ABD'den PKK'ya silah, Türkiye'ye uçak!

Ana Sayfa » Güncel » Apo'nun İmralı notlarından hiçbir yerde olmayan ifadeler

Apo'nun İmralı notlarından hiçbir yerde olmayan ifadeler

HDP’nin İmralı Heyeti ve Abdullah Öcalan arasında 2013 yılında İmralı’da gerçekleşen görüşmelerine ilişkin notların yer aldığı‘Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa’kitabının yankıları devam ediyor. İşte Odatv'de yayımlanan yeni notlar..

 
2 Şubat 2016 Salı 13:28 
Yorum YapYazdır
 
 
Apo'nun İmralı notlarından hiçbir yerde olmayan ifadeler

ERDOĞAN ACIMASIZCA GÖTÜRÜLECEK

İmralı Heyeti ile Öcalan arasında geçen tunaklarda dikkat çeken bölümler şöyle:

Öcalan: ( S. 382) Kobani savaşında ısrar olursa bunun arkası darbedir. Kobani’de bir maya darbeleniyor. Bu en son dünkü Paris olayı da müthiş bir darbe hazırlandığını gösteriyor. Erdoğan acımasızca götürülecek. Daha önce Mursi örneğini vermiştim, ama daha kötü bir son onun için hazırlanıyor. PKK’yı da kullanmak isteyecekler. Ben mektup yazmasam darbe olacaktı. Hiçbiriniz bunun farkında değildiniz. Bırakın kırk kişiyi, sınırsız ölümler yaşanacaktı. Selahhattin de bu işin bilincinde değildi. Dürüstlüğünden hiç şüphem yok, ama doğru algılayıp güçlü refleks gösterme konusunda yetersizlikleri var. Onu da götüreceklerdi. Darbe çarkı daha acımasızca yürütülüyor. Paris’teki suikast onunla ilintili. Hollande Esad konusunda Türkiye ile ortak hareket etmiş. Bu eylem Hollande’ı bu anlamda geri çekme, Türkiye’yi yalnızlaştırma operasyonudur. AKP’ye yönelik darbe mekaniğinin de işlendiğinin göstergesidir. Suriye’de İŞİD bitse bile ikinci bir İŞİD hazırlanıyor. Esad’dan da hamle beklemek lazım. Ben en başından beri Misak-ı Milli Komisyonu'nu bunun için önermiştim. Erdoğan’ın Arapçılık yaklaşımı çok tehlikelidir. Erdoğan Katar, Suudi Arabistan üzerinden Afrin ve Kobani’yi Araplara bağlamak, Cezire’yi de Güney’e bağlamak istedi. Şimdi ABD Esad’dan yana. Hollande Esad’a karşı. Bu Paris olayları ile Hollande’a gözdağı veriliyor. Esad ve ABDher an Kürtlere saldırabilirler.

....

SAKİNE CANSIZ CİNAYETİ CIA VE GLADIO ÜZERİNDEN WASHINGTON MERKEZLİ BİR KOMPLODUR

Görüşmelerde Paris cinayetine ilşkin A. Öcalan’ın görüşleri de yer alıyor.

Öcalan: ( S. 377) PKK benim için taktik olarak da, stratejik olarak da istediğim noktada değil. Neler gitti diye sorarsanız, işte Sakineler’i o yüzden açtım. Sakine benim burada masaya oturduğumu duyunca ayağa fırlayıp olumlamış, çok güzel demiş ve destek vermiş bir arkadaştı. Onun için hedef seçildi. Sakineler’in olayı öyle bir kırılma noktası ki, Türkiye’de 19 Mayıs kadar önemli. Abdülhamid’in tahttan indirilmesi kadar, İkinci Mahmut’un Yeniçeri Ocağını lağvetmesi kadar önemlidir. Hakan Bey ile elli toplantı yaptıysak hepsinde bir olay önümüze geldi. Çıplak aramalardan, tecavüzlerden, KCK operasyonlarından Roboski’ye kadar böyle değerlendirmek lazım.

Bu Sakineler’in olayında ortada belgeler olmasına rağmen, ben benimle görüşme yapan heyetin bunu hayata geçirdiğine inanmıyorum. Velev ki Erdoğan’ın bu cinayetten haberi, hatta onayı olsun. MİT onayından geçmiş de olabilir. Ama benim görüştüğüm yetkililerin imzaları ve onayı da olsa, belgeleri de olsa, bu onların kararı değildir. Bu tarihi bir tespittir. CIA ve Gladio üzerinden Washington merkezli bir komplodur. Benim tarih bilincim var, derin devlet planı çerçevesinde 60 yıldır herşeyi yapıyorlar. Kendi cumhurbaşkanını, başbakanını bile götüren bir yapı var içeride. Elli tane Hakan Fidan da olsa, Başbakan da olsa bunu önlemeye yeterli değil.

....

ÖCALAN: ‘KADIN KONUSUNDA OLDUKÇA ÇEKİNGENİM’

Öcalan: ( S. 403) Ben de bekarım. Bekarlığı sosyolojik anlamda söylüyorum. Belki gülersiniz, ucube dersiniz, ben hala evliliğe hazır hale gelemedim. Tüm kadınların yaşadığı trajik şeyleri önlemek için bu yolu seçtim. Benim gibi biriyle nasıl özleşeceksiniz, bunu belirlememiz gerekir. Çok zor bir konudur. Mustafa Kemal örneği biraz benzerdir. Büyük aşkla Latife ile evlendi. Bir yıl dayanabildi. Yine köşkte Fikriye'nin ölümü Mustafa Kemal’i çok üzmüştü. Ben on yıl dayandım. Bu anlatılamaz ve alışılamaz bir durum. Tarihte hiçbir erkek kadın üzerinde benim kadar yoğunlaşmadı, ilgilenmedi ve bağ kurmadı. Yüzlercesi kendini yaktı ve buna rağmen bu sorun devam ediyor. Tüm yazarları inceledim. Simone de Beauvouir, Judith Buttler, bunlardan daha fazla yoğunlaştım. Ama hala kadın konusunda oldukça çekingenim. Bu tarihte yoğun derinleştim. Kadınlar bana çok bağlılar. Dünyada bunun bir örneği yoktur.

Bana göre evlilik bir tecavüz ve intikamdır. Kadının benden büyük güç aldığını biliyorum ve kendimi de sizin çözüm yoldaşınız olarak tanımlıyorum.

Tutanaklarda geçen başka bir diyalogda "İzleme Komitesi"nde kimlerin olacağı?

KGM: ( S. 440) Kısa süre içinde İzleme Komitesi işini bitirmemiz lazım. Bir iki isimde heyetle farklı düşünüyoruz. Onları da sizinle paylaşalım. Heyette belirlenen isimler şunlar:

1- Deniz Ülke Arboğan, 2- Avni Özgürel 3- Kadir İnanır 4- Ahmet Taşgetiren 5- Hilal Kaplan, bu isimle ilgili heyetin çekinceleri var. Tartışalım isterseniz. 6- Öztürk Türkdoğan 7- Şahismail Bedirhanoğlu.

P. Buldan: Hilal Kaplan bize neredeyse küfür be hakaret derecesine ulaşan yazıları yazdı, söylemlerde bulundu. Çok taraflı duruyor. Onun yerine Nihal Bengisu Karaca’da ortaklaştık.

Öcalan: Nihal’in tehlikesi şu. Çok oynayabilir, sadık olmayabilir. Nihal Bengisi Karaca olsa bile o muhtevasını dayatmaması lazım. Ona söyleyin, gazetedeki gibi yaparsa ya ben çıkarım ya da onu kovarım. Eski Cemaat artığıdır.

S.S. Önder: Arif Sağ’a teklif edilebilinir.

Öcalan: Değerlendirme, kavramı kapasitesi ne olur? Buradaki çalışmaya dayanabilir mi?

S. S. Önder: Aşırı kilosu var. Sağlık sorunu ile emin değilim. İsterseniz bu konuda bir çalışma yapıp dönelim...

ÇONGAR’IN SELAMI VAR

S. S. Önder: (S. 301) Yasemin Çongar ve Enis Batur’un size selamı var. Bu kadar mitolojiyi cezaevinde mi öğrendi diye soruyorlar.

Öcalan: Mitolojiyi bilmeyen felsefeyi de, dini de, siyaseti de bilemez. Sosyalizm eğer olacaksa Batı’nın oryantalist materyalizmi üzerinde olmaz. Sosyalizmi İslam’ın göbeğinde aramak gerekir.

.....

ÇİLLER’İN CIA AJANI OLDUĞUNU HERKES BİLİYOR

Öcalan: ( s. 304) Çiller’in CIA ajanı olduğunu herkes biliyor. Doğan Güreş’e Londra’dan yeşil ışık yakıldı. Dört bin köy yakıldı. Bu gladyo yapılarıyla yüzleşmek çok önemlidir. Kardeşi kardeşe kırdırtan anlayışı açığa çıkaracağız.

AKP hiçbir partinin yapamayacağı kadar devletin tüm birimlerini ele geçirmeye çalıştı. Tek farkları oldu, Tayyip darbeye karşı direndi. Ben on iki yıldır burada gladionun çözülmesi için açık çek veriyorum. AKP darbe kendisine yönelmeyinceye kadar bunu fazla fark etmedi. Benimle burada Ergenekoncular, Atilla Uğur vb. Görüştüler. ‘Savaşı devam ettir, biz de çözüm getiririz’ diyorlardı. Onlar gladio bizi harcamadan savaş devam etsin istiyorlardı. O süreçte PKK’yı pasifleştirmekle darbeyi önledim. Atilla iyi bir stratejistti, sanırım Doğu Perinçek’in partisinin Merkez Komitesindedir, ama emin değilim. Bizim şimdi savunduğumuzdan daha ileri bir çözüm öneriyordu.

MHP’de ilkeli bir Kürt karşıtlığı var. Yahudi cemaatinin Mustafa Kemal-İnönü tezini Ermeni cemaati MHP üzerinden hayata geçiriyor. Gülen cemaati bizi hep savaşa çekmek istedi. Emre Uslu vb. Hep bunu yaptılar. Şimdi yeni bir paralel yapılanmayla karşı karşıyayız. Efkan Bey’e de söyleyin. Yeni bir paralel yapı örgütleniyor.

Emniyet, savcı, hakim kadrosu JİTEM kadrosundan daha büyük bir kırım yaptı. MİT'i de götürüyorlardı. MİT’in Kürdistan bürolarını istiyorlar, olmayınca müsteşarlığı istiyorlar ve Hakan Bey'e operasyon planlıyorlar. Tarihin en postmodern darbesini bu üç lobi ve cemaat planladı. Biz silahı şu an bırakmayız. JİTEM, Gladio, koruculuk devrededir.

......

MEHMET ALTAN VE BENZERLERİ BANA DEMOKRASİYİ ÖĞRETİYOR

Öcalan: ( S. 316) Mhmet Altan ve benzerleri bana demokrasiyi öğretiyorlar, ( gülerek) ilginç değil mi? Babası, oğlu, torunu, hepsi birlikte yazıyor. Onlara söyleyin, Tayyip’i sınırlayan tek adam benim. Bunu nasıl anlamıyorlar? Tayyipi bu hale getiren Deniz Baykal’ın ta kendisidir. Tayyip’i hapisten çıkardı, siyasete soktu. Güya Deniz Baykal’ı dizayn etmek isteyen büyük kafa şöyle düşünmüş: ‘Kürt meselesini Tayyip’e temizletiriz, yerine de Deniz Baykal’ı getiririz. O gizli toplantıları da bunun için yapıyorlardı. Şimdi de Erdoğan gidecek, bunu Apo engelliyorlar diyorlar. Biz AKP’nin hegemonyasını sınırlandıran tek gücüz.

....

ÖCALAN: KILIÇDAROĞLU İLE CHP İLE GÖRÜŞÜN

Öcalan: ( S. 323) Heyet çalışmalrıyla ilgili önemli oranda sorunları aşacağız. Bu konuları CHP ile de görüşün. Kılıçdaroğlu’na da anlatın. ‘Devlet bir dönüşüm geçiriyor, bunun dışında kalırsanız başarma şansınız yoktur’ deyin, izah edin. Ona deyin ki, bu sizin için şon şanstır, bunu şansı iyi kullanın.

S. S. Önder: Kılıçdaroğlu ile görüşmemizde dedi ki. ‘Biz bu süreç başladığında bir araştırma yaptırdık, ortaya şöyle bir şey çıktı. İnsanların yüzde 70’i Kürt komşu istemiyor.’ Ben de kendisine tam da bu yüzden kenarda durmak yerine inisiyatif almalısınız dedim.

Öcalan: Ona deyin ki, MHP’yi de bir kenara bırakın, pozisyonunuzu tekrar gözden geçirin, AKP’yi de başımıza bela eden sizsiniz’ deyin. Siz de anlatın, inatçı olun, derinlikçi olun. AKP ile müzakere ediyoruz, sizinle de ederiz, siz gereğini yapmazsanız AKP hem sizin hem de bizim başımıza bela olur deyin.

Cumhurbaşkanlığı meselesini bütün yönleri ile alacağız. AKP ile de CHP ile de görüşürüz. Hangisi demokratikleşmeye geliyorsa ona göre karar veririz.

...

‘ŞEREFSİZ OKTAY VURAL APO İSTEDİ ONLAR YAPTI DİYOR’

Öcalan: ( S. 328) Dün izledim televizyonda. O şerefsiz Oktay Vural ‘Apo istedi, onlar yapıyor’diyor. Benimle ne alakası var? Devlet kendi için yapıyor? Bu MHP’nin de paralel devlet olduğu da çok zaman geçmeden ortaya çıkacak. Hem de dış güçlerin denetiminde olan bir yapı olduğunu göreceksiniz. İşte yakın dönemlerdeki seçimlerde Sarıgül ortaya çıktı. Sarıgül Türkiye’deki en büyük bayrağı açmadı mı? Bilmem kaç metre uzunluğunda? Kaç metre genişliğindeki bayrakla ortaya çıktı.

(Sırrı Süreyya’ya dönerek) sen bunu söyledin diye seni linç etmek istemediler mi? Sarıgül’ün en büyük Washington merkezli proje olduğu ortaya çıktı. MHP de bayrakçılık yapıyor. Sarıgül ile durumları aynıdır. Yani Washington merkezlidir. MHP açık bir CIA projesidir. CIA bu projeyle solu, emekçileri ezip bitirmeyi hedefledi büyük oranda başarılı oldular.

Süheyla Kaplan / Almanya

Odatv.com

 

 
2 Şubat 2016 Salı 13:28 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1792 - Fransa'da cumhuriyet ilan edildi.
1903 - İtalo Marconi, kornet (cornet) dondurma külahının patentini aldı.
1908 - Bulgaristan, Osmanlı'dan bağımsızlığını ilan etti.
1919 - Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası kuruldu.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" dedi.
1939 - Dikili ve çevresinde deprem: 100'den fazla kişi öldü. Dikili ve Karaburun tamamen yıkıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, İstanbul'da çıkan Le Journal d'Orient gazetesini yedi gün süreyle kapattı. Gazetenin resmi dış politikaya aykırı yayın yaptığı ileri sürüldü.
1943 - Ankara Fen Fakültesi kuruldu.
1950 - Yeni Baştan gazetesinin kurucusu ve yazarı Aziz Nesin hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Nesin "Sosyal düzeni yıkmaya yönelik yayın" yapmakla suçlanıyor.
1958 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, "Demokrasiye paydos demeye Demokrat Parti genel başkanının gücü yetmeyecektir" dedi.
1964 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Yassıada hükümlüsü Refik Koraltan, Rüştü Erdelhun, Selim Yatağan ve Nedim Ökmen'i hastalık nedeniyle affetti.
1970 - Polonya'da Dayanışma Sendikası kuruldu.
1980 - Kuruluşundan 10 yıl sonra Lech Walesa liderliğindeki Dayanışma Hareketi Polonya'da yasallık kazandı.
1984 - Gökova Körfezi'nde termik santral kurulmasına karşı çıkan köy kadınları eylem yaptılar.
1986 - 12 Eylül darbesi sonrası Alparslan Türkeş ilk kez Milliyetçi Çalışma Partisi'nin (MÇP) İstanbul mitinginde konuştu.
1993 - New York Metropolitan Müzesi, "Karun Hazinesi"ni Türkiye'ye geri göndermeye karar verdi.
2000 - Bakanlar Kurulu, Kopenhag Kriterleri ile paralel olan İnsan Hakları Raporunu kabul etti.
2002 - İsrail birliklerinin, militanları yakalama gerekçesiyle Gazze`de düzenlediği operasyon sırasında çıkan çatışmada 9 Filistinli öldü.
2002 - Almanya`da Başbakan Gerhard Schröder`in liderliğindeki Sosyal Demokratlar, genel seçimlerden birinci parti olarak çıktı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:19
  • Güneş06:01
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:50
  • Akşam18:28
  • Yatsı19:56
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık