Memur zammı için ilk teklif!

Ana Sayfa » Güncel » AYM'den cumhurbaşkanı yetkisine tırpan

AYM'den cumhurbaşkanı yetkisine tırpan

ANAYASA Mahkemesi (AYM) Yüce Divan’da yargılanacak askerler hakkında görev suçuyla ilgili soruşturma açılması halinde, görevden uzaklaştırılmaları yönünde alınacak kararlara yapılacak itirazın, Cumhurbaşkanı tarafından “kesin” hükümle karara bağlanmasını öngören düzenlemeyi iptal etti.

 
24 Haziran 2015 Çarşamba 13:01 
Yorum YapYazdır
 
 
AYM'den cumhurbaşkanı yetkisine tırpan

İptal kararının gerekçesi bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Böylece, Cumhurbaşkanı’nın Genelkurmay Başkanı dahil askerlerin görevleriyle ilgili suçlardan soruşturulmalarına ilişkin bu kritik kararlarına karşı mahkemeye gitme yolu açıldı. AYM kararıyla Cumhurbaşkanı’nın tek başına verdiği karar ve yaptığı işlem sayılmamış oldu.

AYM, CHP’nin, Askerlik Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’a ilişkin iptal istemini 14 Ocak’ta görüştü ve esastan karara bağladı. AYM, kararını 6’ya karşı 10 oyla verdi. Kanundaki düzenlemeye göre görevle ilgi suçlarda Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanları hakkında Başbakan, Jandarma Genel Komutanı hakkında İçişleri Bakanı, araştırma, gerekiyorsa ön inceleme yaptırarak soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine karar veriyor.

Düzenlemede, soruşturma izni verilen ve soruşturma nedeniyle görevden uzaklaştırılanların itiraz etmeleri halinde, Cumhurbaşkanının vereceği karar kesindi. AYM bu düzenlemeyi yargı yolunu kapatarak, mahkemeye erişim hakkını engellediği için hak arama özgürlüğüne aykırı bularak, iptal etti.

İŞTE O İPTAL KARARI
"Dava dilekçesinde, görevleriyle ilgili işledikleri suçlardan dolayı Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanları hakkında Başbakan, Jandarma Genel Komutanı hakkında ise İçişleri Bakanı tarafından verilen kararlara karşı itiraz edilmesi hâlinde Cumhurbaşkanı tarafından verilen kararların kesin olmasının, ilgililerin yargı yoluna başvurma haklarını elinden aldığı ve söz konusu kararların idari işlem niteliğinde olduğundan yargı denetimine açık olması gerektiği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2., 6., 9., 36., 40., 104. ve 125. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesi uyarınca, dava konusu kural ilgisi nedeniyle Anayasa'nın 105. maddesi yönünden de incelenmiştir.
Dava konusu kuralda, itiraz üzerine Cumhurbaşkanı tarafından verilen kararların kesin olduğu hükme bağlanmıştır. Böylece, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanları ile Jandarma Genel Komutanfnm, görevleriyle ilgili suçlardan dolayı yargılanabilmeleri için Başbakan ve İçişleri Bakanı tarafından soruşturma izni verilmesi veya verilmemesi ile soruşturma izni verilmiş bulunanlar hakkında geçici süre ile görevden uzaklaştırılmaları hakkında kararlara karşı ilgililer tarafından itiraz edilmesi hâlinde Cumhurbaşkanı tarafından verilen kararların kesin nitelikte olacağı öngörülmektedir.

Anayasa’nın 125. maddesinin birinci fıkrasında, “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. ikinci fıkrasında ise “Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler... yargı denetimi dışındadır. ” hükmü yer almaktadır.
Anayasa’nın 105. maddesinin birinci fıkrasında, “Cumhurbaşkanının, Anayasa ve diğer kanunlarda Başbakan ve ilgili bakanın imzalarına gerek olmaksızın tek başına yapabileceği belirtilen işlemleri dışındaki bütün kararları, Başbakan ve ilgili bakanlarca imzalanır; bu kararlardan Başbakan ve ilgili bakan sorumludur. ikinci fıkrasında ise “Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine Anayasa Mahkemesi dahil, yargı mercilerine başvurulamaz. ” denilmektedir.

Dava konusu kural uyarınca Cumhurbaşkanının itiraz makamı olarak vereceği kesin nitelikli kararın tek başına yaptığı işlem olup olmadığının tespiti gerekir. Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler, Başbakan ve ilgili bakanın imzalarına gerek olmaksızın gerçekleşen işlemler olup Anayasa’nın 105. maddesinde belirtildiği üzere esasen bu tür işlemlerin neler olduğunun Anayasa ve kanunlarda açıkça belirlenmesi gerekir. Dava konusu kuralla öngörülen Cumhurbaşkanı’nın itiraz makamı olarak vereceği kesin nitelikli kararların tek başına yaptığı işlemlerden olduğu hakkında Anayasa’da ve kanunlarda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Dava konusu kuralla Cumhurbaşkanı’na verilen yetki ise Devletin başı olarak istediği bir zamanda kullanabileceği bir yetki değildir. Yetkinin kullanılması belli önkoşullara tâbidir. Kuralda ifade edilen üst düzey komutanların görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Başbakan ve İçişleri Bakanı tarafından bir karar verildiği ve ilgililer tarafından bu karara belli bir süre içinde itiraz edildiği takdirde Cumhurbaşkanı tarafından bir karar verilecektir. Bu usulün gerçekleşmediği hâlde Cumhurbaşkanfnın kendiliğinden karar vermesi söz konusu değildir. Cumhurbaşkanı’nın Kanun’da belirtilen kişiler tarafından verilen kararlara karşı ilgililer tarafından itiraz edildiği takdirde vereceği kararların Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemlerden olmadığı anlaşılmaktadır. Cumhurbaşkanı’nın itiraz makamı olarak verdiği kararların tek başına yaptığı işlemlerden olmadığı dikkate alındığında ise idari işlem niteliğindeki söz konusu kararın yargı denetimi dışında olamayacağı açıktır. Bu bağlamda itiraz üzerine Cumhurbaşkanı tarafından verilen kararların yargı denetimine tâbi olması gerekirken, bu kararların kesin olduğunun belirtilerek yargı denetimi dışına çıkarıldığı dava konusu kural Anayasa’ya aykırıdır.
Öte yandan Anayasa’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.' denilerek yargı mercilerine davacı ve davalı olarak başvurabilme ve bunun doğal sonucu olarak da iddia, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır. Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı kendisini savunabilmesi ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesi ve zararını giderebilmesinin en etkili yolu, yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesidir.

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından biri mahkemeye erişim hakkıdır. Mahkemeye erişim hakkı, hukuki bir uyuşmazlığın bu konuda karar verme yetkisine sahip bir mahkeme önüne götürülmesi hakkını da kapsar. Hak arama özgürlüğü demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarından biri olup tüm bireyler açısından mümkün olan en geniş şekilde güvence altına alınmalıdır.

Dava konusu kural, Başbakan ve İçişleri Bakam tarafından üst düzey komutanların soruşturulmalarıyla ilgili verdikleri kararlar hakkında Cumhurbaşkanının itiraz makamı olarak verdiği kararlara karşı yargı yolunu kapatmaktadır. İlgililerin itiraz üzerine verilen kararlara karşı dava açma hakkı, kişilerin hak arama özgürlüklerini etkili biçimde kullanabilmelerini sağlayan yoldur. Dolayısıyla ilgililer yönünden yargı yolunu kapatarak mahkemeye erişim hakkını engelleyen dava konusu kural hak arama özgürlüğüne de aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu kural Anayasa’nın 36., 105. ve 125. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu sonuca farklı gerekçeyle katılmıştır.
Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN, M. Emin KUZ ile Haşan Tahsin GÖKCAN bu görüşe katılmamışlardır.
Kuralın Anayasa'nın 2., 6., 9., 40. ve 104. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir."

 
24 Haziran 2015 Çarşamba 13:01 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1823 - Şili'de kölelik yasaklandı.
1866 - Tennessee, Amerikan İç Savaşı sonrasında birliğe tekrar kabul edilen ilk eyalet oldu.
1901 - Yazar O. Henry, zimmet suçundan Austin, Texas'ta üç yıl kaldığı hapishaneden iyi hal nedeniyle salıverildi.
1911 - III. Hiram Bingham, Machu Picchu'yu (İnka'ların kayıp şehri) yeniden keşfetti.
1915 - Şikago'da yolcu gemisi battı: 845 kişi öldü.
1923 - Günümüz Türkiye'sinin sınırlarının çizildiği Lozan Antlaşması imzalandı.
1931 - Pittsburgh'da (Pensilvanya) yaşlılar evinde çıkan yangında 48 kişi öldü.
1936 - İspanya hükümeti iç savaş nedeniyle dünyadan yardım istedi.
1943 - II. Dünya Savaşı: İngiliz ve Kanada uçakları geceleri, ABD uçakları gündüzleri Hamburg'u bombaladı. Kasım'da operasyon bittiğinde 9.000 ton patlayıcı kullanılmış, 30.000 den fazla insan ölmüş ve 280.000 bina yıkılmış olacaktı.
1950 - Gazeteciler Cemiyeti sansürün kaldırılışını Basın Bayramı ilan etti.
1952 - Merzifon ve Akşehir'de sel: 77 ev yıkıldı, 500 büyükbaş hayvan öldü, tarım alanları sular altında kaldı.
1955 - Ekrem Koçak 800 metrede Akdeniz Oyunları rekoru kırarak birinci oldu.
1958 - Türkiye'nin Kıbrıs'a asker gönderme önerisini İngiltere reddetti.
1959 - Irak'ta 1000 kadar Kerkük Türkmeni'nin katledildiği açıklandı.
1960 - Basın Ahlak Yasası imzalandı.
1963 - Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu çıktı.
1967 - 11 Mayıs'ta greve giden ve haklarını almak için Ankara'ya yürüyüşe geçen Manisalı 90 temizlik işçisi 930 kilometre kat ederek Ankara'ya vardı.
1967 - Dokunulmazlığı kaldırılan Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Çetin Altan iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
1968 - Polisin İstanbul Teknik Üniversitesi Yurdu'nu bastığı sırada dövdüğü gençlerden Hukuk Fakültesi öğrencisi Vedat Demircioğlu sekiz gün komada kaldıktan sonra öldü.
1974 - Yunanistan'da yedi yıldır süren cunta yönetimi sona erdi; sürgündeki Konstantin Karamanlis hükümeti kurmak üzere geri döndü.
1977 - Dört gün süren Libya-Mısır savaşı sona erdi.
1985 - Yeşilköy Havaalanı'na, Atatürk Havalimanı adı verildi.
1986 - Kartal, İstanbul'da tren kazası: 9 ölü, 18 yaralı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:54
  • Güneş05:02
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:54
  • Yatsı21:44
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık