Genelkurmay Başkanı darbe sorularını yazılı yanıtladı

Ana Sayfa » Kültür - Sanat » Atatürk'ün annesine iftiranın kaynağı sahte belge

Atatürk'ün annesine iftiranın kaynağı sahte belge

Atatürk'ün annesine hakaretin kaynağı olan belgeyi görünce... Habertürk yazarı Murat Bardakçı, Nurcu Hasan Akar gibi dincilerin Atatürk'ün annesine attıkları iftirada kullandıkları belgeyi inceledi. Bardakçı, söz konusu belgenin sahte olduğunu anlattı. Bardakçı belgedeki sahteliklere "çüş ki ne çüşşşş" dedi.

 
14 Mayıs 2017 Pazar 09:04 
Yorum YapYazdır
 
 
Atatürk'ün annesine iftiranın kaynağı sahte belge

Bardakçı söz konusu belgeyi öyle anlattı:

"Atatürk’e ve Zübeyde Hanım’a karşı yapılan bütün bu hakaretlerin kaynağının Dr. Rıza Nur isimli çatlağın hatıralarına dayandığını geçen gün yazmıştım.. Ama iş Rıza Nur’un edepsizlikleri ile kalmadı, onun yazdıkları temel alınarak son derece acemice hazırlanmış sahte bir mahkeme kararı uyduruldu: Selânik Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararı olduğu iddia edilen ama imlâsı baştan aşağı bozuk ve sadece dil değil, resmî üslûp bakımından bile Osmanlı dönemi mahkeme kararları ile alâkası bulunmayan ve yeni imal edildiği daha ilk bakışta anlaşılan, eski harflerle sözümona bir belge... Düzmece belgede Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım ile Abduş adındaki hayalî bir kişinin ilişkisinden bahsediliyor ve ayrıntılarını yazmaya edebin ve terbiyenin elvermeyeceği başka iddialarda da bulunuluyordu."

BELGEDE HER KELİME HATALI

"Belge, 1980’lerin ortasında elden ele dolaşmaya başladı. Belge, 1988’de 'Ümmet' isimli bir derginin yayınladığı 'M.Kemal’in Babası Kim?' isimli küçük bir kitapta da yer aldı" diyen Bardakçı, belgedeki hataları şöyle sıraladı:

"Şekil, ifade ve imlâ bakımından baştan aşağı yanlıştı, 19. yüzyıl Osmanlıcası ile değil, 'yeni Türkçe düşünüp eski Türkçe yazmaya heveslenmiş' acemiler tarafından yakın zamanlarda uydurulduğu ilk bakışta anlaşılıyordu ve neresinden tutsanız elinizde kalıyordu!

Meselâ, 19. asır Türkiyesi’nde vârolmayan bir 'Asliye Hukuk Mahkemesi' ismi uydurulmuştu. Belgenin üslûp bakımından Osmanlı döneminin resmî yazı kuralları ve mahkeme kararları ile de hiçbir alâkası yoktu. O devrin resmî yazılarında geçmeyen kelimeler kullanılmıştı, hattâ acemilikten en alta tarih koyarken bile kurtulamamışlar, mahkeme kararlarında şart olan Hicrî tarih akıllarına gelmemiş, sadece Rumî tarih kullanmışlardı, hattâ 'kânun-ı evvel' ayının imlâsı bile yanlıştı.

Ama asıl rezalet, ortada imlâ diye birşeyin bulunmaması, dünya kadar kelimenin yanlış yazılması idi!

Sözkonusu sahte belgedeki imlâ hatalarından bazılarını aşağıda maddeler hâlinde sıralıyorum. Eski harfleri bilenlerin kolayca anlayabilecekleri bu izahatım gerçi biraz teknik olacak ve Eski Türkçe’yi bilmeyenlere pek bir şey ifade etmeyecek ama elde bulunmasında yine de fayda vardır, zira günün birinde işinize yarayabilir!

İşte, okuma-yazma özürlü biri veya birileri tarafından devrilen çamlar:

Aded: Cehalet silsilesi, düzmece belgenin girişinden başlıyor! Bu kelimenin imlâsı belgeyi uyduran cahilin yazdığı dibi 'ayın-dal-te' değil, 'ayın-dal-dal' biçimindedir ve 'aded'i o devirlerde değil hâkimler, mahkemenin kahvecileri bile 'te' ile, yani 'adet' diye yazmamışlardır.

Vermiş: 'Vav-rı-mim-şın' değil, 'vav-ye-rı-mim-şın' yazılır; yani 'ver' kelimesinin aslı 'vir' olduğu için 'vav'dan sonra mutlaka 'ye' konur.

Olduğun: 'Eliv-vav-lamdal-ye-kef-nun' ile değil, 'elif-vav-lam-dal-ye-gayın-nun' diye yazılır. Ancak 'olduğun' kelimesinin o devirde böyle bir cümlede 'olduğunu' şeklinde kullanılması gerektiği için, sondaki 'nun'dan sonra da 'ye' konur.

İddia: Çüş ki, ne çüşşşş! Bırakın o devrin hâkimlerini, bugün belediyelerin açtığı eski Türkçe kurslarına gitmeye daha yeni başlamış bir hevesli bile, 'iddia'nın bu belgeyi uyduran cahilin karaladığı şekilde yani 'elif-ye-te-dal-ye-ayın-elif' diye değil, 'elif-dal-ayın-elif' biçiminde yazıldığını, yani kelimenin 'itdiae' değil, 'iddia' olduğunu bilir! Aynı şekilde, 'iddianâme'nin başındaki 'iddia'nın imlâsı da böyledir!

Miras: 'Mim-rı-elif-sin' değil, 'mim-ye-rı-elif-se' yazılır ve mahkeme belgesi uydurarak hâkimlik oynamaya çalışan cahil her kim ise, hukukun en yaygın kelimelerinden olan “miras”ın yazılışından bile habersizdir!

Vermiş: Doğru yazılışı 'vav-rı-mim-şın'değil, 'vav-ye-rı- mim-şın'dır!

Veled: 'Vavlam-tı' yani 'velt' yahut 'vült' okutturacak biçimde değil 'vav-lamdal' yazılır ve 'veled' okunur.

Keyfiyetin: Bu ifade, tarihte tek bir defa bile olsa mâlûm belgeyi uyduranların cehalet çukurlarında debelendikleri şekilde, yani 'kef-ye-feye-he-dal-yenun' diye yazılmamıştır; doğrusu 'kefye-fe-ye-te-kef' iledir.

Tezkire veya tezkere: Hukukun yine en fazla kullanılan ifadelerinden olan 'tezkire', meçhul sahtekârların ücra dağların tepesindeki mekânlarında yazdıkları gibi 'dal' ile ve 'dezkereeee' diye telâffuz edilmektedir ama kelime asırlar boyunca 'te-zel-kefrı-he' şeklinde yazılmıştır, bugün de böyle yazılır ve 'tezkirenin' derken de sondaki 'nin' eki için 'nun-ye-kef' değil, sadece 'nun-kef' ilâve edilir!

Kânun-ı evvel: 'Aralık ayı' mânasına gelen bu kelimede ikinci 'nun'dan sonra 'ye' gelmez; üstelik bu ifade resmî belgelerde böyle acemice ve iki ayrı kelime hâlinde değil, birleşik ve genellikle harfler içiçe geçmiş şekilde yazılır ve bir adlî kâtibin ay isminde bile hatâ etmesine imkân yoktur!

Abduş: Herifler ortaya attıkları hayalî ismi, yani 'Abduş'u bile doğru yazmaktan âciz! İsmin aslı olan ve 'kul' mânâsına gelen 'Abd' sözü 'elifbe-dal' değil, 'ayın-be dal'iledir ve adamlar Kur’an’da defalarca geçen 'abd' sözünü yazmayı bile becerememektedirler!"

Bardakçı, sahtekarlara ise şöyle seslendi: "aranızda doğru dürüst okuma-yazma bilen ve sahte belge hazırlarken daha az hatâ yapacak tek bir kişi bile kalmadı mı?".

Odatv.com

 
14 Mayıs 2017 Pazar 09:04 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1431 - Jeanne d'Arc, büyücülük suçu ile yargılandı ve yakıldı.
1453 - Fatih Sultan Mehmet, Hızır Bey'i (Çelebi) İstanbul'a ilk belediye başkanı olarak atadı. İstanbul'da o günden bu yana 475'i Osmanlı ve 30'u Cumhuriyet döneminde olmak üzere 505 belediye başkanı görev yaptı.
1631 - Fransa'nın ilk gazetelerinden, 'La Gazette', Theophraste Renaudot tarafından yayımlanmaya başlandı.
1806 - Andrew Jackson, Charles Dickinson adında birini karısına hakarat ettiği için yaptıkları düelloda öldürdü. Andrew Jackson o tarihte henüz ABD başkanı olmamıştı.
1876 - Osmanlı Padişahı Abdülaziz, bilekleri kesilerek ölmüş olarak bulundu. Doktorlar tarafından intihar ettiğine karar verilmişse de yaygın kanı öldürüldüğü yönündedir. Yerine kendisini tahttan indiren yeğeni V. Murat geçti.
1921 - Çankaya Köşkü, Mustafa Kemal'e armağan edildi. Atatürk, köşkü bir yazı ile orduya bağışladı.
1925 - 30 Mayıs Olayı gerçekleşti ve bu olay o güne değin Çin' de gerçekleşmiş olan en büyük yabancı karşıtı gösteri oldu.
1935 - Belucistan'da meydana gelen depremde 20 bin kişi öldü.
1941 - 2. Dünya Savaşı: Almanya Girit'i işgal etti.
1954 - Demokrat Parti iktidarı, Kırşehir'i ilçe yaptı. Kırşehir üç yıl sonra yeniden il oldu.
1962 - 27 Mayıs askeri müdahalesinden sonra sivil yönetime geçildiğinde İsmet İnönü başkanlığında kurulan ilk koalisyon hükümeti olan CHP-AP ortaklığı Başbakan İsmet İnönü'nün istifasıyla sona erdi.
1967 - Nijerya askeri diktatörlüğüne karşı yıllar süren mücadeleden sonra Biafra bağımsızlığını kazandı.
1968 - Fransa Devlet Başkanı Charles de Gaulle meclisi feshederek normal süresinde seçimlere gidileceğini açıkladı.
1970 - Askeri Personel Kanunu tasarısını protesto eden astsubay eşleri yürüdü. Astsubay eşlerine polis müdahale etti.
1971 - İnsansız ABD uzay aracı Mariner-9, Mars hakkında bilgi toplamak üzere uzaya fırlatıldı.
1974 - Cumartesi günlerinin tam gün tatil olması kararı alındı.
1982 - İspanya, NATO'nun 16. üyesi oldu. Aynı zamanda 1955 yılında Batı Almanya'nın katılımından sonra örgüte kabul edilen ilk ülke oldu.
1990 - Fransa, deli dana hastalığı nedeniyle İngiltere'den sığır ve sığır eti ithalini yasakladı.
1992 - Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Sırbistan'a Bosna'daki saldırıları durdurması amacıyla ambargo koydu.
1993 - PCI 2.0 veriyolu piyasaya sürüldü.
1996 - Gazeteci Metin Göktepe'nin öldürülmesiyle ilgili olarak İstanbul'da açılan dava güvenlik gerekçesiyle duruşma yapılmadan Aydın'a alındı.
1996 - Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Konferansı, Habitat II Kent Zirvesi İstanbul'da başladı.
2009 - Beşiktaş'ın 2008-2009 şampiyonu oluşu
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:31
  • Güneş04:46
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:29
  • Akşam19:52
  • Yatsı21:49
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
29.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu03061012151633343536374245465051525358627480
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık