Türk halkı ne kadar mutlu? İşte il il veriler

Ana Sayfa » Çevre - Sağlık » Artvin’i vuran selin gerçek nedeni

Artvin’i vuran selin gerçek nedeni

Orman ekosistemleri azaltıldı, Yeşil Yol yeni sellere davetiye çıkarıyor, Bakan bölgede yaşananlardan hiç ders almamış…

 
27 Ağustos 2015 Perşembe 09:01 
Yorum YapYazdır
 
 
Artvin’i vuran selin gerçek nedeni

Artvin’de 8 kişinin ölümü, çok sayıda yurttaşın da yaralanmasıyla sonuçlanan sel felaketiyle ilgili bir değerlendirme yapan Orman Yük. Müh. Doç. Dr. Yücel Çağlar, bölgedeki sellerin altyapı yetersizliği ve betonlaşmaya bağlamanın yanıltıcı olduğuna dikkat çekerek, “hemen hemen tümüyle 500-700 metrelerdeki, kısmen de daha yüksek yerlerdeki arazi kullanım biçiminden, doğal orman ekosistemlerinin yerlerinin azaltılmasından kaynaklanmaktadır. Orman ve Su İşleri Bakanı’nın bölgedeki sellerle ilgili açıklamalarına bakılırsa, bölgede hemen hemen her yıl yaşanan bu tür yıkımlardan hiç ama hiç ders çıkarılmamış” görüşünü dile getirdi.

Son 13 yılda yaşamın her alanında yaygınlaşıp kurumsallaşan her türlü aymazlık ve iş bilmezliğin yol açtığı ekolojik ve toplumsal yıkımların 'kaçınılamaz bir yazgı olarak' algılanmasının pekiştirilerek iyiden iyiye yerleştirildiğini dile getiren Orman Yük. Müh. Doç. Dr. Yücel Çağlar, “Böylece 'sorumsuz sorumlular' da kolaylıkla sorumluluktan kaçınabilmektedir. Ne yazık ki bilir olması beklenen ilgili meslek örgütleri ile 'hocaların' da, yetersiz bilgileriyle yaptığı açıklamalar, bu sorumsuzluğun değirmenine su taşımaktadır. Artvin’de yaşanan sel yıkımlarından sonra yapılan kimi açıklamalar bu gerçeği bir kez daha açıklıkla ortaya koymuştur” diye konuştu.

‘SELLERİN NEDENİ BETONLAŞMA VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DEĞİL’

“Çoğunluğu Artvin dolayındaki sellerin alçak yerlerdeki 'betonlaşmadan', dahası, küresel iklim değişikliğinden kaynaklandığı anlamına gelen söz konusu açıklamalara katılabilmek olanaksızdır” görüşünü savunan Çağlar, Artvin'deki sellere yol açan son yağışların denizden yüksekliği en fazla 500-700 metrelerle, kısmen de daha yüksek yerlerde yoğunlaştığına dikkati çekerek, “Bilindiği gibi bu yükseltilerde 'betonlaşma' yok denebilecek düzeydedir. Ancak, bölgede bile ender olarak görülen şiddetli yağışların yanı sıra aşağıda başlıcalarına değinilen olumsuzluklar, bu türden yıkımları kaçınılmazlaştırmıştır” dedi.

‘ÇAYLIK VE FINDIKLIKLAR TOPRAK KAYMALARINI KOLAYLAŞTIRIYOR’

Bölgedeki söz konusu yükseltilerde bulunan sığ kök yapısına sahip çaylıklar, kısmen de fındık ve mısırlıkların yaygın olduğuna değinen Çağlar, bu durumun özellikle yüksek eğimli yerlerde toprakların su tutma kapasitesini artırarak belirli bir düzey üzerine çıktığında toprak kaymalarını daha da kolaylaştırdığını dile getirerek, bölgedeki tarımsal etkinliklerin ise hiçbir toprak koruma önlemi alınmaksızın yapıldığını kaydetti.

‘YAPILAŞMALAR DENETİMSİZ, İSTEYEN İSTEDİĞİ GİBİ BİNA YAPIYOR’

Bölgedeki köy ve mahallelerdeki yapılaşmaların denetimsiz olduğunun da altını çizen Çağlar,  engelleyici kimi hukuksal düzenlemelere karşın isteyenin istediği yerlerde istediği gibi çok katlı yapılar yapabildiğini belirterek, “1985 yılında yürürlüğe konulan, 1999 yılında düzenlenen ve 2001 yılında da adı Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği olarak değiştirilen Yönetmelik, genel olarak tüm köylerde, özel olarak da Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki köylerde gerektiği gibi uygulanmamaktadır” diye konuştu.

İMAR KANUNUNDAKİ DEĞİŞİKLİK TOPRAĞI KORUMASIZ BIRAKTI

İlgili yönetmeliklerde yapılan değişikliklerle kırsal yerleşmelerdeki arazi kullanımında yaşanan başı bozukluğun iyiden iyiye pekiştirildiğinin altını çizen Çağlar, yine 3194 sayılı İmar Kanunu’nun yine 27 maddesinde yapılan söz konusu değişiklikle 'Köy yerleşik alan sınırı içerisinde, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri uygulanmaz' kuralının getirildiğini, böylece köy sınırları içinde de toprak koruyucu önlemlerin alınması zorunlu olmaktan çıkarıldığını dile getirdiği değerlendirmesinde ayrıca şu görüşlere yer verdi:

‘ORMANSIZLAŞMA TOPRAĞIN YAĞIŞ TUTMA KAPASİTESİNİ AZALTTI’

“Denizden daha yüksek yerlerde orman ekosistemlerinin yönetilmesindeki teknik yanlışlıkların yol açtığı orman yıkımları, sanıldığının tersine, bölgede son derece yaygın bir ormansızlaşmaya; yerine kök yapıları sığ ağaççıkların, otlukların yaygınlaşmasına yol açmıştır. Bu durum toprakların yağışları tutma kapasitesinin yanı sıra azaltmasının yanı sıra, daha önce de belirtildiği gibi, toprakların tutunabilme olanağını da azaltmıştır. Yaylalardaki yoğun otlatma, yapılaşma, kullanıcı yoğunluğu bitkisel örtüsüzleşmeyi daha da hızlandırmaktadır.

‘AKARSULARDA SELLERİ ÖNLEME ÇALIŞMASI YAPILMADI’

Bölgedeki akarsularda selleri önleme, en aza indirme amaçlı alt yapı çalışmalarının hemen hemen hiç yapılmamış olması, selleri hem tetiklemiş hem de yaygınlaştırmıştır; 'Yeşil Yol' vb yapılaşmalar bu süreci daha da hızlandıracaktır; Bölgede HES'lerin yapım sürecinde yaşanan bitki örtüsü, özellikle de orman ekosistemi yıkımlarının bölgedeki yağışlar-bitki örtüsü dengesini iyiden iyiye bozduğu açıktır; ancak, bu, ötekilerle karşılaştırıldığında, daha alt sıralarda yer alacak bir etkidir.

‘SELLERİ DE YAZGIYA DÖNÜŞTÜREN İKTİDARA HELAL OLSUN!’

Sellerin temel nedenin yalnızca alçak yerlerdeki 'betonlaşmalar' olarak algılanmasına yol açabilecek söylemler, bölgedeki yukarıda başlıcaları örneklenen köklü yapısal nedenlerin, dolayısıyla, 'sorumlu sorumsuzların' yine gözlerden kaçırılmasına yol açabilecektir. Orman ve Su İşleri Bakanı’nın bölgedeki sellerle ilgili açıklamalarına bakılırsa, bölgede hemen hemen her yıl yaşanan bu tür yıkımlardan hiç ama hiç ders çıkarılmamış. Bu, söz konusu Bakan yönünden hiç de şaşılacak bir durum değildir. Şaşılacak durum; başta bölgelerdeki eskisiyle yenisiyle üniversiteler olmak üzere 'ilgisiz ilgililer' ve 'bilgisiz bilgililerin' akıl almaz denli yüzeysel açıklamalardır. Sonunda, selleri de bir 'kaçınılmaz yazgıya' dönüştürebilmiştir ya, siyasal iktidara helal olsun!”

Yusuf Yavuz

Odatv.com

 
27 Ağustos 2015 Perşembe 09:01 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1552 - Temeşvar kalesi Osmanlı ordusu tarafından fethedildi
1581 - Utrecht Birliği'ne bağlı Kuzey Hollanda eyaletleri (Güney Hollanda, Zeeland, Utrecht, Gelderland, Overijssel, Groningen ve Friesland) İspanya kralı II. Felipe'den bağımsızlıklarını ilan ettiler.
1788 - New York, ABD Anayasası'nı onaylayarak ABD'nin 11. eyaleti oldu.
1882 - Richard Wagner'in Parsifal adlı operası ilk kez Almanya'nın Bayreuth kentinde sahnelendi.
1891 - Fransa Tahiti'yi ilhak etti.
1914 - Sırbistan ve Bulgaristan diplomatik ilişkilerini kestiler.
1919 - Balıkesir Kongresi başladı (30 Temmuz'a değin).
1923 - İskoç mühendis John Logie Baird, ilk mekanik televizyonun patentini aldı.
1933 - Adolf Hitler görme, duyma gibi sorunları olan engelli Almanların kısırlaştırılacağını açıkladı.
1934 - Avusturya Şansölyesi Engelbert Dollfuss bir suikast sonucu öldürüldü.
1944 - II. Dünya Savaşı: Sovyet ordusu batı Ukrayna'ya girerek Nazi işgaline son verdi.
1944 - II. Dünya Savaşı: İlk Alman V-2 roketi İngiltere topraklarına düştü.
1945 - Britanyalı İşçi Partisi seçimleri kazandı: Clement Attlee başbakan oldu. Winston Churchill kaybetti.
1948 - André Marie, Fransa başbakanı oldu.
1951 - Türkiye'deki ilk petrol Raman dağı yöresinde bulundu.
1952 - Mısır Kralı I. Faruk, Hür Subaylar Örgütü tarafından tahtından indirildi. (oğlu II. Fuat'a devretti).
1953 - Moncada kışlası baskınıyla Küba devrimi başladı. Devrimcilerin lideri Fidel Castro tutuklandı.
1956 - Dünya Bankası'nın Assuan Barajı'nın inşasını desteklemekten vazgeçmesi üzerine Mısır devlet başkanı Cemal Abdül Nasır, Süveyş Kanalı'nı millileştirdi.
1957 - Guatemala devlet başkanı Carlos Castillo Armas, bir suikast sonucu öldürüldü.
1963 - Yugoslavya, Üsküp'te deprem: 1.100 ölü, 100 bin insan sokakta.
1967 - Tunceli'nin Pülümür ilçesinde Richter ölçeğine göre 6 büyüklüğünde deprem: 95 ölü, 127 yaralı.
1974 - Yedi yıl süren askeri rejimden sonra, Yunanistan'da Konstantin Karamanlis'in başbakanlığında sivil hükümet kuruldu.
1974 - Kıbrıs için ateşkes görüşmelerine Dışişleri Bakanı Turan Güneş katıldı. Güneş, 'Ateşkes belli haklarımızı kullanmamamız manasına gelmez' dedi.
1994 - Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin, Rus askerlerinin Estonya'dan çekilmesini onayladı.
1995 - İstanbul Altın Borsası açıldı.
2009 - ABD'li Pro Güreşçi Jeff Hardy Uzun Zamandır Kazanmak İçin Uğraştığı World Heavyweight Kemerini Night Of Championsa'ta CM Punk'tan Aldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:57
  • Güneş05:04
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:52
  • Yatsı21:41
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık