ABD'den PKK'ya silah, Türkiye'ye uçak!

Ana Sayfa » Medya Kritik » ATA BİNMESİNİ BİLMİYORSAN, PADİŞAH NEYİM OLAMAZSIN!

ATA BİNMESİNİ BİLMİYORSAN, PADİŞAH NEYİM OLAMAZSIN!

ATA BİNMESİNİ BİLMİYORSAN, PADİŞAH NEYİM OLAMAZSIN!

 
8 Aralık 2012 Cumartesi 13:23 
Yorum YapYazdır
 
 
ATA BİNMESİNİ BİLMİYORSAN, PADİŞAH NEYİM OLAMAZSIN!

 

Ahmet Nesin


At dıgıdık dıgıdık gidiyordu, üzerinde dört nala gelip de Orta Asya'dan, çocuğunu doğuracak olan Kırımlı Hafsa Hatun vardı. Hafsa Hatun Orta Asya'dan gelen Yavuz Sultan Selim’in eşiydi, Yavuz Sultan Selim de Kırımlı'yla evliydi ve iktidara gelmek için babası ve kardeşleriyle kavga etti. Kavga biraz anladığımız dışındaydı ki babası padişah Bayezid zehirlenerek öldü.
 
At hâlâ dıgıdık dıgıdık gidiyordu, üzerindeki kadın hamile ve endişeliydi. Hükümdarı pardon kocası Yavız Selim’e garip garip bakıyordu, doğum sancıları artmış, hatta doğum suyu bile gelmeye başlamıştı. Ama Yavuz Selim Nuh diyor peygamber demiyordu, bu çocuk at sırtında doğmalıydı, kendi kardeş kavgalarını anımsıyordu, babasıyla taht kavgasını düşündü, babasının Ahmed’i tahta getirmesiyle kendisine kazık attığını düşünüp Kanuni’nin doğar doğmaz 2-3 yaşlarındaki kardeşleri tarafından öldürülmesinden korkuyordu.
 
Hafsa Hatun atın tepesinde avaz avaz bağırarak doğurdu Kanuni’yi, at da artık o kadar sakin değildi, iki tarafına iki at daha geldi, birinden biri eğildi ve at üzerindeki Kanuni’nin göbeğini kesti, diğeri de ilk duşunu yaptırmak için kaynar suyu boca etti başından aşağı.
 
Kanuni alışmıştı artık ata, Hafsa Hatun onu at üzerinde emziriyor ya da uyutuyordu. 1 yaşına gelmeden ata artık kendisi biniyordu, hatta annesi başka attayken eğilip süt emdiğini söylerler, fotoğraf çekilmiş ama sanırım MİT yok etmiş o dönem.
 
Hava güneşliymiş, at hâlâ dıgıdık dıgıdık gidiyormuş, sağındaki atın üzerinde tabip el sünnet-ül Keskesmettin varmış, elinde bir pala vardı ve iki atın aynı hareketi yapmasını kolluyormuş, palayı devamlı havada döndürüyormuş, birden “Ahhhhhhhh” diye tiz bir ses beklenirken Kanuni’nin atı kıçına nişadır sürülmüş gibi koşmaya başlamış. Tabip el sünnet-ül Keskesmettin kadıya ne kadar suçun atta olduğunu, atınkini yanlışlıkla kestiğini söylese de cezası büyüktü ve ondan sonra gören olmamış. Sünnet bir gün sonraya ertelenmiş ve Kanuni yerine atı tutarak ve bağlayarak yapmışlar. Kanuni bu sünnetten çok akçe topladı diyeler.
 
At dıgıdık dıgıdık gidiyordu, arkasından Kanuni’nin Lalası bağırıyordu, “Şehzadem, saraydan buraya 39 adım geldiniz, buradan da av evine 23 adım gittiniz, söyleyin bakalım kaç adım gitmişsiniz…” Kanuni artık usta biniciydi, elinde Notebook, her adımda bir çentik atıyordu. Atıyordu atmasına da bu dersler, notebooklar çok booktan şeylerdi, o savaşmak istiyordu. Zaten o ay da 31 çekiyordu. At üstünde sevgililerini hayal ediyordu.
 
Kanuni at üstüde dıgıdık dıgıdık Istanbul’a çağrıldı, babasının kardeşleriyle taht savaşına katıldı, Sultan Selim de zehirlenmeden ölünce tahta geçti. Artık iktidardaki biriydi, ülke bağımsızlığını düşündüğünden önce Belgrad’ı fethetti, Macaristan’ı fethetti, Doğu Anadolu'yu, Tabriz’i belki bağımsızlığımız adına lazım olur diye Osmanlıya kattı.
 
At dıgıdık dıgıdık gidiyordu, at yoruluyor Kanuni yorulmuyordu, sadece arasıra eyerin üstüne yüzme simidi koydukları söyleniyordu. Cezayir’e bağımsızlık kazandırmak ve demokrasi getirmek için denizden saldırdı, çok yüzme bilmediğinden onu deniz atına bağladılar, Bingazi’yi aldı, oradan İkibingazi’yi almak istediyse de, önüne çıkan Cerbe Adası’nı almak zorunda kalması buna engel oldu. Zaten Bağdat’a ABD’den önce ilk demokrasiyi biz götürmek istedik.
 
Kanuni’nin 2 değişik atı vardı, biri savaş, diğeri de seviş atları. 8’i erkek 10 çocuğu bu atlar üzerinde oldu. Hürrem Sultan seviş atını gördüğünde kendisi çağrılmıyorsa kıyameti kopardı hep. Yoksa kendisi için bir şey istemiyordu, atın başkalarına alışık olmadığını düşünüp onlara zarar gelmesini istemiyordu.
 
At dıgıdık dıgıdık gidiyordu, artık saltanat bitmişti, cumhuriyet kurulmuştu, Orta Asya’dan hiç torağımız kalmamıştı, atın üzerine biri binmek istedi ve at şöyle bir silkinerek attı o üstündekini ve ona doğru eğilerek, “Ata binmesini bilmiyorsan padişah neyim olamazsın…” dedi ve dıgıdık dıgıdık özgürlüğüne doğru yürüdü.

 
8 Aralık 2012 Cumartesi 13:23 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1792 - Fransa'da cumhuriyet ilan edildi.
1903 - İtalo Marconi, kornet (cornet) dondurma külahının patentini aldı.
1908 - Bulgaristan, Osmanlı'dan bağımsızlığını ilan etti.
1919 - Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası kuruldu.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" dedi.
1939 - Dikili ve çevresinde deprem: 100'den fazla kişi öldü. Dikili ve Karaburun tamamen yıkıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, İstanbul'da çıkan Le Journal d'Orient gazetesini yedi gün süreyle kapattı. Gazetenin resmi dış politikaya aykırı yayın yaptığı ileri sürüldü.
1943 - Ankara Fen Fakültesi kuruldu.
1950 - Yeni Baştan gazetesinin kurucusu ve yazarı Aziz Nesin hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Nesin "Sosyal düzeni yıkmaya yönelik yayın" yapmakla suçlanıyor.
1958 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, "Demokrasiye paydos demeye Demokrat Parti genel başkanının gücü yetmeyecektir" dedi.
1964 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Yassıada hükümlüsü Refik Koraltan, Rüştü Erdelhun, Selim Yatağan ve Nedim Ökmen'i hastalık nedeniyle affetti.
1970 - Polonya'da Dayanışma Sendikası kuruldu.
1980 - Kuruluşundan 10 yıl sonra Lech Walesa liderliğindeki Dayanışma Hareketi Polonya'da yasallık kazandı.
1984 - Gökova Körfezi'nde termik santral kurulmasına karşı çıkan köy kadınları eylem yaptılar.
1986 - 12 Eylül darbesi sonrası Alparslan Türkeş ilk kez Milliyetçi Çalışma Partisi'nin (MÇP) İstanbul mitinginde konuştu.
1993 - New York Metropolitan Müzesi, "Karun Hazinesi"ni Türkiye'ye geri göndermeye karar verdi.
2000 - Bakanlar Kurulu, Kopenhag Kriterleri ile paralel olan İnsan Hakları Raporunu kabul etti.
2002 - İsrail birliklerinin, militanları yakalama gerekçesiyle Gazze`de düzenlediği operasyon sırasında çıkan çatışmada 9 Filistinli öldü.
2002 - Almanya`da Başbakan Gerhard Schröder`in liderliğindeki Sosyal Demokratlar, genel seçimlerden birinci parti olarak çıktı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:19
  • Güneş06:01
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:50
  • Akşam18:28
  • Yatsı19:56
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık