Erdoğan'a çok sert tepki: Egemenliğimize müdahale!

Ana Sayfa » Siyaset » Bahçeli grupta ne dedi?

Bahçeli grupta ne dedi?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, "Bugünün PKK'sı neyse, 1937-1938'de Dersim'de isyan edenler aynısıdır. Bugünün teröristbaşı Öcalan'ı neyse, Dersim ihanetinin baş aktörü terörist Rıza da kopyasıdır. Devlete ve millete başkaldıran, kafa tutanların geçmişteki akıbetleri bellidir. Bugün AKP'nin pazarlık yaptığı eşkıyayla Türk milleti asırlarca mücadele etmiştir" diye konuştu.

 
18 Kasım 2014 Salı 14:23 
Yorum YapYazdır
 
 
Bahçeli grupta ne dedi?

Bahçeli, "En ufak bir ihmal can ve mal kayıplarına yol açmaktadır. Tedbir-tevekkül arasındaki kopmaz bağın isabetli şekilde yorumlanamaması ağır sonuçlara neden olabilmektedir. Soma'da 301 kardeşimizi kaybettiğimiz cinayet gibi kazadan aylar sonra, bu kez de Ermenek'te yaşadığımız maden faciası aslında fazla söze gerek bırakmamaktadır. Madenlere neşter vurulması devamlı ertelenmiş, ilkel çalışma şartlarına ısrarla göz yumulmuştur. Ölümlü kazalara adeta davetiye çıkarılmıştır" dedi.

'İŞ GÜVENLİĞİ EYLEM PAKETİ YETERLİ VE İKNA EDİCİ DEĞİLDİR'

Bahçeli, "AKP Hükümeti, 12 yıllık süre zarfında, iş güvenliği ve çalışma hayatıyla ilgili yasal ve idari düzenlemeler yapmıştır. Bu çerçevede İş Kanunu da yenilenmiştir. Fakat yine de madenlerden kötü haber gelmesine, umutların toprak altında kalmasına mani olunamamıştır. AKP Hükümeti, uyarılara kulak tıkamış, sırf yandaşları kollayabilmek, madenleri eşe dosta peşkeş çekebilmek için yeni yeni kılıflar bulmuştur. Maden ruhsatlarının 2012 yılından itibaren Başbakanlık tarafından dağıtılması buna dair verilebilecek en somut örnektir. Bize göre yasal düzenleme yapmak, eylem planları hazırlamak önemlidir, ama önce bunları sahada tatbik etmek ve her yönüyle uygulanmasını denetlemek daha önemlidir. Başbakan Davutoğlu'nun geçen hafta açıkladığı 'İş Güvenliği Eylem Paketi' kağıt üstünde iyi niyetli gibi görünse de yeterli ve ikna edici değildir. Bu vesileyle Başbakan işçilerimizin ve işverenlerin bir zihniyet dönüşümü sürecine girmeleri gerektiğini söylemiş, ne var ki bunun nasıl olacağını dile getirememiştir" diye konuştu.

'DOLARLARIN BİR BÖLÜMÜNÜ KURULACAK 'KÜBA CAMİ YAPTIRMA DERNEĞİ'NE BAĞIŞLAMALI'

Bahçeli, "ABD'nin keşfiyle ilgili kafa yorup internette dolaşan beşinci sınıf kulaktan dolma bilgilere itibar edenler, zaman bolluğundan canları sıkılıyorsa dizlerini kırıp işsizliğin, yoksulluğun millet varlığında açtığı dipsiz kuyuları keşfe çıkmalıdır. Kolomb'un keşfiyle ilgili polemik yapanlar, ekonomik teslimiyete, ekonomik kaosa, ekonomik alaboraya eğilmelidir. Amerika kıtasını alan almış, satan satmıştır; marifet fethin kim tarafından yapıldığını konuşmak değil, fethedilene kimin köle gibi bağlandığını itiraf edebilmek, bundan da utanç duymaktır. Dahası saraya kurulan, hazineye çöreklenen zihniyet, Kristof Kolomb'un hatıralarında Küba kıyılarında bir dağın tepesinde bir caminin varlığından bahsettiğini söylemiştir. 17-25 Aralık akımının lideri burada da durmamış, Kübalı kardeşleriyle konuşacaklarını, o dağın tepesine bugün bir caminin yakışacağını açıklamıştır. Elbette cami Müslümanların manevi görkem ve güzelliği olarak yeryüzünün her tarafına yakışacaktır. Bundan gurur duyarız. Merakımız Erdoğan'ın, hangi açık ve kabahatini kapatmak için böylesi muhterem bir girişimi alet edeceğidir. Şayet konu ibadet ise, aziz Peygamberimiz kuralı koymuş ve; 'yeryüzü bana mescit kılındı' buyurarak ibadetin mekanlar üstü olduğuna işaret etmiştir. Yine de, Küba'ya tıpkı Çamlıca'dakine benzer şekilde bir cami yapılmasını temenni ediyorum. Atatürk büstüne kucak açan Küba'nın camiye itiraz etmeyeceğini samimiyetle ümit ediyorum. Erdoğan hayır yapmak istiyorsa, sevap kazanmak arayışında ise bankadaki milyar dolarlarından bir bölümünü kurulacak 'Küba Cami Yaptırma Derneği'ne bağışlamalı, hiç olmazsa dua almalıdır" dedi.

'TÜRKİYE YANIYOR' DİYORUZ, ERDOĞAN 'KÜBA'YA CAMİ' DİYOR'

Bahçeli, "Erdoğan her sıkıştığında cami, her zorlandığında başörtüsü, her dara düştüğünde imam hatip istismarından medet ummaktadır. Çünkü Erdoğan için din ve mukaddesatımız siyasi hedefler için kullanılması mecburi vasıtalardır. Ne tuhaftır ki, Biz 'Türkiye yanıyor' diyoruz, Erdoğan Küba'ya cami diyor. Biz 'işsizlik var, yoksulluk var, vatandaş aç ve açıkta' diyoruz; Erdoğan 'başörtülü kardeşime saldırdılar' diyor. Biz 'kaçak ve karanlık saray haramdır, israftır, kanunsuzluktur' diyoruz; Erdoğan 'az durun cami de yaptıracağız' diyor. Biz 'çiftçi ne olacak, buğday, arpa, pancar ne zaman para yapacak' diye soruyoruz; Erdoğan 'İmam hatip okulları aslında bir düşüncenin isyanıdır, bir fikrin adeta isyanıdır' diyor. Biz 'hırsız var, yolsuzluk diz boyu, rüşvet sel gibi, hukuk ve adalet tepeleniyor' diyoruz; Erdoğan 'inanıyorsanız kazanacaksınız' diyor. Biz 'İranlı kara paracı bakanları rüşvete bağlamış, boğazınıza kadar pisliğe battınız' diyoruz; Erdoğan 'İranlı'ya laf yok, o hayırseverdir' diyor" diye konuştu.

'17-25 ARALIK ÜZERİNDEKİ AMBARGOYU KALDIRIN'

Bahçeli sözlerini şöyle sürdürdü; "Bakınız, İranlı karanlık simanın özel kuryesi Meclis Soruşturma Komisyonu'nda sahibinin tüm kirli çamaşırlarını dökmüş, üstelik AKP'yi de zımnen ele vermiştir. Bu kurye, Ankara'ya pek çok kez para taşıdığını, bu paraları kime verdiğini hatırlamadığını, ayrıca altın bile getirdiğini ifade etmiştir. Diğer yandan İranlı Zarrap'ın, İsviçre'den yılda bir milyon Avroluk saat aldığı da tescillenmiştir. Koluna 700 bin liralık saati takacak kadar vicdanı kuruyan eski bakanla, İranlının rüşvet ağına düşen diğer bakanlar bu gelişmeler karşısında ne diyecektir? Erdoğan, 17-25 Aralık'ı darbe olarak göstermeyi, Soruşturma Komisyonundaki ifadeleri tezvirat olarak yaftalamayı göze alacak mıdır? Rüşvet ve yolsuzluk yandaş savcı ve hakimler tarafından ört bas edilse de, Türk milleti bu rezaleti vicdanında kapatacak mıdır. 17-25 Aralık üzerindeki ambargoyu kaldırın, kim neyle suçlanıyor ve kokuşmuşluğun ucu nereye dayanıyorsa devreye girmesi için bağımsız yargının önünü açın. Sayın Davutoğlu, Brisbane'de yolsuzlukla ilgili sözlerinizden dolayı yüzünüze bakarak alaycı bir edayla tebessüm eden devlet veya hükümet başkanlarına hiç mi tesadüf etmediniz? Biz buradan gördük de siz mi görmediniz? Biz buradan sizin halinize ülkemiz adına acıdık da, siz kendinizi ne hallere düşürdüğünüzü hiç mi idrak edemediniz? Sayın Başbakan, hakikaten de bir yolsuzluk stratejisi oluşturmak istiyorsan, önce işe kaynaktan, yani 17-25 Erdoğan'dan başlamalısın ki, attığın taş ürküttün kurbağaya değebilsin. Bilesin ki, Brisbane'den yolsuzluktan sızlanıp, Ankara'da onaylamak ve bizzat tarafı olmak izah edilemeyecek bir çapsızlık, ne vicdan ne de siyasi ahlak açısından telafisi olmayacak bir küçülme halidir. Kendinizi, içinde debelendiğiniz haram, hurafe ve hıyanet ticaretiyle kandırabilirsiniz, etrafınızı menfaat vaatleriyle uyuşturabilirsiniz. Bu sizin bileceğiniz bir şeydir. Ama Türk milleti size artık kanmayacak, hele Milliyetçi Hareket Partisi asla inanmayacaktır. Ve Başbakan'ın yolsuzluk stratejisi oluşturmakla ilgili sözleri sanıyorum hava değişiminden kaynaklı bir bilinç kaybından başka bir şey olmasa gerektir" dedi.

BEDELLİ ASKERLİK KONUSU

Bahçeli, "İlke olarak şunu önem ve özellikle vurgulamalıyım ki, askerliğin, yani vatan savunmasının bir bedeli asla yoktur. Ancak askerlik çağını geçmiş, bir sebeple askerlik görevini ifa edememiş yüz binlerce vatandaşımızın çağrısına ilgisiz kalmak belirli kıstaslar dahlinde çok makul da olmayacaktır. Bizim bedelli askerlik meselesiyle ilgili görüş ve düşüncelerimiz dünden beri hiç değişmemiştir. Dünden bugüne çizgimiz dümdüz, istikametimiz dosdoğrudur. Öncelikle parası olanın bedelli askerlik imkânından yararlanacağı, olmayanın ise dışarıda tutulacağı algısını kırmak ve adaletsizliğin önüne geçmek lazımdır. Askerlik görevi, Anayasa ve yasalar gereğince, her Türk vatandaşının eşitliğine dayanması gereken, milli ve manevi yükümlülüğü olan faziletli bir vatan hizmetidir. Bu hizmetin sulandırılması ve değersizleştirilmesi milli birlik ve bütünlüğümüzde onmaz yaralar açacaktır. Belirli aralıklarla bedelli konusunun seslendirilmesi, asker alma sistemindeki tıkanıklıkları da göstermektedir. Milli bekamızla ilgili iç-dış tehdit ve tahriklerin sistematik olarak yoğunlaştığı bir dönemde bedelli askerliğin tartışılıyor olması ilave mahsurlara da yol açabilecektir. Kaldı ki bunu gözden uzak tutmayız. Parti olarak, TSK'nın olumlu görüşü alınmadan bedelli askerlikte ısrar etmenin doğru olmayacağı kanaatindeyiz. Bedelli askerlikle ilgili beklentileri de hesaba kattığımızda, meselenin etraflıca değerlendirilmesini, kısa süre içinde uzlaşma ve diyalogla çözüme kavuşturulup gündemden çıkarılmasını elzem görüyoruz. Milliyetçi Hareket Partisi'nin, bedelli askerlik konusu TBMM'ye gelmesi halinde mesafeli durmayacağını muhataplarına bilhassa bildirmek istiyorum" dedi.

'BAŞBAKAN VE İMRALI DAYANIŞMASI BÜTÜN YÖNLERİYLE GÜN IŞIĞINA ÇIKMIŞTIR'

Bahçeli, "Hükümet'in 'çözüm', İmralı canisinin 'yol haritası' adını verdiği çözülme süreci AKP-PKK arasındaki kısa paslaşmalara ve tüm rezilliklere rağmen sürmektedir. Öteden beri iddia ettiğimiz gibi AKP ve PKK işbirliği, Başbakan ve İmralı dayanışması bütün yönleriyle gün ışığına çıkmıştır. Hükümet memurları ve güvenlik güçlerinin müşahitliğinde PKK'lılara özel misafir muamelesi yapılmakta, araç yakan, maske takan, saldıran, yol kesen, haraç alan, tehdit eden hainlere kahredici bir suskunluk gösterilmektedir. Başbakan kamu düzeni demekte, teröristler Diyarbakır'da iki belediye otobüsünü içindeki yolcularıyla yakmaya kalkışmaktadır. Başbakan kamu düzeni demekte; teröristler Cizre, Silopi, Sur ve Nusaybin'de özerlik hendekleri kazmaktadır. Hükümet canilere teşrifatçı, şehit ailelerine ceberuttur. Hükümet katillere kucaklayıcı, gazilere zorbadır. Bu olaylar karşısında artık saklanacak ve örtülecek hiçbir şey kalmamıştır. Her şey ortada ve aziz milletimizin gözü önündedir. Şehadet ile ihanet, ay yıldızlı bayrak ile paçavra, gazi ile terörist, alçaklık ile kahramanlık, pişmanlık ile küstahlık AKP'nin lügatinde yer değiştirmiştir. Ne hainlerde bir teslimiyet, mahcubiyet ve nedamet hissi vardır; ne de bunları kucaklayan Başbakan ve Cumhurbaşkanı'nda utanma, sıkılma ve pişmanlık emareleri görülmüştür" dedi.

'KUCAK AÇMAK DÜNYADA GÖRÜLMEMİŞ BİR UYGULAMADIR'

"PKK Türkiye'ye değil, AKP PKK'ya teslim olmuştur" diyen Bahçeli şunları söyledi; "Seri alçakların ikincisi de bu şekildedir. Elbette terör son bulmalı, şiddet ortadan kalkmalı, vatandaşımız huzur ve emniyet bulmalıdır. Bunun aksini savunmak ve söylemek mümkün değildir. Ancak eline silah alarak ülkemizi bölmek için dağa çıkmış teröristlerin bütün taleplerini, silahsız çözecekleri ortam oluşturarak onlara kucak açmak dünyada görülmemiş bir uygulamadır. Böylesi bir mantık garabeti ile ne Çanakkale savunulabilirdi, ne de milli mücadele yapılabilirdi? İzmir'i Yunanlı'ya bırakırdınız, İstanbul'u İngiliz'e teslim ederdiniz, böylece pürüzler ve sorunlar ortadan kalkmış ve AKP'nin tanımındaki barış da sağlanmış olurdu. Bugüne kadar sorunları çözmek adına onları yok sayan ve hatta sorunun parçası haline gelerek teslim olan hiç bir ülkenin ayakta kaldığına şahit olunmamıştır."

'TÜRKİYE'NİN BÖLÜNMESİ İÇİN PKK'YA İHTİYAÇ KALMAMIŞTIR'

Bahçeli, "Bugün gelinen aşamada Türkiye'nin bölünmesi için PKK'ya ihtiyaç kalmamıştır. Erdoğan ve Davutoğlu ikilisi ihanet projesini gönüllü olarak BOP kargosundan teslim almışlardır. AKP zihniyeti Kandil Kadrolarının geride kalmış bütün niyetlerini siyaset zemini içinde çözmeyi kafasına koymuş ve bölücülüğün yeni liderliğine soyunmuştur. Ve bu konuda İmralı Canisi ile rekabet ve işbirliği başlatmıştır. Başbakan'ın refakat ettiği çözülme süreci; İmralı canisinin, Kandil'deki militanların, etnik bölücü mihrakların, Barzani ve küresel şirret kampanyanın etrafında kenetlendiği Türk milletine kefen biçme projesidir" diye konuştu.

'PKK'SI NEYSE, DERSİM'DE İSYAN EDENLER AYNISIDIR'

Bahçeli, "Başbakan'ın Dersim isyanıyla Kerbela hadisesini özdeşleştirmesi, hainlerden özürler dilenmesi ne hale geldiğimizin en açık kanıtıdır. Atatürk'e Yezid denilmesine, Türk milletinin Yezidle bir görülmesine bir tek Milliyetçi Hareket Partisi karşı çıkmıştır. Bugünün PKK'sı neyse, 1937-1938'de Dersim'de isyan edenler aynısıdır. Bugünün teröristbaşı Öcalan'ı neyse, Dersim ihanetinin baş aktörü terörist Rıza da kopyasıdır. Devlete ve millete başkaldıran, kafa tutanların geçmişteki akıbetleri bellidir. Bugün AKP'nin pazarlık yaptığı eşkıyayla Türk milleti asırlarca mücadele etmiştir. Terörist Rıza emperyalizme piyonluk yaparak Türkiye'yi bölmek istemiş, ne var ki amacına ulaşamadan hak ettiği cezasını bulmuştur. Milli irade yetkiyi bize versin, millet bize güvensin, yine yaparız, yine hainlerin alayını birden vatan topraklarından temizler atarız" dedi.

'4,9 KURUŞLUK BÜTÇEMİ ÇOKTAN AYIRDIM'

Bahçeli, " Dersim isyanına göstermiş olduğum kararlı tepkiden dolayı bazı şahısların sembolik de olsa tazminat davası açtığını görüyorum. Bunlardan birisinin miktarı 4,9 kuruştur. Ben özel olarak dava başına 4,9 kuruşluk bütçemi çoktan ayırdım. Dileyen ve isteyen varsa peşin peşin ödemeye de hazırım. Hiçbir şart altında, hiçbir dayatma ve tehdit karşısında yılmayacağımızı, yıkılmayacağımızı, mücadelemizden ödün vermeyeceğimizi buradan dosta da düşmana da haykırmak istiyorum. Biz bu kutlu vatanı, bu aziz milleti tazminatla almadık, hibe yoluyla kazanmadık, masalarda bulmadık. Bu yollarla da vermeyeceğiz, devretmeyeceğiz, kesinlikle vazgeçmeyeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi bir kez daha sevgi ve saygılarımla selamlıyor, Cenab-ı Allah'a emanet ediyorum" diye konuştu.

 
18 Kasım 2014 Salı 14:23 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1630 - Evliya Çelebi elli yıl sürecek seyahatlerine başladı.
1692 - Salem, Massachusetts'de bir kadın ve dört erkek cadılık suçlamasıyla idam edildi.
1821 - Navarin Katliamı. Mora İsyanı sırasında Navarin şehrini ele geçiren yunanlar, 3.000 Türk'ü öldürdüler.
1878 - Saraybosna'nın Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nca işgali.
1895 - James Ryan yüksek atlamada 1,94 m. yaparak dünya rekoru kırdı.
1919 - Afganistan, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.
1934 - Adolf Hitler Reichsführer ünvanını aldı.
1945 - Vietnam Savaşı: Ho Chi Minh iktidarda.
1953 - İran'da Muhammed Musaddık rejimi devrildi, Muhammed Rıza Pehlevi devri başladı.
1954 - ABD'de komünist partiye yasak getirildi.
1955 - Kuzeydoğu ABD'de Diane kasırgası 200 can aldı.
1960 - Sovyetler Birliği iki köpek, 40 fare, iki sıçan, ve çeşitli bitkiler taşıyan Sputnik-5'i Ay yörüngesine oturtmayı başardı.
1960 - U-2 Krizi: Sovyetler Birliği üzerinde düşürülen casus uçak U-2'nin ABD'li pilotu Francis Gary Powers 10 yıl hapse mahkûm edildi.
1966 - Muş, Varto'da meydana gelen 6,9 şiddetindeki depremde 2394 kişi hayatını kaybetti, 1489 kişi yaralandı.
1978 - Kariye Müzesi soyuldu.
1980 - Suudi Arabistan havayollarına ait bir yolcu uçağı Riyad havaalanına acil iniş yaptıktan sonra yandı: 301 kişi öldü.
1981 - ABD savaş uçakları, Sidra Körfezi üzerinde iki Libya savaş uçağını düşürdü.
1987 - Birleşik Krallık'ta Michael Ryan adlı bir kişi, tüfekle 16 kişiyi öldürdükten sonra intihar etti.
1991 - SSCB'nin dağılma süreci: Devlet başkanı Mikhail Gorbachev evinde göz hapsinde.
1991 - Komünizm yanlısı KGB ve ordu generalleri, Rusya'da darbe girişiminde bulundu.
2002 - Askeri birlik taşıyan bir Rus Mi-26 helikopteri, Çeçen birliklerince Grozni yakınlarında düşürüldü; 118 asker öldü.
2003 - Hamas'a bağlı bir intihar bombacısı Kudüs'te bir otobüse saldırdı; yedisi çocuk 23 İsrailli öldü.
2008 - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Erbakan'ın Ev hapsi cezasını affetti.
2008 - Cezayir'in başkenti Cezayir'in 35 mil doğusunda bir polis akademisine bomba yüklü araçla yapılan intihar eyleminde en az 43 kişi öldü, 38 kişi yaralandı.
2008 - Pakistan'ın kuzeybatısındaki bir hastanenin acil girişinde bomba patladı: 23 kişi öldü, 15 kişi yaralandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:35
  • Güneş05:27
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:24
  • Akşam19:23
  • Yatsı21:01
 
Süper Loto
17.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202338424850
 
On Numara
14.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05070910192335374043444651525455606162707475
 
Sayısal Loto
12.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030810184548
 
Şans Topu
16.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020405113105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık