KPSS sonuçları belli oldu.. Tıkla öğren

Ana Sayfa » Siyaset » Bahçeli ikisine de yüklendi

Bahçeli ikisine de yüklendi

 
13 Mayıs 2014 Salı 11:18 
Yorum YapYazdır
 
 
Bahçeli ikisine de yüklendi

İşte Bahçeli'nin konuşmasından satırbaşları:

Barolar Birliği Başkanı, kendisine verilen demokratik imkanı istismar etmiştir. Sabırları zorlamıştır. Kutlama günleri siyasete ayar verilecek yerler değildir.Bunun yanında Başbakan Erdoğan ise öfke patlaması yaşamıştır. Neredeyse üzerine yürümek için yerinden kalkmaya bile teşebbüs etmiştir. AYM Başkanlığı'nda zedelenen itibarını tekrar kazanmak için sözüm ona kavga moduna geçmiştir.

"BARO BAŞKANI ÇALDI BAŞBAKAN OYNADI"

Barolar Birliği Başkanı’nın kendini beğenmiş tarzı, her satırı siyaset kokan açıklamaları Başbakan'ı tahrik etmiştir. Baro Başkanı çalmış, Başbakan oynamıştır. Danıştay’da herkes rolünün icabını yapmıştır. Başbakan’ın Baro Başkanı'nın konuşmasının son anlarında, ortalığı velveleye vermesi önceden ayarlanmış önceden çalışılmış kof ve bayat bir oyunun sahnelenmesinden başka bir şey değildir.
Başbakanı siyaseten tahkir eden laf yarışı devletin saygınlığına gölge düşürmüştür. Biz Başbaka'nın ne kadar tahammülsüz olduğunu çok iyi biliyoruz. Danıştay’daki dramatik tören ister kurgu ister proje isterse anlık gelişen bir olay olsun kesinlikle skandaldır. Kesinlikle sokak jargonuyla söz kesenelrin ayıbıdır. Başbakan konuşmacıyı sağ duyu ve olgunlukla dinlemesi gerekirdi. Onaylamadığı ağırına giden herhangi bir taraf varsa, konuşmacı indikten sonra kendisine söylemeli yada yalaka medyayla iletmeli.

"SİNİRLERİNİ KONTROL ETMELİ"

Başbakan oturduğu yerden yüzü kıpkırmızı kesilerek gündemi lehine çevirmek istemiştir. Tavsiyemiz sinirlerini kontrol ettirmesidir. Alo Fatih, Alo Mustafa, Alo Nermin hatlarıyla bunu zaten bir nebze yapmıştır. Etrafına sataşmayı alışkanlık haline getirmesi alışkanlık haline getirecektir. Kime hizmet ettiği muamma olan Baro Başkanı'nın sözlerini ciddiye alması, kavga sahnelerinin foyasını açığa çıkarmıştır. Bizi daha da düşündüren, Başbaka'nın, Danıştay salonunda devlet erkanını oyuncağa çevirmesidir. Eğer Cumhurbaşkanı orada hazırsa herkes ona uygun hareket etmekle mükelleftir.
Cumhurbaşkanı'nın bu duruma düşmesi talihsizliktir. Başbakan herkesi, patron benim imasıyla hizaya sokmuştur. Bu devlet geleneğinin inkarıdır. Başbakan Erdoğan’ın arkasına bakmadan, hiçbir saygı kuralı gözetmeden yürüyüp gitmesi Sayın Gül’e aşırı ölçüde kabalıktır. Devlet adamlığı buharlaştırılmıştır.
"NİÇİN BÖYLE BİR MASKARALIĞA ORTAK OLDU?"Başbaka'nın devleti hababam sınıfına çevirmeye ne hakkı vardır? Madem konu Cumhurbaşkanlığı'na gelince nevrine dönüştür, o halde Sayın Gül niçin böyle bir maskaralığa ortak olmuştur? Cumhurbaşkanlığı her rüzgara yelken açacak, her maskaralığa göz yumacak bir görev midir? Onun bunun arkasından sürüklenecek kadar etkisiz bir makam mıdır?
Başbakan Erdoğan ve yandaş zümre, hadiseyi fırsat bilmiş her yönüyle siyasete malzeme yapmıştır. Başbakan ile Baro Başkanı ile olan mizansenin bir gün sonrasında, AKP borazanlığı sürdüren gazetelerin şu başlığına dikkat edin. Sabah Gazetesi, Van Minute, Vatan, Habertürk, Akşam Cübbeli siyasete Van minute, Star Gazetesi paralelle iş tutan milletle buluşamaz, Yeni Şafak edepsizlik, Güneş edepsizlik, yeni Akit, hem edepsiz hem yalancı.

"TAMAMI PALAVRA"

Değerli arkadaşlarım, Danıştay’daki rezilliğe van minute demek için insanın zihinsel özürlü olması yeterlidir. Başbakanın buna ihtiyacı vardır. Yıllardan beri Davos’taki mizahı kullanmıştır. Fakat ortada bir sorun vardır. Barolar Birliği Başkanı Peres, Barolar Birliği’de İsrail değildir. Küstah yandaşlar, yeni bir one minute serüveni için emir alsalar da buna inanacak kimse kalmamıştır.
Güya Başbakan haksızlıklara itiraz ediyormuş, edepsizliklere dayanamıyormuş. Aşırı tepkisinin altında da bu özellikleri yatıyormuş. Bunların tamamı palavradır. Çok cepheli sürdürdüğü husumet siyasetini her geçen gün derinleşmektedir.
Başbakan ister AYM’de bardak gidi dolsun, ister Danıştay’da boşalsın. İsterse Dolmabahçe’de figüran olsun, Cumhurbaşkanlığı kendisine 10 gömlek bol gelecektir. Sayın Başbakan artık çırpınma, uğraşma. Tezgahlarınla bu milleti yorma. Yalvarsan da yakarsan da değil ikincisini yüz kere one minute parodisi yazsan da senden bir yol olmaz, cumhurbaşkanlığı görevi sana düşmez.

"KİMSENİN TAPULU MALI DEĞİL"

Cumhurbaşkanlığı her zaman tartışmalı geçmiştir. Özellikle 12 Eylül 1980 öncesi bu konuda en uç örneklerin yaşandığı dönemdir. 23 Mart 1980’den 11 Eylül 1980’e kadar geçen sürede 114 tura rağmen cumhurbaşkanı seçilememiştir. Cumhurbaşkanlığı kimsenin tapulu malı değildir. Hiçbir ideolojinin hiçbir çıkar grubunun emanet ve emrinde de olamaz. Bu yüksek makam milletimizin tertemiz sinesinin en canlı timsalidir.
Türk milletinin asırlar süren varlık mücadelesinin süzülmüş damıtılmış halidir. Çankaya ümitlerimizi boğan felaketlerden sonra aziz Atatürk’ün açtığı zafer sayfalarının sonuç kısmıdır. Birlik ve beraberliğimizin simgesidir.  Bugüne kadar Çankaya’ya çıkan 11 cumhurbaşkanının görevlerini yapıp yapmadığını tahlil etmek şu an yapacağımız bir şey değildir. Bu başka bir tartışmadır. Tarih ve tarihçilerimiz doyurucu cevabı mutlaka verecektir.

"TÜRK MİLLETİNİN VİCDANIDIR"

Önemli olan geleceğe bakmaktır. Cumhurbaşkanı Türk milletinin vicdanıdır. Cumhurbaşkanı herkesin, cumhurun başıdır. Bu kutlu mevkii, tüm Türk vatandaşların çatısıdır. Türkiye’nin tüm güzellikleri, milletimizin tüm değerleri, cumhurbaşkanının şahsında toplanmalıdır. Kökeni yöresi anasının dili ne olursa olsun, Türk milletine mensubiyetten onur duyan, aynı vatanda nefes almaktan gururlanan herkesin her kardeşimin sözcüsü cumhurbaşkanıdır. Cumhurbaşkanı bölen değil bütünleştirendir. Ayıran değil kucaklayandır. Cumhurbaşkanı bir bölgenin bir kesimin bir yüzdenin kitlenin değil, Türk milletinin tamamının hak ve hukukuyla anlam bulandır.
Hakkari Yüksekova’da kürt kökenli kardeşlerimizle, İstanbul Bayrampaşa’da yaşayan Boşnak kardeşlerimizin ortak çatısı gayesi cumhurbaşkanıdır. Diyarbakır’ın Lice ilçesindeki Mehmet’in hayaliyle, İzmir Karşıyaka’da ikamet eden Ahmet’in hayallerini buluşturan tarihi bir vazifedir.
Gazi Mustafa Kemal’in 1 Kasım 1927’de yaptığı konuşmasında cumhurbaşkanlığı Türk milletinin fazilet doğruluk ve isabet niteliklerini gösterir sözleri de buna atıftır. Milliyetçi olsun muhafazakar olsun manevi değerlere sahip olsun layık olsun demokrat olsun diyerek ortak çatı adayının hangi kriterlere haiz olacağını söyledik. İşte aradığım bu diyebileceği bir cumhurbaşkanı modelinin tercümanı olduk. Hamd olsun bu teklifimiz makul bulunmuş ve ilgi görmüştür. Milletimiz ortak çatı düşüncesinden umutlanmıştır.

"TEKLİFİMİZİN KAYNAĞI TARİHTİR"

Ortak çatı adayı milletimizi tümüyle kavrayandır. Ortak çatı adayı herkesi bağrına basan ruhunda eritendir. Bizim ortak açtı önermemiz herkes eşittir, Türkiye inanç ve kararlılığına dayanmaktadır. Hala ortak çatı teklifimizi anlamlandırma zorluğu çekenler varıdr.
Bizim ağrımız kandille iş tutanlara değildir, İmralı’da nöbet bekleyenlere değildir. BOP’a kulluk yapan meymenetsizler değildir. PKK’ya teslim olan buruşmuş zihinlere değildir. Bölücülüğe demir atan hainlere değildir. Rüşvete ve yolsuzluğa peştamal bağlayan hırsızlara değildir. Çağrımız büyük Türk milletinin bizati kendisine, bizati ruhunadır.
Teklifimizin kaynağı tarihtir. Sütunları kardeşliktir. Özü milli ve manevi değerlerdir.

 
13 Mayıs 2014 Salı 11:18 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:28
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık