ABD'den Türkiye'ye Afrin çağrısı

Ana Sayfa » Güncel » Arınç'tan flaş açıklama: Tayyipçi...

Arınç'tan flaş açıklama: Tayyipçi...

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Manisa’daki açılış töreninde yaptığı konuşmada "İstifa eden yani aramızdan ayrılan hiçbir arkadaşımız için kötü diyemem. Onlar bizim değerli arkadaşlarımızdır. Nihayet aynı kaderi paylaştığımız insanlara güle güle oh ne iyi oldu, bilmem nereye kadar yolunuz var diyemem, demem, böyle bir düşüncem de yok" dedi. Arınç 'Sonu -cı, -cu ekleri getirilen her şey yanlıştır. Tayyip Erdoğan'ı sevebilirsiniz. Ama tavsiye ederim Tayyipçi olmayınız' diye konuştu.

 
27 Aralık 2013 Cuma 17:26 
Yorum YapYazdır
 
 
Arınç'tan flaş açıklama: Tayyipçi...

"ONLAR İÇİN 'KÖTÜ' DİYEMEM"

İstifa eden yani aramızdan ayrılan hiçbir arkadaşımız için kötü diyemem. Onlar bizim değerli arkadaşlarımızdır. Neden? Çünkü bizden aday oldu veya gösterildiler. Seçildiler, bir kısmı bakan, bir kısmı başka görevlerde bulundu. Şimdi "Oh olsun iyi ki gittiler" dersem kendime saygısızlık etmiş olurum. "Bakan yaptığımız zaman iyiydi de şimdi mi kötü oldu" diyebilirsiniz. Onlar bizim zenginliğimizdi. Belki cürümleri kadar onlardan mahrum kalmış olduk. Üzülmemek elde değil. Kalsalardı çalışsalardı, emaneti en azından önümüzdeki seçimlere kadar götürselerdi.

"SİYASET TREN GİBİDİR"

Hepimizin eksiği ve kusuru var. Ben onlardan çok daha iyi bir noktada. Özel hayatımızda bazı eksiklikler olabilir ama nihayet aynı kaderi paylaştığımız insanlara güle güle oh ne iyi oldu, bilmem nereye kadar yolunuz var diyemem, demem, böyle bir düşüncem de yok. Demirel’in güzel bir tabirini duymuştum “Siyaset tren gibidir. Bazen inenler de binenler de olur ama tren yoluna devam eder”

"FIRILDAK KUBİ GİBİ OLMADIKTAN SONRA..."

Fırıldak Kubi gibi olmadıktan sonra siyasete giren de ayrılan da olacaktır. Neden niçin ayrıldıklarını kendilerine sorarsınız. Kamu vicdanı da bunu tartar. AK Parti’ye canını malını verenler değil de, sağdan soldan gelen düşüncesi fikri farklı olan insanlar baş köşeye getiriliyor. Bu bir sır. Ben de henüz farkına varamadım. Benim bildiğim bir söz var. peki sadakat olsun diye kötülüklere göz mü yumacağız? Yanlışlara evet mi diyeceğiz? Bunu kast etmiyorum. Her zamandoğrudan yana olacağız. Siyaset afedersiniz bilmemne değildir, siyasi bir kurumdur. Söyleyecekleriniz sadece bu partinin tüzüğünde yazılı olan yerlerinde geçer.

"SÖYLEYECEĞİ VARSA..."

Her milletvekili güvensizlik önergesi bile verebilir. Bunu grup da savunabilir. Söyleyeceği varsa grup toplantısından sonra konuşabilirler. Grup yöneticilerine söyleyebilir. Genel başkan yardımcıları var, genel başkan var ona söyleyebilir. On tane yer vardır bunları konuşabileceği, bunun dışında konuşma mekanları vardır. Bunları yaptıktan sonra da hala rahatsızlığı devam ediyorsa, bunu kendi ilkeleri açısından, yoksa nefsani sebeplerle karşı çıkmak doğru değil. bu bir prensip meselesi haline gelmişse, o partide kalması mümkün olmuyorsa, yapacağı tek şey var. Partisine, hükümetine başbakanına zarar vermemelidir.

"OLMASAYDIM KENDİMDEN ŞÜPHE EDERDİM"

Ben öyle bir şey yapacağım ama bundan partim zarar görür mü? "Zarar görür" derse yerinde kalacak. Benim mensup olduğum dört parti kapatıldı. "AK Parti’ye dava açılmış" dediler. "Ben var mıyım" dedim? Kimse bir şey demedi sonra araştırdılar. "Varsınız" dediler. Olmasaydım kendimden şüphe ederdim.

Refah gecesinde bir buçuk saatlik konuşma yapmışım. DGM vardı. Birinci mahkemede annenin babanın adı, ikinci mahkemede 5 yıl ağır hapis cezası. Utandılar, 59’ncu maddesini uyguladılar. Adam iyiyse, namuslu adama benziyorsa cezasının altıda birini affederler. Acıdılar 5 seneyi 4 sene 2 aya çevirdiler. Ama sürgün cezası vardı. Eskişehir’e sürgüne göndereceklerdi. Yargıtay bozdu, mahkeme direndi.

"ZARAR VERECEKSE KENDİSİNİ FEDA EDECEK"

Biz cezaevlerinin kapılarında sıramızı beklerken, Cihat Akay ve arkadaşları 22 ay cezaevinde kaldılar. O gün yaptığım konuşmanın içerisinde tek cümleyi, bugün saatlerce konuşsa insan hakkında dava bile açılmıyor. Türkiye o noktadan bu noktalara geldi. Bir milletvekili yapacağı her hareketin hükümetimize partimize zarar verip vermeyeceğini düşünmek zorunda. Zarar verecekse kendini feda edecek. Yıllarca en yakınında bulunup, “başbakan’da yargılanmalı” demenin, yada 45 senelik okul arkadaşlığından sonra “başka sebeplerle istifa ettim” demenin, veya kendi partilerinden vekil olma imkanını bırakın yüzüne bile bakılmadıkları halde milletvekili olma imkanına kavuşanların yaptıklarına teşekkür ederiz. Ama son yaptıkları yanlış olmuştur. Bunlar olacak, malzememiz insan. Nefis taşıdığımız, yani sürekli insana kötülüğe yanlışlığa sevk eden nefsi taşıdığımıza gör, hepimiz kusurlu olabilir. İnsan malzemesinin olduğu yerde her şey olur.

"SOKAKTA KAYBETMEYE NİYETİMİZ YOK"

Bu bir imtihandır. Yanlış yapanlara ben "Yanlış yaptınız" diyorum. Ben çok bunaldığım anlarda bile yapacağım hareket partime zarar verir mi diye düşündüm. O başarılı insanın, inançlı insanın, edepli insanın, Türkiye’yi dünyada bir numara yapan insanın, acaba zarar görmesi mümkün olması mümkün olur mu diye düşünmüşümdür. Partiyi sokakta bulmadık, sokakta kaybetmeye niyetimiz yok.

O siyasetin Allah rızası için yapılması gerektiğine, çıkar amaçlı siyaset değil millete endeksli siyaset yapılmasına inanan bir insandı. Refah Yol hükümetine gelinceye kadar iktidar yıpranmıştı, milletvekilliği yıpranmıştı. Rozetini takamıyordu. Çıkar, yolsuzluk ilişkileri o günlerde de çok rağbet görüyordu. Öyle bir zamanda Allah kısmet etti, sayın Çiller’de bunlar PKK’dan daha beter demişti refah Partisi için, ama çıkarları gerektirdi ki refah Partisi’yle koalisyon kurdular.

Dün gibi hatırlıyorum. Bir gazetede adamın verdiği cevap, buradaki işadamları tenzih ediyorum.  “Ben Refah Partisi’nin dinci gerici olduğu için karşısında değilim. Bir tek korkum var, Refah Partisi başarılı olursa…” Bir işadamına neden diye sormanız lazım. Çok enteresan bir cevap. Aradan 18-19 sene oldu belki. Adam diyor ki “Eğer Refah Partisi olursa, bugüne kadar Türkiye’yi yönetenlerin başarısız olduğu ortaya çıkar”

Şimdi Gezi olayları öncesinde İstanbul’da bir başka işadamıyla başkasının konuşmasını nakledeyim. İkisi de çok zenginlemiş, gelişmelerde memnun. Sakıp Sabancı, Refah Yol hükümeti için “Bundan önce odamın penceresini açıyorum karşıya bakıyorum. Karşı evden başkasını görmüyorum. Şimdi 10 yıl sonrasını görüyorum” o zaman için söyledi. Sonra biz geldik. ABD’den gelmişti, hastaydı, ziyaretine gittim. Her yerde yaptığı jestleri anlatıyorum, bir başka işadamı grubunun kulakları duysun diye anlatıyorum. Bana dedi ki, "Şimdi odamın penceresini açıyorum 50 yıl sonrasını görüyorum."

Bizim ki diyor ki ona “Yahu Allah’tan kork diyor. 2002-2001’e baktığımız zaman, her alanda 10 misli kar etmeye başladık. Senin bütün işlerin kar lı değil mi? Şu kadar servetin olmadı mı?” "Oldu" diyor. Niye AK Parti’ye karşısın. “Bugün edindiğim servetin yarısının elimden gitmesine razıyım. Yeter ki bu hükümet yıkılsın”

"BİZ DE ÇOK OLUYORUZ"

Arkadaşı hayretle soruyor. Bu nasıl şey? Evet öyle diyor. Sebep? İçkimize karışıyorlar. Özel hayatımıza karışıyorlar. Gözüne dizine dursun. Neyine karışıyoruz? Arkadaş soruyor ona. Ben öyle görüyorum diyor. Bir insan kendi içinde bulunduğu şartları putu haline getirmişse, birilerinin buna ilişkin sözler söylemesini müdahale gibi görüyorsa, işin hangi noktaya vardığını var siz hesap edin.  Eskiden bir Blue Jean reklamı vardı, çok oluyoruz diye. Biz de çok oluyoruz. Düşünebiliyor musunuz, Gayri safi milli hasılamız 750 milyar doları geçti. Hep veriyoruz, verdiğimiz halde Allah’ta bereketini veriyor.

"BU PARTİDE İKİNCİ ÜÇÜNCÜ ADAMLAR DA ÇOK GÜÇLÜ"

Bir gün kafam kızdı. Televizyonlarda dedim ki, diyelim ki Çiller seçilemedi de partiniz iktidar oldu, sizin başkan adayınız kim? Diyelim ki Mesut yılmaz seçilemedi de, ama partiniz iktidar oldu. Diyelim ki Baykal seçilemedi de, ama partiniz iktidar oldu. Sizin başkan adayınız kim?  Bakın sizin ikinci başbakan adayınız yok ama benim 10 tane başbakan adayım var. Ağzıma gelen isimleri saydım. Bizim zenginliğimiz de bu. Bu partide ikinci adamlar da, üçüncü adamlar da çok güçlü. Birisi yüzde 9,5’la barajın altında kaldı, öbürü barajı zar zor aştı. Biz seçime Tayyip Bey olmadan gittik, iktidar olduk. Abdullah Bey başbakanımız oldu. Çok şükür 2007’ye kadar çok sıkıntılarımız oldu. Sayın Cumhurbaşkanımız bizi sevmedi, sevemedi. Sağ olsun hükümetin evet dediğine her zaman hayır demek suretiyle hükümete adım attırmadı. Ama biz çalıştık başardık. 

BİZ BU ATILIMLARI YAPAMAZDIK

Tarihin her döneminde siyasetçilerin adının karıştığı yolsuzluk iddiaları olmuştur. Biz esasen yolsuzlukların ayyuka çıktıkları dönemde iktidara gelmiş bir partiyiz. Daha ilk günden 3Y ile mücadele edeceğiz dedik. yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar. Eğer yolsuzlukların içine batmış hükümetler olmuş olsaydık, birkaç arkadaşımızla sınırlı kaldığı için söylüyorum, biz bu atılımları yapamazdık.

YANLIŞ DA YAPABİLİRİZ

Yolsuzluk bizim hükümetimize ithaf edilecek en büyük alçaklıktır. Ama başta da söyledim hepimiz insanız. Yanlış da yapabiliriz. Bu yanlışlıklar yargı önünde hesap verecek olabilir. Kendi en yakınımızda birisi olsa dahi, böyle bir iddia varsa, bunun yargılamasını yapın, soruşturmasını yapın. Evet masum olduklarını düşünürüz, ama öyle iddialar olur ki bunların gün yüzüne çıkması gerekir. Yolsuzluk denen şey her yerde yapılır. Eskiden bunun adı suiistimaldi. Kötüye kullanmak demektir. Rüşvet alıyorsanız, zimmet suçunu işliyorsanız, bunun karşılığı suiistimaldir. Küçüğü büyüğü olmaz. Hepsinin karşılığını yargı önünde vermek gerekir. Partimizin adı adalet. Biz de adalet ismninin tecelli etmesini elbette bekler ve destekleriz.

Sanki yıllarca önce yaşadıklarımızın bir farklı versiyonunu görüyoruz. Kişiler üzerinde yoğunlaşacakları yerde, şu bakan şu müsteşar, kimi söylerseniz söyleyin. Adı adalet olan bir partinin mutlaka bunu ispatlaması gerekir. Bunu yutamaz, görmezden gelemez. İyi ama bundan bahisle bir hükümeti yıpratmaya kalkmanın, başbakanıyla beraber tarihte ismi geçemeyen varlık haline getirmenin, meşhur işadamının söylediği gibi şunlar gitsinler de ben şunlara da razıyım diyenlerin. Siz dedi AK Parti gitsin diye siz Türkiye’nin ABD tarafından işgaline bile razı olursunuz dedi. Böylesi bir düşmanlığı hayal etmek bile kolay değil. sen kişilere yönel. Yaşadığımız şu kadar bin yıl içinde insanlar nasıl yanılabilmiş, günah işlemişse, ve bundan sonra da olacaksa bu iş bunu genelleştirmenin bugüne kadar 11 yıllık başarılı bir iktidarı mezara gömmek düpedüz yanlıştır.

ALLAH'IN DEDİĞİ OLACAK
Sizin amacınız bu ama Allah’ın dediği olacak. Her zaman şuna inanmalıyız. Haktan hukuktan yanayız. Bu işler ortaya çıktığı zaman da kimin iddiası ne kadar doğru olduğu ortaya çıkacaktır. Öyle iddialar olur ki dosyanın içinde bulamazsınız, öyle fotoğraflar olur ki bunların montaj olduğu ortaya çıkar. Türkiye bunları yaşadı. Dolayısıyla sütten ağzı yananın yoğurdu üfleyerek yemek lazım. Sizin delil kabul ettikleriniz, mahkeme tarafından reddedilebilir. Peki o zaman bunun yargı sürecini görmemiz gerekmez mi? İnsanları yargısız infazla linç haline getirirseniz siyasetçilerin itibarını geriletmez mi?  

Sen zaten şunu şunu bile yapmış olabilirsin diye şüphe karşısında insanlar nasıl eziklik duyarlar. Fitne yaşıyoruz, fitneyi fırsat bilerek birilerini yok etmek için kullananlar var. ben bunu bakanlar kurulunda söylediğimde, bir takım dindar arkadaşlarımız üzüntü duydular. Sözüm onlara değildi ki. fitne öyle bir şey ki her zaman olmuştur.  Kardeş olanlar kavga etmeye başlamışlardır. Peygamberimiz hemen işe vaziyet etmiştir, kardeşliğinizi hatırlayın demiştir. Ateşe bezin dökenler varsa orada fitne vardır demektir. Bir insana hangi dine mensupsun dendiğinde “Müslümanım” demesi yeterlidir. Başka dine mensupsa onu demesi yeterlidir.

“TAVSİYE EDERİM TAYYİPÇİ OLMAYINIZ” 
Sonuna cı ve cu ekleri getirilen her şey yanlıştır.  Biri hakkında iyi olduğunu düşünürsünüz, ama hiçbir zaman kötü olduğunu esas almazsınız. Komşularınla iyi geçin ama aradaki duvarları kaldırma diyor bir söz. “Ben filancıyım” bunları konuşmak doğru değil. Tayyip Erdoğan'’ı sevebilirsiniz. Tavsiye ederim Tayyipçi olmayınız. Sonu cici, cucu olmayınız.

“BİRİLERİ CEMAATÇİ KESİLİP…”
Başında bulunan zat’tan, en uçta bulunanların iyi insanlar olduğunu, çok güzel hizmetler yaptığını, onların hareketine destek verdiğimizi söylerim. Ama birileri cemaatçi kesilip onların sırtından bir siyasi hedefi bombalamaya kalkarsa, biz hükümetimizin başbakanımızın yanındayız.

 
27 Aralık 2013 Cuma 17:26 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mustafa Önsel
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1474 - Köping, İsveç'te kent konumuna alındı.
1829 - Johann Wolfgang von Goethe'nin eseri Faust ilk kez sahnelendi.
1853 - Giuseppe Verdi'nin "Il Trovatore" operası Roma'da sahnelendi.
1861 - Georgia, Amerika Birleşik Devletleri'nden ayrıldı.
1903 - Okyanus aşırı ilk radyo yayını Amerika Birleşik Devletleri ile Birleşik Krallık arasında gerçekleşti.
1915 - George Claude, reklamcılıkta kullanılmak üzere neon tüplerinin patentini aldı.
1915 - Zeplinlerin kullanıldığı ilk hava saldırısı Almanya tarafından İngiltere'ye yapıldı.
1941 - II. Dünya Savaşı: İngiliz güçleri Eritre'ye saldırdı.
1942 - II. Dünya Savaşı: Japon askeri birlikleri Burma'yı işgal etti.
1945 - Deutsche Bank ve Deutsche Orient Bank, Türkiye'deki faaliyetlerini durdurdu ve tasfiye hazırlıklarına başladı.
1949 - Küba, İsrail'i diplomatik anlamda tanıdı.
1950 - Türkiye'de İş Mahkemeleri kurulması kararı alındı.
1950 - Çin önderi Mao Zedong, Ho Şi Mingh'in önderliğindeki Kuzey Vietnam'ı tanıdı.
1956 - Akis dergisi yazı işleri müdürü Cüneyt Arcayürek beraat etti. Arcayürek hakkında dava "Kedi gelince fareler kaçtı" başlıklı yazısı nedeniyle açılmıştı.
1959 - Amerika Birleşik Devletleri ile imzalanan İstimlak ve Müsadere Garantisi Anlaşması Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde onaylandı. Anlaşma basında kapitülasyonlara dönüş olarak nitelendi.
1960 - Sosyalist Parti faaliyete geçti. Genel başkanlığa Prof. Atıf Akgüç getirildi.
1960 - İsveç'in başkenti Stokholm'den Ankara'ya gelen İskandinav Havayolları'na (SAS) ait yolcu uçağı Esenboğa Havaalanı yakınlarında düştü, 42 kişi öldü.
1961 - Yassıada duruşmaları devam ediyor; İpar Davası sanıkları Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan, Medeni Berk, Hayrettin Erkmen ve armatör Ali İpar mahkûm oldular.
1961 - İstanbul'da atlı arabalara plaka verilmemesi kararlaştırıldı.
1966 - Hindistan'da Nehru'nun kızı İndira Gandhi, başbakan oldu.
1969 - Amerikan Büyükelçisi Robert Komer istifa etti. Robert Komer'in makam arabası 6 Ocak günü Ortadoğu Teknik Üniversitesini ziyareti sırasında öğrenciler tarafından yakılmıştı.
1969 - Prag'da Jan Palach adındaki öğrenci, Sovyetler Birliği'nin Çekoslovakya'yı işgalini protesto için kendini yaktıktan üç gün sonra öldü. Prag'da protesto gösterileri düzenlendi.
1977 - Miami-Florida'da kar yağışı: Florida'nın tarihinde ilk kez gerçekleşti.
1978 - 1938'den beri üretilen Volkswagen Beetle (Kaplumbağa) modeli otomobillerden sonuncusu Volkswagen'in Emden'deki fabrikalarında üretildi. Kaplumbağaların üretimine Latin Amerika'da 2003 yılına kadar daha devam edilecektir.
1981 - Bakırköy İş Mahkemesi Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'na (DİSK) kayyım atadı.
1983 - Niksar Cumhuriyet Savcısı Nihat Gerçek'i öldürmekten yargılanan iki ülkücü mahkûm edildi.
1983 - Apple şirketi, bir mouse ve "grafik ara yüzü" ne sahip ilk ticari bilgisayar olan The Apple Lisa yı duyurdu.
1983 - Lyon Kasabı olarak da bilinen Nazi savaş suçlusu Klaus Barbie Bolivya'da tutuklandı.
1988 - Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) Milletvekili Mehmet Ali Eren Türkiye'de Kürt sorunu olduğunu ve Kürtlere baskı yapıldığını söyledi. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde olaylar çıktı.
1992 - Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Kurulu yapıldı; genel başkanlığa Kemal Nebioğlu seçildi.
1997 - Yaser Arafat, İsrail kontrolü altındaki son Batı Şeria şehri Hebron'un Filistin'e verilmesini kutlamak üzere 30 yıl aradan sonra ilk kez Hebron'a geldi.
1998 - Kenan Şeranoğlu adlı bir kişi, Titan Saadet Zinciri adı altında 30 bin kişiden 8,6 trilyon lira topladı. 15 Haziran'da, Şeranoğlu ile aralarında babasının da bulunduğu 7 sanık dolandırıcılık suçuyla çeşitli hapis cezalarına mahkum edildi.
2004 - Rubia isimli bir köpek Aconcagua dağı zirvesine çıkarak bu alanda bir dünya rekoru kırdı.
2005 - SEKA İzmit İşletmesinin kapatılma kararını protesto eden çalışanlar, fabrikadan çıkmama kararı aldı.
2005 - "Türkler: Bin Yılın Yolculuğu 600-1600" sergisi, Londra'daki Kraliyet Sanatlar Akademisi'nde açıldı.
2006 - NASA'nın uzay sondası New Horizons, Plüton'a doğru yolculuğuna çıktı.
2007 - Gazeteci Hrant Dink uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
3
3
36
2
Galatasaray
17
11
2
4
35
3
Fenerbahçe
17
9
6
2
33
4
Beşiktaş
17
8
6
3
30
5
Kayserispor
17
8
6
3
30
6
Göztepe
17
9
3
5
30
7
Trabzonspor
17
8
5
4
29
8
Sivasspor
17
8
2
7
26
9
Bursaspor
17
7
4
6
25
10
Malatyaspor
17
6
4
7
22
11
Kasımpaşa
17
5
4
8
19
12
Akhisarspor
17
5
4
8
19
13
Aytemiz Alanyaspor
17
5
3
9
18
14
Osmanlıspor
17
5
2
10
17
15
Antalyaspor
17
4
5
8
17
16
Konyaspor
17
4
3
10
15
17
Gençlerbirliği
17
3
5
9
14
18
Karabükspor
17
2
3
12
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
18.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111720293651
 
On Numara
15.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07091217192123293839444750525456626669707380
 
Sayısal Loto
13.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu021427313245
 
Şans Topu
17.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091016293406
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:49
  • Güneş07:35
  • Öğlen12:43
  • İkindi15:14
  • Akşam17:30
  • Yatsı19:04
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık