CHP'den hükümete Kuzey Irak desteği

Ana Sayfa » Siyaset » Bahçdeli'den hükümete ve açılıma sert eleştiri

Bahçdeli'den hükümete ve açılıma sert eleştiri

TBMM Genel Kurulu'nda konuşan Bahçeli, "Türkiye eriyor, vatan tartışılıyor, teröristler baştacı yapılıyor" dedi.

 
10 Aralık 2014 Çarşamba 22:29 
Yorum YapYazdır
 
 
Bahçdeli'den hükümete ve açılıma sert eleştiri

TBMM’deki bütçe görüşmelerinde parti grupları adına son olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Genel Kurul’a hitap etti. Hükümeti çözüm süreci üzerinden sert sözlerle eleştiren Bahçeli, ‘Biz yapılan müzakerelerden rahatsızız. Siyasi bölücüler kıyamet kopartmaktan bahsetmektedirler. Siyasi partilerin eylemleri devletin bağımsızlığına, aykırı olamayacaktır. Aksi bir tavır anayasal yaptırımlar uygulamayı gerektirir. Kobani olaylarının bir benzeri yaşanırsa bunun bedelini kim ödeyecektir? Artık ihanet saklanmıyor. Türkiye eriyor, vatan tartışılıyor, bugün teröristler baştacı yapılıyor’ diye konuştu.

İşsizliğin ekonominin en büyük sorunlarından bir olduğuna değinen Bahçeli “İşsizler ordusuna hangi mazeretleri uyduracağız. 1150 odalı kaçak sarayla uğraşıyorduk size gelinceye kadar akşam mı oldu diyeceğiz?” ifadesini kullandı.

Çözüm sürecine karşı olduklarını hatırlatan Bahçeli, “Geçmişte ne zaman çözüm sloganları atılsa ya insanımızdan ya da toprağımızdan olduk” dedi.

Devlet Bahçeli’nin açıklamalarından satır başları şöyle:

Türkiye’nin kılcal damarlarına bütçe ayna tutmalıdır. Makarna ve kömür dağıtmaktan gocunmayan AKP hükümeti yakınlarını kayırmaktan da gocunmamaktadır.

Vicdansız dengesizlik ne inançlarımızla ne de insanlığımızla bağdaşmaktadır. Uzunca bir süredir demokrasinin garantisi olan orta sınıf küçülmektedir. Bu sorun Türkiye’nin alttan alta kabaran dip dalgasıdır. Tutarlı iyi projelendirilmiş programlara ihtiyaç vardır. Ya servet yaratırsınız ya da başkalarının servetine el koyarsınız. Zenginleşenlerin nasıl bu duruma geldiklerini görmek için 17-25 Aralık’taki rezaletlere bakmak yeterlidir.

Darbe tezleri tutmamış paralel tezleri ciddiye alınmamıştır. Büyük ve ana gövde olan Türk milletinin reflekslerini azaltan iki etmen vardır birisi yoksulluk diğeri de algı operasyonudur. Milli hisler şiddetli bir kanama geçirecektir.

DEMOKRASİ VE BÜYÜME

Emeğin sermaye karşısında erimesi büyük çaplı yoksullaşmayı da beraberinde getirmektedir.

Demokrasisi tıkanmış bir ülkenin büyüdüğü bugüne kadar görülmemiştir. Güvenlik kaygısının arttığı bir dönemde ekonominin toparlanması imkanlar dahilinde değildir. Huzur ortadan kayboluyorsa süslü sözler bir anlam doğurmayacaktır. Bir yandan Ermenek’te Recep yırtık lastik ayakkabı giyerken bir tarafta saraylar inşaa edilmektedir.

Tencerede pişirip kapağında yiyenlerin hakkına hepimizin rivayet etmesi gerekmiyor mu?

1150 ODALI KAÇAK SARAY

İşsizler ordusuna hangi mazeretleri uyduracağız. 1150 odalı kaçak sarayla uğraşıyorduk size gelinceye kadar akşam mı oldu diyeceğiz?

Bütçenin yeni yetme despotlarına sunulması kabul edilemez. Vatandaşlarımızın perişanlığı rakam oyunlarıyla örtbas edilmektedir.

Bütçenin müsriflik için planlandığı açıktır. Bütçe faize, ranta, soyguna ikramdır. Bütçe öngörülen hedefler milletimizin beklentileriyle ve ekonominin reeel durumuyla örtüşmemektedir.

Siyaset tarihimizin en büyük sorunu birbirini anlamak, uzlaşmayla sorun çözme becerisi olan siyasilerin bütün güçlerini birbirini yıkmaya ayırdıklarını görürsünüz. Siyasetin bir amacı vardır. Fikri çatışmayı en aza indirmek amacı olmalıdır.

İnsanları birbirine düşürmenin sonu olmadığı gibi bunun da dehşet veren gelişmelere neden olabileceği görülmelidir. Geleceğini kamplaşmaya göre planlayan iktidarlar hayatta kalmamıştır, kalmayacaktır.

Zekaya sınır çizilemeyeceği doğrudur. Ama ihanetlere engel olunmazsa feci bir ateşin hepimize tebliğ edileceğini unutmamalıdır. Dürüst ve nezih bir mizaca sahip arkadaşlarım bunu enine sonuna sorgulayacaktır. uzun bir süredir çözüm kavramı etrafında yığınaklar yapılmaktadır. Çözüm ve çözülme diyenler iki ayrı kutupta birikmiştir. İktidar ve bölücü çevreler dibe sürüklendiğimizi görmekten acizdirler. Alaattin’in sihili lambasından çıkartılan çözüm kavramını konuşmak için önce sorundan bahsetmek gerekir.

Sorun nedir neleri kapsamaktadır? Çözümle ulaşılmak istenen nelerdir? Sorun terörse çözüm tam saha prestir. Önce sorun seansları düzenleyip sonra çözüm masaları toplamak zillettir. Devlete ve millete kumpas kurmak ihanet değil de nedir. Bölünmeyi birleşmek zannetmek vicdan özürüdür. Terörden medet umularak bir netice alınamaycağını defalarca söyledik.

Ne zaman çözüm dedilerse ya insanımızı ya da toprağımızı..

Geçmişte ne zaman çözüm sloganları atılsa ya insanımızdan ya da toprağımızdan olduk.

1910′lu yıllardaki sarsıcı çekilişlerle karşı karşıya kaldık. Düveli muazzam çözüm diye bağırıyordu. İstanbul’daki Fener Rum Patriğ-i çözüm diye bağırıyordu. İkinci Meşrutiyet’ten sonra Meclis’teki bazı vekiller çözüm temposu tutuyordu. Her sorun yeni bir isyan dalgası getirmişti. Hasta adam denilen koskoca imparatorluk gün gün tüketilmiştir.

Bir asır sonra bu sıralarda oturacak nesillere yerleşim yerlerinin adı değişmiş yerler mi bırakalım? Sorun ve çözüm makasına alınmış Türk milletine isteseniz içeriğini bilmediğiniz çözüm kulvarına yuvarlanırsınız bunu tarihe nasıl anlatırsınız?

Tarihin tekerrür etmesine göz göre göre onay veremeyiz. PKK denen insan kasaplarıyla Türkiye’yi masaya yatırmak çözüm müdür? Benim bu kadar ağırlığım yoktu, İmralı’da daha güçlü bir lide oldum demek çözüm müdür?

Van’da asker selamı veren oyuncu

Mehmetçiklerin enselerinden vurulması çözüm müdür? Van’da asker selamı yapan çocuğun hiddetle baskı altına alınması çözüm müdür? Kimse boşu boşuna hayale kapılmasın. Türk milleti bu tuzağa düşmeyecektir. MHP zalimin korkusu hainin korkulu rüyası olarak dimdik durmaktadır. Türkiye cumhuriyeti, tek bayrak, tek vatan, tek dil anlayışıyla ne olursa olsun korunacaktır. Millet istiklaline yine leke sürdürmeyecektir.

Aldıkça iştahı kabaran gücün duracağı yer neresi olacak? Hükümetin direnci nerede ortaya çıkacak? Çözüm süreci kamu düzeninin alternatifi değildir diyen Başbakan hangi aşamaya kadar bölücü unsurların dediğini yapacak?

TÜRKİYE ERİYOR VATAN TARTIŞILIYOR

Biz yapılan müzakerelerden rahatsızız. Siyasi bölücüler kıyamet kopartmaktan bahsetmektedirler. siyasi partilerin eylemleri devletin bağımsızlığına, aykırı olamayacaktır. Aksi bir tavır anayasal yaptırımlar uygulamayı gerektirir. Kobani olaylarının bir benzeri yaşanırsa bunun bedelini kim ödeyecektir? Artık ihanet saklanmıyor. Türkiye eriyor, vatan tartışılıyor, bugün teröristler baştacı yapılıyor.

 
10 Aralık 2014 Çarşamba 22:29 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1575 - Padişah III. Murat'ın görevlendirdiği Müneccimbaşı Takiyüddin Efendi'nin öncülüğünde kurulan İstanbul Rasathanesi, açıldı. Rasathane, devrin Şeyhülislamı tarafından 1580'de yıktırıldı. Araştırmacılar, rasathanenin Galatasaray Lisesi civarında kuruldu
1893 - Yeni Zelanda Kolonisi, kadınlara oy hakkı tanıyan ilk ulus oldu. Bu atılımın öncüsü, 1866'da kadın hareketini başlatan Kate Sheppard idi.
1921 - TBMM, Mustafa Kemal Paşa'ya, Mareşal rütbesiyle Gazi unvanı verdi.
1935 - Almanya'da Yahudilerin kamu sektöründe çalışmasını yasaklandı.
1941 - II. Dünya Savaşı'nda Alman kuvvetleri Kiev'i işgal etti.
1944 - Finlandiya ile Sovyetler Birliği ateşkes imzaladı.
1951 - Kuzey Atlantik Paktı Konseyi, Türkiye ve Yunanistan'a NATO'ya katılma çağrısı yaptı.
1955 - Arjantin Cumhurbaşkanı Juan Peron, askeri darbeyle devrildi ve Paraguay'a sürüldü.
1970 - Türk Hava Yollarının Antalya adlı uçağı Isparta yakınlarında düştü: 154 kişi öldü.
1979 - TMMOB tarafından, 54 ilde 736 işyerinde 100 binden fazla mühendis ve mimarın katılımıyla gerçekleştirilen büyük iş bırakma eylemi gerçekleştirildi.
1982 - İsveç'te seçimleri Sosyal Demokratlar kazandı; Olof Palme başbakan oldu.
1985 - Meksika'nın başkenti Meksiko'da meydana gelen 8.1 büyüklüğündeki depremde, 10.000 ila 40.000 kişi hayatını kaybetti.
1987 - 10. Akdeniz Oyunlarında Serbest Güreş Milli Takımı, 6 altın, 1 gümüş madalya ile takım halinde şampiyon oldu.
2002 - Tel Aviv'de bir otobüse düzenlenen intihar saldırısında 5 kişi öldü. Saldırının ardından İsrail tankları yeniden Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat`ın Ramallah'taki karargahına girdi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:16
  • Güneş05:58
  • Öğlen12:26
  • İkindi15:54
  • Akşam18:33
  • Yatsı20:02
 
Süper Loto
14.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121520253053
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
13.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030923273207
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık