Trabzonspor Başkanı Mali Kongre'de ne dedi?

Ana Sayfa » Siyaset » Bahçeli'den özerklik istemlerine ve başkanlığa sert tavır

Bahçeli'den özerklik istemlerine ve başkanlığa sert tavır

Diyarbakır’da toplanan Demokratik Toplum Kongresi’nin özyönetim ilanı yaptıklarını söyleyen Bahçeli, "Özünde kan ve cinayet bulunanların özyönetim teklifi cezasız ve yaptırımsız bırakılmamalıdır. HDP’li sözde siyasetçilerin dokunulmazlıkları kaldırılacaksa, Davutoğlu ve AKP’nin önünde engel yoktur, buyursunlar TBMM’de bu sorunu kökten çözelim, hepten bitirelim, hukukun işini kolaylaştıralım. Yanlış hesap sonunda Türk milletinden dönecektir. Türkiye milli ve üniter bir devlettir. Özyönetim ise bölünmedir, ayrılmadır ve yılanın başı küçükken ezilmelidir. Türk milleti bin yıllık kaynaşma ve kardeşlik anıtıdır. Aramıza fitne sokuşturmaya çalışanlara göz açtırılmayacak, vatan ve millet kaderine t

 
5 Ocak 2016 Salı 12:46 
Yorum YapYazdır
 
 
Bahçeli'den özerklik istemlerine ve başkanlığa sert tavır

"YILLARIN İHMAL VE TAVİZLERİ MİLLETİMİZE PAHALIYA MAL OLMUŞTUR" 

Bahçeli, "Türkiye’miz maalesef geride kalan yıl içinde düzensizliğin, bozguncu emellerin zalim pençe darbeleriyle tökezlemiş, tarihi yürüyüşü kesintiye uğratılmıştır. Nitekim 2015’e kaybedilmiş, ziyan olmuş, israf edilmiş bir yıl dersek abartmamış, aksine isabetli bir değerlendirmede bulunmuş oluruz. AKP’yle geçen her yılın milletimize herhangi bir hayrının dokunmadığını, bundan sonra da dokunmayacağını yaşıyor, görüyor, tecrübeyle de biliyoruz. 2015’e terör kanlı mührünü vurmuşsa, bunun vebali AKP’nin sırtındadır. 2015’de bölücülük isyan bayrağını kaldırmışsa, milli beka ağır bir hasar almışsa bunun arkasındaki asıl provokatörün AKP olduğu besbellidir. Yılların ihmal ve tavizleri milletimize pahalıya mal olmuştur" dedi.

"BÖLÜCÜ TERÖR, AKP’NİN MÜSAADESİ DOĞU VE GÜNEYDOĞU’NUN HÜCRELERİNE KADAR SİNMİŞTİR" 

’2015’de PKK fren tutmamış, insaf ve vicdan tanımamıştır’ diyen Bahçeli şöyle devam etti; "Şayet PKK, bugünkü aşamaya geldiyse, şayet şu anki güç ve imkanına kavuşmuşsa bunun günahı bütün işbirlikçi mihraklardan önce AKP’nindir. AKP, PKK’ya taşıyıcı bedenlik yapmış, silahlanmasına göz yummuş, sonra da çark edip üst perdeden verip veriştirmiştir. Bölücü terör, AKP’nin müsaadesi ve ataletiyle Doğu ve Güneydoğu’nun hücrelerine kadar sinmiştir. 2015 yılında tarihte eşine az rastlanır bir gaflet, dalalet ve hatta hıyanet AKP’ye nüfuz etmiştir."

"TÜRKİYE EKONOMİSİNDE TÜM CEPHELER BÖLGESEL VE KÜRESEL SORUNLARA PARALEL ŞEKİLDE ÇÖKMÜŞTÜR"

2015 yılında Türkiye ekonomisinin de dibe vurduğunu söyleyen Bahçeli, "Hayat pahalılığı artış göstermekle birlikte günlük ve insani ihtiyaçlar güç bela karşılanmıştır. Üzüntümüz odur ki, yeni yılla beraber sağanak gibi yağan zam ve vergi artışları mağduriyet ve perişanlıkları şiddetlendirecektir. Lükslerinden kısmayan, israftan kaçınmayan saray ve hükümetin orta ve dar gelirli insanımızı bunaltan sözde fiyat ayarlamaları ahlaka sığmadığı gibi insani de görülemeyecektir. Yandaşlar devlet hazinesine kapılanıp keyif sürerken, vatandaş nasıl geçineceğini, nasıl doyacağını, nasıl barınacağını kara kara düşünmektedir. Uyarmak isterim ki, böylesi adaletsizlikler sosyal ve ekonomik patlamaların hazırlayıcısı, teşvik edicisidir. Yüzde 8,81’lik enflasyon oranı, daralan ihracat pazarları, azalan refah, borçlanan milyonlar, bozulan gelir dağılımı adaleti ekonominin ne hallere düşürüldüğünün hazin bir göstergesidir. Türkiye ekonomisinde tüm cepheler bölgesel ve küresel sorunlara paralel şekilde çökmüştür" diye konuştu.

"NEREDEYSE DOST VE KOMŞU ÜLKE KALMAMIŞTIR" 

Bahçeli "Dış politikadaki eksen kaymaları, politika tutarsızlıkları, hükümetin imkan ve iddiaları arasındaki muazzam çelişkiler ülkemizin belirleyicilik ve etkinlik vasfını köreltmekle kalmamış, ekonomiye de yük bindirmiştir. AKP’nin ekonomideki iflasının yanında, iç ve dış politikadaki başarısızlıkları artık dizginlenemeyecek boyutlara ulaşmıştır. Türkiye çevresindeki hiçbir gelişmeye müdahil olamamış, hiçbir komşu ülkeye sözünü geçirememiştir. Suriye politikası enkazdır. Irak politikası çöplüktedir. Mısır politikası rehinlidir. Rusya politikası kriz geçirmektedir. Neredeyse dost ve komşu ülke kalmamıştır" dedi.

YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI 

Anayasaların çağın ihtiyaç ve yönelimlerine göre yenilenmesi, yeni baştan yazılmasının mümkün ve hatta zorunlu olduğunu ifade eden Bahçeli, "Ancak yeniden yazıyoruz kisvesiyle, anayasanın içine yerleştirilecek karanlık ve kindar hevesleri hoş görmek, bunlara kulak tıkamak bir o kadar ahlak dışı ve vatana ihanetle eşdeğer bir sapma halidir. Anayasa herhangi bir parti veya siyasal hareketin mahsulü değil, topyek–n 78 milyonun tamamına ait olmalı, zamanlar üstü bir zeka ve demokratik ölçülere dayanmalıdır. Bugün Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyaç duyduğu inkar edilmez bir gerçektir. 140 yıllık anayasa tartışması diyalog ve kapsayıcı uzlaşmayla bitirilmelidir. Parti olarak biz de bu konuda olumlu ve sıcak bir tutum içindeyiz. Yeni anayasa beklentilerinin, bu çerçevedeki tazyik ve arayışların arttığını yakinen biliyor ve müşahede ediyoruz. Özellikle Erdoğan ve Davutoğlu’nun yeni anayasa konusundaki ısrar ve çabaları milletimizin gözü önünde cereyan etmektedir. Bu maksatla Başbakan Davutoğlu Meclis’te grubu bulunan partilerle temas kurmuş, sırasıyla görüşmelere başlamıştır" dedi.

"KABUL EDİLEN 60 MADDENİN AYNEN KORUNMASI HUSUSUNDA FİKİR BİRLİĞİNE VARDIK"

Dün Başbakan Ahmet Davutoğlu ile TBMM’de görüşmeyle ilgili olarak Bahçeli, "Davutoğlu başkanlığındaki AKP heyeti ikinci ziyaretini dün saat 14’de Meclis grubumuzda partimize gerçekleştirmiştir. Bu görüşme de 1 saat 45 dakika sürmüştür. Son derece yararlı, nazik ve olumlu bir havada geçen görüşmede başta anayasa olmak üzere; TBMM İçtüzüğü, bütçe süreci, terörle mücadele, iç ve dış siyasi gelişmeler ele alınmış, karşılıklı düşünceler paylaşılmıştır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak yeni bir anayasa yapılması konusunda herhangi bir engel görmediğimizi, bu kapsamda üzerimize düşeni yapacağımızı samimiyetle muhataplarımıza ilettik. 19 Ekim 2011 tarihinde çalışmalarına başlayan ve Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin eşit sayıda temsilci vermeleriyle vücut bulan Anayasa Hazırlık ve Uzlaşma Komisyonu’nun tekrar canlandırılmasını faydalı bulduğumuzu söyledik ve bu konuda da mutabık kaldık Bu komisyonun çalışma usul ve esaslarının belirlenerek, daha önceden kabul edilen 60 maddenin aynen korunması hususunda fikir birliğine vardık. Temennimiz milletimize hak ettiği ölçü, kalite ve nitelikte bir anayasa yapılması ve kazandırılmasıdır. Anayasalar zamanın ruhuna, insan ihtiyaç ve beklentilerine, devlet-birey ilişkilerinin değişen çapına, toplumsal arayış ve yönelişlere cevap vermeli ve toplumsal dinamiklerin arkasına düşmemelidir. Fakat AKP heyetine çekincelerimizi de açık yüreklilikle dile getirdik. AKP sivil anayasa yapılmasını istemektedir. Başkanlık sistemine geçilmesini önermektedir. Tıpkı 1982 Anayasa’sında olduğu gibi, bir anayasanın sivil bir kimlik taşıması için siviller tarafından hazırlanması yeterli değildir" diye konuştu.

"BİZİM GÖRÜŞÜMÜZ NETTİR"

Bahçeli sözlerini şöyle sürdürdü; "Anayasanın millet tarafından onaylanmış olması da anayasayı sivil bir hale getirmemekte, vesayetten kurtarmamaktadır. Yine 82 Anayasası’nın halkın yüzde 90’ı aşan bir çoğunlukla kabul edildiği unutulmamalıdır. Halkoylamasında kabul edilip yürürlüğe girmiş olması, 82 Anayasa’sının sorunlu bir hukuki metin olduğu gerçeğini örtbas etmemiştir. Anayasaya ahlaki ve milli bakışın yanında, yüklenen anlam ve zihniyet berraklaşmadan istenen hedeflere ulaşmak, anlaşmazlıkların önüne geçmek bize göre imkƒnsızdır. Yüksek bir katılım ve halk desteğiyle yazılacak, bireysel hak ve özgürlükleri güvenceye alacak, kuvvetler ayrımını tam anlamıyla özümsemiş bir anayasa için sorumluluk şuuruyla hareket şarttır. Geçtiğimiz hafta AKP sözcüsü ilk falsoyu vermiş ve demiştir ki: ’Yeni Anayasa Türkiye’nin kimlik belgesidir.’ Biz kimliksiz değiliz ki anayasayla kimlik bulalım. Biz köksüz değiliz ki anayasada varlığımızı tanıyalım. Bu yersiz söze karşı diyorum ki, Türkiye’nin kimliği anayasayla değil, yüzyıllar içinde oluşmuş tarihsel ve kültürel mirasla belirlenmiş, vatanla düğümlenmiştir. Türkiye’nin milli kimliği Türk’tür. Ve kimliğimiz Türk milletinin özlemlerini, milli emanetlerini yansıtmaktadır. Bu itibarla yeni anayasada AKP’nin gündeminde olan Türk kimliğinin dışlanması, Türklüğün tasfiye planı bir PKK talebidir ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin buna çanak tutması asla düşünülemeyecektir. TBMM’de koltuk sayımız ne olursa olsun, Türk milletinin anayasa vasıtasıyla bölünmesini, etnik kafilelere ayrılmasını, ruhsuz, ufuksuz ve kimliksiz bırakılmasını hoş görmeyiz, herkes ayağını denk alsın ki, buna da müsaade etmeyiz. Milliyetçi Hareket Partisi yürürlükteki Anayasa’nın değiştirilmesini istemekle birlikte; ilk dört maddenin tartışılmasına bile tahammül ve müsamahası yoktur. Anayasa’da devletimizin şeklinin tanımlandığı ve Türkiye Devletinin bir Cumhuriyet olduğunu belirten birinci maddenin, Cumhuriyet’in niteliklerinin sayıldığı ikinci maddenin, Devletimizin bütünlüğünün, resmi dilimizin, bayrağımızın, milli marşımızın ve başkentimizin ifade edildiği üçüncü maddenin, Ve değiştirilmeyecek hükümleri ihtiva eden dördüncü maddenin hiçbir şart altında değiştirilmesi ya da bu çerçevede teklifi söz konusu olmamalıdır. Bizim görüşümüz nettir. Bunun dışında Anayasa’da gerekli düzenlemeler yapılabilmesinin önü de açıktır."

"TÜRK MİLLETİNİN SİNESİNDEN HİTLER ÇIKMAMIŞTIR" 

Bahçeli, "Başkanlık diye tutturan, dayatmalarını sıklaştıran, bununla yatıp bununla kalkan tek kişi aslında Erdoğan’dır. Davutoğlu da gönülsüz bir şekilde Erdoğan’ın koltuk ve makam sevdasına hizmet etmektedir. Erdoğan başkanlık sistemini savunurken öyle fahiş yanlışlara, öyle tarihi gaflara imza atmaktadır ki, bir bakıma dilinin altındaki baklayı çıkarmakta, aklının köşesindeki küflü hedefi açığa vurmaktadır. Suudi Arabistan dönüşü düzenlediği basın toplantısında konuşan Erdoğan, herkesin gözü önünde gerçek niyetini ele vermiş ve şöyle demiştir: "Üniter sistemde başkanlık sistemi yoktur diye bir şey yok. Hitler Almanya’sına baktığınızda orada bunu görürsünüz.’ Erdoğan Hitler’i örnek alıyorsa, Hitler Almanya’sını arzuluyorsa; gitsin Neo Nazilerin avukatlığını yapsın, gitsin Hitler’in anılarını yad etsin. Ama aklından bir an olsun çıkarmasın ki, tarihin hiçbir döneminde Türk milletinin sinesinden Hitler çıkmamıştır. Dolayısıyla Erdoğan yanlıştadır" dedi.

"ERDOĞAN’IN 7-25 ARALIK’IN HESABINI VERMESİ AKLA EN YATKIN YOL VE ÖNERİMİZ OLACAKTIR"

Bahçeli, "Tarihteki tüm despotlar, tüm otokrat yönetimler adalet dağıttıklarını zannetmişlerdi. Fakat dağıttıkları hem ülkeleri hem de kendileri oldu. Erdoğan bilmiyorsa kendisine öğreteyim: Türkiye’de adaletin dağıtıldığı tek mercii huzuruna çıkmaktan kaçtığı mahkemelerdir. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir; yasama, yürütme ve yargı erklerinin denge ve denetimine dayanmaktadır. Erdoğan’ın adalet dağıtmak yerine, 17-25 Aralık’ın hesabını vermesi, eğer konuşacak yüzü kalırsa ondan sonra adaletten bahsetmesi akla en yatkın yol ve önerimiz olacaktır" diye konuştu.

"ERDOĞAN VE DAVUTOĞLU YİNE SÖZLERİNİ YEMEK VE YUTMAK DURUMUNDA KALMIŞLARDIR" 

PYD-YPG terörünün Fırat’ın batısına geçtiğini söyleyen Bahçeli, "Bir tarafta yeni anayasa ve başkanlık sistemi konuşulurken, diğer tarafta dış destekli PYD-YPG terörü Fırat’ın batısına geçmiştir. Ayrıca, Suudi Arabistan ile İran arasındaki ilişkiler geçen haftaki bir idamdan dolayı aşırı gerilmiş, Ortadoğu kışkırtılan mezhep kutuplaşmasından dolayı adeta patlamaya hazır bombaya dönmüştür. YPG’nin Fırat’ın batısına geçerse gereği yapılır diyen Erdoğan ve Davutoğlu yine sözlerini yemek ve yutmak durumunda kalmışlardır. Türkiye, AKP’nin demokratik açılım dediği, bizim ise yıkım projesi olarak gördüğümüz, yine AKP’nin çözüm süreci ismini verdiği, bizim de çözülme ve ihanet süreci olarak tanımladığımız zincirleme tahribatların bedelini ödemektedir. Süreç ihanetiyle derlenip toparlanan, dağdan şehirlere inip on binlerce silah ve mühimmatı, tonlarca bombayı hükümetin müşahitliğinde depolayan alçaklar her gün eylem yapmaktadır" dedi.

"HDP’Lİ SİYASETÇİ VE BELEDİYELER PKK’LI TETİKÇİLERE KURYELİK YAPMAKLA MEŞGULDÜR"

Bahçeli, "Cizre, Sur ve Silopi’ye konuşlanan hainler polis ve Mehmetçikleri şehit etmekle birlikte beş yaşındaki çocukları enselerinden vurarak öldürmektedir. İstanbul’da 4 yaşındaki bir yavrumuz teröristler tarafından annesiyle birlikte otomobilde saldırıya uğramıştır. Diyarbakır Sur’da dün ve önceki gün yaşanan çatışmalarda şehit düşen 2’si asker, 1’i polis olmak üzere 3 evladımıza Allah’tan rahmet diliyor, ailelerine sabır ve başsağlığı temenni ediyorum. Barış ve özgürlük dolandırıcısı HDP’li siyasetçi ve belediyeler PKK’lı tetikçilere kuryelik yapmakla meşguldür. Davutoğlu kaçak çay içmek yerine, HDP’nin verdiği randevuyu iptal etmiş, Kandil’in yolunu göstermiştir" dedi.

"ÖZÜNDE KAN VE CİNAYET BULUNANLARIN ÖZYÖNETİM TEKLİFİ CEZASIZ VE YAPTIRIMSIZ BIRAKILMAMALIDIR" 

Diyarbakır’da toplanan Demokratik Toplum Kongresi’nin özyönetim ilanı yaptıklarını söyleyen Bahçeli, "Kandil’in TBMM’deki elebaşları, 26-27 Aralık’ta Diyarbakır’da toplanan Demokratik Toplum Kongresi’nde özyönetim ilanı yapmışlardır. Özünde kan ve cinayet bulunanların özyönetim teklifi cezasız ve yaptırımsız bırakılmamalıdır. HDP’nin Rusya işbirlikçisi malum eşgenel başkanı ayrı bir devletten bahsetmiştir. Erdoğan bu ahlaksızlığa ihanet demiş, dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili yeni bir tartışma başlatmıştır. Erdoğan’ı tanıyoruz, bu sözlerinin dönemsel tepki olduğunu deneyimlerimiz ışığında iyi biliyoruz. 2012 yılının Kasım ayında, o dönemin BDP’lilerin dokunulmazlıklarını kaldıracaklarını söyleyen Erdoğan, kısa süre sonra bu sözünü unutmuştu. Hatta Erdoğan idam cezasının geri gelmesine bile yeşil ışık yakmıştı. Meselenin tuhaf ve hazin tarafı, Erdoğan BDP ya da HDP’lilere ağır hakaret ve eleştirilerini yaptığı her dönemde, terör örgütüyle ya pazarlıklara tutuşmuş, ya da İmralı canisiyle masaya oturmuştur. Şimdi de Erdoğan ve Davutoğlu’nun teröristler ve siyasi bölücülerle yeni bir müzakere sayfası açmak için el altından çalışmalar yürütmesinden oldukça kuşkuluyuz. Kaldı ki Erdoğan’ın eyalet sistemine, özerk yönetime ve federasyona soğuk olmadığı da bilinen bir gerçektir" diye konuştu.

"YANLIŞ HESAP SONUNDA TÜRK MİLLETİNDEN DÖNECEKTİR" 

Bahçeli," HDP’li sözde siyasetçilerin dokunulmazlıkları kaldırılacaksa, Davutoğlu ve AKP’nin önünde engel yoktur, buyursunlar TBMM’de bu sorunu kökten çözelim, hepten bitirelim, hukukun işini kolaylaştıralım. Erdoğan ve Davutoğlu’nun, yeni anayasa vasıtasıyla PKK’nın gönlünü almak için milletimizin ve devletimizin tarihi haklarından vazgeçecek kadar milli onurları esnemişse, bilinsin ki, bu Türkiye düşmanlığı kimsenin yanına kalmayacak, bırakılmayacaktır. Yanlış hesap sonunda Türk milletinden dönecektir. Türkiye milli ve üniter bir devlettir. Özyönetim ise bölünmedir, ayrılmadır ve yılanın başı küçükken ezilmelidir. Türk milleti bin yıllık kaynaşma ve kardeşlik anıtıdır. Aramıza fitne sokuşturmaya çalışanlara göz açtırılmayacak, vatan ve millet kaderine terk edilmeyecektir. Milliyetçi Hareket Partisi milli bir sorumluluk ve vakarla ihanete sonuna kadar direnecek, ecdadın mirasına leke düşürmeyecektir" dedi.

 
5 Ocak 2016 Salı 12:46 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Kasımpaşa
14
4
3
7
15
14
Alanyaspor
13
4
2
7
14
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
14
2
4
8
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:28
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık