Van, Hakkari ve Ankara'dan acı haber: 6 şehit

Ana Sayfa » Güncel » Anayasa Mahkemesi Başkanı'ndan içki yasağı uyarısı

Anayasa Mahkemesi Başkanı'ndan içki yasağı uyarısı

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, TÜSİAD'ın 2012-2013 dönemi ilk Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı'na onur konuğu olarak katıldı.

 
30 Mayıs 2013 Perşembe 18:43 
Yorum YapYazdır
 
 
Anayasa Mahkemesi Başkanı'ndan içki yasağı uyarısı

 

Türkiye'de olağanüstü koşullarda yeni bir sürecin yaşandığını belirten Kılıç, bu olağanüstü yaşam koşullarını olumsuz anlamda söylemediğini ifade etti. Yeni bir anayasa yapma heyecanının dorukta olduğunu, kendi kuşağının üniversite yıllarında tanıştığı terörü sona erdirme gayretlerinin toplumu oluşturduğu umudu ve olumlu iklimin görmezden gelinemeyeceğini vurgulayan Kılıç, son yıllarda yakalanan siyasi istikrarla değerli iş adamlarının her türlü övgüyü hak eden gayretlerinin buluşmasının ülkeyi ekonomik, sosyal ve siyasal alanda önemli seviyelere taşıdığını kaydetti.

Yeni anayasanın odak noktasını oluşturacak "insanlık onurunun" anayasanın tüm hükümlerinin rafine edilmiş özeti olduğunu vurgulayan Kılıç, "Bu mutlak varlığın esas alınması, anayasal ilkelerin yorumunda ve ortaya çıkan sorunların çözümünde, anayasa değişikliklerine ihtiyaç duyulmadan kaynak olabilecek tek değerdir. Düşünceyi ifade, dini inanç ve kanaat özgürlükleriyle mülkiyet hakkı kişilerin doğuştan sahip olduğu devredilemez, zedelenemez, örselenemez en temel değerler olup, insanlık onuru da bu değerlerin yaşadığı ana rahmidir" diye konuştu.

Geçmişte siyasi partilerin kapatılması için açılan davalar ve Anayasa Mahkemesinin ortaya koyduğu iradenin çağdaş hukuk devletinde yer bulamayacağını ifade eden Kılıç, 2000 yılı öncesi ve sonrasındaki siyasi parti kapatma davaları hakkında bilgi verdi. 1990 ve 2000 yılları arasında açılan 19 kapatma davasında 17 siyasi partinin kapatıldığını söyleyen Kılıç, Anayasa Mahkemesinin artık parti kapatma konusundaki tek ölçüsünün partinin terör ve şiddetle bağlantısı ve yakınlığı olduğunu kaydetti. Kılıç, bunun dışındaki barışcıl söylemler çerçevesinde yapılacak bütün çalışmaların ifade özgürlüğünün teminatı altında değerlendirileceğini kaydetti.

Kılıç, gelecekte Türkiye'de Anayasa Mahkemesinde parti kapatma gibi olaylarla kolay kolay karşılaşılmayacağını söyledi.


Kuvvetler ayrılığı ilkesi

Modern demokratik anayasal düzenlemelerin temelinde güçler ayrılığı ilkesinin bulunduğunu kaydeden Kılıç, şöyle konuştu:

"Zira, anayasal demokrasi siyasi iktidarın doğası konusunda, çok iyimser değildir. 'Güç yozlaştırır, mutlak güç mutlaka yozlaştırır' sözünün geçerliliği tarihsel olarak ispatlanmıştır. Gücün, bu yozlaştırıcı ve tabir yerindeyse baştan çıkarıcı doğası, onun sınırlandırılması zorunluluğunu da beraberinde getirmiştir. Aslında özgürlüklere tehdit oluşturması bakımından, bir kişinin sınırsız iktidarı ile çoğunluğun sınırsız iktidarı arasında özde bir fark yoktur. Türkiye tercihini parlamenter sistemden yana kullanarak, bugüne kadar yoluna devam etti. Ancak, yürütme organının parlamento üzerindeki vesayet sorununu çözmüş değildir. Yeni anayasa çalışmalarında gündeme gelen başkanlık sisteminin de bu sorunu çözmek için güçlü, istikrarlı bir yürütme organını tesis etmek amacıyla önerildiği açıklamalardan anlaşılmaktadır. Hangi sistemin isabetli olduğu konusunda yorum yapmak konumumuz gereğince bizlere düşmez. Bu yetki, halkın vekaletini teslim ettiği parlamentonun takdir alanı içindedir. Ancak, Anayasa Mahkemesinin, siyasi bir belge olan anayasaya dayanarak yine siyasi bir ürün olan kanunların uygunluk denetimini yapıyor olması, onun anayasal projeler ya da sorunlar karşısında kayıtsız kalması gerektiği sonucunu doğurmaz. Önemli olan 'yerindeliğin takdir edilmesi' gibi bir yanlışlığın yapılmamasıdır."

Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinin kabul edilmesi sonunda parlamenter sistemden biraz daha uzaklaşıldığını söyleyen Kılıç,"Aslında sorun, cumhurbaşkanını seçim yönteminden ziyade, sahip olduğu aşırı yetkilerin çift başlı bir yönetim doğuracağı kaygısından kaynaklanmaktadır" şeklinde konuştu.


Nefret ve çıkar kültürünün sarmalından toplumun ruh dünyasının zarar gördüğünü, bunun sonucunda Türkiye çapında açılmış derdest 2 yüz bin civarındaki sadece hakaret davalarının bile tehlikenin boyutlarını göstermeye yettiğini anlatan Kılıç, şu değerlendirmede bulundu:

"Sokakta, meydanlarda, okulda, statlarda, eğlence yerlerinde, trafikte, medyada, televizyon programlarında hakim olan şiddet ve gerilim, geleceğin Türkiye'sinin en önemli potansiyel tehlikesidir. Toplumu, için için yakan nefret söylemlerinin kaynaklarını kurutmak zorundayız. Pozitif hukuk kurallarının bu iklimi yalnız başına değiştirmeye gücü yetmiyor, yetmez de . Sevgi, hoşgörü, merhamet, güven ve vicdani tepki gibi insani ve ahlâki değerlerden destek almak kuralların gücünü artıracaktır. Demokrasinin uzlaşma ve diyalog imkanlarını ancak bu değerlerle hayata geçirebiliriz.

Bireyler, hukuk devletinin sağladığı güvenlik sayesinde, her türlü korku ve endişeden arınarak, insan onuruna sağlanan "özerk" bir alanda hayatını devam ettirir. Özerk alan içindeki hayat tarzlarına yapılan müdahalenin yarattığı hak ihlalleri insan onurunda kapanmayan yaralar açmıştır. Siyasi ve sosyal tarihimiz, etkileri yıllarca sürmekte olan anlamsız, gereksiz, sonuç doğurmayan, hayali korku ve endişe yüklü düşüncelerle toplumun bazı kesimlerinin hayat tarzlarına yapılan müdahalelerin izleriyle doludur. Bunlara yeni halkalar eklemek yorgun vicdanları daha da yoruyor. Toplum vicdanı ikna edilmeden atılan adımlar, demokratik hukuk devletinin sicilini bozmaktan başka bir sonuç doğurmuyor. Bu gerçeklerden ders almadan kamu gücünü kullananların, sınırları belirsiz tasarruflarla hak ihlâline sebeb olması kabul edilemez. Başkalarının haklarına sahip çıkmak bir insanlık erdemidir. Katılmasak da, hakkı ihlal edilen insanların yükünü paylaşmak onurlu insan refleksinin doğal bir sonucudur."

 
30 Mayıs 2013 Perşembe 18:43 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1571 - İspanya Kralı, Venedik ve Papa, Osmanlı Devleti aleyhine ittifak kararı aldı...
1924 - Türk Milli Futbol Takımı, Olimpiyat Oyunları kapsamındaki ilk milli maçında, Çek Milli Futbol Takımı'na 5-2 yenildi.
1944 - Nuri Demirağ'ın fabrikasında yapılan ilk Türk yolcu uçağı İstanbul'dan Ankara'ya uçtu.
1953 - ABD, Nevada'da bulunan deneme bölgesinde, topçu birlikleri tarafından atılan ilk ve tek nükleer bomba denemesini yaptı.
1954 - Tokyo'da yapılan Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nda Türkiye birinci oldu.
1954 - Türkiye, Osmanlı borçlarının son taksitini ödedi.
1961 - ABD Başkanı John F. Kennedy ABD Kongresi'nde yaptığı bir konuşmada 1960'lı yıllar sona ermeden önce mutlaka Ay'a ayak basacaklarını ilan etti.
1963 - 30 Afrika ülkesi bir araya gelerek Afrika Birliği Örgütü'nü kurdu.
1977 - Yıldız Savaşları filmi gösterime girdi.
1982 - Falkland Savaşı sırasında İngilizlerin HMS Coventry adlı destroyeri Arjantin uçakları tarafından batırıldı.
1983 - Milli Güvenlik Konseyi kürtaj yasa tasarısını kabul etti.
1988 - Irak Basra'yı İran'dan geri aldı.
1989 - Mihail Gorbaçov, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Devlet Başkanı oldu.
1997 - Afganistan'dan kaçan General Raşid Dostum, Türkiye'ye sığındı.
2001 - 32 yaşındaki Coloradolu Erik Weihenmayer, Everest Dağı'nın zirvesine ulaşan ilk görme özürlü insan ünvanını aldı.
2003 - Nuri Bilge Ceylan'ın 'Uzak' adlı filmi 56'ncı Cannes Film Festivali'nde 'Elephant' filmiyle birlikte En İyi Film ödülünü paylaştı.
2005 - Azeri petrolünü Türkiye üzerinden dünya pazarına ulaştırması amaçlanan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattına ilk petrol verildi.
2005 - UEFA Şampiyonlar Ligi 2004-2005 sezonu finali Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapıldı. Normal süresi 3-3 biten maçı Liverpool penaltılarla 6-5 Milan'ı yendi.
2008 - 61. Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülünü Nuri Bilge Ceylan aldı. Ceylan ödülünü kucaklarken, 'Benim yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum' dedi. Ceylan, üçüncü kez Cannes'da ödül alarak bir rekora da imza attı..
2010 - Samandıra'da eğitim uçuşu yapan bir askeri uçak, sokağın ortasına düştü. 3 personel hafif yaralandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:36
  • Güneş04:48
  • Öğlen12:29
  • İkindi16:28
  • Akşam19:49
  • Yatsı21:44
 
Süper Loto
18.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050611154147
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
20.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091128293337
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık