İşte Kılıçdaroğlu-Bahçeli 'nafile' görüşmesinin nedeni

Ana Sayfa » Siyaset » Bahçeli'den herkese çok sert mesajlar

Bahçeli'den herkese çok sert mesajlar

AKP, CHP ve BDP'ye ne dedi? Öldürülen 3 PKK'lıya üzüldüğünü söyleyen Arınç'a ne isim taktı?

 
15 Ocak 2013 Salı 16:03 
Yorum YapYazdır
 
 
Bahçeli'den herkese çok sert mesajlar

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, "PKK'nın silah bırakmaya niyeti olmadığı tümüyle meydandadır. Nihayetinde bölgesel bir aktöre ve uluslararası bir çeteye evrilen kanlı örgüt, Türkiye'yi bölmeye, federasyonu sağlamaya ve bağımsız Kürdistan'ı kurmaya kadar işi götürecektir. Başbakan Erdoğan ve partisi ise buna hazırdır. Zaten hükümetin caniyle ve dağ kadrosuyla görüşmesi başka türlü izah edilemeyecektir" diye konuştu.

Silivri ziyareti ile ilgili olarak Bahçeli, "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin içinden hainler, işbirlikçiler ve hele hele teröristler asla çıkmayacaktır. Terörist arayanlar, terörist görmek isteyenler Türk askerine değil, İmralı'ya bakmalı, Kandil'e kilitlenmeli, Barzani'nin yüzüne odaklanmalı ve AKP'nin müzakere ortaklarına yönelmelidir. Türk Silahlı Kuvvetleri'nde terörist bulmaya çalışmak, genelkurmay başkanlarını canilerle aynı kalıba sokmak ve Kandil'deki inleri Peygamber ocağıyla çakıştırmak, ancak ve ancak amel defterleri kapkara kesilmiş maskaraların işidir. Bizim Silivri'ye gidişimizi İmralı'ya misilleme olarak tevil edenler veya İmralı'yla Silivri'yi aynı kategoriye soktuğumuzu söyleyenler evvela Sayın Başbuğ'a kimlerin terörist muamelesi yaptığını görmeli ve az da olsa vicdanları kaldıysa bunu itiraf etmelidirler. Silivri, şüphesiz İmralı'nın eşiti, aynısı ve bir türevi değildir. Bizim Sayın Başbuğ'u ziyaret edişimizi anlamakta zorluk çekenler her şeyden önce samimiyetten ve dürüstlükten sınıfta kalanlardır. Genelkurmay başkanlığı yapan birisinin altından kalkılamayacak ve izahı asla olmayacak suçlamaya yönelik öteden beri eleştirimiz ortadadır. Biz Başbakan Erdoğan gibi, Allah'a şükürler olsun, dün dediğimizi bugün sakatlayacak zihni bir bayağılığın içine hiç düşmedik, düşmeye de niyetimiz yoktur. Bunun için adımlarımız tutarlı ve birbiriyle uyumludur" diye konuştu.

"MİLLET İRADESİNE SADAKATİMİZ NETTİR"

"Bizim demokrasiye bağlılığımız, millet iradesine sadakatimiz nettir" diye Bahçeli şunları söyledi: "Kimse bu konularda bizimle boy ölçüşemeyecek ve laf yetiştiremeyecektir. Darbelerin, meşru olmayan silahlı ve silahsız müdahalelerin demokratik kültürümüze ne kadar zarar verdiği bildiğimiz ve benimsediğimiz gerçekler arasındadır. Parlamenter sisteme dışarıdan ve kuralları ihlal eden tecavüzlerin her alanda kötü ve tedavisi güç olan yaralara ve yıkımlara yol açtığı geçmiş deneyimlerimizle sabittir. Türkiye yaklaşık 4 yıl 2 aydır yürüyen darbe davalarına şahit olmaktadır. Darbe heveslilerinin, darbeci isimlerin ve darbe hedefinde olanların Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ayıklanması ve arındırılması pek tabidir ki sağlanmalıdır. Ancak bu yapılırken, peşin hükümlerle, aceleci ve önyargılı yaklaşımlarla, gerçek adaletin onaylamadığı yöntemlerle hiç kimsenin hakkı ve insanlık gururu çiğnenmemelidir. Aksi ispat edilesiye kadar herkesin masum olduğu, yargı aşamaları kesinleşmeden hiç kimsenin suçlu gösterilemeyeceği bildik hukuk normlarındandır."

BALYOZ DARBE DAVASI

Balyoz Darbe Davası ile ilgili olarak Bahçeli "En son olarak İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin açıkladığı Balyoz Darbe Davası'yla ilgili gerekçeli kararı adaletin ne hale geldiğini tüm yönleriyle gözler önüne sermiştir. 16 Aralık 2010 tarihinde başlayan Balyoz Güvenlik Harekât Planı Davası 21 Eylül 2012 tarihinde sonuçlanmış ve bu çerçevede alınan kararlar açıklanmıştır. Aralarında İstanbul Milletvekilimiz Sayın Engin Alan'ın da bulunduğu 250'si tutuklu 365 kişi bu süreçte yargılanmıştır. Yargılamaya konu olan kişilerden 34'nün beraat ettiği, diğerlerinin ise farklı cezalarla tecziye edildikleri bilinmektedir. Daha o günlerde, 21 ay süren, birçok tartışma ve muammaya sahne olan Balyoz Darbe Davası'nda verilen kararın vicdanları kanattığını ve adaletsizliği tescil ettiğini ifade etmiş ve tavrımızı göstermiştik. Mahkemenin geçtiğimiz hafta açıkladığı gerekçeli kararı birçok açıdan eksik, yetersiz ve sorunlarla doludur. Nitekim davaya konu olan delil niteliğindeki belge asıllarının Genelkurmay Başkanlığı'nda bulunduğu belirtilmişse de, bu bizzat Genelkurmay Başkanlığı tarafından yalanlanmıştır. Bundan dolayıdır ki, mahkemenin kararı inandırıcı, sağlam ve güvenilir delillere dayanmaktan uzaklaşmış ve şaibeli hale gelmiştir" dedi.

"MÜZAREKE ARAYIŞLARI TÜRK MİLLETİNE BÜYÜK BİR DARBE VURMUŞTUR"

Türkiye'nin AKP-PKK koalisyonuyla sarılmış ve kundaklanmış durumda olduğunu ifade eden Bahçeli, "Hükümetin bereketsizliği ve bölücü terör örgütüyle anlaşma, uzlaşma ve müzareke arayışları Türk milletine büyük bir darbe vurmuştur. İmralı; barış adası, Kandil; özgürlük dağı, teröristler ise hakkı ve istekleri bu zamana kadar bastırılmış zavallı gerillalar olarak takdim edilmiştir. Sözde Kürt sorununun çözülebilmesi, sözüm ona PKK'nın tasfiye edilebilmesi maksadına matuf olduğu öne sürülen ihanet adımları pervasızca atılmıştır. Muhataplarına sormak isterim ki, bugün sorun olarak görülen konu başlıkları nelerdir? Demokrasi ise sorun, şu an demokratik haklardan mahrum, kanunlarda gösterilen bazı haller dışında, bir kişi veya grup göstermek mümkün müdür? Özgürlük ise eğer sorun; kim ya da kimler özgürlüğünü kullanmaktan ve özgürce yaşamaktan muaf ve uzaktır? Türk milletine ve Türk devletine hakaretlerin bini bir para iken ve önüne gelenin her milli değerimize küfürler yağdırdığı biliniyorken, söyler misinin bana, özgürlük eksikliğinden nasıl bahsedilebilmektedir? Bu kadar edepsizlik, haramzadelik ve lanetlenmesi gereken pişkinlik dünyanın neresinde özgürlük kapsamındadır? Sözün kısası, barış ise sorun, terör taraftarları, bölücülük soytarıları, kirli kalemler, uşak ruhlular ve yabancılaşmış siyasi zihniyetler haricinde; barış diye gürültü çıkaran, savaş boyaları sürüp ortalığı yüzsüzce ayağa kaldıran kim ya da kimler vardır?" diye konuştu.

"MİT MÜSTEŞARI, İMRALI'YA ADETA KAMP KURDU"

Bölücü terörün bir tek şekilde halli ve tedavülden kaldırılması mümkün olduğunu belirten Bahçemi, "O da tümüyle mücadeleye, bölücü terörün insan kaynaklarının kurutulmasına, propaganda zeminlerinin ve finansman kanallarının işlemez hale getirilmesine bağlıdır. Anlaşılan; İmralı, Kandil ve AKP'den oluşan sacayak Türkiye'yi bitişe ve imhaya doğru hızla sürüklemektedir. Oslo görüşmeleriyle deşifre edilen AKP-PKK-İmralı paslaşması ve derin ilişkisi, Silvan saldırısından sonra zedelense de, geçtiğimiz yıl ki açlık grevleri esnasında bir kez daha güven ve nikah tazelemiştir. Başbakan Erdoğan'ın talimatıyla İmralı ve Kandil arasında mekik dokuyan ve üstelik de başında millilik sıfatı bulunan istihbarat teşkilatı, Türkiye'yi girdaba çekmek için hiç olmadığı kadar performans sergilemiş, mesaisini maalesef Türkiye'yi çöküşe götürmeye harcamış ve harcamaya da devam etmektedir. Oslo'da Başbakan'ın özel temsilcisi olarak bulunan MİT Müsteşarı, İmralı'ya adeta kamp kurarak, denize nazır bir şekilde bebek katiliyle birlikte müzakere balonunu şişirmektedir. İmralı canisinin ayağında deva arayan AKP'nin hiçbir korku ve endişeye kapılmadan müzakereleri sürdürmesi gerçekten de anlaşılır ve izah edilebilir gibi değildir."

"DEMİRBAŞTAN DÜŞMÜŞ BİR BİLGİSAYAR TAHSİS EDİLMESİ MUCİZE OLMAYACAK"

İmralı'ya televizyon gönderilmesi ile ilgili olarak Baheçeli şunları söyledi:

"Başbakan, İmralı canisine yeni yıl hediyesi ve teselli ikramiyesi olarak televizyon bile hediye etmiştir. Peşi sıra, facebook, twitter veya skype üzerinden eski cinayet ortaklarıyla haberleşebilmesi için teröristbaşına demirbaştan düşmüş bir bilgisayar tahsis edilmesi ve arkasından da Başbakan'la geceleri sohbete başlaması mucize ve olmayacak bir şey olarak görülmemelidir. Nasıl olsa her şey Başbakan Erdoğan'ın iki dudağının arasındadır. Senegal'de köleler evinin bulunduğu adayı gezen, buradaki dönüşü olmayan kapıya gelince şaşkınlığa bürünen Başbakan Erdoğan, İmralı'yı fiili özgürlüğüne kavuştururken, son yurdumuzu Senegal'deki kölelerin adasına çoktan dönüştürmüştür. Aziz milletim ve AKP'ye oy veren değerli vatandaşlarım bu rezilliklere daha ne kadar suskun kalacaktır? Adalet ve Kalkınma Partisi her şeye ve tüm olup bitenlere rağmen gücünü muhafaza edecek midir?"

"TÜRKİYE NEREYE GİTMEKTEDİR?"

Bahçeli; "Başbakan Erdoğan ve partisi; Şehide kelle katile sayın demiş, yüzde 34,2 oy almıştır. Çiftçiye ananı da al git demiş, askeri yan gelip yatmakla itham etmiş, BOP eşbaşkanlığını kabul etmiş yüzde 46,5 oy almıştır. Habur'da teröristleri karşılamış, Oslo'da PKK'ya yanaşmış, yıkım projesini başlatmış, KCK'nın kuruluşunda teşvik edici olmuş ve İmralı'yla gizli görüşmeler yapmış, yüzde 49,8 oy almıştır.Şimdi de PKK'yla açık açık görüşmekte, İmralı canisiyle cüretkar bir şekilde pazarlıklar yapmaktadır. Herhalde bundan sonraki seçimlerde, AKP'nin yüzde 70 oy alması, Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni sürüm diktatör olması sürpriz olmayacaktır. Türkiye nereye gitmektedir?" dedi

"ÖRGÜT, BAĞIMSIZ KÜRDİSTAN'I KURMAYA KADAR İŞİ GÖTÜRECEKTİR"

AKP'nin hem İmralı ile hem de Kandil'le eşzamanlı olarak görüşmeler ve müzakereler yaptığını söyleyen Bahçeli, "Yandaş basından sızdırıldığı kadarıyla, İmralı canisinin ayrı devlet talebinin olmadığı, demokratik özerklikten vazgeçtiği yalanları sürdürülen psikolojik operasyon kapsamında kamuoyuna servis edilmektedir. AKP'nin borazanlığını yapan çevrelere göre, İmralı canisinin istekleri arasında; Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın 4 ve 5'nci maddelerinin kabul edilmesinin ve anayasadaki vatandaşlık tanımının Türklüğün aleyhine olacak şekilde yeniden düzeltilmesinin yanısıra, Geçiş dönemi diye yutturulmaya çalışılan sürecin bitimine kadar sayıları 50'yi bulan Kandil'deki elebaşların yabancı bir ülkeye gönderilmeleri, Ve kalan diğerlerinin de Türkiye'ye dönüp siyasete dâhil edilmeleri bulunmuştur. Ek olarak, oluşturulacak yeni bir yapılanmanın PKK'ların yurtdışına çıkmalarını güven içinde gerçekleştirmelerini temin edeceği ifade edilmiştir. Bunlar sadece aysbergin görünen veya gösterilen yüzüdür. PKK'nın silah bırakmaya niyeti olmadığı tümüyle meydandadır. Nihayetinde bölgesel bir aktöre ve uluslararası bir çeteye evrilen kanlı örgüt, Türkiye'yi bölmeye, federasyonu sağlamaya ve bağımsız Kürdistan'ı kurmaya kadar işi götürecektir. Başbakan Erdoğan ve partisi ise buna hazırdır. Zaten hükümetin caniyle ve dağ kadrosuyla görüşmesi başka türlü izah edilemeyecektir" diye konuştu.

'İMRALI MIZIKACILARI'

Bahçeli, "AKP'nin, PKK ve çete başıyla birlikte ilerlediği yıkım yolunda; ABD yanındadır, AB arkasındadır, BDP sevinçle destekçisidir, CHP faizsiz ve geri ödemesiz kredi açmakla safındadır, bunlardan oluşan ve üst üste binen 'İmralı Mızıkacıları'da uygun adımlarla yürüyüş halindedir. Ayrıca 12 kötü adam devrede, sözde barış yanlıları kademede, iblis denetimde, Barzani gözetimde ve topu aynı karededir. Türkiye içten oyulmakta, bütünlüğü lime lime koparılmaktadır. Barış sözleri mermi, demokratikleşme sözleri kimyasal silah, özgürlük sloganları öldürücü ve salgın virüs gibi kullanılmaktadır" dedi.

PARİS'TE 3 KADIN PKK'LININ ÖLDÜRÜLMESİ

Paris'te 3 kadın PKK'lının öldürülmesine Bahçeli, "Bu puslu ortam içinde, Paris'te PKK militanlarının infaz edilmesini fırsat bilenler, bunu Türkiye'de yürütülen müzakereleri hızlandırmak için atlama taşı olarak formüle edecekler ve bundan sonra provokasyonlarını hızlandırabileceklerdir. Militanların Türkiye'deki defin işlemleri esnasında PKK'nın meydan okuma ve isyan provaları, muhtemeldir ki, sinir ve sabırları iyice gerecektir. AKP hükümeti, aksi yönde bir kurgu ve planı yoksa, yine köşeye sıkışacak, verdiği tavizler yine başını ağrıtacak, Türk milleti eşkıyanın intikam ve şiddetle özdeş tavırlarına istinasız şahit olacaktır. Gelişmeler provokasyonlara, infaz ve cinayetlere ortam açmış, belirsizlikten nemalanan karanlık simalara açık kapı bırakmıştır. Paris'teki hadisenin, süren müzakerelere ivme vermek, AKP'yle kanlı ve silahlı pazarlıkları kızıştırmak adına bir müdahale olduğu ihtimali yabana atılmamalıdır. İmralı canisinin barış elçisi gibi parlatılması AKP'nin bölücü üslubuyla zemin ve hayat bulmaktadır. Ayrıca teröristbaşının, silahların durması için elinden geleni her türlü olumsuz ve kontrol dışı unsurlara rağmen yaptığı izlenimi oluşturulmak istenmektedir.Bu, Türk milletine reva görülen çok girdili karanlık bir kampanyanın eseridir. Taraf ve failleri ise tümüyle bilinmektedir" diye konuştu.

AKP EŞİTTİR BDP ARTI CHP ARTI PKK

Bahçeli, "Ne marazi bir tavırdır ki, BDP denen Kandil imalatı, İmralı kuklası, Barzani oyuncağı, Paris'teki olaydan sonra ortalığı ayağa kaldırmış ve tehditvari ifadelerini arkası arkasına sıralamıştır. AKP'li başbakan yardımcısı üzülmüş, CHP'li bir milletvekili taziye turuna çıkmıştır. Tüm yaşananlar bize, AKP eşittir BDP artı CHP artı PKK gerçeğine bir kez daha işaret etmektedir" dedi.

Bahçeli, "Son olarak geçtiğimiz hafta cumartesi günü, takındığı üslubuyla nereden ve hangi yabancı kaynaklardan beslendiğini gösteren, eski Marksist, yeni Amerikancı ve vahşi batı varisi bir gazeteci bize yönelik; tıpkı Western filmlerindeki kovboylar gibi "hey senö diye seslenmiş ve asıl bölücü olarak bizi göstermiştir.Önce şunu ifade etmeliyim ki, Allah bu oniki kişilik kötü adamdan oluşan kadronun en gediklisini ıslah etsin ve kendisini hidayete erdirsin. Bize bölücü diyebilmek için bir insanın Allah korkusundan ve kul utancından uzaklaşması yeterlidir. Geçmişinde devrimci şiddet, cuntacılık, 9 Martçılık, darbecilik, iftiracılık, demokrasi düşmanlığı, özgürlük karşıtlığı bulunan birisinin, bugün bize demokratlık taslaması, özgürlük dersi vermesi zırvayla bile örtüşmeyecektir. Bizim sözlerimizi bölücülük olarak niteleyenler, milletimizin kardeşlik hissiyatına kem gözle bakan içimizdeki yabancı beslemeleri ve arkadan kurma piyonlardır. Doymak bilmeyen iştahlarıyla yıllardır içimizi zehirleyen bunlardır. Bizi birbirimize düşürmeye, fitnenin kök salmasını isteyenler bunlardır. Millet kervanını yağmalamaya çalışanlar bunlardır. Son yurdumuzdaki varlığımızdan bunalan PKK yanaşmaları, Kandil aşıkları, Barzani yoldaşları, manda ve himaye alkışçıları bunlardır. Türklüğe kefen biçen, inançlarımıza diş bileyen kemiksizler bunlardır. İstanbul'da oturup, kuru sıkı atarak demokrasiyi ve barış sözlerini meze yapanlar da bu kafalardır. Bunlar ne yaparsa yapsın, aziz milletimiz bir ve beraber yaşayacaktır. Bu zevat başaramayacak ve emellerine ömürleri boyunca ulaşamayacaklardır. Bu malum gazeteciye Merhum Ömer Seyfettin'in Sivrisinek isimli hikayesini okumasını öneriyor, oradaki Efruz bey karakteriyle kendisini kıyaslamasını temenni ediyor, rüzgara kafa tutan sivrisineğin nasıl çatı aralarına sığınmak zorunda kaldığını öğrenmesini diliyorum" diye konuştu.

 

 
15 Ocak 2013 Salı 16:03 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:49
  • Güneş07:35
  • Öğlen12:43
  • İkindi15:13
  • Akşam17:28
  • Yatsı19:04
 
Tarihte Bugün
1535 - İspanyol fatih (Konkistador) Francisco Pizarro Peru'nun başkenti Lima'yı keşfetti.
1778 - İngiliz kaşif James Cook, Hawaii'ye ulaştı.
1886 - Kadınlar, Şükufezar dergisinde "saçı uzun aklı kısa" deyimine karşı mücadele başlattı.
1896 - X-ışınları cihazı ilk kez New York'ta halka tanıtıldı. "X" adı, ne tür bir ışın olduğunun bilinmeyişini simgeliyordu.
1903 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Theodore Roosevelt'in Birleşik Krallık Kralı VII. Edward'a gönderdiği radyo mesajı, Birleşik Devletlerden radyo ile yapılan ilk okyanus aşırı iletişim olmuştur.
1910 - Çırağan Sarayı yandı. Saray 1865'te Sultan Abdülaziz tarafından inşa ettirilmişti.
1911 - İlk defa bir uçak, bir geminin güvertesine iniş yaptı. Pilot Eugene B. Ely, San Francisco limanında bulunan USS Pennsylvania gemisine indi.
1912 - Kaptan Robert Scott Güney Kutbuna ulaştı. Bunu başaran ilk insan olmayı hayal ediyordu ancak Roald Amundsen ondan yaklaşık bir ay önce bunu başarmıştı.
1919 - I. Dünya Savaşı'nda yenik düşen devletlerle anlaşmalar yapmak üzere, İtilaf Devletleri temsilcilerinin oluşturduğu Paris Barış Konferansı açıldı. Avrupa'nın haritası yeniden çizildi.
1924 - İstanbul'da Milli Türk Ticaret Birliği Kongresi toplandı.
1927 - Lozan Antlaşması, Amerikan Senatosu tarafından reddedildi.
1928 - Çerkez Hacı Sami çetesinden 3 kişi Eminönü Meydanı'nda idam edildi. Bu kişiler Atatürk'e suikast iddiasıyla idama mahkum edilmişlerdi.
1931 - Cumhuriyet gazetesinin düzenlediği Türkiye Güzellik Kraliçesi yarışmasını, Naşide Saffet Hanım kazandı.
1940 - Milli Koruma Kanunu kabul edildi.
1943 - Sovyetler, Leningrad'da hüküm süren Nazi kuşatmasını kırdıklarını açıkladı.
1944 - Trak adlı yolcu vapuru, Çanakkale'den Bandırma'ya giderken kayalara bindirerek battı: 24 kişi öldü.
1946 - Madam Butterfly operası, Ankara'da sahnelendi.
1947 - İstanbul'da Muallimler Birliği kuruldu.
1950 - Demokrat Parti (DP) işçiye grev hakkı istedi.
1951 - Vietnam Kurtuluş Cephesi gerillaları Hanoi'den geri çekildi; şehir Fransız'ların eline geçti.
1954 - Yabancı Sermaye Yasası Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1966 - Vefa Poyraz İstanbul valiliğine atandı.
1966 - Ankara Cezaevi'nde af isteyen mahkumlar isyan etti. İstanbul Üsküdar Toptaşı Cezaevi'nde 260 mahkum açlık grevine başladı.
1969 - ABD'li bilim insanlarınca, düzenli elektromanyetik dalgalar yayan ilk pulsarlar bulundu.
1977 - Zatürreye yol açan gizemli Lejyoner hastalığı'nın amili olan bakteri bulundu ve Legionella pneumophila olarak adlandırıldı.
1983 - Kültür Bakanlığı'nca Sinema Yasa Tasarısı hazırlandı. Bakanlık tasarıyla filmlere denetim getiriyordu.
1984 - -Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davası duruşmasında sanıklara tek tip elbise giydirildi.
1989 - Kıbrıslı işadamı Asil Nadir, Günaydın gazetesinden sonra Gelişim Yayınları'nı da satın aldı.
1991 - Irak, İsrail'in Tel Aviv ve Hayfa şehirlerine Scud füzesi attı.
1991 - Hükümet, TBMM'den gerektiğinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yurt dışında görevlendirilmesi ve yabancı askerlerin Türkiye'de bulundurulması konusunda yetki aldı.
1993 - Bayburt'un Üzengili köyü üzerine çığ düştü; 56 kişi öldü, 22 kişi yaralandı.
1996 - Michael Jackson ile Lisa Marie Presley'nin iki yıl süren evlilikleri boşanma ile sona erdi.
2005 - 800 yolcu kapasiteli yolcu uçağı Airbus A380, Toulouse'da (Fransa) basına tanıtıldı.
532 - Konstantinopolis (günümüzde İstanbul)'te başlayan Nika ayaklanması tamamen bastırıldı. 30.000 kişinin öldüğü tarihin bu en kanlı ayaklanması 13 Ocak'ta başlamıştı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
12.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu081315212246
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
11.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020308202608
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık