Trabzonspor Başkanı Mali Kongre'de ne dedi?

Ana Sayfa » Siyaset » Bahçeli, her tür uzlaşmaya açık olduklarını açıkladı

Bahçeli, her tür uzlaşmaya açık olduklarını açıkladı

İktidar partisi AKP’nin “Genel başkan” ve Başbakan” arayışı sürerken, Türkiye’de rejimin geleceğini etkileyecek MHP’de de sular durulmuyor. MHP’de 15 Mayıs’ta kongre için alınan mahkeme kararı konusunda son noktayı bugün Yargıtay koyacak. Ancak Yargıtay kararı resmen açıklamadan, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nden flaş bir açıklama geldi. 7 Haziran seçimleri sonrasında, AKP’yle koalisyona, CHP’yle iktidar ortaklığına ve seçim hükümetinde yer almaya hep “hayır” diyen Bahçeli, ilk kez AKP’ye yönelik “evet” mesajı gönderdi. Bahçeli bugün partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, “MHP, her uzlaşma teklifine hazır ve gönüllüdür” dedi.

 
10 Mayıs 2016 Salı 12:36 
Yorum YapYazdır
 
 
Bahçeli, her tür uzlaşmaya açık olduklarını açıkladı
‘TERÖRLE MÜCADELE İÇİN’ DEDİ AMA…

MHP Lideri, bu çağrının “terörle mücadele konusunda” olduğunu söylese de, Ankara kulislerinde Bahçeli’nin sözleri “AKP ile olası koalisyona evet mesajı” olarak yorumlandı. Bahçeli’nin bu çıkışı, siyasetin MHP ve AKP kanatlarında farklı algılandı.

MHP KONGRESİ ÖNCESİ, MHP DELEGELERİNE “İKTİDAR VAADİ” Mİ?

MHP kanadında, 7 Haziran seçimleri sonrasında olası her türlü koalisyon ihtimaline, bir anlamda MHP’nin iktidarına “hayır” diyen Bahçeli, çok sert eleştirilere maruz kalmıştı. Bahçeli’nin bugünkü çıkışının, Yargıtay’ın “kongre toplansın” kararı alması halinde, MHP’li delegelere “kısa dönemde iktidar vaadi” olarak değerlendirildi.

AKP’NİN BÖLÜNMESİNE Mİ OYNUYOR?

AKP kanadında ise Bahçeli’nin bu çıkışı, 22 Mayıs’ta yapılacak AKP Kongresi ile ilişkilendirildi. AKP’den yapılan “Kongreye tek adayla gidilecek, birlik beraberlik mesajı verilecek” açıklamalarına karşılık, Bahçeli’nin bu çıkışıyla, Kongre’de AKP’nin bölünmesi ihtimaline yönelik mesajı verdiği konuşuluyor. Bahçeli’nin, AKP’den Davutoğlu sonrası kopmalar olması halinde, MHP’nin yeni oluşumlarla koalisyona hazır olduğu mesajı vermiş olabileceği ifade ediliyor.

 

İŞTE GRUPTAKİ AÇIKLAMALARI

MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, başkanlık sistemini kast ederek, Türkiye'de yeni bir sistem ve rejime gerek olmadığını belirttiği konuşmasında şunları söyledi:

"Eğer yeni bir sisteme gereklilik varsa, devleti yeniden tanım ve tarif konusuna milletin tamamı tam bir fikir ve bilgi ittifakıyla tamam diyorsa, ancak o zaman ne konuşulup tartışılacaksa gündeme alınmalıdır. Bunun dışında her söz zaman kaybı, her teşebbüs yeni bir çatışma ve cepheleşme kaynağı olacaktır. Türkiye'nin önündeki engellere yenilerine eklemek bir defa art niyetliliktir. Başkanlık gelince işsizlik bitecek midir? Başkanlık tesis edilince Türkiye bölgesinde ve küresel anlamda yıldız gibi parlayacak, bir kalemde tüm sorunlarından kurtulacak mıdır? Başkanlık kabul edildi diyelim, muhataplarımız bize söyler mi; ne değişecek, hangi mucize, hangi muhteşem başarılar birbiri ardına sökün edecektir? Çok başlılıktan şikayet edenler, bugün kaç başın olduğunu, daha doğru bir deyimle hangi başların anında uçurulduğunu samimiyetle itiraf etmelidir. Sistemi inşa eden insandır. Devlet; milletin, tarih kulvarında hukuken teşkilatlanmış halidir. Bununla birlikte her sistemin dayandığı sosyal, siyasal, kültürel, tarihsel ve hukuksal bir arka planı vardır. Bunlar tepeden tırnağa değişmeden; yani Türkiye Cumhuriyeti'nin üzerinde yükseldiği ana dinamikler değiştirilmeden, geçmişten keskin bir kopuş ve ayrılış yaşanmadan başkanlık nasıl kurulacaktır? Hadi kuruldu sayalım, gelecekte şahsında toplanan güce bağlanarak başka hedeflere yönelmeyecek siyaset ve devlet adamlarının olmayacağını bugünden kim garanti edebilecektir? Şimdi başkanlık ihtiyaçtır diyenler; bir süre sonra başka ihtiyaç ve taleplerle milletin huzuruna çıkarsa buna ne diyeceğiz, hatta nasıl mani olacağız? Kuvvetler ayrımının sonlanmasıyla sosyal ve siyasal dümenin ne tarafa döneceği, hangi gelişmeleri tetikleyeceği az çok bellidir. Başkanlık sisteminin milli bir beklentinin doğal yansıması olduğu tezi bize göre geçersiz, afaki ve abartılı bir değerlendirmedir. Milli özlemlerin başkanlık sistemiyle anında gerçekleşeceğini bırakınız söylemeyi, iması dahi akla, izana ve irfana sığmayacaktır. Türkiye'nin tartışması ve uzlaşması lazım gelen temel konusu, kim ya da kimler tarafından yönetildiği değil, nasıl yönetildiği veya yönetilmesi gerektiğidir. Bunu başardığımız ölçüde Türkiye Cumhuriyeti'nin başka devlet ya da milletler nezdinden sözü de, nazı da geçecektir. Aksi halde her gelen iktidar sayısal ve oransal imkanlarına dayanarak yeni bir sistem tartışmasıyla meşgul olacak, milleti yoracak ve hırpalayacaktır"

 

"DAVUTOĞLU BAŞBAKANLIĞININ SANAL OLDUĞUNU TEYİT ETMİŞTİR"

MHP lideri Bahçeli, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Başbakanlığı bırakmasını sistem tartışmalarından bağımsız düşünmenin mantıksız olacağını savunarak, şöyle konuştu:

"Sayın Davutoğlu'na bundan sonraki hayat serüveninde kendisine başarı ve mutluluklar diliyorum. Sayın Davutoğlu ve partisinin iç sorunları esasen ilgi ve merak sahamıza girmemektedir. Ancak AKP Türkiye'yi 14 yıldır tek başına yönetmektedir. Doğaldır ki, bu partide her belirsizlik, her kriz, her çatlak ülkemizi az ya da çok etkileyecek önemdedir ve değerlendirmeye muhtaçtır. Bizim amacımız AKP'nin zor günlerinde siyasal rant devşirmek değildir. Sayın Davutoğlu yoldan önce yol arkadaşına vurgu yapıyorsa, ki haklıdır, o zaman bu refikliğin hilafına ilk hareketi kim başlatmış, burada gözettiği amacı ne olmuştur? Bir başka sorumuz şudur: Sayın Davutoğlu AKP Genel Başkanlığı'ndan ayrılma tercihinin kendisine ait olmadığını söylemektedir. Tercihe saygı duymak lazımdır; ama sandıktan çıkmış bir Başbakan'ı gönderme, görevden alma takdir ve yetkisi de demokratik akıl ve vicdan kapsamında yalnızca AKP'nin saygıdeğer mensuplarına ve millete aittir. Bu durum karşısında Davutoğlu'nun kenara alınmasında, kızağa çekilmesinde asıl sorumlu kimdir ve bunu niçin gerekli görmüştür? 1 Kasım'da yaklaşık yüzde 49 oy almış bir partinin Genel Başkanı, 29 Nisan'da partisinin Merkez Karar Yönetim Kurulu'ndaki 47 imzalı önergeyle yetkilerinin tırpanlanmasına, 4 Mayıs'ta da Cumhurbaşkanıyla görüştükten sonra olağanüstü kurultay kararına nasıl varmıştır? Pelikan Dosyasında neler yazdığı, nereden yazıldığı, bunun içinde kimlerin olduğu bizim meselemiz değildir. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile gerçek ya da değil görünürdeki anlaşmazlık veya fikir ayrılıklarının derinine inmek bizim açımızdan faydasızdır. Çünkü iki kişi arasında geçen her ne ise bununla ilgili konu taraflara düşecektir. Bizim araya girmeye, taraf tutmaya, birini diğerine tercih etmeye niyetimiz yoktur. Fakat ortada bir sorun vardır. Her ne kadar AKP siyasi rakibimiz olsa da, Türkiye'nin şu günkü vahim ortamında bir iktidar karışıklığı, bir hükümet bunalımı çok büyük sakıncalar doğuracaktır. Davutoğlu'nu çok eleştirdik. Davutoğlu ilk olarak, kendisine oy verenlere büyük bir haksızlık yapmıştır. İkinci olarak, vesayet altında olduğunu belgelemiştir. Üçüncü olarak da, Başbakanlığının sanal olduğunu, gerçek gücün kendi dışında toplandığını teyit etmiştir. Anlaşılan Cumhurbaşkanı bir plan ve kurgu dahilinde, kendi hedefleri doğrultusunda Davutoğlu'nu süresiz dinlenmeye almıştır"

"KÜÇÜCÜK AKILLARIYLA MHP'YE ÇELME TAKMAK İSTİYORLAR"

Bahçeli, 1 Kasım seçiminin üzerinden 6 ay geçtiğini, buna rağmen yeni bir seçim havası oluşturmanın ve yeniden sandık yolunu işaret etmenin ülkeye ihanet olacağını vurgulayarak, MHP'ye yönelik eleştirilere de yanıt verdi. Bahçeli, şunları kaydetti:

"Şimdi bu bayağı söylentilere lütfen dikkat edeniz: Erken seçim için MHP bekleniyormuş. MHP'deki olağanüstü kurultayla ilgili gelişmeler bundan sonrası için tayin edici ve belirleyici olacakmış. MHP'de mevcut yönetim kalırsa baraj altı, giderse yüzde 25 çıkarmış. Ağzı olan konuşmuş sözde okuması yazması olan ümmi yuvaları atıp tutmuştur. Bu sefil ve yalancılar korusu algı ve aldatma düzeneklerini el yapımı patlayıcılar gibi partimizin etrafına döşemeye kalkmışlardır. Bizim korktuğumuzu çekindiğimizi hayasızca iddia edenler en başta bizden görünüp aslına bizimle geceyle gündüz kadar farklı zavallılardır. MHP değil barajdan Allah'tan başkasına kulluk etmez hiçbir şeyden korkmaz, korkmamış korkmayacaktır. MHP gazete köşelerinden, sosyal medyadan üretilmiş edepsiz dedikodularla yönetilemez yönlendirilemez. Sabahları kameralar karşısına geçip sırayla sütünü içmeden ve içtikten sonra yorum yapanların ciddiye alınacak bir tarafı olmayacaktır. Bu tipler yalnızca sütünü içerek avunsunlar. Küçücük akıllarıyla MHP'ye çelme takmak istiyorlar. Zeka fukarası kafalarına göre MHP'nin yutulmasını projelendiriyorlar. MHP sırtını ona buna değil egemenliğin yegane ve asil sahibi Türk milletine dayanmıştır. Allah'tan başka himmet beklediğimiz milletten başka yardım istediğimiz yoktur. Aksini söyleyenler hadsizdir, seviyesizdir. MHP zayıflar ve kara kampanya elebaşlarının elinde oyuncak olursa Türkiye'nin tökezleyip kendi kendini yiyip bitirmesi kaçınılmaz görülmektedir. Bizim için siyaset kısa metrajlı bir film, menzilli bir konu değildir. Biz siyasette tavşana kaç tazıya tut demeyiz. Tavşan arayanlara Bozkurt'u hatırlatır akıllarını baştan alırız"

"AKP'DE SULAR DURULMAZSA ANAYASA VE REFERANDUM ÇEKİŞMELERİ TÜRKİYE'Yİ DİBE ÇEKECEK"

MHP lideri Bahçeli, dokunulmazlıkların kaldırılmasına yönelik Genel Kurul oylamasında AK Parti ve CHP'den fire verilmesi ihtimalinin güçlü olduğunu ileri sürerek, şu ifadeleri kullandı: +

"MHP bu konuda milletinin yanında duracak, milli vicdanın sesi olacaktır. AKP'de sular durulmaz, tartışmalar bıçak gibi kesilmezse, önümüzdeki anayasa ve referandum çekişmeleri Türkiye'yi dibe çekecektir. İktidar partisindeki kaynama, kategorik kopmalara sebebiyet verirse, ülkenin durumu daha da kötüleşecek, başta ekonomi olmak üzere, siyasi ve sosyal tüm dengeler hepten bozulacaktır. TBMM'deki bölücüler ayrı bir parlamentodan ve ayrılıp komşu olmaktan yüzsüzce bahsetmektedir. Tehlike bu kadar açık ve yalındır. Biz parti olarak AKP'deki gelişmeleri dikkatle takip ediyor ve edeceğiz. MHP terörle mücadelenin asla gevşememesi gereken milli ve stratejik bir mesele olduğuna yürekten inanmaktadır"

"AKP'NİN KURULTAYI SONRASI TERÖRLE MÜCADELE ZAAFA UĞRARSA TBMM'DE İLAVE DESTEĞİ VERMEKTEN ÇEKİNMEYİZ"

MHP Genel Başkanı Bahçeli, "Eğer ihtiyaç hasıl olursa verdiğimiz fiili destek hukuki bir boyut alabilecek" sözlerine açıklık getirerek, "MHP'nin hukuki boyutta vereceği destek bir hükümet mantığı içinde ele alınmalıdır. Söylemek istediğimiz şudur: MHP diğer eleştirileri saklı kalmak kaydıyla ön şart olarak terörle mücadelenin eksiksiz ve kesintisiz sürdürülmesinden yanadır. AKP'nin olağanüstü kurultayı sonrasında terörle mücadele zaafa uğrar ve tavsarsa, parti olarak TBMM'de her türlü ilave desteği vermekten çekinmeyiz. Bunu da milli görev sayarız. Türkiye huzuruna ulaşana, terörün kökü son militanına kadar kazınana, son kanlı silah teslim alınana kadar üzerimizde ne düşüyorsa sabırla yapmaya açığız. Terörizmi yok etmek amacıyla MHP her uzlaşma teklifine her ahlaklı çağrı ve davete gönüllüdür. Bizim hukuki boyutta maksadımız bunlardır" diye konuştu.

"YARGITAY'IN KARARINA SAYGILIYIZ"

MHP lideri Bahçeli, konuşmasının ardından gazetecilerin kurultay sorusuna ilişkin, “Yargıtay’ın kararını herkes bekliyor, biz de bekliyoruz. Yargıtay’ın vereceği karara saygılıyız” dedi.

 
10 Mayıs 2016 Salı 12:36 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:28
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık