Rus gazetenin büyük etki yaratan Erdoğan haberi

Ana Sayfa » Siyaset » Bahçeli: Erdoğan diktatörlüğe kayıyor

Bahçeli: Erdoğan diktatörlüğe kayıyor

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Bahçeli’nin gündeminde ‘Taksim Direnişi’ ve Başbakan Erdoğan vardı.

 
4 Haziran 2013 Salı 12:30 
Yorum YapYazdır
 
 
Bahçeli: Erdoğan diktatörlüğe kayıyor

 

 

Bahçeli’nin konuşmasından satırbaşları;

Türkiye bir haftadır Taksim Gezi Parkı merkezli olaylara kilitlenmiştir. Sokaklar karışmış, şehirler kaynamış, istikrarsızlık kanalı açılmıştır.

Türkiye allak bullak olmuştur. Taksim’de çatlayan fay hattı ülkemizi baştan sona sarmıştır.

Demokratik kültür ağır yara almıştır.

Başbakan ve hükümeti toplumsal ateşin üzerine benzinle gitmiş, bildiğini okumayı sürdürmüştür.

Başbakan Erdoğan her alanda birlikteliği sabote etmekte, ben yaptım oldu diyerek sabırları zorlamaktadır.

Eleştirilere kulak asmamakta, ikazlara dikkat etmemektedir. Başbakan başına buyruk ve ölçüsüzdür. Kaba, kinli ve keskindir.

Başbakan Erdoğan sert ve cebri yöntemlerle iyice abanmıştır. İnsafını, merhametini kaybetmiştir. Başbakan ve hükümeti artık husumetin, hıncın, hizbin adresi haline gelmiştir. Oynamadık, bozmadık bir şey bırakmamıştır.

MHP’nin çeşitli vesilelerle, uzun zamandır tam bir isabetle öngördüğü tehlikeler kristalize olmaya başlamıştır.

Bugünke olaylar AKP’nin benimsediği yanlış ve yozlaşmış siyasetin bir ürünüdür.

Başbakan için makul olan sadece kendisi ve yandaşlardır.

10,5 yıldır milletin AKP’den çekmediği kalmamıştır.

Ne kadar uğraşsak da AKP bozuk sicilinin izinden gitmeyi tercih etmiştir.

AKP’nin sürdürdüğü siyaset Türkiye’nin aleyhine ne varsa hayata geçirmiştir.

AKP’nin zorlamaları demokrasimize zararlar vermiştir.

İktidar krizleri kullanmış ve toplumsal gelgitleri hanesine yazmıştır.

Taksim’de yaşanan ve ülkemizini geneline yayılan olay ve protestonun diğerlerinden farklı olduğu gerçektir.

Başbakan ve partisi bu defa zora girmiş, köşeye sıkışmış ve tökezlemiştir.

Elbette Taksim Gezi Parkı eylemi farklı yönleriyle ele alınmalı, mesajlar doğru okunmalı, derinlemesine analiz edilmelidir.

Başbakan Erdoğan tepkileri başta basite almış, doğan krizin kendisine yarayacağını sanmış ancak yanıldığı günler sonra ortaya çıkmşıtır.

Olayların bize göre iki boyutu vardır. İlk başta ağaçların kesilmesi, bu alanın rant haline getirilmesi…

Topçu Kışlası süsü verilerek AVM yapılması isteği mahkemeye götürülmüştür. Yürütmeyi durdurma kararı gecikmeli de olsa verilmiştir. Ancak bu bile dünya gündemine oturan ilkel görüntülerdi engellememiştir.

Taksim’deki AKM’yi yıkarak bir opera binası yapacağını duyurmuştur. Başbakan’ın birden bire ortaya çıkan opera merakı gözden kaçmamıştır. Aklımızın almadığı husus Taksim’in tek eksiği opera binası mıdır? Yoksa isminin başında Atatürk olmasından mı gocunmaktadır. Başbakan Erdoğan kime sormuş, kimlerden etkilenmiştir de AKM’nin yıkım butonuna basmaya karar vermiştir? Anıtkabir de hedefte midir? Türkiye’nin her tarafından AVM açarken, esnafı dışlarken, Taksim’e AVM temeli kazmanın ne manası ve ne gereği vardır?

Gezi Parkı’nın suyu mu çıkmıştır. Anlaşılan Başbakan’ın birilerine verdiği söz vardır. Yeşilin bitirilmesi konusunda fikir birliği içinde olduğu kimseler vardır.

Gezi Parkı’na dozerlerle girilmesi, buna karşı çıkanlara sert tepkiler gösterilmesi, sabaha karşı yapılan müdahaleler, insanlıkla bağdaşmayan muameleler Gezi Parkı’nı kabusa çevirmiştir.

Şiddet tablosunu onaylamadığımız gibi telin ettiğimizi de buradan duyuruyorum. Polise emir verenler hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını da bekliyoruz.

Samimi ve duyarlı bir şekilde meydanlara inenlerle bölücü unsurları aynı kefeye koyamayız. PKK sempatizanları, marjinal sol örgütlerin kalabalıkların arasına sızarak, ülkemizi belirsizleşmeye çekmeye çalıştıkları görülmektedir. Cam ve çerçeveleri indirerek, belediye otobüslerine verilen zararların, parti binalarının ateşe verilmesinin başka bir açıklaması olamaz.

Terör gruplarının Gezi Parkı’na sahip çıkması eşyanın tabiatına aykırıdır. Şiddet taraftarlarını buradan kınıyor ve herkesi sağduyuya davet ediyorum.

Buradan Başbakan ve hükümetiyle neyin pazarlığı yapılmakta, Türkiye nereye götürülmek istnmektedir?

MHP’nin bölücü ve yıkıcı unsurlarla bırakın yan yana gelmesi, bu unsurlarla birlikte anılması alçaklıktır.

Başbakan’ın TİM toplantısında partimizi değişik unsurlarla aynı kareye alma çabası izansızlıktır.

Taksim’deki olayların değil içinde olmak, kıyısında köşesinde dahi olamayız. Biz yangından mal kaçırmak için köşe başında saklanan, karanlıktan faydalanarak heybesini doldurma çabasında hamdolsun olmadık, olmayız.

Netiz, tutarlıyız, özgüven içindeyiz. Sapasağlam içinde ilkelerimiz neyi gerektiriyorsa onun peşindeyiz.

Bugünkü toplumsal gerilimden ve gelişmelerden kaygılıyız.

Biz Türkiye sevdalısıyız. Türkiye’yi küçük düşürecek hiçbir eylemin içinde olmayız.

Taksim’de neden MHP yok diyenlere, sanal alem üzerinden bizi eleştirenlere gözümüzde, gönlümüzde kapımız kapalıdır.

Biz vatan mücadelesi verirken 3 – 4 ağaç gölgesinde yatanlar acaba neredeydi.

Ağacın derdine düşenler, konu Türk milletinin bölünmezliği olunca hangi caddelerde boy gösteriyorlardı.

Bugünlerde ortalığı karıştırmak için diş bileyen ana muhalefet partisi sözde barış sürecinde neredeydi.

Bizim için AKP’nin devrileceği tek yer sandıktır.

Sokakların kontrolsüzlüğünden sonuç çıkmaz, çıksa da kimsenin yararına olmaz.

Biz bu sebeple bakışımızı sokaklara değil er meydanı sandıklara çevirdik.

Şayet Türkiye’de sokakları mobilize ederek, saf beklentileri provake ederek, siyasi beklentilerini umanlar varsa ateşle oynamaktadırlar.

Doğrudur Başbakan diktatörlüğe kaymakta, polis emirle şiddete başvurmaktadır, Başbakan ve hükümeti insanlarımızın özelini ihlal etmekte, Türk milletini bölmeye soyunmaktadır.

Ne olursa olsun tek seçenek meşruiyet sınırları içinde kalmaktır. Ne olursa olsun gaz altında kalınırsa kalınsın gaza gelmemektir.

Başbakan aklını başına almalı, kendisini gözden geçirmeli, 3 – 5 çapulcu diyerek şuursuz açıklamalardan vazgeçmelidir.

Sayın Başbakan sen kimsin ve kimi tehdit ediyorsun? Kendi partinin bir belediye başkanı gibi Taksim’deki itirazları bir kaşık suda boğma niyetinde misin? Son çare olarak Tunus’un devrik diktatörü gibi ülkeden kaçtığın gün Türkiye’nin de iç savaşa sürüklenmesini mi sağlayacaksın?

Bu dil son derece tehlikelidir. Başbakan’ın aba altından sopa göstermektedir.

Başbakan Erdoğan’ın politikaları iflas etmiştir. AKP’ye oy vermiş muhterem vatandaşlarım Başbakan’ın ipe sapa gelmez konuşmalarından rahatsızdır.

Sayın Cumhurbaşkanı Gül de demokrasinin sadece sandıktan ibaret olmadığını yerinde ve zamanında söylemiştir.

İstanbullu kardeşlerimin onayı olmadan Gezi Parkı’nda Topçu Kışlası kurulamaz, AVM yapılamaz, AKM yıkılamaz.

Dışarıda ve içeride akbabalar daha fazla meseleyi başka yere çekmeden gereken yapılmalıdır. Gidecek başka bir Türkiye, başka bir vatan yoktur.

Yeterince kavga etmiş, düşmanlık çekmiş, Türk milletinin yeni bir bataklığa saplanmasına engel olmalıyız.

Birbirimize girerek, Allah göster mesin Taksim’den Tahrir çıkarmaya yönelerek, yabancı istihbarat elemanlarının ekmeğine yağ sürerek hiçbir sonuç elde edemeyiz.

Mevcut şartları daha iyi yaparak, sorunlarımızı çözeriz, çözmek zorundayız.

Gezi Parkı’ndaki gelişmelerin ikinci boyutu yılların birikmiş tepkisidir.

Bu zihniyetin “iki ayyaş” sözü herkesi vurmuş, “içen herkes alkoliktir” sözü, dizi filmlerle cebelleşmesi, öğretmenleri azarlaması, teröristlere kucak açması, eğitimdeki aceleci tavırlar milletimizin huzurunu kaçırmıştır.

Dış politikanın iflası, bombacıların ölüm saçması, sınırlarımızın peşkeş çekilmesi toplumsal enerjinin patlamasına neden olmuştur.

Başbakan’ın “tencere tava hep aynı hava” sözleri bu insanları rencide etmiştir. Biz de Başbakan’a diyoruz ki “Tencere dibin kara, seninki herkesten kara”

Hepiniz şahitsiniz ki dünyanın gözü ülkemize çevrilmiştir.

“Başbakan Erdoğan’ı yedirmeyiz” diyerek sanal kahramanlık yapanlar Başbakan’ın kendi kendini yediğini de görmelidir.

Başbakan Erdoğan kuru sıkı atmaktan çark etmelidir. Medya artık haberleri tarafsız vermelidir.

Aziz milletimin tüm fertleri sakin olmalı. Türkiye’yi Tunus’a, Mısır’a, Libya’ya çevirmek için kollarını sıvıyanlara alan ve ortam açmamalıdır.

Karanlık hesaplar yapanlara duvar örülmelidir.

Sayın Başbakan Türkiye’ye hemen dönmeli, Taksim gerilimini azaltmak için elinden gelen çabayı göstermelisin.

 
4 Haziran 2013 Salı 12:30 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1880 - Fransa Tahiti'yi topraklarına kattı.
1913 - Balkan Savaşı başladı.
1925 - Diyarbakır İstiklal Mahkemesi'nce idama mahkûm edilen Şeyh Said ile adamları idam edildi.
1934 - Bitlis'te yaşayan Zaro Ağa 157 yaşındayken yaşamını yitirdi. İç organları inceleme amacıyla alındı.
1938 - Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü kuruldu.
1939 - Hatay Devleti Meclisi, oybirliğiyle Türkiye'ye katılma kararı aldı.
1971 - TBMM'de çıkan bir yasayla Türkiye'de haşhaş ekimi yasaklandı.
1974 - Isabel Perón, Arjantin'in ilk kadın devlet başkanı olarak yemin etti. Kocası eski başkan Juan Peron sağlık durumunun bozulması üzerine görevlerini bırakmıştı. Zaten iki gün sonra da öldü.
1976 - Seyşel Adaları, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.
1984 - Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında karma ekonomik protokol imzalandı.
1986 - Arjantin, Batı Almanya'yı 3-2 yenerek Dünya Futbol Şampiyonu oldu.
1992 - Cezayir devlet başkanı Muhammed Budiaf suikaste uğrayarak yaşamını yitirdi.
1995 - Ankara Büyükşehir Belediyesi, amblemindeki Hitit Güneşi'ni; Kocatepe Camii'ni ve Atakule'yi simgeleyen bir tasvir ile değiştirdi.
1999 - Abdullah Öcalan, vatana ihanet suçundan idam cezasına çarptırıldı.
2000 - Endonezya'da yolcu taşıyan bir tekne 500 yolcusuyla birlikte battı. Kazadan kurtulan olmadı.
2002 - Türkiye, 2002 FIFA Dünya Kupası'nda 3. oldu.
2005 - Sezen Aksu Bahane Albümünün Remiks'ini çıkarttı.
2008 - Euro 2008 finalinde İspanya, Almanya'yı yenerek Avrupa şampiyonu oldu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:24
  • Güneş04:45
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:37
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:06
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
28.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202123242909
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık