O flaş bellek savcılıkta

Ana Sayfa » Güncel » Anayasa Mahkemesi Başkanı'ndan çok önemli açıklamalar

Anayasa Mahkemesi Başkanı'ndan çok önemli açıklamalar

Erdoğan’ın ‘uymuyorum’ dediği Dündar ve Gül kararını veren Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, ''Biz işimizi yapıyoruz. Bağımsız ve tarafsız bir yargı organı olarak kimsenin yanında ya da karşısında değiliz. Bizim şiarımız herkes için hukuk ve adalettir.'' dedi. Arslan, yandaş medyanın mahkemeyi hedef alan haberlerine sert tepki gösterdi. AYM Başkanlığı’nın açıklamasında “Mahkememizin vicdanını ipotek altına almaya yönelik yayınları kınıyoruz” denilerek “hak ihlali” kararının arkasında duruldu.

 
1 Mart 2016 Salı 11:55 
Yorum YapYazdır
 
 
Anayasa Mahkemesi Başkanı'ndan çok önemli açıklamalar

 

Anayasa Mahkemesi Başkanı Arslan, bireysel başvuru sistemi konferansında konuştu. Arslan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

 

 

 

 

 

"Konferans tarihleri aylar, yıllar önce belirlendi. Bu konferans Türkiye'nin en hayati konularından birisi.

 

Demokratik hukuk devletini yaşatan adalet, özgürlük, eşitlik, hoşgörü, çoğulculuk gibi değerler manzumesidir. Bu değer ülkeden ülkeye değişebilir ama özü evrenseldir.

 

İnsan haklarına dayanan demokratik hukuk devletinin en önemli amacı farklılıkları bir arada yaşatmaktır. Bunun da ön şartı bizim gibi düşünmeyen, bizim gibi inanmayan, kısaca ötekilerle sağlıklı bir ilişki kurabilmektir. En temel sorun, öteki ile ontolojik ilişkinin sağlıklı bir zemine oturtulabilmesidir.

 

Türkiye 3 milyona yakın mülteciye kapılarını ve yüreğini açarak ötekilere evsahipliği yaparak katkı vermektedir. Avrupa'da ise bu mülteciler virüs muamelesi görmektedir.

 

Farklılıkların birlikte yaşaması tecrübesini Osmanlı Devleti'nde de bulabiliriz. Osmanlı'da idarenin yanlış işlerinden, mahkeme kararını tanımamadan, kanuna aykırı davranışlardan dolayı zarar görenler, devlet başkanına şikayette bulunabilirdi. Bu şikayetler üzerine haksızlığı gidermeye yönelik, padişah hükümleri şikayetçiye iletilmekteydi. Böylece sosyal barışa destek sağlanmaktaydı.

 

Türkiye'de bireysel başvurunun kabul edilmesi çok önemli bir adımdır. Mahkememize toplam 56 bin 194 başvuru yapılmıştır. Bugün itibariyle bin 42 hak ihlali kararı verilmiştir. Bireysel başvuruAnayasa Mahkemesi'nde paradigma ekseninde değişime neden olmuştur. 3,5 yıldır verdiğimiz kararları kabaca analiz edenler bu değişimi nasıl gerçekleştiğini kolayca görebileceklerdir.

 

Bireysel başvurunun kabul edilmesinin en önemli nedeni, sorunların AİHM'e taşınmadan içi hukukta halledilmesidir. Bireysel başvurunun yürürlüğe girmesiyle AİHM'e yapılan başvurular düşüşe geçmiştir. Bu da bireysel başvurunun başarıya ulaştığını ifade etmektedir.

 

Anayasa Mahkemesi, derece mahkemelerinin yerine geçiyor tartışmasıdır. Bireysel başvuruda asıl olan kararlara saygı gösterilmesidir. Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru ikinci niteliktedir. Bireysel başvuru diğer yargı kararlarının yeniden değerlendirildiği, bireysel mağduriyetin giderildiği hak arama yolu değildir. Süper bir temyiz imkanı sunmamaktadır. Bireysel başvuruda Anayasa Mahkemesi hak ihlalinin olup olmadığını tespit ediyor. Biz ihlal tespit ettiğimizde nasıl düzeltileceğini belirtiyoruz. Temyiz merci olarak görev yapmıyoruz.

 

Bireysel başvuru kabul eden tüm mahkemeler gibi önceliklendirme politikamız var. Türkiye'de bireysel başvuruyu etkili kılan özelliği geciktirilmeden yerine getirilmesidir. Bireysel başvuruyu kabul eden bir ülkenin Anayasa Mahkemesi'nin verdiği karar geciktirilmeden yerine getirilmiyorsa bu bireysel başvurunun etkinliğini olumsuz etkileyen bir unsurdur. Anayasa'nın 153. maddesinde açıkça "yasama, yürütme, yargı organlarını gerçek ve tüzel kişileri bağlar" denilmektedir.

 

Diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de bireysel başvuru kararları üzerine bir takım tartışmalar yaşanmaktadır. Son tartışmalardan bağımsız olarak, söyleyeceklerim ilkesel düzeydedir. Gereksiz bir tartışma malzemesi çıkarılmasın.

 

Türkiye'de tartışılan her siyasi mesele er ya da geç yargısal mesele haline dönmekte ve Anayasa Mahkemesi'ne gelmektedir. Yargıçlar kutsal varlıklar değildir. Mahkeme kararları eleştirilebilir ve eleştirmelidir de. Biz de bu nedenle her türlü eleştiriye saygı duyuyoruz ancak eleştirinin ötesinde mahkememizi talimatla karar veriyormuş gibi gösteren haber ve yorumları tamamen kınıyor ve reddediyorum. Bugün alkışlayanlar yarın lanetleyebiliyor. Bazen aynı kişiler verilen kararların bir kısmını alkışlıyor, bazı kararlar için skandal diyebiliyor.

 

Ankara'da varlığımızı hatırlayanlar verdiğimiz kararlara göre hatırlıyor. Biz hep buradaydık, burada olmaya devam edeceğiz. Kınayanın kınaması da, övenin övgüsü de Anayasa Mahkemesi'ni etkilemez. Biz işimizi yapıyoruz. Bağımsız ve tarafsız bir yargı organı olarak kimsenin yanında ya da karşısında değiliz. Bizim şiarımız herkes için hukuk ve adalettir.

 

Bireysel başvuru anayasal hak ve özgürlüklerin korunmasında önemli bir işlev üstlenmektedir. Bireysel başvuru kuruluna hepimizin sahip çıkması gerekir. Bireysel başvurunun başarısına katkı yapan herkese şükranlarımı sunuyorum."

 

 

YANDAŞ MEDYAYA SERT YANIT

Anayasa Mahkemesi, Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutukluluğuna ilişkin verilen hak ihlali kararının ardından, iktidara yakın medyada yayımlanan ve AYM Başkanı Zühtü Arslan ile mahkemenin bir üyesi arasında geçen görüşmelere dair haberleri yalanladı. AYM Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Mahkememizin vicdanını ipotek altına almaya yönelik bu yayınları kınıyoruz”denilerek, yapılan haberlere tepki gösterildi.

 

İddia gerçek dışı

 

Mahkeme Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, “28-29 Şubat 2016 tarihlerinde bazı basın ve yayın organlarında Mahkememiz Genel Kurulunun karara bağladığı bir bireysel başvuruyla ilgili olarak anılan başvurunun müzakereleri yapılırken Mahkememiz Başkanı ile bir Üyesi arasında görüşmenin ertelenmesi konusunda bir diyalog geçtiği iddia edilmiştir. Bu iddia tamamıyla gerçek dışıdır” denildi. Açıklamada ayrıca, “Mahkememizin vicdanını ipotek altına almaya yönelik bu yayınları kınıyoruz” ifadeleriyle AYM, ihlal kararının arkasında durduğunu bir kez daha duyurdu. AYM’nin yalanlamasına gerekçe olan haberlerde mahkeme başkanı Zühtü Arslan ile bir üye arasında “Hukuk skandalına itiraz edip, ‘Daha yargılama bile başlamadı. Kendimizi mahkeme yerine koyamayız. Erteleyelim’ diyen üyeye, AYM Başkanı Zühtü Arslan ‘Bugün bitirmeliyiz’ diye sert çıkmış” ifadeleri yer almıştı.

 

 
1 Mart 2016 Salı 11:55 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1795 - Galata Kulesi'nin ahşap kubbesi yandı.
1814 - George Stephenson'ın yaptığı lokomotif çalıştı.
1909 - Louis Blériot'nun uçağı ile ilk kez Manş denizi aştı.
1920 - Yunanistan, Edirne başta olmak üzere bütün Doğu Trakya'yı işgal etti.
1931 - Cumhuriyet döneminin ilk basın yasası olan Matbuat Kanunu kabul edildi.
1933 - Lev Troçki sığınmacı olarak Fransa'ya gitti.
1934 - Avusturya başbakanı Engelbert Dollfuss ülkesindeki Naziler tarafından Viyana'da öldürüldü.
1936 - Adolf Hitler İtalya'nın Habeşistan'ı ilhakını tanıdı.
1943 - Benito Mussolini'nin iktidardan düşürülmesiyle faşizm İtalya'da yasadışı ilan edildi.
1950 - Bakanlar Kurulu Kore'ye 4500 kişilik bir askeri birlik göndermeye karar verdi.
1951 - Atatürk Kanunu Meclis'te kabul edildi. Amaç, Atatürk devrimlerini korumak, Atatürk heykel ve anıtlarına saldırıların önüne geçmek.
1951 - Türk şair Nazım Hikmet'in Bakanlar Kurulu tarafından Türk vatandaşlığından çıkarılmasına karar verildi
1957 - Bursa'da askeri uçak düştü: 15 ölü, 19 yaralı.
1958 - Sovyetler Birliği Türkiye'ye nota verdi: "Türkiye'nin Irak'a girmesi kötü sonuçlar doğurur."
1959 - Türkiye Kerkük Türkmenleri için Irak'tan teminat istedi.
1967 - Anayasa Mahkemesi sosyalizmin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verdi.
1968 - İstanbul'da polis öğrencilere müdahale etti; 30 öğrenci ve 20 polis yaralı.
1973 - Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı Profesör Faruk Erem Üniversite özerkliğinin gasp edildiği gerekçesiyle öğretim üyeliğinden istifa etti.
1975 - Türkiye İncirlik dışındaki bütün Amerikan üslerine el koydu.
1978 - Dünyanın ilk tüp bebeği Louise Brown doğdu.
1981 - DİSK İlerici Deri-İş Sendikası Genel Başkanı Kenan Budak İstanbul Yedikule'de polisler tarafından vurularak öldürüldü.
1984 - Salyut 7 kozmonotu Svetlana Savitskaya, uzayda yürüyen ilk kadın ünvanını aldı.
1992 - Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesut Barzani ve Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani'ye diplomatik Türk pasaportu verildiği açıklandı.
1992 - Türkiye'de Atatürk Barajı'nın iki ünitesi açıldı.
1994 - Ürdün Kralı Hüseyin ile İsrail Başbakanı İzak Rabin savaş durumunu sona erdiren deklarasyonu imzaladılar.
2000 - Concorde uçağı Paris'ten kalkıştan kısa bir süre sonra düştü; 100 yolcu ve 9 mürettebattan kurtulan olmadı.
2009 - Kürdistan (Irak)ta Parlemento ve bölge başkanlık seçimleri yapıldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:55
  • Güneş05:03
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:53
  • Yatsı21:43
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık