Eğitim Diyanete, kamu malları yandaş vakıflara

Ana Sayfa » Güncel » Askere Suriye'nin kuzeyinde 'tampon bölge' talimatı iddiası

Askere Suriye'nin kuzeyinde 'tampon bölge' talimatı iddiası

AKP hükümeti ve Erdoğan, TSK’ye, Kobani’nin batısındaki Cerablus’a tampon bölge oluşturulması için talimat verdiği, ancak askerin yazılı emir istediği öne sürüldü.

 
27 Haziran 2015 Cumartesi 11:33 
Yorum YapYazdır
 
 
Askere Suriye'nin kuzeyinde 'tampon bölge' talimatı iddiası

Türkiye’nin güney sınırında PYD aracılığıyla oluşturulan “Kürt kuşağı” karşısında, AKP hükümeti açmaz yaşıyor. PYD’nin IŞİD saldırıları gerekçesiyle Kobani’nin de batısına yöneleceği beklentisi, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK), Suriye’nin Cerablus bölgesinde tampon oluşturulması amacıyla sınır ötesi harekât emri vermesine neden oldu. Ancak, Suriye’deki bölgesel ve küresel dengelerin yanı sıra Türkiye’nin iç durumu, sınır ötesi harekâtı açmaza dönüştürüyor.

Türkiye’de seçim sonrasında koalisyon arayışlarının olduğu ve istifa etmiş bir hükümetin görevde bulunduğu ara dönemde Cezire Kantonu ile Kobeni Kanton’u arasındaki Tel Abyad’ı ele geçiren PYD, IŞİD’in başkenti olarak bilinen Rakka’ya yöneldi. IŞİD’in Cerablus üzerinden Kobani’ye saldırısı, PYD’nin, koalisyonun hava desteği eşliğinde Kobani’nin batısına yöneleceği beklentisi oluşturdu. Gelişmelerden kaygılanan Ankara, arayışlara girdi.

 

Sınırın Suriye tarafındaki gelişmeleri MİT, Genelkurmay ve Dışişleri’yle sürekli iletişim halinde izleyen AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, TSK komuta heyetine Kobane’nin batısındaki Cerablus bölgesinde tampon bölge oluşturulması için siyasi talimat verdi. Genel seçimler sonrasında “müstafi (istifa etmiş)” konumundaki Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bu talimatı çok sayıda açmazı da beraberinde getiriyor. Ankara’da askeri ve diplomatik kulislerde tartışılan açmazlar, ‘Hükümet belirsizliği’, ‘Uluslararası dengeler’, ‘Harekât bölgesindeki belirsizlikler’ ve ‘İç güvenlik açmazı’ başlıklarıyla öne çıkıyor.

Türkiyenin bölgede güvenli bölge oluşturması için diğer bir yöntem de Şam’daki Esad rejimi ile uzlaşma zorunluluğu olarak gösteriliyor. Çünkü Türkiye’nin Şam’ın onayını almadan tampon bölge oluşturması uluslararası hukuk açısından başka ülke toprağını “işgal” anlamına geliyor. Ancak AKP’nin şimdiye kadar Esad rejimini düşürme yönündeki çabaları nedeniyle, bu formülün yaşama geçmesini neredeyse son derece sıkıntılı. (Cumhuriyet)

 

YAZILI EMİR İDDASI

Milliyet'ten Gökçer Tahincioğlu'nun konuya ilişkin yazısı ise şöyle

Ankara’da koalisyon tartışmaları nedeniyle gölgede kalan bir tartışma, IŞİD’in kanlı Kobani katliamı ile birlikte günyüzüne çıktı.
Tartışmanın kaynağı, Suriye’deki iç savaşın Türkiye sınırını derinden etkilemeye başladığı ilk günlere kadar uzanıyor.
Sınır güvenliği nedeniyle sürekli eleştirilen Ankara’nın, Suriye’nin kuzeyinin uçuşa yasak bölge ilan edilerek, burada güvenli bölgeler oluşturulması tezi, uluslararası kamuoyundan destek bulmadı.
Ankara, bu tezi ortaya attığı ve ısrarla gündeme getirdiği günden bu yana bir yandan da alternatif planlar üretiyor.
Sınır hattında üst düzey güvenlik tedbirleri alınması, askeri güvenlik bölgelerinin kapsamının genişletilmesi, sınırda hemen harekete geçilebilecek lojistik üsler kurulması gibi çok sayıda plan üretildi ve bir bölümü yaşama geçirildi.
Ancak PYD’nin önce Kobani’den IŞİD’i çıkartması, ardından Tel Abyad’tan da örgütü temizleyerek Kobani ve Cizire kantonlarını birleştirmesi, sınırda bambaşka bir ihtimali daha ortaya çıkarttı; Suriye’nin kuzeyini bütünüyle kaplayan bir Kürt hattı.
PYD’nin bunu gerçekleştirebilmek için Kobani kantonu ile kontrolündeki Afrin kantonu arasındaki Cerablus bölgesini ele geçirmesi gerekiyor.
IŞİD’in elindeki bu bölgeyi ele geçirmesi halinde Kürt hattı fiilen oluşacak.
Ancak IŞİD’in Kobani’de gerçekleştirdiği katliam gösteriyor ki bu çok kolay değil.
IŞİD’in yaşam koridoru olan ve kalbinin attığı Rakka’ya kadar uzanan bu bölgeden çıkması, savaştaki en ağır darbeyi alması anlamına geliyor.
IŞİD, bu nedenle Rakka ve Cerablus’un etrafının kuşatılmasını engellemeye yönelik kanlı hamleler yapıyor.
Yazılı direktif
Ankara ise hem oluşacak Kürt hattını hem de IŞİD’in Cerablus’taki varlığını tehlikeli buluyor.
Bu nedenle Cerablus ve IŞİD denetimindeki 110 kilometrelik sınırda önlem alınması masada.
Ancak masada ciddi görüş ayrılıkları da bulunuyor.
Koalisyon tartışmalarının gölgelediği güvenlik zirveleri, görüş ayrılıklarını ortadan kaldırmaya yetmemiş gözüküyor.
Kulislere yansıyan bilgilere göre, geçen hafta yapılan güvenlik toplantılarında, uluslararası kamuoyunun harekete geçmediği bu ortamda artık Türkiye’nin kendi başına hareket etmesi zarureti gündeme geldi.
Hükümetin ortaya attığı, bürokratların olgunlaştırdığı plan iddialara göre Türkiye’nin Cerablus’ta 10 kilometre derinliğinde bir güvenli bölge oluşturmasını içeriyordu.
Elbette Türkiye, güvenli bölge planına baştan bu yana karşı çıkan ABD ve bazı koalisyon ülkelerine bunu kabul ettirmenin çok kolay olmadığını biliyor.
Bu nedenle yine iddialara göre plana farklı seçenekler de eklendi.
Ankara’nın düğmeye bastığı anda Cerablus’ta güvenli bölge oluşturulabilecek bir organizasyonun yapılması, bir anlamda sınırın Türkiye tarafında bir güvenli bölge oluşturularak, gerektiği anda buradaki bütün unsurların Cerablus’a taşınması bu seçeneklerden biri.
TSK’nın Cerablus’ta güvenli bölge oluşturabilecek bir yapılanmaya Türkiye tarafından hemen geçmesi planın en önemli aşaması.
İddialara göre, güvenlik toplantılarında bu yönde talimat verilen TSK’dan beklenmedik bir yanıt geldi. Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, bu konuda yazılı emir istedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, bu emrin zaten verilmiş olduğunu bildirmesi üzerine Genelkurmay’dan bu kez “bu duruma özel yazılı emir” talebi geldi.
Davutoğlu’nun bu emri de güvenlik toplantısı daha sürerken kaleme aldırarak imzaladığı belirtiliyor. Ancak tartışmalar gösteriyor ki sıcak çatışma bölgesine müdahale anlamına gelen planın yaşama geçmesi için imza da tek başına yeterli değil.
‘Ak Parti zaten iktidar’
Ankara’da bu planla ilgili tartışmalar sürüyor.
Kulislerde, askerin, yaklaşan Yüksek Askeri Şura’da yeni komuta kademesinin göreve geleceği ve bu kararları yeni komutanların vermesi gerektiği, yeni hükümetin kurulacağı, hükümet kurulamazsa erken seçime gidileceği gibi gerekçelerle planı uygulamaya yönelik çekincelerinin sürdüğü konuşuluyor.
Bu çekinceler hükümet cephesinde ise “ayak direme” olarak niteleniyor.
Hükümet, acil bir durumda bölgenin kontrol altına alınmasına yönelik bir yapılanmaya hemen gidilmesi gerektiğini düşünüyor.
Hükümet, böylece hem Kürt hattının oluşmasına engel olabileceğini, göç dalgalarının önüne geçilebileceğini, sınırdan yabancı savaşçıların geçişinin engellenerek uluslararası kamuoyundan gelen eleştirilerin kesilebileceğini hesaplıyor.
Hükümet, ortaya konulan çekincelere bu nedenle tepkili.
Başbakanlık kaynakları, olası bir koalisyonda başbakanlığın zaten Ak Parti’de kalacağının, erken seçime gidilmesi durumunda da birinci partinin yine Ak Parti olacağının altını çiziyor.
Başbakan Davutoğlu’nun olası koalisyonun başbakanı olacağına, seçime gidilmesi durumunda da koltukta bulunacağına dikkat çekiyor.
Her şeyden önemlisi, Türkiye’nin yanıbaşındaki gelişmelerin, YAŞ ya da bir başka gerekçeyle beklenemeyecek kadar yakıcı olduğu vurgulanıyor.
Hükümetin mesajı net:
“Ayak direyecek zaman değil.”
Siyasi otoritenin gelişmelere yönelik tepkisi bu.
Bu nedenle de hemen yarın harekete geçilecek gibi planlamalar yapılıyor.
Siyasi gelişmelerle boğuşan Ankara’yı her açıdan sıcak bir yaz bekliyor.

 
27 Haziran 2015 Cumartesi 11:33 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1456 - Belgrad kuşatması Macar komutan János Hunyadi, Osmanlı padişahı II. Mehmed'i yendi.
1711 - Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Prut Barış Antlaşması imzalandı.
1909 - 1879 yılında kurulan Zaptiye Nezareti kapatılarak, İstanbul Vilayeti ve Emniyet Umumiye Müdüriyeti Teşkilatına dair kanun kabul edildi ve Dahiliye nezaretine bağlı Emniyet Umumiye Müdürlüğü kuruldu.
1913 - Edirne Bulgar işgalinden kurtarıldı.
1919 - Erzurum Kongresi toplandı.
1931 - İthalat sınırlamaları sistemine ilişkin kanun TBMM'de kabul edildi.
1933 - Wiley Post, dünya etrafında uçakla tek başına dolaşan ilk insan oldu. 15.596 millik yolculuğu 7 gün, 18 saat, 45 dakika sürdü.
1946 - Kudüs'te İngiliz yönetiminin karargah olarak kullandığı King David hoteli bombalandı: 90 kişi öldü.
1946 - DSÖ Anayasası 61 ülkenin temsilcisi tarafından imzalandı.
1948 - 16 yaşından küçük çocukların ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması yasaklandı.
1953 - T.C.D.D. işletmesi kanunu kabul edildi.
1961 - Barzani aşiretlerinin baskılarına dayanamayan 800 Türk, Irak sınırını aşarak Türkiye'ye iltica etti. Gelenler Hakkari'nin Benekli yaylasına yerleştirildi ve kendilerine uçakla yiyecek maddesi atıldı. Göç daha sonraki günlerde de sürdü.
1964 - Türkiye, İran, Pakistan arasında Kalkınma için Bölgesel İşbirliği Örgütü (RCD) kuruldu.
1967 - Adapazarı ve Mudurnu'da gece saatlerinde meydana gelen 7,2 şiddetindeki depremde 173 kişi öldü, 1.078 ev hasar gördü.
1992 - Kolombiyalı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Medellin yakınlarındaki lüks hapishaneden kaçtı.
1998 - Türkiye, AB politikasının özünü oluşturacak şekilde hazırlamış olduğu "Türkiye AB ilişkilerini Geliştirme Stratejisi" başlıklı raporunu bir nota eşliğinde, AB Komisyonu ve dönem başkanlığına (Konseye) gönderdi.
2002 - DSP'den istifalar, Meclis'te de temsil edilen yeni bir parti oluşumuna dönüştü. Yeni Türkiye Partisi, İsmail Cem'in genel başkanlığında 63 milletvekilinin katılımıyla kuruldu.
2002 - İsrail, Hamas'ın silahlı birlikler komutanı Salah Shahade ve 14 sivili öldürdü.
2003 - Fransa'daki Eyfel Kulesinde yangın çıktı.
2003 - Özel güçler desteğindeki ABD birliklerinin Musul'da gerçekleştirdiği bombalamada, Saddam Hüseyin'in oğulları Uday Hüseyin, Kusay Hüseyin, Kusay'ın 14 yaşındaki oğlu ve bir koruma görevlisi öldürüldü.
2007 - 16. Türkiye Cumhuriyeti Milletvekili Genel Seçimleri yapıldı.
2008 - Bosna Savaş Suçlusu Radovan Karadzic Sırbistan'da yakalandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:51
  • Güneş05:00
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:37
  • Akşam19:56
  • Yatsı21:47
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
15.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060711224142
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık