FETÖ'nün AKP ayağına operasyon mu geliyor?

Ana Sayfa » Güncel » Bakanı, Başbakanı yalanlıyor

Bakanı, Başbakanı yalanlıyor

Erdoğan: 1 kişi açlık grevinde; Bakan: 683

 
1 Kasım 2012 Perşembe 08:42 
Yorum YapYazdır
 
 
Bakanı, Başbakanı yalanlıyor


Almanya resmi ziyaretinde, Almanya Başbakanı Angela Merkel’le düzenlediği basın toplantısında Türkiye’deki açlık grevlerine dair açıklama yapan Tayyip Erdoğan, seleflerinin izinden giderek, “Şu anda açlık grevi vesaire böyle bir şey yok. Bu da tamamen şovdur” dedi.

 

Başbakan Erdoğan Almanya ziyaretinde bugün 51. gününe giren açlık grevlerinin "aslında olmadığını" iddia etti. Açıklamasına “Ben bakanımı bizzat cezaevine gönderdim, bunları gitti yerlerinde de izledi. Şu anda zaten yarıdan fazlası dilekçe vermek suretiyle bu işi de bırakmış vaziyetteler “ şeklinde devam eden başbakanın iddiasının aksine, Adalet Bakanı Sadullah Ergin aynı saatlerde, Almanya Adalet Bakanı ile yaptığı görüşmenin ertesinde, 66 cezaevinde 683 kişinin açlık grevinde olduğunu söylüyordu. Hükümet kanadından aynı saatlerde gelen birbirinin zıddı açıklamalara bakıldığında, Adalet Bakanı'nın karakolda söylediği, Başbakan'ın ise mahkemede şaştığı görülüyor.


 
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “açlık grevi diye bir şey yok” iddiası bir yana, Türkiye’nin pek çok yerinden grevcilere destek adına dönüşümlü açlık grevi haberleri geliyor. Son olarak Boğaziçi ve Galatasaray Üniversitesi öğrencileri de ODTÜ ve Ankara Üniversitesi öğrencilerinin ardından açlık grevine başladılar.


 
TTB: Kritik eşik aşıldı…
 12 Eylül’de başlayan açlık grevleri 50. gününü aşarken, kritik döneme de girilmiş bulunuluyor. Türk Tabipleri Birliği ve İstanbul Tabip Odası tarafından yapılan açıklamada, 12 Eylül tarihinden bu yana süren açlık grevlerini artık ölüm orucu olarak değerlendirmek gerektiği, gelinen gün itibariyle cezaevlerinde yürüyen bu eylemin endişe verici boyutlara ulaştığı ifade edildi.
 
TTB adına yapılan açıklamada Prof. Dr. Özdemir Aktan, açlık grevi yürüten kişinin bir hasta olarak algılanması gerektiğini, böyle bir hastanın da günlük olarak 2 litre su, 2 gram tuz, 150-200 gram kadar şeker ve yeteri kadar da B vitaminine ihtiyacı olduğunu, bu ihtiyaçları da uygun koşul ve şartlarda vermek gerektiğini belirtti.
 
Açlık grevlerinin kritik evrelerinde maruz kalınan B1 vitamini eksikliği sonunda Wernicke Korsakoff sendromu gelişiyor ve kişide kalıcı nörolojik hasarlara yol açıyor.
 
Öte yandan Adalet Bakanlığı Müsteşarlığı’ndan yapılan açıklamada devletin müdahale yetkisi olduğuna dikkat çekilmiş, yaşamsal tehlike olduğu zaman devletin müdahale hakkı var denmişti. Konuya dair açıklama yapan TTB, “zorla müdahaleye hekimlerin müdahil edilemeyeceğini, ölüm oruçlarının, kişilerin bağımsız kararı ile sürdürdüğü demokratik bir hak kullanımı olduğunu” söyledi.
 
Dünya Tabipleri Birliği’nin 1975 tarihli Tokyo ve 1991 tarihli Malta Bildirgeleri ile açlık grevlerinde, hekimlerin nasıl tutum alması gerektiği bildiriliyor. Buna göre;

- Açlık grevinde olan kişiyle hekim arasında bir hekim hasta ilişkisi vardır; hekim herhangi bir hastasıyla girdiği ilişkide olduğu gibi, uygulamasını öneriler ya da tedavi yoluyla yapabilir.

- Bu ilişki, hasta bazı tedavi ve müdahaleleri kabul etmese de sürebilir.

- Bir hekim açlık grevcisinin bakımını üstlendiği andan itibaren o kişi hekimin hastası olur. Bu durumda hasta-hekim ilişkisindeki tüm uygulama ve sorumluluklar, karşılıklı güven ve gizlilik de dahil olmak üzere geçerlidir.
 
Tüm bunlara rağmen iktidarların hem Türkiye’de hem dünyanın pek çok yerinde açlık grevindekilere yönelik hukuk tanımayan tutumu bilinen bir gerçek olmayı sürdürüyor.
 
19-20 Aralık 2000’de F tipi cezaevlerine karşı başlatılan ölüm oruçları, “Hayata Dönüş Operasyonu” şeklinde devletin acımasız ironisi ile isimlendirilmiş, operasyonlar 28 tutuklu ve hükümlünün ölümüyle sonuçlanmıştı.
 
2005 yılında, ABD’nin pek çok kez tutuklulara yapılan işkencelerle gündeme gelen Guantanamo Askeri Hapishanesi’nde, açlık grevi yapan ve sayıları 130’u aşan mahkumun, günde bir saat sandalyeye bağlanıp zorla beslendiği ve yiyecekleri kusmalarının bir intihar girişimi olarak değerlendirilerek engellendiği ortaya çıkmıştı. Tıpkı Almanya’da “açlık grevi yok, şov yapıyorlar” diyen Başbakan Erdoğan gibi, ABD yönetiminin de, bir grevcinin ölmesi halinde yaşanılacak uluslararası etkinin endişeleri dolayısıyla bu müdahaleyi benimsediği uluslararası basında da yer bulmuştu.
 
Sonuna kadar inkar...
 Son 1 haftadır hükümet cephesinden gelen açıklamaların geneline bakıldığında, devletin inkarcı tutumunun bir süreklilik taşıdığı gözlerden kaçmadı.
 
Türkiye tarihinde, bir mücadele biçimi olarak açlık grevlerinin pek çok kez gündeme geldiği biliniyor. Donanma Davası’nda yargılanan Nâzım Hikmet, idam edilmelerinden önce Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan da açlık grevi yapmışlardı.
 
1984’de cezaevlerindeki koşullar dolayısıyla açlık grevine başlayanlardan 4 mahkumun ölümünü, 1996’da Mehmet Ağar’ın eseri cezaevleri genelgesini protesto eden 10 mahkumun ölümü ve 2000 yılındaki "Hayata Dönüş" Operasyonu izledi.
 
Bu süreçlerin tümünde iktidarlar, grevcilerin gizli gizli yediklerini iddia etmekten vazgeçmediler.
 
“Kantinten yemek stoklamışlar. Gizli gizli yiyorlar, numara yapıyorlar" diyen ve 1996’da Adalet Bakanlığı koltuğunda oturan Şevket Kazan, 2000’de “gizli gizli yiyorlar, hepsi sapasağlam” şeklinde açıklama yapan Sadettin Tantan ve dün Akit ve Sabah gazetesinin manşetine çıkan ve açlık grevlerinden önce çekildiği anlaşılan kuzu kebap fotoğraflarını da gündeme getirerek “şov yapıyorlar” diyen Başbakan Erdoğan aynı geleneği temsil ediyorlar. Bu tablo, iktidarın sahiplerinin yetiştiği kindar ve rövanşist geleneği anlamak ve Türkiye’deki iktidarların tarihsel sürekliliğini göstermesi bakımından önemli görünüyor.
 
Devlete şantaj yapılmaz diyen Başbakan Erdoğan, inkarcı tutumunda diretmekte kararlı olursa, seleflerinin sebep olduğu insanlık suçuna dahil bir siyasetçi olarak tarihe geçme ihtimali taşıyor.
 
(soL-Haber Merkezi)

 
1 Kasım 2012 Perşembe 08:42 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
29
19
7
3
64
2
Başakşehir
29
17
9
3
60
3
Fenerbahçe
29
16
8
5
56
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
29
14
6
9
48
6
Antalyaspor
29
13
7
9
46
7
Gençlerbirliği
29
10
10
9
40
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
29
10
7
12
37
11
K.D.Ç. Karabük
29
10
6
13
36
12
Akhisar Bld.
29
10
6
13
36
13
Bursaspor
28
10
5
13
35
14
Alanyaspor
29
10
4
15
34
15
Kayserispor
29
8
6
15
30
16
Gaziantepspor
29
7
5
17
26
17
Ç. Rizespor
29
6
6
17
24
18
Adanaspor
29
5
5
19
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1707 - İngiltere, Galler ve İskoçya, Büyük Britanya olarak birleşti.
1786 - Wolfgang Amadeus Mozart'ın Figaro'nun Düğünü adlı operası ilk kez sahnelendi.
1840 - Penny Black olarak da bilinen ilk yapıştırılabilen resmi posta pulu, İngiltere'de tedavüle çıktı.
1869 - Folies Bergère adlı ünlü müzikhol Paris'te açıldı.
1889 - 1 Mayıs işçilerin ortak bayramı olarak kabul edildi.
1900 - Utah'da bir maden kazasında 200 kişi öldü.
1925 - Kıbrıs, İngiltere kolonisi oldu.
1930 - Şimdilerde artık Cüce Gezegen sınıfından sayılan Plüton gezegeni resmen isimlendirildi. Gezegen 18 Şubat 1930'da keşfedilmişti.
1931 - New York'taki Empire State Building hizmete girdi.
1933 - Almanya'da, 1 Mayıs, o günü tatil ve "Ulusal İşçi Günü" ilan eden iktidardaki Nazi partisinin desteğiyle ve görkemli törenlerle kutlandı. Ertesi gün, tüm sendika merkezleri işgal edildi, varlıklarına el konuldu, sendika liderleri tutuklandı.
1940 - 1940 Yaz Olimpiyatları savaş yüzünden iptal edildi.
1941 - Orson Welles'in yönettiği 'Yurttaş Kane' filmi ilk kez gösterildi.
1948 - Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (Kuzey Kore) resmen kuruldu. Kim Il-sung devlet başkanı.
1948 - Hürriyet gazetesi, Sedat Simavi tarafından İstanbul'da kuruldu.
1956 - Jonas Salk'ın geliştirdiği çocuk felci aşısı kullanılmaya başlandı.
1959 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, Uşak'ta, sayıları bine yaklaşan kalabalığın saldırısına uğradı. İnönü, atılan taşla yaralandı.
1960 - Soğuk Savaş: U-2 Krizi - Francis Gary Powers'ın kullandığı Amerikan Lockheed U-2 casus uçağı, Sovyetler Birliği üzerinde düşürülünce diplomatik bir krizi başlattı.
1964 - Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, özel yasayla özerk bir kamu tüzel kişiliğine sahip olarak kuruldu.
1967 - Elvis Presley, Priscilla Beaulieu ile Las Vegas'ta evlendi.
1976 - Paris-İstanbul seferini yapan "İzmir" uçağı Zeki Ejder adlı Türk tarafından Marsilya'ya kaçırılmak istendi.
1977 - İstanbul Taksim Meydanı'nda kutlanan 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamaları sırasında yaşananlarda 34 kişi öldü, 136 kişi yaralandı. Olay tarihe Kanlı 1 Mayıs olarak geçti.
1984 - Devlet Güvenlik Mahkemeleri sekiz ilde göreve başladı.
1995 - Hırvatistan Ordusu, Batı Slavonya'yı geri almak için Bljesak Operasyonu başlattı.
1996 - İstanbul Kadıköy, 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamaları sırasında çıkan olaylarda 4 kişi hayatını kaybetti.
2003 - Bingöl'de meydana gelen 6,4 büyüklüğündeki depremde 176 kişi öldü, 521 kişi de yaralandı.
2004 - On ülkenin AB'ye katılması: Kıbrıs, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Malta, Polonya, Slovakya, Slovenya
2006 - ABD tarihinin en büyük grevlerinden birine tanık oldu. Göçmen yasası protesto edildi.
2006 - Porto Riko hükümeti maddi sıkıntı nedeniyle tüm hükümet kuruluşlarını ve okulları kapattı.
2009 - 31 yıl sonra resmi olarak Taksime 5 bin kişilik bir sayıyla DİSK organizasyonuyla Taksime çıkıldı.
2009 - Recep Tayyip Erdoğan yeni bakanları açıkladı.
2010 - 32 yıl sonra Taksim'de ilk kez izinli olarak 1 Mayıs kutlamaları yapıldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:15
  • Güneş05:12
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:21
  • Akşam19:25
  • Yatsı21:08
 
Süper Loto
27.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040618253437
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
29.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030912172245
 
Şans Topu
26.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071014181910
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık