Cemaatçiler 'Devletin Valisi'ni tekbir ve sloganla karşıladı!

Ana Sayfa » Güncel » Arınç'tan çok vahim sözler

Arınç'tan çok vahim sözler

SUÇ DEĞİL İLİŞKİ DÜZEYİ İTİRAFI: Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 'paralel yapı' operasyonunu değerlendirdi. Arınç, Yaptıkları çağrıya yanıt gelmediği için söz konusu yapıyla barışın zor göründüğünü söyledi. Arınç'ın bu sözleri, Fethullah Gülen ya da cemaatinin Erdoğan'a biat etmesi halinde operasyonların yapılmayacağı anlamı çıkıyor. Yani Arınç, cemaat operasyonunun anayasa ya da yasalara göre suç oluşturduğu iddia edilen fiillere göre değil, Erdoğan ya da hükümetle ilişkilerine dayandığını itiraf ediyor.

 
26 Temmuz 2014 Cumartesi 09:16 
Yorum YapYazdır
 
 
Arınç'tan çok vahim sözler

"Bir kucaklaşmayı gönülden isterim" diyen Başbakan Yardımcısı Arınç, "Ancak 'bizim içimizde yanlış yapanlar vardır ve bizim artık bunlarla ilgimiz yoktur' denmesi yönünde yaptığım çağrıya yanıt gelmedi... Bu olmadıkça gerilim artacak gibi görülüyor" şeklinde konuştu. Arınç, ayarlanan bir görüşmeden de, kısa süre kala karşı tarafın vazgeçtiğini söyledi.

NTV'de Oğuz Haksever’in konuğu olan Arınç, Gülen cemaatiyle olası bir barışın olup olamayacağı konusunda açıklamalarda bulundu..

Arınç’ın, 'paralel yapı' operasyonu ve hükümet-cemaat ilişkisine dair yaptığı açıklamalar şöyle:
"Emniyet müdürlüğü, polis şefliği yapmış insanların ellerine, hem de arkadan kelepçe takılımış olması insani ve hoş değil. Cinayet zanlısı gibi kelepçeleme, küçük düşürme veya fena muamele hoşuma gitmedi.

Ortada ciddi bir idia var. Başkaları da suçlamayla karşı karşıya kalacak mı? Olabilir diye düşünüyorum. Kapsamlı bir işe benziyor. Süresiz olarak binlerce insanın dinlenmesi söz konusu. Doğru veya yanlış ama ciddi bir iddia var ortada. Özel hayatın gizliliğinden başlayıp, casusluk iddialarına kadar gidiyor. Kısa süre içerisinde yagılama yapılması önemli. Camia ya da hizmet dediğimiz ve artık örgüt olarak vasıflandırılmaya başlanan yapı var. Bu süreç başladığında ben, ‘bunlar zor, kötü idialar. Gerçek olmamasını dilerim’ dedim. Burada dikkat edilmesi gereken husus, Fethullah Gülen hocaefendi bu hizmet hareketinin başı olarak biliniyor. Onun rızası olmadan hareket etmeyen bir yapı. Binlerce insanı var ve hepsini kötü olarak nitelendiremeyiz. O kitleyi de rencide etmeyip, dışarıya koyalım… Bir kısımıyla alakalı kuvvetli şüpheler ortaya kondu. "BAŞTAN AYRIM YAPILDI AMA..." ‘Bunlarla Amerika’daki zatın bir ilgisi yoktur’ denilebilir. Başbakan da önceleri bir ayrıma gitti. Amerika’daki ve buradaki masum kitleyi bir kenarı koydu. Devlet içinde yuvalanan, siyasi amaçlarla hareket eden bir organizasyonun varlığından bahsetti ve bu doğruydu. Ama sonradan, kitle ve önderinden bu kişilerle ilgili eleştiri gelmeyince, medyada da desteklendiği görülünce, Başbakanımız hepsini içine alacak söylemlerde bulunmaya başladı. Ben vicdanen bir şeyler yapmaya çalıştım, tıpkı Cumhurbaşkanımız gibi. 'Cemaat sadece siz değilsiniz, onlarca cemaat var. Hükümeti bitirmeyi amaçlıyorsanız, bitmez. Siz bitersiniz. Biz varsa varsınız, yoksak yoksunuz’ dedim. ‘Bütün özgürlükleri bu dönemde kazandınız’ dedim. Bunlara kızdılar, hocaefendiyi kontrol etmeye çalışan bir ekip, bizim bu yakarışlarımızı duymazdan gedi. "HABER GÖBDERDİM, KABUL ETMEDİLER" İkinci şey, en önemli kişilerine ‘yazık olur bu kitleye, şunu yapın’ diye haber gönderdim. Yapmaları gereken şey, ‘bize aidiyet gösteren bazı kişiler siyasi amaçlarla yanlış işler yapmışlarsa, bizden değildirler, reddediyoruz deyin’ dedim. Onları ortada bırakın ki biz üzerlerine gidelim... Bu kadar masum isteği bile kabul etmediler. 'Dini açıdan görüşülmesi gerekiyorsa, sizden 3 bizden kişi görüşsün' dedik. 'Evet' dendi ama sonra 'kusura bakmayın, vazgeçtiler' dendi. Anladım ki, kendi içlerinde yanlış yapanları biliyorlar ama irtibatı kesmiyorlar. 'Af, barış olacak mı?' diye soruldu, 'şu an böyle bir şey görünmüyor' dedim. 30 Mart’ta da yaptılar. Biz yanıgını söndürmeye çalışırken, onlar başka partiler için oy toplamaya çalıştılar, onlara oy verdiler. Burslarımızla yetiştirdiğimiz genç kızlarımız, başka partilere oy verdi. ‘Kızmış olabilirsiniz, o zaman sandığa gitmeyin’ dedim. Ama olmadı... "GERİLİM ARTACAK GİBİ" Bana, ‘sulh görünüyor mu?’ diye soruluyor. Hayır, maalesef görünmüyor. Ne olması lazım, yargı sürecini derinleştirerek ‘paralel yapı’yı süratle ortaya çıkaralım. Bunun dışında ‘camia ile kucaklaşma olabilir mi?’ derseniz, gönülden isterim ama başa dönersek, ‘bizim içimizden yanlış yapanlar vardır, bunlarla bizim ilgimiz yoktur’ derlerse, geleceğe yönelik zemin olabilir. Bunu da söylemeyeceklerse, mevcut durum daha da hasım olmaya gidecektir. Maalesef gerilim artacak gibi. O insanları biliyorum, bu sözlerimin karşılığını onlarda gördüm ama bir duygu - his, onlara bunu yaptırmıyor. Bir güç var onları kontrol eden." Bülent Arınç, ‘bir güç var’ sözlerinin ne anlama geldiğinin sorulması üzerine, "Hüseyin Yayman’ın köşesindeki yazı, benim düşüncelerime benzer..." yanıtını verdi.

 
26 Temmuz 2014 Cumartesi 09:16 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1784 - Erzincan'da meydana gelen depremde 5 bin kişi hayatını kaybetti.
1821 - Mora İsyanı sırasında Monevasia şehrini ele geçiren Yunanlılar 3.000 Türk'ü katlettiler.
1829 - William Austin Burt, daktilonun ilk hali olan tipografı buldu.
1888 - Enternasyonal marşı, ilk kez Fransa'nın Lille kentinde işçiler tarafından söylendi.
1894 - Japon güçleriSeul kraliyet sarayını işgal etti ve Kore kralını tahttan indirdi.
1903 - Ford şirketi, ürettiği ilk arabanın satışını yaptı.
1908 - II. Meşrutiyet'in ilanı.
1911 - İstanbul'da, Aksaray Yeşiltulumba'da çıkan büyük yangında yaklaşık 300 ev hasar gördü.
1919 - Erzurum Kongresi yapıldı.
1919 - Mimar Muzaffer Bey'in eseri olan Hürriyeti Ebediye tepesi açıldı.
1929 - İtalya'da faşist hükümet, yabancı sözcüklerin kullanımını yasakladı.
1932 - Alman mimar Hermann Jansen'in hazırladığı Ankara Planı onaylandı.
1939 - Hatay anavatana katıldı.
1951 - Paris Antlaşması (1951) yürürlüğe girdi.
1952 - Mısır'da Cemal Abdül Nasır liderliğindeki Hür Subaylar Hareketi Kral Faruk'u devirdi ve monarşiye son verdi.
1960 - Türk Edebiyatçılar Birliği olağanüstü [toplantı] yaptı. Toplantıda Peyami Safa, Samet Ağaoğlu ve Faruk Nafız Çamlıbel, 27 Mayıstan önce baskı rejimi taraftarı oldukları gerekçesiyle birlikten çıkarıldılar.
1961 - Nikaragua'da Sandinista Milli Özgürlük Cephesi (FSLN) kuruldu.
1963 - Fransa nükleer denemeleri sınırlandırmak üzere Moskova'da yapılan "Deneme Yasaklama Antlaşması"na katılmayı reddeder.
1967 - Detroit, Michigan'da ABD tarihinin en kanlı ayaklanmalarından biri başladı. Olaylar sona erdiğinde, geride 43 ölü, 342 yaralı ve yaklaşık 1400 yanmış bina kaldı.
1974 - Kıbrıs'ta üç günlük harekatta 57 şehit, 184 yaralı ve 242 kayıp verildi.
1976 - Sismik-1 araştırma gemisi (Hora), İstinye Tersanesi'nden törenle Ege'ye açıldı.
1983 - Sri Lanka'daki Budist çoğunluk, yaklaşık 3.000 Tamili katletti. 400.000 civarında Tamil komşu ülkelere kaçtı. Olay Sri Lanka tarihine Kara Temmuz olarak geçti.
1986 - Prens Andrew ile Sarah Ferguson evlendiler.
1995 - Hale-Bopp kuyrukluyıldızının keşfi.
1996 - Aydın İdare Mahkemesi, Gökova, Yeniköy ve Yatağan termik santrallerinin çevreye zarar verdiği gerekçesiyle faaliyetlerinin durdurulması istemini kabul etti.
2000 - Yasemin Dalkılıç, sualtı sporları limitsiz dalışta 120, limitli değişken ağırlıkla serbest dalışta ise 100 metre ile iki dünya rekoru kırdı.
2005 - Mısır'ın Şarm el Şeyh kentinin üç ayrı noktasında patlayan bombalar 88 kişinin ölümüne yol açtı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:52
  • Güneş05:01
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:55
  • Yatsı21:45
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık