SEÇMEN ADRESİNİ SORGULAMAK İÇİN TIKLA

Ana Sayfa » Trabzon Gündemi » Ankara katliamında yaralanan Trabzonlu sendika başkanı anlattı

Ankara katliamında yaralanan Trabzonlu sendika başkanı anlattı

Başkentte yaşanan patlamadan yaralı olarak kurtulan SES Trabzon Şube Başkanı Ümit Pamuk, dehşeti anlattı. Türkiye-İzlanda maçında, ölenler için yapılan saygı duruşunda stadın yuhalamasına dikkat çeken Pamuk, “Ölenler senden benden deniliyorsa ülkeye asla barış gelmez” dedi. Yaralılara müdahale sırasında polisin kendilerine biber gazı sıktığını belirten Ümit Pamuk, “Kolu bacağı kopmuş olanların kanamalarını durdurmaya çalışırken polis bize biber gazı sıkmaya başladı. Bunu anlamakta güçlük çektik ne yaptık diye. Hem ölüyoruz hem de biber gazı yiyoruz kafamıza” diye konuştu. Ümit Pamuk, yaşadıklarını KARADENiZ'den Fatih İsak'a anlattı.

 
19 Ekim 2015 Pazartesi 10:33 
Yorum YapYazdır
 
 
Ankara katliamında yaralanan Trabzonlu sendika başkanı anlattı

Ankara’da 'Emek, Barış ve Demokrasi’ mitinginde peş peşe patlayan bombalar Türkiye’nin yüreğini parçaladı. ‘Barış’ diye haykırmak için Trabzon’dan Ankara’ya giden Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) bağlı Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Trabzon Şube Başkanı Ümit Pamuk olaydan mucze  eseri kurtuldu. O dehşet anlarını sadece Karadeniz’e anlatan Pamuk, “Yaralılara müdahale ederken polis bize biber gazı sıkıyordu” dedi.

 

 

ONLARIN CANI BENİM CANIMI KURTARDI

Patlama anında toplanma alanında havuzun yanında oturan Ümit Pamuk, ikinci patlayan canlı bombaya yaklaşık 5 metre mesafedeydi. İlk bomba patladıktan sonra iki saniye içinde ikinci bombanın patladığını söyleyen Pamuk, patlamanın şiddetiyle 5 metre uçtuğunu anlattı. Hayatını ayakta duran kişilere borçlu olduğunu dile getiren sendika başkanı, “Bomba patladığında ayakta duranlar bombanın etkisini azalttı. Ben o şiddetle 5 metre uçmuşum. Oturmayıp ayakta dursaydım ben de ölmüştüm. Yaşamamızın tek nedeni var: Havuzun diğer yanında ayakta duran insanlar. Onlar parçalandılar, onların canıyla bizim canımız kurtuldu. Üç bilye vücuduma isabet etti. Bacağıma bir şarapnel parçası girdi” diye konuştu. 

DEMİRYOLU MÜDÜRÜNÜN VİCDANSIZLIĞI

Pamuk, şunları söyledi: “Oradan topal bacakla yürüyerek iki arkadaşın yardımıyla karşıya geçtim. 50 santimle 60 santimlik bir kapı var. Demiryolu müdürü sürekli oranın kapatılması için ısrar ediyor. Gerekçesi olarak da ‘Demiryolundan geçen insanlara bir şey olursa ben nasıl hesap vereceğim’ diyor. Ama insanların gitmeye yeri yok, bunun bir önlemi var. Telefon açıp ‘artık tren yollamayın, yaya geçişi var burada’ dersen sorun çözülecek ama arkadaşın çözüm yöntemi demir kapıyı kilitlemekti. Kapı yüzünden orada bir arbede yaşadık. Oradan çıkıp bir hastaneye gittik.” Hastanede çok iyi tedavi edildiğini söyleyen Ümit Pamuk, “Üç bilye koluma ve sırtıma girdi. Bir bilye sırtıma girdi, kemiğe vurunca yukarı çıktı, ciğerime girmedi. İlginç bilye kolumdan çıktı. Akciğerime bilye girseydi şu an ölmüştüm. Mucize bu, başka izahı yok bunun. Koluma giren diğer bilye şans bu ya ana artere hiç değmedi. Kolda çok büyük ana damarlar var. Bilye ona dokunmadan geçti. Rabbim yaşayacaksın deyince yaşıyorsun, bunun başka izahı yok. Damarlara gelseydi kan kaybından ölebilirdim. Ayağımdaki şarapnel çok içerde olduğu için çıkarılmadı. Eğer bir iltihaplanma olursa çıkarılacak; yoksa bu şarapnel parçası ile hayatım boyunca yaşayacağım. 

 



ORADA SADECE 3 KİŞİ CANLI KURTULDU

Kolunun yerinde olduğu için şükrettiğini söyleyen Pamuk, şöyle devam etti: “Kolumu orada bırakıp gelseydim yine de çok şükrederdim. Oradan canlı çıkmak çok zordu. Havuzun kenarında 3 kişiydik, patlamadan canlı çıktık, diğer arkadaşların hepsi öldü orada. Solumuzdaki ve diğer taraftaki herkes parçalanmıştı. Havuzun içerisinde gördüğümüz manzara kolay unutulacak bir şey değil. Bombanın patlama sesiyle et parçaları yağdı üzerimize. Pantolonumu gelirken getirmedim. Üzeri hep et, deri parçasıydı. Onu görüp hatırlamak istemedim, bir eşofman aldım giydim.

” KİMSE ÖLMESİN DİYE GİTTİĞİMİZ YERDE ÖLDÜK"

Pamuk, güvenlik zafiyetine de dikkat çekti: “Bugün açıklandığına göre Suruç’taki bombayı patlatanın ağabeyi çıktı ortaya. Bu kişi aranıyorsa, Türkiye’nin başkentinde MİT’e 200 metre, Büyükşehir Belediyesi’ne 250 metre Ankara’nın en işlek caddelerin birinde bomba patlatıyorsa kim güvenliğinden söz edebilir kendisi için? Böyle bir Türkiye yok ki. Ordu evine bomba ihbarı olduğunu okudum. Madem onlara haber geliyor, bizim miting niye durdurulmuyor? Elmadağ’da otobüslerin önü kesilip tertip komitesine haber verilse biz yollardan dönerdik. Böylece 100 arkadaşımız ölmemiş olurdu.” 

O ÜLKEYE ASLA BARIŞ GELMEZ

Konya’da Türkiye-İzlanda maçında, Ankara’da ölenler için saygı duruşu olduğunda bütün stadın yuhalamasını hatırlatan Ümit Pamuk, “Ben maçı izleyemedim, hemen kapattım. İzlemek istemedim. Hepimiz bu memleketin evladıydık ama bazıları daha fazla evladıymış. O iyi evlatlardan olamamışız. Birbirinin ölüsüne sahip çıkamıyorsa, insanlar ölen senden benden hesabı yapıyorsa bu memlekete hayatta barış gelmez. Eskiden en azından harbiden cenazelerde birbirimizin koluna girebiliyorduk” dedi. 

SUÇSA BU SUÇU İŞLEDİK

Pamuk: “10 saniyelik korku gerçekten ömre bedel. Tabii ki üstümüzden attık hemen insanlara müdahale ettik. Ama o on saniyelik korkuyu biz de yaşadık. Bizim yerimizde normal bir grup olsa orada birbirlerini çiğner, ezer, öldürürlerdi. Türkiye Engelli Federasyonu üyeleri orada, kim kurtaracaktı onları kalabalığın arasında? Hepsi ezilip ölürdü. Sağlık personeli Türk Tabipler Birliği’nden tutun bütün sağlık sendikalarına kadar alandaydık, hepsi müdahale etti. Suçsa biz suç işledik. Hepimiz işledik bu suçu.”

 

Barış için gittiğimiz yerde öldük



ŞOKA GİRİP ÖLENLER OLDU

Ümit Pamuk, içerlediği sahnelere de dikkat çekti: “En çok üzüldüğüm şey, bombanın şiddetiyle hiç zarar görmediği halde şoka girip ölen arkadaşlar oldu. Sağlıkçıların kortejinin geçtiği an patlama meydana geldi. Bomba atılan yerin sol yanında Türkiye Emekliler Derneği var, orada tekerlekli sandalyeleriyle bekliyorlardı. İnsanlık bu kadar ölmüş mü diyeceksin; bu kadar ölmüş işte! Toplanma yeri açıktı. Araç trafiğe kapalı değildi, sivil halk da geçiyordu. Herhangi güvenlik tedbiri diye yok diyoruz ya kızdığımız bu aslında. Büyükşehir Belediyesi önüne biz arabayı çektiğimizde artık bu alanın araç trafiğine kapalı olması gerekiyordu. Oradan içeri sivil araçlar girmezdi. Trenden adamlar indiğinde çantası elinde oradan geçmezdi.” 

HEM ÖLÜYORUZ HEM GAZ YİYORUZ 

Kendisi de doktor olan Ümit Pamuk, patlamada yaralandığını anlamadığını, olayın şokunu 15 saniye yaşadığını belirtti. Pamuk, etraftaki manzarayı gördüğünde dehşete kapıldığını söyledi. Her tarafta parçalanmış cesetlerin olduğunu belirten Pamuk, yaralıları kurtarmanın telaşı içinde olduğunu ifade etti. Pamuk, “Patlamadan hemen sonra sırtımda yanma hissettim. Bizden daha kötü durumda  olanlar var, biz de onlara yardım ediyoruz. Aslında bu da yeni kanuna göre suç. Resmi görevin dışında kimseye müdahale edemezsin.  Kolu bacağı kopmuş olanların kanamalarını durdurmaya çalışırken polis bize biber gazı sıkmaya başladı. Bunu anlamakta güçlük çektik ne yaptık diye. Hem ölüyoruz hem de biber gazı yiyoruz kafamıza” diye konuştu. 

 



MÜDAHALE EDERKEN KAN KAYBETMİŞİM 

Gaz öncesinde silah sesleri duyduğunu söyleyen Ümit Pamuk, şunları aktardı: “Üçüncü bir bomba var, polis onlarla çatışıyor diye düşündük ama görüntülerden gördüğümüzde durumun öyle olmadığını anladık. Polis havaya ateş attı, ondan sonra biber gazı, bizi kenara doğru sürdüler. Bekliyoruz, ambulans gelmiyor. Beş on dakika bekledik, o arada yine yaralılara müdahale ediyoruz. Çocuklar, dedim, benim sağ kolum uyuştu, hissetmiyorum. Montumu çıkardım, sırtıma bakın ne oldu diye. Montu çıkardılar, bir baktılar benim üstüm hep kan olmuş. Bilyelerin girdiği yerden kan akıyordu. Müdahale ederken epey bir kan kaybettim fark etmeden. Yaraya tampon yaptık, hastaneye gideceğiz, ambulans yok. Ambulansta öncelik isteme şansın yok çünkü benden çok kötü durumda olanlar vardı.”

BİZİ DEMİRYOLUNA SÜRÜKLEDİLER

Ambulansın uzun süre gelmediğini, polisin kendilerini sürekli arkaya doğru sıkıştırdığını anlatan Ümit Pamuk, “Arkada gitmeye bir yer yok. İki tane bomba patlamış, psikolojiler bozuk, arkadaşlarımız yerde yaralı yatıyor, herkesten insan var orada. Gençler yaralı arkadaşlar çiğnenmesin diye sağ olsunlar el ele tutuşup onları hemen çember içine aldılar. Çıkışımız çok enteresan oldu. Bizi sürekli demiryolunun olduğu yere sürüklüyordu polis. Gideceğiz; gitmeye alan yok artık. Genç arkadaşlar oradan bir parmaklık kırdılar, demir parmaklıklardan geçtik, bildiğin demiryoluna indik. 

Fatih İSAK

 
19 Ekim 2015 Pazartesi 10:33 
Yorum YapYazdır
 
(1 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Ayla Eyüboğlu</p> <p>2015-10-20 18:11:34</p> <p>çok geçmiş olsun.. diyorum..can.. bende ordaydım ve yara almadan bu vahşeti yaşadım.. bu nasıl korkudur ki.. planlı programlı.. o canlara kıydılar.. korkmadık.. korkmuyoruz.. mücadeleye devam.. tekrar çok geçmiş olsun..</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
21
10
7
4
37
5
Antalyaspor
21
10
5
6
35
6
Trabzonspor
21
9
4
8
31
7
Osmanlıspor FK
21
7
9
5
30
8
Konyaspor
21
7
7
7
28
9
Bursaspor
21
8
4
9
28
10
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
11
Gençlerbirliği
20
6
8
6
26
12
Kasımpaşa
21
7
4
10
25
13
Akhisar Bld.
21
6
6
9
24
14
Alanyaspor
21
6
4
11
22
15
Kayserispor
21
6
4
11
22
16
Ç. Rizespor
21
5
5
11
20
17
Adanaspor
21
4
5
12
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:16
  • Güneş06:57
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:48
  • Akşam18:12
  • Yatsı19:43
 
Tarihte Bugün
1653 - Batı Anadolu'daki şiddetli depremde, Denizli, Nazilli, Tire ve Uşak'ta evler yıkıldı, binlerce kişi öldü ve yaralandı.
1660 - XI. Karl, İsveç kralı oldu.
1893 - Rudolf Diesel, dizel motorun patentini aldı.
1898 - Émile Zola, Fransız hükümetini anti-semitist tutumundan dolayı eleştirdiği için hapse girdi.
1903 - Küba, Guantanamo Körfezini ABD'ye kiraladı.
1904 - ABD 10 milyon dolar karşılığında Panama Kanalı bölgesinin kontrolünü aldı.
1919 - Benito Mussolini İtalya'da Faşist Partisini kurdu.
1921 - Ardahan'ın Kurtuluşu.
1934 - III. Léopold, Belçika kralı oldu.
1940 - "Pinokyo" adlı animasyon filmi gösterime girdi.
1941 - Plütonyum, Dr. Glenn T. Seaborg tarafından ilk defa ayrıştırıldı ve üretildi.
1942 - Avusturyalı yazar Stefan Zweig, Brezilya'da karsıyla birlikte intihar etti.
1944 - Büyük Çeçen Sürgünü bu sürgünle 500 bin Çeçen-İnguş insan Anavatanlarından Orta Asya'ya sürüldü.
1945 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, Almanya ve Japonya'ya savaş ilan etti.
1945 - Türkiye-ABD ikili yardım antlaşması imzalandı.
1945 - Sevr Antlaşmasının değiştirilmesi için Londra'da toplanan konferans (23 Şubat-12 Mart), bir anlaşmaya varılamadan dağıldı.
1945 - II. Dünya Savaşı Doğu Cephesi'nde Posen'deki Alman garnizonu teslim oldu.
1945 - II. Dünya Savaşı Pasifik Cephesi'nde Manila ABD'nin eline geçti.
1945 - II. Dünya Savaşı Pasifik Cephesi'nde Iwo Jima Muharebesi sırasında Suribachi Tepesine ABD bayrağı dikildi.
1947 - Uluslararası standardizasyon organizasyonu (ISO) kuruldu.
1954 - Çocuk felci enfeksiyonuna karşı Salk aşısıyla yapılan ilk kitlesel aşılama programı Pittsburgh'da başlatıldı (Sabin aşısı ise 1962'de gelecektir)
1955 - Edgar Faure, Fransa başbakanı seçildi.
1966 - Suriye'de askeri darbe oldu, hükümet devrildi.
1978 - Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) kuruldu.
1980 - Ayetullah Humeyni, ABD elçiliğindeki rehinelerin akıbetine İran parlamentosunun karar vereceğini belirtti.
1981 - Yaklaşık 200 kişilik isyancı ordu mensubu paramilis güçler, Antonio Tejero Molina liderliğinde İspanya parlamentosunu bastı ve milletvekillerini rehin aldı.
1987 - Büyük Macellan Bulutu içinde bir süpernova gözlendi.
1991 - Körfez Savaşı: ABD kara kuvvetleri Suudi Arabistan sınırını geçerek Irak topraklarına girdiler.
1991 - Tayland'da general Sunthorn Kongsompong, kansız bir darbe ile başbakan Chatichai Choonhavan'ı görevden alarak yönetimi ele geçirdi.
1994 - Cep telefonu şebekeleri hizmete açıldı.
1997 - Rus uzay istasyonu Mir'de büyük bir yangın çıktı.
1997 - Genetik kopyalama yöntemiyle üretilen ilk memeli hayvan olan ve 14 Şubat 2003 tarihinde ölen Dolly adlı koyunun, İskoçya'daki Roslin Enstitüsü'nde klonlandığı duyuruldu.
1998 - Usame bin Ladin bir fetva yayımlayarak bütün yahudi ve haçlılara karşı cihad ilan etti.
1998 - Fazilet Partisi (FP) kuruldu.
1998 - İstanbul Üniversitesi rektörlüğü; sakallı, türbanlı ve kimliksiz öğrencilerin yerleşke ve binalara girişini yasakladı.
1999 - Avusturya'da Galtür köyüne çığ düştü: 31 kişi öldü.
632 - Muhammed Peygamber'in Veda Hutbesi
 
Arşiv
 
Süper Loto
16.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061028294753
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık