SEÇMEN ADRESİNİ SORGULAMAK İÇİN TIKLA

Ana Sayfa » Siyaset » Başbakan 'Çevre Allah’ın eseridir'... Bu yıkım kimin eseri?

Başbakan 'Çevre Allah’ın eseridir'... Bu yıkım kimin eseri?

Başbakan Binali Yıldırım, çevreyi Allah'ın eseri ve emaneti olarak gördüklerini ifade ederek, “Bütün insanların ortak hayat alanı olan çevreyi muhafaza etmek, kamu yöneticileri başta olmak üzere herkesin azami özen göstermesi gereken bir alandır” dedi. Başbakan böyle derken, özellikle AKP dönemindeki uygulamalar ve alınan kararlarla çevrenin yağmalandığı, talan edildiği ve büyük saldırılara uğradığını unutuyor.

 
5 Haziran 2016 Pazar 16:59 
Yorum YapYazdır
 
 
Başbakan 'Çevre Allah’ın eseridir'... Bu yıkım kimin eseri?

Başbakan Yıldırım, Dünya Çevre Günü'nü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Günümüzde çevre sorunları ve buna bağlı olarak geliştirilen çevre politikalarının, ekonomide, kalkınmada, enerjide ve diğer pek çok alanda belirleyici etkiye sahip olduğunu belirten Yıldırım, şöyle devam etti:
“Türkiye olarak biz de, çevre sorunlarının çözümü için azami özen gösteriyor, bütün kalkınma politikalarımızda çevreyi korumayı esas alıyoruz. Biz, çevreyi, yani tabiatı, Allah'ın eseri ve emaneti olarak görüyoruz. Bütün insanların ortak hayat alanı olan çevreyi muhafaza etmek, kamu yöneticileri başta olmak üzere herkesin azami özen göstermesi gereken bir alandır. AK Parti hükümetleri, çevreye gösterdiği duyarlılığı, bu alanda hizmet veren çevre bakanlığını şehircilikle birleştirerek göstermiştir. Hükümet programımızda da ifade ettiğimiz üzere, bütün yaratılmışların hukukunu korumak, hükümetimizin birinci önceliğidir. Kalkınma hamlemizi, çevrenin korunmasını esas alan bir yaklaşımı gözeterek gerçekleştirdik. Cumhuriyet tarihimizin en büyük ağaçlandırma hamlesini başlattık, dünya genelinde orman varlığı azalırken, orman varlığını arttıran nadir ülkeler arasında yer aldık.” 

 

BAŞBAKAN ÖYLE DİYOR AMA, SADECE KARADENİZ'DE BAKIN NELER OLDU

 

AKP hükümetinin öncüsü olduğu ‘kalkınma odaklı’ projelere getirdikleri her eleştiride ‘vatan hainliği’, ‘ajanlık’, ‘malum çevreler’ gibi sayısız suçlamaya maruz kalan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı odalar, Artvin’de sekiz kişinin ölümüne yol açan sel faciasının ardından ‘Beklenen felaket kapıyı çaldı’ yorumunda bulundu.

 

Çevre Mühendisleri Odası ve İnşaat Mühendisleri Odası, Artvin’de Hopa başta olmak üzere, Borçka, Arhavi ve Kemalpaşa’yı etkileyen sel felaketinde ‘nasıl bu hale gelindiği’ni madde madde anlattı.

 

Karadeniz Sahil Yolu

 

FOTO: DHA

Fotoğraflar: DHA

 

Yapımı sırasında tüm uzmanların Karadeniz’in doğal yapısına aykırı olduğunu kaydettiği Karadeniz Sahil Yolu’nun teknik değerlendirme olmadan yapıldığını belirten Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Mert Güvenç, o dönem ortaya koydukları soruları şöyle sıraladı:

 

“Bu yol gerçekten de gerekli mi? Gerekli ise deniz dolgusu yapmaktan başka yöntemler değerlendirildi mi? Değerlendirildi ise bu nedir? Neden açıklanmadan, tartışılmadan reddedildi? Türkiye‘nin en çok yağış alan bölgesinde yapılacak bu yolda seyahat güvenliği sağlanabilecek miydi? Bölgedeki dereler denize hangi noktalardan dökülecekti? Doldurulacak alanda yok olacak ekosistem için nasıl tedbirler alındı?”

 

hopa sel7

 

Güvenç, soruların yanıtlarını hiçbir zaman alamadıklarını belirterek, bir de suçlamalarla karşılaştıklarını şöyle dile getirdi: “‘Karadeniz‘in tüm sahilini doldurup yol yapacağım’ diyorsun. Biz de ortalama akla sahip her insanın soracağı soruları soruyoruz.  Yanıt olarak ‘Bunlaaaaarrr …..’diye başlayan cümleler kuruluyor. Bu sorulara yanıt alamadığımız gibi bir de ‘bazı çevreci tipler, ülkenin gelişmesini istemeyenler‘ gibi suçlamalara maruz kaldık. Hiçbir sivil toplum örgütünün, ülkenin mühendislerinin görüşleri alınmadan proje gerçekleştirildi ve sonuçta çekincelerimizin tamamı şimdi bir bir gerçekleşiyor. Ancak sorumlular hiçbir zaman bulunamadı, bulunamıyor…”

 

HES’ler…

 

İşçilerin katıldığı eylemde köylüler dere yatağında yürümüştü.

 

Güvenç, eleştirilerinin ikinci ayağını Karadeniz’in dört bir yanını saran HES projelerine ayırdı.

 

“Söz konusu projenin ardından bir anda gündem Türkiye‘nin enerji açığına kilitlendi. Biz kendimizi sorgulamaya başladık, kaçırdığımız bir şeyler mi var, nereden çıktı bu enerji ihtiyacı?” diyen Güvenç, aslında ‘temiz enerji kaynağı’ olarak bilinen HES yapım süreçlerinde sorunların neler olduğunu şöyle anlattı:

 

“İş uygulama aşamasına gelince acı gerçeği hepimiz gördük. HES‘ler mantar gibi çoğalmaya başladı. Her derenin üzerine sayısız HES lisansı verildi. Hatta iş o kadar çığırından çıktı ki, eskiden dere olan fakat doğal ya da yapay sebeplerle yönü değişmiş ve artık orada olmayan derelere bile lisans verildi. Neredeyse hiçbir başvuru olumsuz sonuçlanmadı. Bu lisanslar verilirken Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçleri doğru işletilmedi. Bir HES projesine ÇED hazırlanırken, o derede sadece o HES varmış gibi değerlendirildi. Bir dere üzerinde 10 tane HES olsa bile her biri tek tek değerlendirildi. Bir kaynaktan çıkan derenin üzerine 10 tane HES lisansı verilmesi zaten yeterince anlamsızken, bir de kümülatif etkilerinin değerlendirilmemesi tam bir doğa katliamıyla sonuçlandı.”

 

arhavi hes2

 

Güvenç, tespitlerini, “Sonuç olarak HES projeleriyle yatakları değiştirilen dereler, HES lere daha fazla su taşıyabilmek için kurulan regülatörler bugün yaşanan felaketin tetikleyicisi olmuştur. Bunlara ek olarak yapılaşmanın yanlış alanlara yapılması felaketin etkilerini artırmıştır” diye noktaladı.

 

Yeşil Yol

 

FOTO: MUHAMMET KACAR RIZE-DHA

Fotoğraf: DHA

 

Hükümetin son icraatının Karadeniz’de yaylaları birbirine bağlaması gerekçesiyle yapılan Yeşil Yol projesi olduğunu hatırlatan Güvenç, “Mevcut iktidar bu felaketlerden ders almak bir kenara, doğa katliamına daha da hız vererek Yeşil Yol çalışmalarını devam ettirmekte. Bu yanlıştan biran önce vazgeçilmeli. Bizim açımızdan karar veren, onay veren, gerçekleştiren ve savunan herkes sorumludur. Son 13 yıllık dönemde bu saydıklarımızın hepsi AKP iktidarının elinde olduğu için çevre felaketlerinin de baş sorumlusu AKP’dir”diye yazdı.

 

İMO’dan cevabı aşikar sorular

 

hopa 18

 

ÇMO’nun yanı sıra, İnşaat Mühendisleri Odası (İMO),‘Sorularımızın yanıtsız kaldığını, uyarılarımızın dikkate alınmadığını biliyoruz. Yine de sormaya ve uyarmaya devam edeceğimizi duyuruyoruz’ diyerek hükümete bir dizi soru yöneltti.

 

hopa 16

 

O sorulardan bazıları şöyle:

 

* ‘Dere ıslahı’ adı altında derelerin betonlaştırılması, dere yataklarının imara açılarak güvenli olmayan bölgelere konut inşa edilmesinin felakete neden olduğu neden görülmüyor ve neden insanlarımızın hayatı pahasına bu uygulamalar devam ettiriliyor?

 

* Dere yataklarının imara açılması ile ortaya çıkan rant, insan hayatından daha mı değerlidir?”

 

* Ülkemizin en büyük sorunlarından birinin niteliksiz yapı stoku olduğu, yapılarımızın bırakalım depremi su taşkınına bile dayanamadığı gerçeği neden göz ardı ediliyor ve neden bu konuda önlem alınmıyor?

 

* Biz inşaat mühendislerinin kentleşme ve yapılaşma konusundaki uyarıları neden kulak arkası yapılıyor? Neden her uyarımız karşısında siyasi iktidar tarafından ‘siyaset yapmak’la suçlanıyoruz?

 

* Neden her felaketten sonra yetkililer kamuoyunun karşına çıkıp hamaset yapıyor, ‘devletin yaraları saracağından’ söz ediyor? Neden ülkemizin ‘yara sarma’ hamaseti dışında bilimsel ve bütünlüklü bir afet planı bulunmuyor?”

 

* Madencinin ‘fıtrat’ında ölüm, Karadenizlilerin ‘fıtrat’ında sele can vermek, işçilerin ‘fıtrat’ında iş cinayetine kurban gitmek mi yatıyor?”

 

 

 
5 Haziran 2016 Pazar 16:59 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
21
10
7
4
37
5
Antalyaspor
21
10
5
6
35
6
Trabzonspor
21
9
4
8
31
7
Osmanlıspor FK
21
7
9
5
30
8
Bursaspor
22
8
4
10
28
9
Konyaspor
21
7
7
7
28
10
Kasımpaşa
22
8
4
10
28
11
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
12
Gençlerbirliği
20
6
8
6
26
13
Kayserispor
22
7
4
11
25
14
Akhisar Bld.
21
6
6
9
24
15
Alanyaspor
21
6
4
11
22
16
Ç. Rizespor
22
5
5
12
20
17
Adanaspor
21
4
5
12
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:13
  • Güneş06:54
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:50
  • Akşam18:15
  • Yatsı19:45
 
Tarihte Bugün
1836 - Samuel Colt, ürettiği silahın (Colt) patentini aldı.
1921 - Gürcistan'ın başkenti Tiflis, Bolşevik Rusya tarafından işgal edildi.
1925 - Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nda değişiklik yapıldı; Din politikaya aletedilemeyecek ve bu suç vatan hıyaneti sayılacak.
1932 - Adolf Hitler Alman vatandaşlığına kabul edildi, böylelikle 1932 yılında yapılacak Weimar Cumhuriyeti'nin başkanlık seçimlerine katılması mümkün oldu.
1933 - Fransız Vagon-Li (Yataklı Vagonlar) şirketinin Belçikalı Müdürünün koyduğu Türkçe yasağına tepki gösterildi.
1933 - Uçak gemisi olarak imal edilen ilk ABD donanma gemisi USS Ranger denize indirildi.
1943 - Talat Paşa'nın Almanya'da tahnit edilen naaşı İstanbul'a getirildi. Aynı gün Hürriyet-i Ebediye tepesinde toprağa verildi.
1945 - Türkiye, Almanya'ya savaş ilan etti.
1952 - Başbakanlıkta kurulmuş olan "ilmi komisyon", Anayasa'daki antidemokratik maddeleri tespit etti; Anayasa'da antidemokratik 40 kanun var.
1954 - Cemal Abdülnasır, Mısır devlet başkanı oldu.
1954 - Çoruh ilinin ismi Artvin olarak değiştirildi.
1964 - Muhammed Ali (Cassius Clay), Miami Beach-Florida'daki maçta Sonny Liston'ı yenerek ağır siklet boks şampiyonu oldu.
1968 - İstanbul Taksim Meydanı'nda ikinci "Uyanış Mitingi "yapıldı. Mitingin amacı Türkiye İşçi Partisi milletvekillerine Meclis'te yapılan saldırıryı kınamaktı.
1980 - Bedelli askerlik kabul edildi. Yurt dışındaki işçiler 20 000 mark ödedikleri takdirde askerlik yapmayacaklar.
1984 - Hakkari'de Bir Mevsim adlı filmin gösterimi Sıkıyönetim Komutanlığınca yasaklandı.
1986 - Filipinler devlet başkanı Ferdinand Marcos, 20 yıllık yönetimin ardından ülkeden kaçtı. İktidara Corazon Aquino geldi.
1990 - Nikaragua'da yapılan seçimleri Başkan Daniel Ortega kaybetti.
1991 - Irak Kuveyt'ten çekilme kararını açıkladı. Böylece Amerikan birliklerive müttefik kuvvetlerin birlikte yürüttükleri "Çöl Fırtınası" harekatı sona erdi. 28 Şubat'ta ateşkes antlaşması imzalandı.
1991 - Varşova Paktı feshedildi.
1994 - Demokrasi Partisi (DEP) yerel seçimlere katılmama kararı aldı.
1994 - Almanya, RP'nin Bosna'ya yardım adı altında Almanya'ya gönderdiği paralar hakkında soruşturma başlattı
1998 - Fazilet Partisi (FP) kuruldu.
2000 - Carlos Santana 8 Grammy Ödülü birden kazandı. Daha önce Michael Jackson'ın "Thriller" albümüyle kırdığı bir seferde en çok Grammy alan sanatç rekorunu egale etti.
2003 - Irak krizi konusunda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması için hükümete yetki verilmesine ilişkin Başbakanlık Tezkeresi TBMM'ne sunuldu.
2009 - Türk Hava Yolları 1951 sefer sayılı uçuşu: İstanbul'dan 8:22 de havalanan uçak Schipol havaalanına inemeden düşerek 3 parçaya ayrıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051920293640
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık