taktikle Çeçenistan’da uyguladığı taktik aynı” dedi.

“AZEZ’İN DÜŞMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Cenevre görüşmelerine ilişkin bir soru üzerine Davutoğlu, “Rusya, Halep-Türkiye koridorunu kapattı. YPG niye saldırıyor şimdi. Masaya benim de oturmam lazım diye göstermeye çalışıyor. Rusya, YPG’yi kullanarak demeye çalışıyor ki, Cenevre masasında YPG olsun. YPG’yi masaya çekme çabası var. Muhalefet safında YPG’nin masaya oturmasına izin vermedik, vermeyeceğiz. YPG, rejimin, Rusya’nın piyonudur” diye konuştu.

Salih Müslim’in ‘geri adım atmayacağız’ yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine Davutoğlu, “Geri adım atmayacağız’ demesinin bir anlamı yok. Geri adım attılar. Şu anda Azzez civarında YPG unsurları Azzez’den uzaklaştırıldı. Azzez’e yaklaşırlarsa en şiddetli tepkiyi görürler. Azzez’in düşmesine izin vermeyeceğiz. Çekilmezlerse o havaalanı kullanılmaz hale gelecek, bunu Biden’a da söyledim. Bu anlamda, Salih Müslim’in açıklamalarının anlamı yok. Türkiye’nin müdahalesi olmamış olsaydı şu anda Tel Rıfat ile Azez’i ele geçirmiş olacaklardı. Azez’a bir buçuk kilometre yaklaştıkları için biz uyardık. Biz, Rusya’yı da kaç kez uyardık. Yapmayın, sınırımıza yaklaşmayın, ihlal etmeyin, bu uyarıları dinlemedikleri için bu oldu. Aynı şekilde YPG’yi de uyardık. Fırat’ın batısına geçmeyeceksiniz, Azez’a da yaklaşmayacaksınız. Şimdi de uyarıyoruz, yaklaşmayacaklar. Türkiye üzerinden Avrupa’nın bu göç akınları üzerinden bası altında tutulması…Bu, sadece Türkiye’ye dönük bir hamle değil. Bu, Ukrayna konusunda AB ile problem yaşayan Rusya’nın Avrupa’ya dönük bir hamlesidir. Sayın Merkel’le bu konuda aynı fikire sahibiz. Ukrayna üzerinden Avrupa, Suriye üzerinden Türkiye’ye dönük bir hamle. Onun için son dönemde Türkiye ile AB politikalarında ciddi bir yakınlaşma var. Çünkü biliyoruz ki biz Ukrayna’da da Suriye’de de hamleler hem Avrupa’ya dönük hamleler” şeklinde konuştu.

SELİN SAYEK BÖKE KONUSU

Başbakan Davutoğlu kayyum yönemindeki Bugün gazetesinin attığı “Böke vaftiz edilmiş” manşeti ile ilgili bir soruya ise “Çok net bir tavır takınmak lazım. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bütün vatandaşları eşit haklara sahiptir herhangi bir vatandaşın geçmiş kökeni etrafında yapılan tartışma kesinlikle insan haklarına aykırıdır ve etnik bir ırkçılık dozu taşır. Biz, kimsenin geçmiş kökenini araştırmak üzerinden siyaset yapılmasını doğru bulmayız. Türkiye’de, Kürt, Türk, Sunni Alevi 78 milyon vatandaş eşittir. Siyaseten bunu istismar edenleri, siyasi ahlaka aykırı davrandığı kanaatindeyim. Bu konuda Selin Hanım’ın açıklamaların doğru olduğunu ve desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum” yanıtını verdi.

CHP’YE ELEŞTİRİLER

Davutoğlu CHP’nin HDP’leştiğini ifade ederek şunları kaydetti: “Biz, Türkiye’nin çıkarlarının çıkarları söz konusu olduğunda her zaman ilkesel bir tutum sergiledik. Sayın Kılıçdaroğlu, ‘Esad’la problem yaşadığımızda Esad’ın diliyle konuştu. Rusya ile problem yaşadığımızda Rusya’nın diliyle konuştu. Mısır’la demokrasi üzerinden problem yaşadığımızda Mısır’ın diliyle konuştu. Şimdi, milletvekilleri YPG ile problem yaşadığında milletvekilleri gidip YPG ağzıyla konuşuyor ve YPG’nin DEAŞ’a karşı ülkelerini savunan vatanperver bir örgüt gibi yansıtmaya çalışıyor. HDP’nin dilidir, CHP HDP’leşiyor o anlamda. Bu anlamda ben Kılıçdaroğlu safını belirlesin dedim. Kılıçdaroğlu şu anda Suriye politikasında CHP, Suriye halkını temsil eden ılımlı muhalefet dışında kalan bütün unsurlarla işbirliği yaptı. Şimdi de Rusya’nın piyonu haline gelmiş olan, özellikle uçak olayından sonra, tamamıyla Rusya’nın güdümünde işbirlikçi hale gelmiş olan YPG’nin ağzıyla konuşuyor. Şimdi, Halep Rus işgaline karşı direniyor. Biz, bu anlamda YPG’yi ve aynen PKK’yı Türkiye içinde de yüzyıl önce Rus işgaliyle Ermeni çetelerinin uyguladığı politikayı takip eden bir politika uyguluyor YPG ve PKK.”

KENDİ İÇİMİZDE KONUŞULMASI KANAATİNDEYİM

Başbakan Davutoğlu, Bülent Arınç, Hüseyin Çelik gibi “Geçmişte bakanlık yapmış isimlerin açıklamalarının” sorulması üzerine ise “AK Parti, onurlu insanların partisidir. Şu ana kadar da AK Parti içinde belli ilkeler oturmuştur. Sayın Abdullah Gül’ün, arkadaşlarıyla, Cumhurbaşkanımızla ve diğer arkadaşlarımızla görüşmesinden daha doğal bir durum yok. Sayın Arınç ve diğer arkadaşların yaptığı açıklamalar, parti kurulları içinde, kendi içimizde konuşulması gereken konular olduğu kanaatindeyim. Bu konuda kendileriyle konuştum, tekrar konuşacağım. Hiçbir zaman ben bu tartışmalar üzerinden AK Parti’ye dönük spekülasyon yapılmasına izin vermem. Kim, kanaat beyan ederse hangi yönde olursa olsun herkesle konuşur, bu kanaatlerin parti kanalları içinde ve bu çerçevede partideki bütünlüğünü etkileyemecek şekilde dile getirilmesinin doğru olacağı kanaatindeyim. Hiçbir şekilde bunu AK Parti içinde bir sıkıntı var, AK Parti’nin kendi iç bütünlüğünü koruyarak 1 Kasım seçimlerinden büyük zaferle çıkmasını kıskanan çevreler olduğu aşikar. Hiçbir arkadaşımız partimizin bütünlüğünü etkileyecek bir tavır içine girmez” şeklinde konuştu.

“Arınç ve diğer isimler için özel planlama yapılacak mı?” sorusuna ise Davutoğlu, “Hiç özel bir planlamaya ihtiyaç yok. Kendilerinin öyle bir ifadeleri yok. Kopmak istedikleri gibi bir varsayım zaten yok. Biz bu konuları zaten MYK’da da ele aldık. AK Parti kendi içinde bütün bunları aşacak olgunluğa sahiptir” cevabını verdi.

 
15 Şubat 2016 Pazartesi 14:13 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:48
  • Güneş07:33
  • Öğlen12:44
  • İkindi15:16
  • Akşam17:32
  • Yatsı19:07
 
Tarihte Bugün
1522 - Rodos'un Osmanlı donanmasınca fethi.
1774 - Osmanlı Padişahı III. Mustafa öldü. I. Abdülhamit tahta çıktı.
1793 - Vatana ihanetten suçlu bulunan Fransa kralı XVI. Louis, giyotinle idam edildi.
1899 - Opel ilk otomobilini üretti.
1908 - New York belediyesinin aldığı bir kararla kadınların toplum içinde sigara içmeleri yasaklandı.
1911 - İlk Monte Carlo Rallisi başladı.
1921 - İtalyan Komünist Partisi kuruldu.
1924 - Vladimir İlyiç Lenin öldü.
1925 - Arnavutluk Cumhuriyeti ilan edildi.
1941 - II. Dünya Savaşı: Avustralya ve Birleşik Krallık birlikleri Tobruk-Libya'ya saldırı başlattı.
1942 - II. Dünya Savaşı: Kuzey Afrika cephesinde Rommel'in Sirenayka taarruzu.
1942 - Askerlik süresi üç yıla çıkarıldı.
1943 - Varlık Vergisi ödemesinin son günüydü. Vergisini ödemeyen mükelleflerin ev ve işyerlerindeki malları haczedildi, daha sonra da icra yoluyla satış yöntemiyle vergileri tahsil edildi.
1946 - Türkiye İş ve İşçi Bulma Kurumu kuruldu.
1951 - Kore'den ilk hasta ve yaralı kafilesi, Ankara'ya geldi.
1952 - Milli Savunma Bakanlığı, Kore'de 34 subay, 46 astsubay ve 1252 erin şehit olduğunu açıkladı.
1952 - Eski Ordu milletvekili, mizah dergisi Akbaba'nın sahibi Yusuf Ziya Ortaç Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa etti.
1954 - İlk nükleer denizaltı Nautilus, Connecticut'ta denize indirildi.
1958 - Lefkoşa'da taksim lehine gösteri yapan Kıbrıslı Türk gençlerine İngiliz askerleri müdahale etti; bir genç ağır yaralandı, altı kişi tutuklandı.
1959 - Ulus gazetesi yazı işleri müdürü Ülkü Arman ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu birer yıl hapse mahkum oldu; gazete bir ay süreyle kapatıldı. Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun "Nalıncı Keseri" başlıklı yazısı dava konusu olmuştu.
1961 - Saraçhane Tiyatrosu açıldı. İlk olarak Cevat Fehmi Başkut'un Hacıyatmaz oyunu sahnelendi.
1963 - 21-25 Ocak'da şiddetli soğuklar ülkenin her yanını etkiledi. Elektrikler, sular kesildi, trenler yollarda kaldı; Uludağ'da kar kalınlığı 25 metre.
1967 - Türkiye Milli Talebe Federasyonu'nun beş yöneticisi günü tutuklandı. Sencer Güneşsoy, Baykan Kalaba, Naci Özdemir, Hüsnü Temiz, Kâzım Musa bir gün önce polis tarafından mühürlenen federasyon binasına girmek istemişlerdi.
1967 - Uluslararası Las Vegas Maratonu'nda İsmail Akçay ikinci oldu. İsmail Akçay'ın derecesi 2 saat, 23 dakika, 3 saniyeydi.
1970 - Jumbo-Jet Boeing 747 ticari seferlerine başladı.
1972 - Cidde'ye yaptığı Hac seferinden dönen Marmara adlı THY uçağı 5 kişilik mürettebatıyla düştü. Hostes Hülya Maviler yanarak öldü, diğerleri yaralı olarak kurtarıldı.
1976 - Concorde, Londra-Bahreyn ve Paris-Rio de Janeiro hatlarında ticari uçuşlarına başladı.
1977 - Amerika Birleşik Devletleri başkanı Jimmy Carter, Vietnam savaşı sırasındaki asker kaçaklarının hemen hepsini affetti.
1981 - 444 gündür Tahran'da rehin tutulan Amerikalılar serbest bırakıldı.
1981 - Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Doğan Öz'ü öldürmekten sanık sağ eylemci İbrahim Çiftçi, Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'nce üçüncü kez ölüm cezasına çarptırıldı.
1983 - Eski İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan tahliye edildi. İsvan, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davasında yargılanmaktaydı.
1985 - 1983'ten beri süren Yazarlar Sendikası davasında sanıklar beraat etti.
1990 - Adnan Oktar ve müridi oldukları öne sürülen 66 erkek ve 68 kadın gözaltına alındı.
1992 - İstanbul'da evlerde doğal gaz kullanılmaya başladı.
1996 - Özgürlük Ve Dayanışma Partisi kuruldu.
1996 - Filistin'de ilk kez devlet başkanlığı seçimleri yapıldı. Yaser Arafat devlet başkanı seçildi.
1997 - Atatürkçü Düşünce Derneği, Başbakan Necmettin Erbakan hakkında konutta verdiği yemek daveti nedeniyle suç duyurusunda bulundu.
1999 - Amerikan tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonu: sahil güvenlik kuvvetlerinin durdurduğu bir gemide 4.300 kg kokain ele geçirildi.
2005 - İzmit İşletmesinin kapatılmasını protesto için fabrikaya kapanan SEKA işçileri, Kurban Bayramı'nı fabrikada geçirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık