AKP-MHP başkanlıkta anlaştı; Yıldırım ve Bahçeli açıklama yaptı

Ana Sayfa » Siyaset » Bahçeli 'Alo Fatih' Deyince Habertürk Yayını Kesti

Bahçeli 'Alo Fatih' Deyince Habertürk Yayını Kesti

MHP grup toplantısını canlı yayınlayan Habertürk, Bahçeli'nin Erdoğan ile Fatih Saraç arasındaki ses kaydını eleştirmesi sonrası yayını kesti.

 
11 Şubat 2014 Salı 12:20 
Yorum YapYazdır
 
 
Bahçeli 'Alo Fatih' Deyince Habertürk Yayını Kesti

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti grubunda yaptığı konuşmada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Habertürk yöneticisi Fatih Saraç arasında geçtiği iddia edilen ses kayıtlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

 

"SAHİBİNİZE DURUMU TAKLA ATA ATA BİLDİRİN"
"Başbakan Erdoğan bu sözlerimize uzandığı ilk telefonla Fatihlerine telefon yağdıracaktır" diyen MHP lideri "Erdoğan'ın paralı askerleri, medyadaki soytarıları 24 Alo Fatih hattı biz konuşurken sürekli açıktır bizi dinlemektedir. Aslan parçası Fatihleri tetikte beklemişlerdir. Şimdi de biz Fatihçiklere sesleniyoruz. MHP fırtına gibi geliyor, tehlike gibi geliyor. Bu nedenle yayınımızı derhal kesin ve sahibinize durumu takla ata ata bildirin" şeklinde konuştu.

 

HABERTÜRK YAYINI KESTİ
Bahçeli'nin Fatih Saraç'a yönelik eleştirilerinin ardından, MHP liderinin grup konuşmasını canlı olarak yayınlayan Habertürk Televizyonu, aniden yayını kesti.

 

Bahçeli neler dedi?

 


 

"…MHP FIRTINA GİBİ GELİYOR"

Bahçeli, "Başbakan Erdoğan Dünya’nın neresinde olursa olsun aslan parçası fatihleri, kula kulluk eden iki ayaklı dama taşları tetikte beklemişler, adeta amuda kalkarak emre amade olduklarını göstermişledir. Şimdi de biz fatihciklere sesleniyoruz: 'Alo Fatih', haberiniz olsun tehlike büyük, çünkü MHP sel gibi, kurşun gibi, fırtına gibi geliyor. Bu nedenle yayınımızı derhal kesin, durum raporunu da sahibinize takla ata ata bildirin ve ezile büzüle en kısa yoldan ulaştırın.  Buradan Başbakan’a bir teklifte bulunuyorum: Madem sözlerimizden çok alınıyorsun, üzüntüden fatihlerini iki de bir azarlıyorsun, o halde gel bu işi çözelim, sonuca erdirelim. Şahsımın; ne zaman, ne kadar süreyle, hangi sınırlarda, nerede ve nasıl konuşması gerektiğini bildirirsen senin gönlünü kırmaz, deyim yerindeyse sana bir güzellik yapmaktan çekinmeyiz. Sayın Başbakan yeter ki sıkma canını, bu kadar çırpınma, bu kadar dert etme, her şeyin orta yolu vardır ve bize bir 'Alo' demen kâfidir" dedi. 

"MAZLUM KARAKTERİNİN KOPYALARINI YANA DÖNE ARIYORDUR"

Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü ; "Özel hayatın mahkeme kararı olmaksızın dinlenmesi, kayda alınması ve sonra da siyasi spekülasyona malzeme yapılması kesinlikle maruz görmeyeceğimiz, doğru bulmayacağımız bir ahlaki düşüklüktür. Bu gelişmelerden Başbakan’ın sızlanmasına ve rahatsızlık duymasına lüzum yoktur. Şayet kamuoyuna servis edilen dinleme kayıtları, sızdırılan tapeler bizzat Başbakan’ın mahremiyetini ilgilendirmiş olsaydı, buna en başta biz karşı çıkar ve kararlıkla da lanetlerdik. Fakat kazın ayağı hiç de öyle değildir. Bu vesileyle Başbakan’a kendisinin çok sevdiği, geçmişte de sıklıkla kullandığı sözleriyle seslenmek istiyorum: Sayın Başbakan şunu iyi anla ki, bu ses kayıtlarının içeriği özel değil, genel genel, genel ahlaksızlığın daniskasıdır. Başbakan işi gücü bırakmış Milliyetçi Hareket Partisi’ni takibe girişmiştir. Bu elbette bizim için memnuniyet vericidir. Başbakan bizi ne kadar izlerse, ne kadar dinlerse, ne kadar örnek alırsa o kadar çok şey öğrenecek ve doğruyu görecektir. Ancak kendisi bizden istifade için değil, sesimizi kısmak, ekranlardaki nefesimizi kesmek için çırpınmıştır. Muhtemeldir ki, şu anda ekran karşısında başını iki eli arasına alarak odasında terör estiriyor ve merhum Kemal Sunal’ın bir filminde sürekli dayak yiyen mazlum karakterinin kopyalarını yana döne arıyordur. Başbakan nereye gitse gözü bizdedir. Başbakan ne yapsa bir kulağı bize çevrilidir. Başbakan ne yöne dönse karşısında bizi veya hayalimizi görmektedir. Muhtemeldir ki, geceleri bile adımızı sayıklamaktadır."

"BAŞBAKAN İŞİ GÜCÜ BIRAKMIŞ EKRAN DEDEKTİFLİĞİNE, MERAK SALMIŞTIR"

Bahçeli, "Evet efendim, emriniz olur efendim, tamam efendim, üzülmeyin efendim' diyen arkadan kurmalı fatihler yeniden ekranları karartmış, aldıkları buyrukları harfiyen yerine getirerek bize ambargo koymuşlardır. Bunlar şu ana kadar öğrendiğimiz anti demokratik uygulamalardan bazılarıdır. Bizimle ilgili haberlere daha birçok müdahalenin olduğuyla ilgili derin kuşkularımız vardır. Başbakan işi gücü bırakmış ekran dedektifliğine, gazete zabıtalığına merak salmıştır" dedi.

"ÜLKÜCÜ HAREKET BAŞBAKAN'I KORKUDAN TİR TİR TİTRETMEKTEDİR"

"Milliyetçi-Ülkücü Hareket Başbakan’ı korkudan tir tir titretmektedir" diyen Bahçeli, şunları söyledi; " Çünkü biz haklıyız, çünkü biz doğruyuz, çünkü biz Türk milletinin hissiyat ve düşüncelerinin yegâne tercümanı ve sözcüsüyüz. Hainlerin bizi sevmemesi doğaldır. Diktatörlerin bizden hoşlanmaması normaldir. Özgürlük ve demokrasi vurguncularının, milli kimlik ve milli kültür düşmanlarının, bölücü ve yıkıcı tüm unsurların bizim sözlerimizden, değerlendirmelerimizden ürkmesi, kulaklarını tıkaması boşuna değildir. Ancak unuttukları bir şey vardır. İster anketlerdeki oy oranlarımızla oynasınlar, ister iktidar kahyası fatihler ekranlardan, gazete sayfalarından bizleri mahrum bıraksınlar. Milli irade hırsızları, medya zebanileri, ekran hafiyeleri, istibdatçılar, medyayı istila eden çıkarcılar ister hiç haberimizi vermesinler, ister bizi yok farz etmeye devam etsinler."

17 ARALIK OPERASYONU

Bahçeli, "Başbakan’ın rüşvet tanımından sonra 17 Aralık Operasyonun ibresi değişmeye meyyaldir. Halen 11 tutuklu ve 91 şüphelinin yer aldığı ‘Rüşvet ve Yolsuzluk Soruşturması’na bakan yeni savcı, tutuksuz olarak yargılananlara yönelik adli kontrol ve yurtdışı yasağı tedbirlerini de kaldırmıştır.Anlaşılan Başbakan ve hükümeti hazmettire hazmettire hırsız ve rüşvetçileri serbest bıraktıracaktır. Bize göre, Başbakan’ın hayırsever olarak takdim ettiği İranlı şahıs iktidarın yasa dışı iş ve işlemlerinin kara kutusudur.Bu kutunun şifreleri çözülür, bu karanlık kişi dili çözülür ne var ne yok itiraf ederse bakanların ve Başbakan’ın foyası tümüyle ortalığa dökülecektir. Başbakan gerçeklerin açığa çıkmaması için ecel terleri dökmektedir" dedi. 

İNTERNET YASASI

Bahçeli, “İnternet erişimini baskı altına alan, sanal medyaya kelepçe vuran bu çağdışı kararın kabul edilebilir hiçbir yanı yoktur. Elbette internet yoluyla işlenen suçların, yapılan hakaretlerin önüne geçmek önemli ve zorunlu bir ihtiyaçtır. Ne var ki izlenen yöntem arızalı ve kusurludur. Yasaların amacı, özgürlüğü kısmak veya kaldırmak değil, korumak ve genişletmek olmalıdır. Şayet kişi hak ve hürriyetleri güvencede değilse demokrasinin bırakınız yaşamasını isminden dahi bahsetmek imkansızdır. Demokrasiden vazgeçmek, özgürlükten taviz vermek insanlığı askıya almakla eşdeğerdir" diye konuştu.

KIBRIS'TAKİ YENİ MÜZAKERE SÜRECİ

"Bugün itibariyle Kıbrıs’ta yeni bir müzakere süreci başlamaktadır" diyen Bahçeli, "KKTC yönetimiyle Rum tarafının üzerinde anlaştığı iddia edilen ortak metin baz alınarak müzakerelerin yürütüleceği kamuoyuna yansımıştır. İlk olarak Kıbrıs sorununun Mayıs ayındaki Avrupa Parlamentosu seçimlerine kadar çözülmesi planlanmaktadır. Bize göre Kıbrıs konusunun tekrar gündeme gelmesi oldukça ilginç ve üzerinde durulması gereken bir zamana denk düşmüştür. Doğu Akdeniz’deki enerji hesapları, İsrail, ABD ve Rum yönetimi arasındaki paslaşmalar Kıbrıs’ı milli tezlerin aleyhine olacak bir güzergâha sokmuştur. Rumların adaya hâkimiyet kurma arayış ve özlemleri, Türk toplumunu sindirme ve silme çabaları uluslararası toplumun açık ya da örtülü desteğini her zaman almıştır. Annan Planı kapsamında 24 Nisan 2004 tarihinde yapılan referandumdan çıkan 'Yes Be Annem' iradesi bir yönüyle Rumlara ve Batı planlarına taviz olmuş, adadaki Türk varlığına karşı bitmeyen mücadelelere yeni bir halka eklemiştir. Kıbrıs Türk halkının kimliğini koruması ve kazanılmış haklarının çarçur olmaması çok ama çok önemlidir. Bizim için adada adil, kalıcı ve iki kesimliliği teminat altına almayan hiçbir plan, proje, karar meşru ve geçerli olmayacaktır. Dileğim yeni müzakere sürecinin Kıbrıs Türklüğünün çıkarlarını ve egemenlik haklarını tescil etmesidir" dedi.

"VİZYONSUZ BİR EĞİTİM SİSTEMİNİN DİREKLERİ DİKİLDİ"

AKP hükümetinin milli eğitim sisteminin ahengini bozmakla kalmadığını yarınları da sabote ettiğini belirten Bahçeli, "Bizi kaygılandıran en temel meselelerden birisi eğitim ve öğretimdeki millilik vasfının küllenmiş ve karartılmış olmasıdır. Bu durum milli bekamız ve milli varlığımız açısından ilave riskler doğurmuştur. Başbakan’ın reform diye gündeme getirdiği her yeni düzenleme artan problemlere, yayılan uyum zorluklarına, yoğunlaşan kafa karışıklıklarına fazlasıyla önayak olmuştur. Sonuç olarak da ufuksuz, ruhsuz, vizyonsuz, mefkûresiz bir eğitim sisteminin direkleri dikilmiş, kirişleri kurulmuş, çatısı örülmüştür. Atamayı dört gözle, sabırsızlıkla ve zorluklara katlanarak bekleyen öğretmenlerimizin feryatları duyulmalı, bu sosyal kangren tedavi edilmelidir. Sormak istiyorum ki, Başbakan Erdoğan her tarafa harcayacak para bulmuştur da, sıra öğretmenlere gelince mi bütçe imkânlarını hatırlamıştır?" dedi.

"BAŞBAKAN ÇOCUKLARI MASUM, HAKKINI İSTEYEN ÖĞRETMENLER SUÇLU"

Bahçeli, "Para kasalarına tıkıştırılan milyon dolarlarla azan bakan çocukları, iş takibi yapan, işadamlarını markaja alan, kamu arazilerini zimmetine geçiren Başbakan çocukları masumdur, komplo kurbanıdır; ancak hakkını isteyen öğretmenler suçlu ve hadlerini aşmaktadır. Başbakan’ın birinci derece sit alanlarına villa yapması, devlet hazinesini ona buna peşkeş çekmesi normaldir, ama öğretmenlerimizin çalışmak istemeleri, hakları olan siyasi tasarrufu talep etmeleri anormaldir, falsolu davranışa girmektedir. Sayın Başbakan böylesi vicdansızlık, böylesi adaletsizlik emin ol ki, ne Angola’da, ne Zambia’da, ne Tanzaya’da, ne Uganda’da ne de Honduras’da vardır. Hükümet Türkiye’yi her zeminde küçük düşürmekle kalmamış, milyonlarca Türk vatandaşını yokluğa, yoksulluğa, açlığa, muhtaçlığa terk etmiştir. Nasılsa Başbakan’ın işleri tıkırındadır" diye konuştu.

DERSHANELERİN KAPATILMASI

TBMM’ne sevk edilen dershaneleri içine alan Kanun Tasarısı’nın kendi içinde birçok tutarsızlığı ve tartışılacak yönü olduğu her türlü izahtan varestededir. Şunu hemen söylemek isterim ki, bizim dershanelere bakışımız net, duruşumuz bellidir. Daha önce de dile getirdiğimiz gibi, dershanelerin kapatılması ilkesel düzeyde benimsediğimiz bir husustur. Fakat öncelikle dershanelerin ihtiyaç olmaktan çıkarılması ve milli eğitim sisteminin beklentileri yeterince karşılaması lazımdır. Evlatlarımızı dershanelere mahkûm eden yürürlükteki bozuk ve bulanık sistem değişmeden yapılacak her hamle, alınacak her karar boşlukta kalacak, bir ayağı sakat olacaktır" dedi.

 
11 Şubat 2014 Salı 12:20 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
12
9
3
0
30
2
Beşiktaş
12
8
4
0
28
3
Fenerbahçe
12
7
3
2
24
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
9
Antalyaspor
12
4
3
5
15
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:33
  • Güneş07:21
  • Öğlen12:22
  • İkindi14:46
  • Akşam17:02
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1409 - Leipzig Üniversitesi kuruldu.
1804 - Napolyon Bonapart, Paris'teki Notre Dame Katedrali'nde, Papa'nın da katıldığı törende taç giydi ve Fransa İmparatoru oldu.
1848 - Fransuva Jozef, Avusturya imparatoru oldu.
1852 - III. Napolyon, Fransa'da İmparator ilan edildi.
1873 - Türkiye'nin ilk borsası sayılan Dersaadet Tahvilat Borsası açıldı.
1901 - King Camp Gillette tarafından jiletin patenti alındı.
1908 - Çin'de çocuk İmparator Pu Yi 2 yaşındayken tahta çıktı.
1909 - Fransız Baron Cathers, Osmanlı'daki ilk uçak gösterisini yaptı. Uçak, Şişli Hürriyeti Ebediye tepesinden Bulgar Hastanesine indi.
1909 - Leo Baekland ilk yapay plastik bakalitin patentini aldı.
1914 - Avusturya, Belgrad'ı işgal etti.
1918 - Ermenistan, Osmanlı devletinden bağımsızlığını ilan etti.
1920 - Türkiye ile Ermenistan arasında Gümrü Antlaşması imzalandı. Kars Ermenistan'dan alındı.
1928 - Celal Sahir Bey'in (Erozan) hazırladığı "İmla Lügatı" yayımlandı.
1940 - Kağıt sıkıntısı nedeniyle gazetelerin sayfa sayısına kısıtlama getirildi.
1942 - Chicago'lu bilim adamları ilk kontrollü zincirleme atomik reaksiyonu gerçekleştirdiler.
1943 - Yüzde 87'si gayri Müslüm azınlıklar olan Varlık Vergisi'ni ödeyemeyen mükellefler borçlarını "bedenen çalışarak ödemeleri" için çalışma kamplarına gönderilmişti. Kamplarda bulunanların serbest bırakılması karar verildi.
1949 - Yunanistan'dan gelen bir tiyatro topluluğu, İstanbul'da Cevat Fehmi Başkut'un Paydos adlı oyununu sahneledi.
1956 - Fidel Castro, Grama yatıyla Küba'ya çıktı.
1956 - Ankara'nın 120 km kuzeydoğusunda yer alan Sarıyar Barajı açıldı.
1961 - Küba lideri Fidel Castro, kendisini, Küba'yı komünizme taşıyacak bir Marksist-Leninist olarak ilan etti.
1963 - Karadeniz Teknik Üniversitesi Trabzon'da açıldı.
1963 - Türkiye'nin ilk koalisyon hükümetinin başkanı İsmet İnönü 24 yıl sonra ilk kez üstlendiği başbakanlık görevinden istifa etti.
1965 - Ankara'da hava kirliliği tehlikeli boyutlarda: Bilim çevreleri Ankara'da 20 yıl yaşayan birinin kanser riskinin çok yüksek olduğunu açıkladı.
1974 - Keban ve Gökçekaya santralleriyle, Seyitömer termik santralinin üç ünitesinin birden aynı anda arızalanması üzerine tüm Türkiye'de her gün 1.5 saatlik elektrik kısıtlamasına başlandı.
1981 - Hülya Koçyiğit, Fransa'da düzenlenen 3 Kıta Film Festivali'nde, "Kurbağalar" filmindeki rolüyle "En iyi kadın oyuncu" ödülünü aldı.
1981 - İstanbul Teknik Üniversitesi'nden 450 öğretim üyesi Yüksek Öğretim Kanunu'na karşı açıklama yaptı.
1982 - Dr. Robert K. Jarvik tarafından geliştirilen ilk yapay kalp, Barney Clark adlı hastaya takıldı.
1983 - Türkan Şoray ile Cihan Ünal evlendi.
1988 - Benazir Butto, Pakistan başbakanı olarak yemin etti.
1993 - Kolombiya'lı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Meddelin'de güvenlik güçlerince öldürüldü.
2002 - Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 3 Kasım 2002'de Siirt'te yapılan milletvekili seçimini iptal etti. Seçim işlemlerindeki eksikliğin seçim sonuçlarında etkili olduğu sonucuna varan YSK, Siirt'teki seçimin yenilenmesine oybirliğiyle karar verdi.
2003 - Yargıtay 11. Ceza Dairesi kayıp trilyon davasında kapatılan RP'nin genel başkanı Necmettin Erbakan'a özel belgede sahtecilik suçundan verilen 2 yıl 4 ay hapis cezasını oybirliğiyle onayladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
26.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu052122262944
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık