AKP hükümeti sağlıkta eski sisteme dönüyor

Ana Sayfa » Medya Kritik » Aydemir Güler- sOL

Aydemir Güler- sOL

Hâlâ anlamayanlar için alışılmamış kararlar

 
28 Kasım 2012 Çarşamba 12:58 
Yorum YapYazdır
 
 
Aydemir Güler- sOL


AKP'nin bir diktatörlüğe geçiş olduğunu anlamayanlara Erdoğan'ın meclisten atma tehdidi alışılmışın dışında gelebilir.
 
Faşizm bir korku, bir duygu falan değildir. Faşizm, çok çeşitli tanımlarının yanı sıra kapitalist egemen güçlerin toplumsal meşruiyet gereksinim ve arayışı açısından geçerli eski kalıpları kırıp, çok daha dar bir meşruiyet alanı tarif etmeleridir. AKP demagojik bir iki periyodun dışında sürekli karşı-devrimci tabana yaslanmayı tercih etmiş, bu taban genişlediği ölçüde bununla yetinme eğilimine girmiştir.

Dar çemberin dışında kalanlara verecek havuç faşistlerde bile her zaman bulunur. Ama asıl önemli olan dışardakilerin havuç dışında bir mücadele hedefine ve enerjisine sahip olmamalarının temin edilmesidir. Şiddet bunun hem koşulu hem de sonucudur.
 
Erdoğan BDP milletvekillerini meclisten atacakmış ve bu alışılmadık bir karar olabilirmiş!
 
Şaka yapıyor herhalde. Daha doğrusu, eğer ikide bir başbakana güzelleme dökenler olmasa bu “alışılmadıklık” esprisine hep birlikte gülerdik. Türkiye egemen güçleri makam armağan etme ve sonra tasfiye etme yöntemlerini bir siyasi enstrüman olarak hep kullanmışlardır. Kuşkusuz Kürt siyasetinin meclise girişleri bir “armağan” değil, mücadelenin ürünü, kazanımıydı. Lakin bu ürünü karşı tarafın sineye çekmesini bir demokrasi kurgusu içine yerleştirmek salaklıktır. Karşı taraf, icabında iptal edebileceğini bildiği bu mevziyi, kalıcı bir yeni statüko olarak değil, çözüme giden ana yol olarak da değil, “icabında iptal etmek” üzere kabul etmiştir!

Bu gerçeği görmeyenler, meclis platformunu iktidarın bir unsuru olarak kavramak yerine, kalkıp iktidarlar üstü bir demokrasi tasavvur edenler, daha çok “alışılmadık” durumlarla burun buruna kalırlar!
 
Şimdi birtakım liberal aydınlar “olur mu böyle” diye hoplayacak, AKP'nin totaliter yönelimlerini “saptayacak”, demokratik-sivil yönelimlerin hayata geçmesi için tarikatın mı, Çankaya'nın mı, batı uygarlığının mı ağırlık koyması gerektiğini tartışacaklardır...

AKP'nin BDP'li vekilleri meclisten atmakla tehdit etmesi her tür eleştiriyi hak etmektedir. Bu gelişme BDP'li vekillerle dayanışmayı da fazlasıyla hak ediyor. Bu noktada herhangi bir tereddüt yok.

Ama konumuz bu değil. Konumuz, en azından burada, tehdidin uygulamaya konup konmayacağı da değildir. Çünkü bunların her birinden daha önemlisi var.

Açlık grevleri sonlandığında herkes kazanmış oldu. Greve bedenlerini yatıranlar inatlarının karşılığını aldılar; en azından, Öcalan'ın politik ve fiziki durumunda bir farklılaşma işareti geldi. Dahası, geniş kesimler bu insanların yaşamını önemsediklerini ilan etmiş oldular. Öcalan sorunu çözen özne olarak öne çıktı. Devlet ve Kürt hareketi arasında görüşmeler İmralı kanalına girdi veya bu kanalın önceliği kabul gördü. BDP arkasında durduğu eylemin sonlanmasıyla birlikte kazananlar arasına dahil oldu...
 
Diğer taraftan AKP de siyaseti kilitleyen bir girişimden kurtuldu. Suriye'den Anayasa'ya bir dizi başlıkta kapıların aralanması olasılığı elde edildi. Erdoğan'a demokrasi ve uzlaşma ödülleri yağdırmak için yanıp tutuşan satılmış veya alıklaşmış kesimlerin de eli yeniden güçlendirildi.
 
Ee, peki nerden çıktı meclis ihraç gündemi? Bu “çok kazananlı” tablonun yumuşamayı güçlendirmesi gerekmez miydi?
 
Bu sorular yanlıştır. AKP'nin faşist kimliğini atladıkları için yanlıştır.

AKP herkesin kazandığı senaryoların oyuncusu olamaz. AKP, iktidarını daralan bir karşı-devrim tabanı üstünden sivrilterek güçlendirmek ister. Bu süreçte kendisiyle kısmi alanlarda benzer boylara ve saygınlık derecelerine ulaşan partnerler kabul edilemez. Diğer tarafın kazandığı her şey, AKP'nin potansiyel kazanımlarından çalınmış demektir.
 
Doğrusu ben açlık grevlerinde bir uzlaşmaya mutlaka varılacağını kestirmekle birlikte, hükümet partisinin bu noktaya birkaç ölüm sonrasında geleceğini, ölümlerin sorumluluğunu Kürt hareketine yıkarken uzlaşmayı bir AKP lütfu olarak sunacağını düşünüyordum.

AKP'ye kendisinin galip geldiği uzlaşmalar gerekiyor. Eşitlerin el sıkışması bunların kültürüne ve ihtiyaçlarına uymuyor.
 
Başkaları yeni bir uzlaşma evresinin açıldığını, ölümcül musibetlerden hayırların doğmakta olduğunu, “bari bu sefer” şansın değerlendirilmesi gerektiğini ve belki de bu nedenle Erdoğan'a bir şans daha verilmesini konuşabilirler. Bana sorarsanız, “daha eşitler arası” bir çözümün ardından, Erdoğan'ın havucu kenara koyup sopayı çıkartmasından daha beklendik bir şey olamazdı!

 
28 Kasım 2012 Çarşamba 12:58 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1305 - İskoç şövalye William Wallace, vatana ihanet suçlamasıyla İngiltere Kralı I. Edward tarafından idam edildi.
1514 - Çaldıran Muharebesi
1541 - Fransız kaşif Jacques Cartier, Kanada'nın Quebec şehrine ulaştı.
1799 - Napolyon, Fransa'da iktidarı ele geçirmek üzere Mısır'dan ayrıldı.
1839 - Hong Kong Birleşik Krallık'a bırakıldı.
1866 - Avusturya-Prusya Savaşı, Prag Antlaşması ile sona erdi.
1914 - I. Dünya Savaşı: Japonya, Almanya'ya savaş ilan etti ve Qingdao'yu (Çin) bombaladı.
1916 - Bulgar ordusu Sırp ordusunu bozguna uğrattı.
1921 - Sakarya Meydan Muharebesi
1923 - Lozan Barış Antlaşması, Büyük Millet Meclisi tarafından onaylandı.
1925 - Kastamonu'ya gelen Atatürk, Şapka ve Kıyafet Devrimi'ni başlattı.
1925 - Mustafa Kemal'in ilk heykeli, İstanbul Sarayburnu'na dikildi.
1927 - Nicola Sacco ve Bartolomeo Vanzetti adındaki anarşistlerin ölüm cezaları elektrikli sandalye ile uygulandı.
1928 - Amasya Zile Demiryolu (82 km.) hizmete girdi.
1929 - 1929 Hebron saldırısı: Araplar, İngiliz yönetimindeki Filistin'de bir Yahudi yerleşimine saldırdı; 133 Yahudi öldürüldü.
1935 - Nazilli Basma Fabrikası'nın temeli atıldı.
1939 - Rusya ve Almanya Molotov-Ribbentrop saldırmazlık paktı imzaladı.
1940 - II. Dünya Savaşı: Almanlar Londra'yı bombalamaya başladı.
1942 - II. Dünya Savaşı: Stalingrad muharebesi başladı.
1944 - Bir ABD savaş uçağı, İngiltere'nin Freckleton kentinde bir okulun üzerine düştü: 61 kişi öldü.
1962 - Almanya'ya çalışmaya gitmek için 78.000'inci kişi başvurdu. 1 Ekim 1961'den bu yana Almanya'ya gönderilen işçi sayısının 7.565'i bulduğu açıklandı.
1971 - Türkiye'den Avrupa ülkeleri ve Avustralya'dan sonra Amerika'ya da işçi gönderilmesine başlandı. İlk kafilede 5 işçi Amerika'ya gitti.
1975 - Laos'ta komünist darbe.
1979 - Sovyet dansçı Alexander Godunov, ABD'ye iltica etti.
1982 - Beşir Cemayel, Lübnan başbakanı seçildi.
1985 - Batı Almanya'nın üst düzey karşı casuslarından Hans Tiedge, Doğu Almanya'ya iltica etti.
1990 - Saddam Hüseyin Kuveyt'teki batılı ülkelerin elçiliklerinin boşaltılmasını istedi.
1990 - Batı Almanya ve Doğu Almanya, 3 Ekim'de birleşeceklerini duyurdular.
1991 - Ermenistan, SSCB'den bağımsızlığını ilan etti.
1994 - Hakkındaki hapis cezası Yargıtay tarafından onaylanarak kesinleştikten sonra Dışişleri Bakanlığı'nın başvurusu üzerine Üsküp'te yakalanan milli futbolcu Tanju Çolak, Türkiye'ye getirildi. Tanju Çolak, Bayrampaşa Cezaevi'ne konuldu.
2000 - Merkez üssü Hendek Akyazı olan 5.8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Hendek ve Akyazı ile çevre illerde binalardan atlayan 60 kişi yaralanarak hastahaneye götürüldü.
2000 - Gulf Air'e ait bir Airbus A320, Bahreyn yakınlarında Basra Körfezi'ne düştü; 143 kişi öldü.
2002 - Kemal Derviş, CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen bir törenle partiye resmen üye oldu.
2005 - Katrina kasırgası'nın oluşmaya başlaması.
2005 - Pucallpa-Peru'da bir yolcu uçağı düştü: 41 kişi öldü.
634 - Halife Ebu Bekir, öldü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:40
  • Güneş05:31
  • Öğlen12:35
  • İkindi16:21
  • Akşam19:17
  • Yatsı20:53
 
Süper Loto
17.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202338424850
 
On Numara
21.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04051323253137384042435051556162646569727779
 
Sayısal Loto
19.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu111516171840
 
Şans Topu
16.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020405113105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık