Trabzon Barosu: Halk oylamasında ‘neye evet, neye hayır’

Ana Sayfa » Güncel » Aydınlanma Hareketi'nden çok tartışılacak Diyanet Raporu

Aydınlanma Hareketi'nden çok tartışılacak Diyanet Raporu

Gericiliğe Karşı Aydınlanma Hareketi'nin Diyanet İşleri Başkanlığı hakkında hazırladığı rapor kendisini Şeyhülislamlığın devamı olarak kurumun fiili ve yasadışı durumunu gözler önüne seriyor.

 
6 Haziran 2016 Pazartesi 16:31 
Yorum YapYazdır
 
 
Aydınlanma Hareketi'nden çok tartışılacak Diyanet Raporu

Gericiliğe Karşı Aydınlanma Hareketi gazete, broşür, kitap çalışmalarıyla aydınlanma mücadelesinin düşünce ve politika düzlemlerinde güçlendirilmesi için önemli katkılar koyuyor. Diyanet İşleri Başkanlığı hakkında bir rapor çalışması ise bu hafta yayınlandı ve bir kitapçık olarak dağıtımı/satışı yapılmaya başlandı. 

“DİB Broşürü” hakkında, hazırlayan komisyona sorular yönelttik.

Gericiliğe Karşı Aydınlanma Hareketi  Diyanet İşleri Başkanlığı hakkında bir broşür yayınladı. Broşürün Aydınlanma Hareketi bünyesinde oluşturulmuş komisyonlarca hazırlandığı belirtiliyor kapağında. Yaptığınız çalışmayı kısaca anlatır mısınız?

Broşürde, toplumun dinselleştirilmesi sürecini bütün olarak ve bir bakışta görülebilecek sadelikte vermeye çalıştık. Bütünün görülebilmesi için stratejik planlardan, bütçe verilerine ve eğitim istatistiklerine değin çok değişik kaynaklara başvurulması gerekiyordu. Bu nedenle de pek kolay olmadı. 

Başta Diyanet ve Milli Eğitim olmak üzere stratejik önemdeki kamu kurumları, toplumu dinsel dogmaların batağına çekebilecek bir anlayışla tahkim ediliyor, dönüştürülüyor, yeniden yapılandırılıyor. Bu kurumların yapıları değiştikçe, yasalarla verilmiş görevlerini algılamaları da değişiyor. Daha atak ve cüretkâr oluyorlar ve bu yaklaşımlarını stratejik planlarına, faaliyet raporlarına yansıtıyorlar.

Kamu kurumlarının 5018 sayılı Yasa gereğince düzenlemeleri gereken raporları tarandı ve görevlerini nasıl algıladıklarını gösteren en özlü örnekler ayıklanmaya çalışıldı. Bu tür bir çalışma için bütçe ve kesin hesap verilerine ulaşılması önem taşıyordu. MEB, DİB, Maliye Bakanlığı, Sayıştay Genel Uygunluk bildirimleri tarandı ve çizelgeler oluşturarak yorumlandı.

Karşılaşılan sonuçlar çok ilginç: Diyanet İşleri Başkanlığı tek başına 1,5 Sağlık Bakanlığı, 2,5 Başbakanlık, 4 Enerji Bakanlığı kadar para harcıyor. AKP’nin iktidar olduğu 13 yılda cari fiyatlarla 38 milyar lira, 2015 yılı fiyatlarıyla 50 milyar lira para harcamış. Cumhuriyetin 70 yıllık birikimi olan KİT’ler de bu kadar paraya satılmıştı.

Her yıl milyonlarca kişi din eğitiminden geçiriliyor ve öğrenci sayıları baş döndürücü bir hızda artıyor. İmam hatipler ile DİB kurslarında 2009-2010 öğretim yılında toplam 400 bin öğrenci varken bu sayı 2015-2016 yılında 2 milyon 466 bine ulaştı.

MEB ve DİB öğrenci sayıları ve yıllar içindeki değişimi ortaya çıkarabilmek için TÜİK ve MEB’in eğitim istatistiklerine başvuruldu.

Türkiye Diyanet Vakfı, açık ya da gizli yöntemlerle kamu kaynaklarından yararlandırılıyor. Böylelikle kamu kaynaklarının nerelere harcandığı ortaya çıkarılamıyor.

Diyanet Vakfı çok güçlü; üniversite bile kurdu. Bütün öğrencilerine burs veriyorlar. Uluslararası arenada El Ezher benzeri bir rol üslenmesi için çaba gösteriliyor.

Üniversitenin kaynaklarına ulaşılamadı. Ancak Vakfın mali tabloları ve faaliyet raporları internet sitesinde yayımlanıyor. Vakıfla ilgili bilgiler bu siteden alındı.

Dinsel amaçla kurulmuş çok sayıda vakıf var. Ne yazık ki bunların gerçek bilgilerine ulaşılamıyor. İnternet sitelerinde yayımladıkları bilgiler derlenerek yaptıkları işler konusunda algı oluşturulmaya çalışıldı.

Hangi taşı kaldırsanız altından gericilikle ilişkilendirilebilecek çok sayıda bilgiyle karşılaşıyorsunuz. Ama bir yerde durulması gerekiyordu. Biz de öyle yaptık ve bunu eksiklik olarak görmüyoruz; çünkü yeterince net ve açık bir tablo çıktı ortaya.

MECLİSE BİLE HESAP VERMİYOR

DİB broşürünün bir arka planı olduğu hemen görülüyor. Hatta broşürde yer alan ve kurumun bazı yasadışı uygulamalarına ilişkin olan bölümleri okurken “acaba daha önceki yıllarda yine bazı devlet kurumlarında hazırlanmış ama belki hasıraltı edilmiş raporları mı kaynak alıyor” diye düşünüyor insan. Böyle bir şey var mı?

Diyanet İşleri Başkanlığı’nı, Sayıştay mali açıdan düzenli olarak denetliyor; ama raporlarında herhangi bir denetim bulgusu yer almıyor. Meclise sunulacak konu bulamadık diye yazıyorlar.

Cumhurbaşkanlığına bağlı DDK 1999 yılında denetlemişti. O raporu okumuştum. Önemli denetim bulguları yoktu. 

Kısacası yukarıda sözü edilen iki raporda da hasıraltı edilmeyi gerektirecek bir denetim bulgusuna rastlanmıyor.

Başbakanlık Teftiş Kurulunun da, DİB’i denetleme yetkisi var; ama kullanıp kullanmadığını bilmiyorum. Yayımlanmıyor çünkü.

Bırakın raporların hasıraltı edilmesini, Diyanet denetlenmiyor bile.

Bu broşürü bugüne değin yapılmış en derli toplu denetim raporu gibi düşünebilirsiniz.

DİB, Meclise bile hesap vermiyor. Bir parlamenterin yazılı soru önergesine alay edercesine yanıtlar vermiş: Kurban paralarını ve deprem için topladığın bağışları ne yaptın diye bir soru var. DİB, “Vakfa verdim, hayır işlerinde kullandılar” diye yanıtlamış. Vakfa para aktarması yasal değil ama yapmış. Bağışlardan ve vekâleten kurban kesenlerden ne kadar para kazandığını sormuşlar. Bu soruyu yanıtlamamış. Hacca yıllar itibariyle kaç kişi gittiği sorusuna verdiği yanıt ise çok garip. Sözgelimi 2015 yılında 7.3312.468 kişi gitmiş. Yazım yanlışıdır diye düşünmeyin bütün yıllar böyle yazılmış.

DİB’in belli politikalar çerçevesinde çok sistemli bir biçimde geliştirildiği broşürde açık bir şekilde gösterilmiş. Yine broşürde DİB’in deyim yerindeyse örtülü bir biçimde gösterdiği gelişme de anlatılıyor. Devlet kurumlarının bütünü mü buna göz yumdu. Örneğin 2006’da kurumun tamamen yasalara aykırı bir biçimde yaptığı bazı şeyler sonraki yıllarda yasalaşmış! Ama sonuçta ilk döneminde bu yasadışılığa göz yumulmuş. Kimlerin, nasıl bir payı var burada?

DİB Yasası 2010 yılında değiştirildi ve örgüt yapısı çok güçlendirildi. Ayrıca bütçeden çok fazla kaynak aktarılıyor ve ödenek üstü harcama yapmasına göz yumuluyor. Oysa ödenek üstü harcama yapılması, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasasına göre yasak. Sayıştay bunları Genel Uygunluk Raporlarında gösteriyor. Ancak, Kesin Hesap Yasaları görüşülürken Mecliste tamamlayıcı ödenek verilerek yaptığı fazla harcama yasallaştırılıyor. Bu yasadışı uygulamada herhangi bir kamu kurumunun suçu yok. Meclisin kendisi göz yumuyor.

2006 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı, Dini ve Sosyal Hizmetler Vakfı ile bir protokol imzalamış ve camilerin ticari ünitelerinden elde edilen gelirlerin %25’ini bu Vakfa bırakmış.  Hepimiz bu bilgileri Sayıştay’ın 2011 yılı raporundan öğrendik. Raporda, Devletin taşınmazlarından elde edilen 24 milyon lira tutarındaki gelirin bir vakfa terk edilmesi eleştiriliyordu. Diyanet İşleri Başkanı’nın, o tarihlerde Sayıştay’a çok kızdığını anımsıyorum; “Devlet, benim gelirime nasıl el koyar?” gibi sitem dolu sözler etmişti.

Bu para vakıftan alınmadı. Zaten daha sonra yasa değiştirildi.

'ŞEYHÜLİSLAMLIĞA DAYANAN...'

Broşürde çok fazla üzerinde durulmayan bir noktada görüşlerinizi almak istiyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ilk kuruluşu sırasındaki konum ve işlevini nasıl değerlendiriyorsunuz? Cumhuriyet’in bu kuruma ihtiyacı var mıydı? Ne yapmaya çalışıyordu dönemin liderliği?

Cumhuriyet, varlığını pekiştirebilmek için, yerel egemenlik odaklarını etkisizleştirmek zorundaydı. Laiklik ilkesi 1924 yılında henüz Anayasaya girmemişti ama yasal ve kurumsal altyapısı hazırlanmaya başlanmıştı. Tevhid-i Tedrisat Yasası’nın çıkarılması; din adamlarının Milli Eğitimin kontrolünde eğitilmesi amacıyla imam hatip okulları açılması; Şer’iye ve Evkaf Bakanlığı’nın kaldırılarak Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kurulması, bu doğrultuda atılmış önemli adımlardı.

Başarılan işi azımsamayalım ama geldiğimiz noktanın çok parlak olmadığını görmeliyiz.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın internet sitesindeki tarihçesine bakarsanız şu sözlerle karşılaşırsınız; “Cumhuriyetin bir kurumu olmakla birlikte tarihsel kökeni itibarıyla Şeyhülislamlığa dayanan ve onun geleneksel misyonunu sürdürmek üzere kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı….”

Görüldüğü gibi DİB, kendisini Şeyhülislamlığın ardılı sayıyor ve bunu gizlemeye gerek bile duymuyor.

Broşür okurlarını pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da aydınlatacaktır ama broşürün ötesine de geçerek sormak istiyoruz: Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve bu kurumun başındaki kişinin devlet yapılanması içindeki yeri nedir sizce? Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Diyanet İşleri Başkanlığı, Başbakanlığa bağlı, genel bütçe disiplini içinde yönetilen, müsteşarlık düzeyinde bir kamu kurumu. Başkanını da, Bakanlar Kurulu atıyor.

Örgüt yapısı içindeki Din İşleri Yüksek Kurulu gibi kurulların üyelerinin seçilmeleri ve atanmalarında Diyanet İşleri Başkanı’nın başat bir etkisi var. Çoğunu doğrudan kendi seçiyor.

Babanın kızına şehvet duymasıyla nikâhının düşmeyeceği fetvasını verenleri de Diyanetin başkanı seçmişti.

AKP’nin bürokratlarından oluşan Başkanlık, laiklik ilkesini hiç umursamıyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nı uluslararası arenada din otoritesi saydırabilmek için çok çaba harcanıyor. Çok da para harcanıyor. DİB ve Vakıf bütçelerinin önemli bir bölümünü yurt dışında Diyanet’e itibar kazandıracak işlere harcıyorlar. Başarı şansları olup olmadığı bilinemese de bu çabalarının yurt içindeki iktidarlarına katkısının olduğu görülebiliyor.

 
6 Haziran 2016 Pazartesi 16:31 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
22
15
5
2
50
2
Başakşehir
22
13
7
2
46
3
Galatasaray
22
12
4
6
40
4
Fenerbahçe
22
10
8
4
38
5
Antalyaspor
22
10
5
7
35
6
Trabzonspor
22
9
5
8
32
7
Osmanlıspor FK
22
7
9
6
30
8
K.D.Ç. Karabük
22
9
3
10
30
9
Konyaspor
22
7
8
7
29
10
Bursaspor
22
8
4
10
28
11
Kasımpaşa
22
8
4
10
28
12
Akhisar Bld.
22
7
6
9
27
13
Gençlerbirliği
21
6
8
7
26
14
Kayserispor
22
7
4
11
25
15
Alanyaspor
22
7
4
11
25
16
Ç. Rizespor
22
5
5
12
20
17
Adanaspor
22
4
5
13
17
18
Gaziantepspor
21
4
4
13
16
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:08
  • Güneş06:48
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:53
  • Akşam18:19
  • Yatsı19:49
 
Tarihte Bugün
1430 - Osmanlı Padişahı II. Murad, Selanik'i fethetti.
1565 - Rio de Janeiro şehrinin kuruluşu.
1803 - Ohio, ABD'ye 17. eyalet olarak katıldı.
1811 - Kavalalı Mehmet Ali, Memlûkleri Kahire Kalesine davet edip imha etti.
1815 - Napolyon, Elba'daki sürgünden Fransa'ya geri döndü.
1867 - Nebraska, ABD'ye 37. eyalet olarak katıldı.
1881 - Rus Çarı II. Aleksandr Narodniklerce öldürüldü.
1896 - Henri Becquerel, radyoaktiviteyi keşfetti.
1912 - Albert Berry, bir paraşüt ile uçaktan atlayan ilk kişi oldu.
1919 - Güney Kore'nin tek taraflı bağımsızlık ilanı
1921 - Mehmet Akif Ersoy'un sözlerini yazdığı "İstiklâl Marşı", Maarif Vekili (Milli Eğitim Bakanı) Hamdullah Suphi Bey tarafından Mecliste ilk kez okundu.
1921 - Türk-Afgan dostluk antlaşması imzalandı.
1923 - Mustafa Kemal Paşa, TBMM'nin yeni çalışma dönemini açtı. Mustafa Kemal'in açış konuşmasını mecliste dinleyiciler balkonundan izleyen Latife Hanım, meclise gelen ilk kadın oldu.
1923 - Ali Fuat Cebesoy tekrar TBMM ikinci başkanlığına, Erzurum mebusu Hüseyin *Avni Bey (Ulaş) birinci başkan vekilliğine, Konya mebusu Musa Kâzım Efendi ikinci başkan vekilliğine seçildiler.
1925 - Anadolu Ajansı Türk Anonim Şirketi kurularak, AA şirket statüsüne kavuştu. Ahmet Ağaoğlu, AA'nın ilk Yönetim Kurulu Başkanı, Alaeddin Bey ilk Genel Müdürü oldu.
1926 - İtalyan yasaları esas alınarak hazırlanan yeni Türk Ceza Kanunu, TBMM'de kabul edildi.
1929 - İstanbul Boğazı kuzeyden gelen buz kütlelerinin hücumuna uğradı. Buzların yoğunluğu nedeniyle vapurlar çalışamadı.
1931 - Troçki'nin Büyükada'da kaldığı Arap İzzet Paşa Yalısı yandı.
1935 - TBMM 5. dönem çalışmalarına başladı. Atatürk, 4. kez Cumhurbaşkanı seçildi. TBMM'de ilk kez 18 kadın milletvekili yer aldı.
1936 - ABD'de Hoover Barajı'nın inşaatı tamamlandı. O tarihte dünyanın en büyük beton yapısı ve en büyük hidroelektrik santraliydi.
1940 - Fransız yazar Pierre Louys'in, Afrodit adlı romanının Türkçe çevirisi hakkında "müstehcen yayın" gerekçesiyle dava açıldı.
1940 - Bulgaristan Mihver devletleri'ne katıldı.
1947 - Uluslararası para fonu (International Monetary Fund, IMF) finans işlemlerine başladı.
1947 - İffet Halim Oruz'un çıkardığı Kadın gazetesi yayına başladı. Gazete, 1979 yılına kadar, 32 yılda 1125 sayı olarak çıktı.
1951 - Afyon'un Sandıklı ilçesinde Grip salgınından 22 kişi öldü.
1951 - Hastalık ve Analık Sigortası Yasası, İstanbul, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerinde yürürlüğe girdi.
1953 - Stalin kalp krizi geçirdi. Dört gün sonra da öldü.
1954 - Porto Riko'lu milliyetçiler ABD temsilciler meclisine saldırdı, beş senatör yaralandı.
1958 - İzmit Körfezi'nde çalışan Üsküdar vapuru, saatteki hızı 130 kilometreyi bulan kasırga yüzünden Soğucak mevkiinde battı. Resmi rakamlara göre 300'e yakın yolcudan, çoğu İzmit Lisesi ve İzmit Endüstri Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere 272 kişi öldü.
1959 - Kıbrıs'a dönen Makarios Kıbrıslı Rumlar tarafından büyük bir tezahüratla karşılandı.
1960 - 1000 siyah öğrenci, ABD'nin Alabama eyaletinde ayrımcılığı protesto etti.
1963 - İstanbul Boğazı'nda Dolmabahçe açıklarında çarpışan iki Sovyet tankerinden denize sızan ince mazotun alev almasıyla Yüzer Karaköy İskelesi ve Kadıköy vapuru yandı.
1964 - Milli Birlik Komitesi'nden çıkarıldıkta sonra Ottawa Büyükelçiliği danışmanlığına atanmış olan 14'lerden Orhan Kabibay, yurda dönüşünde tutuklandı.
1966 - SSCB uzay sondası Venera 3, Venüs yüzeyine çarparak düştü.
1966 - Baas Partisi, Suriye'de yönetimi ele geçirdi.
1968 - Milli Bakiye usulünü kaldıran yeni Seçim Kanunu TBMM'de kabul edildi.
1971 - Ankara, Ege ve Diyarbakır Tıp fakülteleri asistanları oturma eylemine başladı.
1971 - Türkiye'nin ilk çoban boykotu, Konya'nın Sazgeçit köyünde başladı.
1971 - Batman'da 3 bin işsiz, rafineriyi işgal etti.
1974 - Tiyatro sanatçısı Hüseyin Kemal Gürmen 73 yaşında öldü.
1975 - Avustralya'da renkli televizyon yayınları başladı.
1977 - Hükümet 1977'de üç kez devalüasyon yaptı. Sanayici ve işadamları tarafından gecikmiş bir uygulama olarak değerlendirildi. Alman Markı 50 kuruş, Amerikan Doları ise 1 lira değer kazandı.
1978 - Charlie Chaplin'in cenazesi İsviçre'deki mezarlıktan çalındı.
1978 - Adnan Menderes'in oğlu, Adalet Partisi Aydın Milletvekili Mutlu Menderes trafik kazası sonucu öldü.
1979 - Başbakan Ecevit ülkenin içinde bulunduğu bunalıma dikkat çekerek, "Ekonomiyi düzeltmek için zam şarttır" dedi.
1980 - Voyager 1 uzay sondası, Satürn'ün Janus adlı Ay'ının varlığını tescil etti.
1980 - Hacı Ali Demirel ve oğlu Yahya Demirel hakkında döviz kaçakçılığı suçundan yeni bir dava açıldı. Sanıklar hakkında1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
1982 - Erol Toy'un, "Aydınımız, İnsanımız, Devletimiz" adlı kitabının basımı ve dağıtımı yasaklandı.
1984 - TBMM'de sıkıyönetimin 13 ilde kaldırılmasını, 54 ilde ise 4 ay süreyle uzatılması kararlaştırıldı. Başbakan Turgut Özal yaptığı açıklamada, "Olaylarda yüzde 99 azalma var. Ancak aşırı sol ve bölücü örgütler faaliyetlerine yeraltında devam ediyorlar"
1987 - Türkiye, Yunanistan'ın Bern Deklarasyonu'nu çiğneyerek Ege'nin ihtilaflı kıta sahanlığında petrol aramalarına başlaması durumunda, misillemede bulunacağı konusunda Atina'yı uyardı.
1990 - Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal'ın da ortakları arasında olduğu ilk özel TV kanalı Magic Box, Eutelsat F 5 uydusundan test sinyali yaylnlamaya başladı.
1992 - Türkiye'nin ikinci özel TV kanalı ve yarışma programlarıyla ünlü Show TV yayın hayatına başladı.
1992 - İstanbul Kuledibi'ndeki Neve Şalom Sinagogu'na bombalı saldırıda bulunuldu.
1992 - Bosna-Hersek, referandum sonrasında, Yugoslavya'dan ayrılarak bağımsızlık kararı aldı. Ancak 3 Mart'ta, Sırp kuvvetleri, Bosna'nın kuzeyindeki Bosanki Brod'u bombaladı ve silahlı çatışmalar başladı.
1994 - Nirvana son konserlerini Münih'te verdi.
1996 - Harçları protesto eden öğrenciler İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni 30 saat işgal ettiler. Eylem sonrası çıkan olaylarda 100 öğrenci gözaltına alındı.
1996 - Uluslararası Narkotik Kontrol Stratejisi Raporu'nda, Türkiye kara para aklayan ülkeler arasında sayıldı.
1997 - İstenmeyen adam ilan edilen İran'ın Erzurum Başkonsolosu Said Zare ülkesine geri döndü. İran'da misilleme olarak Türkiye'nin Tahran Büyükelçisi Osman Korutürk ile Urumiye Başkonsolosu Ufuk Özsancak'ı istenmeyen adam ilan etti.
2000 - TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyeleri, İstanbul Küçükköy Karakolu'na yaptıkları baskında bir adet Filistin askısı buldu. El konulan işkence aleti Ankara'ya götürüldü.
2002 - ABD kuvvetleri Afganistan topraklarına girdi.
2003 - Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine, yabancı silahlı kuvvetler unsurlarının 6 ay süreyle Türkiye'de bulunmasına izin verilmesine ilişkin başbakanlık tezkeresi, TBMM'nin kapalı oturumunda reddedildi.
2005 - Türkler: Bir İmparatorluğun Mimarları ve Mimar Sinan'ın Dehası adlı fotoğraf sergisi Londra'da açıldı.
2006 - İngilizce Wikipedia, Jordanhill railway station maddesiyle bir milyonuncu maddeye erişti.
2009-Ciner - Yayın Holding bünyesinde ve Fatih Altaylı'nın editörlüğünde yayınlanan Gazete Habertürk yayına başladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051920293640
 
On Numara
27.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu09111316171823303235374041434754577072737680
 
Sayısal Loto
25.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu132025283048
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık