Savcılıktan Genelkurmay İletişim Dairesi'ne cunta suçlaması

Ana Sayfa » Siyaset » AYM o başvurular hakkında ne karar verecek

AYM o başvurular hakkında ne karar verecek

Bu değişikliğin amacı siyasidir. Amaç, CHP ve HDP milletvekilleri üzerinden muhalefeti tümüyle yok etmektir. Çünkü...

 
27 Mayıs 2016 Cuma 07:18 
Yorum YapYazdır
 
 
AYM o başvurular hakkında ne karar verecek

TBMM’nde kabul edilen bir Anayasa değişikliğiyle, başka bir anlatımla Anayasa’ya eklenen bir geçici maddeyle, “eldeki dosyalar”yönünden milletvekillerinin dokunulmazlıkları toptan kaldırılmıştır. Başka bir anlatımla, Anayasa’nın pek çok kuralı bu düzenlemeyle“geçici” olarak değiştirilmiştir.

Değişiklik yürürlüğe girdiğinde TBMM Başkanlığı, Başbakanlık ve Adalet Bakanlığı elindeki suçlama dosyaları, milletvekillerinin soruşturulmaları ve yargılanmaları için ilgili mahkemelere gönderilecektir.

Bu yazının yayıma gönderildiği gün ve saate kadar Anayasa değişikliği henüz Resmi Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe girmemiştir.

Bu değişikliğin amacı siyasidir. Amaç, CHP ve HDP milletvekilleri üzerinden muhalefeti tümüyle yok etmektir. Çünkü AKP’lilerin dosyaları hemen hemen kalmamıştır. Kalsa da, AKP yargısı tarafından bu dosyaların gereği(!) yapılacaktır. Hedef, muhalefet can derdiyle uğraşırken, MHP’nin desteğiyle “RTE tipi başkanlığı” ya da “partili cumhurbaşkanlığı”nı Meclis’ten geçirmektir.

Anayasa aslında suçlama dosyası bulunan milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması konusunda Meclise yetki vermektedir. (m.83) Bunun yöntemi de TBMM İçtüzüğü’nde (m.131-134) düzenlenmiştir.

AKP Meclis’teki çoğunluğuyla bu işi tek başına kolayca yapabilir, dokunulmazlıkları kaldırabilir ve uygun gördüğü milletvekilinin soruşturulmasını ve/veya yargılanmasını sağlayabilirdi. Bunun yerine suçlama dosyası bulunan milletvekillerinin dokunulmazlığının toptan kaldırılması, gerçek amacı ortaya koyması yönünden önemlidi

 

ANAYASA’YA AYKIRI

Değişikliğe ilişkin bu yasa, Anayasa’nın eşitlik ilkesini, hak arama özgürlüğünü, dokunulmazlıkların Meclis kararıyla ve İçtüzükteki kurallar doğrultusunda kaldırılmasına ilişkin düzenlemeleri, Meclis’te yapılacak savunma hakkının kişilerin elinden alınmasını ve dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin Meclis kararının iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurma hakkını ihlal etmesi yönünden tam bir hukuksal garabettir.

Anlaşılmaz olan Ana Muhalefet Partisinin kendisi için intihar olan bu hukuksal garabete destek vermesidir.

Şimdi kapsama giren HDP ve CHP milletvekilleri konuyu Anayasa Mahkemesi’ne götürmenin yollarını aramaktadırlar.

ANAYASA MAHKEMESİ ÇIKMAZ YOL

Anayasa Mahkemesi’nin denetimi yönünden 3 yol vardır:

- Yasanın iptali için dava açılması, (AY/m.148)

- Bireysel başvuru hakkının kullanılması, (AY/m.148)

- Dokunulmazlığın kaldırılmasına ilişkin yasanın “Meclis kararı niteliğinde” olduğu savıyla iptal isteminde bulunulması. (AY/m.85)

Bu üç yolun ne kadar geçerli olduğunu ve yaratacağı sonuçları açıklamaya çalışalım.

YASANIN İPTALİ

1) Anayasa değişikliğine ilişkin yasanın iptali istenebilir mi?

Bu soruyu yanıtlarken, dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin yasanın düz bir yasa olmayıp, bir Anayasa değişikliği olduğunun unutulmaması gerekir.

Çünkü yasalar ile Anayasa değişiklikleri Anayasa Mahkemesi denetimi yönünden farklı kurallara bağlıdır.

Anayasa Mahkemesi, yasaları “şekil” ve “esas” yönünden Anayasa’ya uygunluk denetimine tabi tutarken, Anayasa değişikliklerini yalnız “şekil” yönünden denetler. Şekil yönünden denetim de “teklif ve oylama çoğunluğuna” uyulup uyulmadığının incelenmesiyle sınırlıdır.

Görüldüğü gibi, dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin Anayasa değişikliğinin, esas yönünden Anayasa’ya aykırılık denetimine bağlı tutulması olanaksızdır.

Esasen Anayasa değişikliği ile yapılan düzenlemeler de birer anayasal kural olduklarından, bunların diğer kurallara aykırılığından değil, olsa olsa çelişkisinden söz edilebilir.

Ancak Anayasa Mahkemesi geçmişte, Anayasa’nın ilk 4 maddesi kapsamındaki “değiştirilemez, değiştirilmesi teklif edilemez” ilke ve kuralların dolaylı olarak değiştirilmesi niteliğinde gördüğü kimi Anayasa değişikliklerini denetlemiş, hatta iptal etmiştir.

Bu Anayasa değişikliği de, muhalefeti yok etme amacı güttüğünden, aynı nitelikte görülüp, Anayasa’nın 2. maddesindeki “demokratik devlet” ve “hukuk devleti” ilkelerinin dolaylı yoldan anlamsız kıldığı sonucuna ulaşılabilir.

Anayasa Mahkemesi’ne giden yollardan en etkili olabileceği düşünülen bu yoldur. Bu yolu izleyip Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunabilmek için mutlaka 110 milletvekili imzasına gereksinim vardır. Çünkü Ana Muhalefet Partisi Anayasa Mahkemesi’ne başvurmayacağını açıklayarak kendini gereksiz yere bağlamıştır. Hakkında dosya bulunan muhalefet milletvekillerinin sayısı buna yetmektedir. Yeter ki zaman yitirilmeden gereği yapılsın.

AYM'YE BAŞVURU

2) Bireysel başvuru hakkı kapsamında Anayasa Mahkemesi’ne başvurulabilir mi?

Bireysel başvuru hakkı, 2010 yılındaki Anayasa değişikliğiyle getirilmiştir. Yapılan düzenlemede, “Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir” denilmektedir. (m.148)

Görüldüğü gibi, bir hak ve özgürlüğün ihlalinden söz edilebilmesi için, her şeyden önce onun Anayasa’da ve AİHS’nde yer verilen bir “temel” hak ve özgürlük olması gerekmektedir. AİHS’nde de yer alan temel hak ve özgürlükler, Anayasa’mızın 17-74. maddelerinde düzenlenmiştir.

Yasama organı üyeleri için getirilen dokunulmazlık hakkı, temel insan hakları kapsamında değildir. Bu nedenle “bireysel başvuru hakkı” doğurmaz ve bu yolla başvuru yapılsa bile Anayasa Mahkemesi daha esasa geçmeden bu başvuruları reddeder.

Şunu da belirtmek gerekir ki, 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliğinden sonra 2011 yılında çıkarılan 6216 sayılı “Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Yasa”da, “yasama işlemleri” bireysel başvuru hakkı kapsamı dışında tutulmuştur. (m.45/3)

Oysa metni yukarıda verilen anayasal kuralda bu istisna yoktur. Kuralda, Anayasa ve AİHS’nde yer alan ortak temel hak ve özgürlüklerin “kamu gücü” tarafından ihlal edilmesi bireysel başvuru için yeterli görülmüştür. Yasama, hiç kuşkusuz bir “kamu gücü”.

Anayasa’da bireysel başvuru hakkının “usul ve esaslarının” yasaya bırakılmış olması, yasa koyucuya “kapsamı” daraltma yetkisi vermez.

Kısaca yasa kuralı Anayasa’ya aykırıdır. Ancak böyle bir yasa kuralı durduğu sürece de Anayasa Mahkemesi, bir yasama işlemi olan dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin yasayı, bireysel başvuru kapsamında incelemeye alamaz.

3) Milletvekilleri, Anayasa’nın 85. maddesi kapsamında Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilir mi?

Anayasa’da dokunulmazlıkların ancak “Meclis kararı” ile kaldırılabileceği belirtildikten sonra, (m.83) milletvekillerine, Meclis’in “dokunulmazlığı kaldırma kararının” iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurma hakkı verilmiştir. (m.85)

Bir görüşe göre, dokunulmazlıklar yasa ile de kaldırılmış olsa, Anayasa Mahkemesi bu tür başvuruları denetime alacaktır. Çünkü geçmiş içtihadına göre Yüksek Mahkeme, yasama işleminin adına değil içeriğine bakmaktadır. İçeriğe göre de işlemin hukuksal niteliğine karar vermektedir.

Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi, dokunulmazlıkları kaldıran işlemin adı yasa da olsa, Anayasa’nın 83. maddesi uyarınca bu bir “Meclis kararı” niteliğindedir deyip, yasayı anayasal denetime bağlı tutabilir.

Bu söylediklerimiz düz yasalar için geçerli olsa da, önümüzdeki düzenlemenin bir Anayasa değişikliği olduğunun unutulmaması gerekir. Kısa yoldan anlatmak gerekirse, Yasama organı, ben 83 ve 85. maddeleri “geçici” olarak değiştirdim, demektedir.

Anayasa Mahkemesi bu özelliği nedeniyle bu yolla yapılan başvuruları da, büyük olasılıkla geri çevirecektir.

 

Bülent Serim

Odatv.com

 
27 Mayıs 2016 Cuma 07:18 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
22
13
7
2
46
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
22
10
8
4
38
5
Antalyaspor
22
10
5
7
35
6
Trabzonspor
22
9
5
8
32
7
Osmanlıspor FK
22
7
9
6
30
8
K.D.Ç. Karabük
22
9
3
10
30
9
Konyaspor
22
7
8
7
29
10
Bursaspor
22
8
4
10
28
11
Kasımpaşa
22
8
4
10
28
12
Akhisar Bld.
22
7
6
9
27
13
Gençlerbirliği
21
6
8
7
26
14
Kayserispor
22
7
4
11
25
15
Alanyaspor
22
7
4
11
25
16
Ç. Rizespor
22
5
5
12
20
17
Adanaspor
22
4
5
13
17
18
Gaziantepspor
21
4
4
13
16
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:11
  • Güneş06:51
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:51
  • Akşam18:17
  • Yatsı19:47
 
Tarihte Bugün
1594 - IV. Henry, Fransa kralı oldu.
1844 - Dominik Cumhuriyeti, Haiti'den bağımsızlığını ilan etti.
1863 - Türkiye'de bilinen ilk resim sergisi İstanbul Atmeydanı'nda açıldı. Serginin açılmasına Sultan Abdülaziz destek verdi.
1879 - Yapay tatlandırıcı sakarin keşfedildi.
1880 - Haydarpaşa-İzmit demiryolu işçileri greve çıktı.
1917 - Rus Çarlığı çöktü.
1918 - Çaykara'nın kurtuluşu.
1921 - Şavşat'ın kurtuluşu.
1932 - Halkevleri kuruldu.
1933 - Reichstag yangını
1937 - Özel teşebbüsçe inşa edilen ilk Türk gemisi Belkıs, Haliç'te törenle denize indirildi.
1942 - II. Dünya Savaşı: Amerika Birleşik Devletleri'nin ilk uçak gemisi USS Langley, Japon savaş uçakları tarafından batırıldı.
1943 - Amerika Birleşik Devletleri'nin Montana eyaletinde bir maden ocağında patlama meydana geldi: 74 işçi öldü.
1948 - Çekoslovakya'da komünist parti yönetimi ele aldı.
1955 - Türk boksör Garbis Zaharyan, Yunanlı rakibi Emanuel Zambidis'i sayıyla yendi.
1963 - Dominik Cumhuriyeti'nde ilk demokratik seçimler yapıldı: başkan Juan Bosch oldu. Rafael Trujillo'nun diktatörlüğü sona erdi.
1964 - Coca-Cola'nın dünya üzerindeki 1109'uncu fabrikası İstanbul'da açıldı. Tamamıyla yerli yatırımla kurulan şirketin sermayesi 14 milyon liraydı.
1971 - TRT bir açıklama yaparak, parasızlık nedeniyle radyo yayınlarını 18,5 saatten 8 saate indirmek zorunda kalacağını bildirdi.
1973 - MHP senatörü Kudret Bayhan 15 yıl hapse mahkûm oldu. Bayhan Fransa'ya uyuşturucu madde sokmaktan yargılanıyordu.
1975 - Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (Töb-Der) ve çeşitli devrimci kuruluşlar tarafından " Hayat Pahalılığı ve Faşizmi Protesto " mitingleri düzenlendi. Malatya, Tokat, Kahramanmaraş, Erzincan ve Adıyaman'da ki mitingler saldırıya uğradı.
1976 - Hayali mobilya ihracatı ve vergi iadesi yolsuzluğundan sanık Yahya Demirel için tutuklama kararı verildi. Gelişen olaylar üzerine Ecevit "Demirel'in siyasi hayatta kalma hakkı yoktur " dedi.
1978 - Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Kenan Evren Genelkurmay Başkanlığına atandı.
1985 - Bazı Ege illerindeki okulların "Devrim" olan adları değiştirildi.
1988 - Türkiye'de ilk yapay kalp ameliyatı, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi'nde yapıldı. Hasta, gerçek kalp bulunamaması yüzünden bir süre sonra öldü.
1993 - İnsan Hakları Derneği Elazığ şubesi başkanı Avukat Metin Can ve Dr. Hasan Kaya öldürülmüş olarak bulundu.
1995 - Kuzey Irak'ın Zaho kentinde bir ticaret merkezinde bomba patladı; 76 kişi öldü, 83 kişi yaralandı.
1995 - Mercedes kaçakçılığından hükümlüyken yeniden yargılanan milli futbolcu Tanju Çolak "suçu ihbar ettiği" gerekçesiyle mahkeme tarafından serbest bırakıldı.
1999 - Olusegun Obasanjo, Nijerya'nın seçimle işbaşına gelen ilk başkanı oldu.
2001 - Başbakan Bülent Ecevit, Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Kemal Derviş'i istişarelerde bulunmak üzere Türkiye'ye çağırdı.
2002 - Hindistan'da Müslümanların Hindu milliyetçileri taşıyan bir treni ateşe vermesi sonucu 60 kişi öldü.
2004 - Filipinler'de bir feribotta patlama meydana geldi: 116 kişi öldü.
2010 - Şili de 8.8 büyüklüğünde deprem oldu.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051920293640
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
25.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu132025283048
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık